T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/471 Esas - 2025/654
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/471 Esas
KARAR NO : 2025/654
....
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/03/2018
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı İ.... arasında 14/01/2017-14/01/2018 vade tarihli Makine Kırılması Sigorta Poliçesi akdedildiğini, taraflar arasındaki poliçe geçerli ve yürürlükte iken 29.04.2017 tarihinde davalılardan.....'nin satıcısı bulunduğu, davalı ......A.Ş.'nin imal ettiği "Dinamik UPS Güç Kaynağı Cihazı"nın .... Stadında çalışma esnasında hasarlandığını, güç kaynağının müvekkili şirkete sigortalı bulunması ve poliçenin koasüranslı olup, müvekkili şirketin %50 oranında sorumlu olduğu koasüranslı poliçe sebebiyle toplam 144.538,38 TL tazminat bedelini sigortalısına ödeyerek müvekkili şirketin TTK'nun 1472. maddesine göre sigortalısının halefi olduğunu, davalıların hem üretici hem de imalatçısı oldukları Dinamik UPS Güç Kaynağı Cihazında meydana gelen hasardan müvekkili şirkete karşı müşterek ve müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 144.538,38-TL tazminatın ödeme tarihi olan 10.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......Tic. A.Ş. Vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Hasar esnasında ya da sonrasında müvekkili şirkete hasar hakkında bilgi verilmediğini, dosya dahilindeki tüm belgelerin tamamen davacı yanın kendi bünyesinde oluşturulmuş evraklar olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle taraflarına dava yöneltilemeyeceğini, davacı yanın dava açma hakkı dahi olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davadaki tüm ispat yükünün tamamen davacı yanında üzerinde olduğunu, müvekkili firmanın satmış olduğu tüm ürünlerin bakımını üstlendiğini, satıcı firmanın herhangi bir sorumluluğu aranmaksızın direk müvekkili şirkete dava yöneltilmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, dava konusu ürünlerde müvekkili firmadan ya da üretimden kaynaklanan hiçbir kusur bulunmadığını, davacı yanın tüm iddialarının reddi gerektiğini savunarak, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... ...Vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bakım sözleşmesi uyarınca cihaza bakım hizmetleri verdiğini, müvekkili tarafından üretilmiş olduğu yönündeki beyanların doğru olmadığını, dava konusu cihazın ve benzeri dinamik kesintisiz güç kaynaklarının Belçika'da kurulu ... ... tarafından üretilik satılıp, müvekkili şirket tarafından yerel bakım ve destek hizmeti sunulduğunu, müvekkili şirketin ... ...'nın bir şubesi değil, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dayanak gösterilen ekspertiz raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, cihazın "üretici ve satıcısı ... firması olduğundan" şeklinde hukuken hatalı ifadelere yer verildiği ve bu ifadenin dava dilekçesine aktarılırken üreticinin ... ..... olduğu şeklindeki hatalı iddiaya dönüştüğünü savunarak, öncelikle davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazların dikkate alınmaması halinde haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, makina kırılması sigorta poliçesi teminatı altında bulunan cihazın arızalanması nedeniyle, davacı tarafça poliçe uyarınca dava dışı sigortalıya ödenen bedelin, halefiyet ilkesine dayalı olarak davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememize 28.03.2018 tarihinde açılan davanın mahkememizin ... sayılı esasına kaydının yapıldığı, 02.04.2019 tarihli karar ile dosyanın... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, karara karşı davalı ... .... Vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, yapılan inceleme sonucu... 24.05.2023 tarihli Kararı ile Mahkememizce verilen birleştirme kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın bu kez Mahkememizin ... sayılı esasına kaydının yapılarak, yargılamanın bu esas üzerinden yürütüldüğü, 07.11.2023 tarihli celsede, ... Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesi, cevap dilekçesi, alınan bilirkişi raporları, duruşma tutanakları ve karar verilmiş ise gerekçeli karar ile kesinleşmiş olması halinde kesinleşme şerhli bir örneklerinin UYAP üzerinden celbi ile eksik hususlar tamamlandığında bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda değerlendirme yapılması yönünde ara kararlar tesis edildiği, 26.03.2024 tarihli celsede verilen ara karar ile de, dosyanın bir Bilgisayar Mühendisi, bir Elektrik- Elektronik Mühendisi bilirkişi ile bir Sigorta Hukuku Sözleşmeleri alanında uzman bilirkişi olmak üzere üç bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile; taraf iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, dosya kapsamı ve ...Mahkemesinin uyaptan celbedilen dosya sureti ve bilirkişi raporu da incelenerek davacı yanın talep edebileceği bir miktar olup olmadığı, var ise ferileri ile birlikte tespiti hususunda rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.06.2024 tarihli kök rapor ile itirazlar üzerine 26.05.2025 tarihli ek rapor dosyaya sunulmakla, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına göre, Galatasaray Stadında bulunan davaya konu UPS cihazında 29.04.2017 tarihinde, cihazın kendi saatine göre 08:55:49’da arıza meydana geldiği, cihaz üzerinden alınan kayıtlara göre 29.04.2017 günü saat 08:55:26’da elektriğin kesildiği, cihazın 23 sn görevini yaptıktan sonra arızaya geçtiği, aynı gün bakım firması olan ... firmasına haber verildiği ve firmanın Belçika’dan teknik personel gönderdiği, yapılan ilk tespitte arızanın diesel grubunda olduğunun bildirildiği ve dizel yetkili servisinin bakabilmesi için Alternatör+Kinetik modül kısmının Dizel taraftan ayrıldığı, akabinde MWM dizel motor yetkili servisi olan ... firmasının arıza tespiti için çağrıldığı, yapılan inceleme sonucunda arızanın dizel motorun krank milinin kırılması olarak beyan edildiği, somut olaydaki sistem benzeri bir sistemin kullanım ömrünün 25 sene olarak kabul edildiği, dava konusu sistemin 2010 yılının Aralık ayında stadyuma yerleştirildiği ve 15.01.2011 tarihinde yapılan stat açılışına hazır hale getirildiği, bu durumda arızalandığı 29.04.2017 gününe kadar yaklaşık 6 yıl 3 ay boyunca devrede olduğu, sistemin çalışma saatine bakıldığında, kurulduğundan arıza tarihine kadar geçen sürede toplam 216 saat çalıştığının anlaşıldığı, sistemin kendisini test etme amacıyla her hafta 10 dakika çalıştığı dikkate alındığında, hizmette kaldığı 6 yıl 3 aylık süre boyunca, yani 324 hafta boyunca, 10’ar dakikadan toplam 54 saat (524 hafta x 10 [dakika ]/60 [saat/dakika]) yüksüz olarak çalıştığı, buna göre sistemin devrede kurulduğundan arıza tarihine kadar geçen sürede toplam 216 saat çalışmış olduğu, bu durumda sistemin devrede olduğu süre boyunca yalnızca 216-54 = 162 saat yük altında çalıştığı, sistemin hizmete girdiğinden arıza tarihine kadar geçen sürede toplamda 1,5 saat müsabaka esnasındaki elektrik kesintisine destek verdiği, sistem açısından en büyük yükün, müsabaka esnasında devrede olan stadyum aydınlatma sistemi olduğu, bunun dışında, stadyumun idari ofislerinin mahal aydınlatmaları, bilgisayar vb. yüklerinin stadyum aydınlatma sistemine göre oldukça düşük kaldığı, özetle; sistemin kurulduğundan arızalandığı tarihe kadar yalnızca 1,5 saat nominal yük altında çalıştığı, 160,5 saat (=162-1,5) düşük yük altında çalıştığı, 54 saat ise yüksüz /boşta çalıştığı, sonuç olarak sisteme neredeyse hiç yük binmediği ve zorlanmadığı, sistemin bakımlarının düzenli olarak ve yetkili servisler tarafından yapıldığı, özellikle sistemin yakıtında ve yağlanmasında herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı, ayrıca sistemin otomatik olarak çalıştığı, manuel/elle bir müdahalenin söz konusu olmadığı, buna göre bir kullanıcı hatasından bahsetmenin doğru olmayacağı, kaldı ki, arızanın niteliği gereği, kullanım esnasında kullanıcı tarafından gerçekleştirilmesinin teknik olarak olasılık dahilinde olmadığı, sistemin krank milinde oluşan hasarın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, imalat hatası veya montaj ya da nakliye esnasında maruz kaldığı bir darbe nedeniyle oluşabileceği düşünüldüğünde; imalat hatası yönünden bakıldığında, sistemin 21.09.2010 tarihli Fabrika Kabul Test raporunda belirtildiği üzere müşterinin Galatasaray olduğu, 23.09.2010 tarihinde 55635 stato numaralı sistem üzerinde ... firmasında yapılan, teslimat öncesi testlere ilişkin 15’er sayfalık 2 adet raporda sisteme ilişkin herhangi bir hataya rastlanmadığı, bu dokümanın sistemin fabrika çıkışında herhangi bir arızası olmadığını, başka bir ifadeyle sistemde üretim hatası olmadığını gösteren önemli bir belge olduğu, cihazın fabrika kabul testlerinin sonucuna göre, cihazda üretim hatası olmadığını kabul etmek gerektiği, dosyada aksini gösterir başka bir bilgi ve bulgunun da bulunmadığı, buna göre, sistemde üretim hatası olduğunu söylemenin teknik açıdan dayanaklı olmayacağı, montaj hatası yönünden bakıldığında; cihazın milinde çatlak oluşması şeklinde ortaya çıkan arızanın montaj/kurulum kaynaklı olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, sistemlerin nakliyesi ve kurulumunun davalılardan Makro firması sorumluluğunda yapıldığı, bu konuda eksper raporunda ve davalılardan ... firması cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, davalılardan .... çalışanı ... tarafından sunulmuş olan, kurulumda tespit edilen eksikliklere ilişkin bazı bilgiler ve bu bilgilere dayanak fotoğraflar bulunmadığı, bu konuya ilişkin olarak, Makro firmasının montajı uzman kişilere yaptırmadığı ve kendisinin yaptığı, motorun düşürüldüğünü gösterir bazı izler tespit edildiği ve bunları fotoğrafladıkları, krankın da düşme sırasında oluşan darbe nedeniyle çatladığını düşündükleri belirtilmiş ve konuya ilişkin fotoğraflar eksper sürecinde ekspere gösterilmiş, ayrıca dava dosyasına da sunulduğu, belirtilen açıklamalar, fotoğraflar ve dosya kapsamındaki konuya ilişkin diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde, bahsedilen hususların düşmeye bağlı hasar olarak kabul edilmesinin mümkün olamayacağı, buna göre, oluşan hasarın nakliye ve/veya kurulum esnasındaki hatalardan kaynaklandığı yönünde kesin bir kanaate varılamadığı, cihazların “titreşim seviyeleri”ne ilişkin olarak arıza öncesinde herhangi bir ölçüm yapılmadığı, cihazın milinde ortaya çıkan arızanın en önemli sebeplerinden birisinin cihazın çalışması esnasında maruz kaldığı titreşim olduğu, kurulum yapıldıktan sonra da cihazın üzerinde titreşim ölçümleri yapılarak titreşim profilleri çıkartılması ve titreşim seviyelerinin cihaz değerlerine uygun olduğunun kontrol edilmesi gerektiği, dosyada bu şekilde bir bilgiye rastlanmadığı, sonuç olarak, cihazda meydana gelen arızanın üretim hatası, kurulum/montaj hatası ya da kullanıcı hatası olduğunu söylemek için yeterli ve kesin bilgi ve bulguların olmadığı, hasarın meydana gelmesi ile davalıların uygulamaları arasında somut illiyet bağı kurulamadığı, buna göre, cihazda ortaya çıkan hasarın sebebine ilişkin olarak, davalılara kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, ....’ye sunulan bilirkişi raporunda ve ek raporunda da davalılar ile cihazdaki arızanın sebebi arasında teknik açıdan herhangi bir illiyet kurulmadığı, “cihazın üretiminin ve kurulumunun gizli ayıplı olması nedeniyle hasarın oluştuğu” denilerek, hasarın sebebinin üretim ve kurulum olduğunun ifade edildiği, ...’ye sunulmuş olan bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmelere katılmanın mümkün olamadığı hususlarının kök raporda tespit edildiği, alınan ek raporda da kök raporda sunulan görüş ve kanaati değiştirecek bir durumun olmadığının belirtildiği, buna göre davaya konu sigortalı cihazda meydana gelen arızanın davalıların sorumluluğunda bulunan bir husustan kaynaklandığının teknik olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle de davalılara kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı bir arıza nedeniyle davacının sigortalısına ödediği bedeli meydana gelen zararda kusurları tespit edilemeyen davalılara rücu hakkı bulunmadığının anlaşılması karşısında, davanın reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 2.468,36-TL harcın mahsubu ile artan 1.852,96-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı... ... tarafından yapılan 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
5-Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Davalı ...tarafından yapılan toplam 148,30-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
7-Davalı... .....) tarafından yapılan toplam 60,80-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
8-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ...ve davalı... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025.
....