T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/500 Esas - 2024/495
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/500 Esas
KARAR NO : 2024/495
....
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Plakalı Traktör’ün ilk kaskosu 09.04.2020 tarihinde yapılmış ve kasko sigorta işlemi yapılırken ... Şubesince müvekkiline “kredi borcu bitene kadar, banka tarafından bu kasko sigortasının her yıl resen yenileneceği, bu nedenle hesapta yeteri kadar para bulundurulması” gerektiğinin belirtildiğini, devamında davalı bankaya ait... poliçe/yenileme numarası ile “...” ile kasko sigortasının, tıpkı sözleşildiği gibi davalı banka tarafından, müvekkili banka hesabından para çekilerek yenilendiğini, ayrıca hesapta yeterli para olduğu için hayat sigortasının da yenilendiğini, ancak son kaskonun bitimi olan 09.04.2022 tarihinde davalı bankaca kasko sigortasının yenilenmediğini ve müvekkiline herhangi bir bilgilendirmede de bulunulmadığını, buna karşın hayat sigortasının yenilendiğini, Müvekkilinin ... Plakalı Traktörün 06.02.2023 tarihinde yaşanan depremde hasar görerek tamamen hurdaya döndüğünü, müvekkilinin bu vahim olayın yaşanmasından sonra yaptığı müracaatlarda traktörün kaskosunun yenilenmediğini öğrendiğini, ... şubesi ve davalı banka genel merkezi nezdinde yaptığı taleplerin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafça, her yıl kasko poliçesinin yenileneceği taahhüt edilmesine ve devamında ilk yıl için de yenilenerek bu yönde güven oluşturulmasına; sonrasında banka hesabında sırf bu kaskonun yenilenmesi için müvekkili tarafından yeteri kadar para bulundurulmasına rağmen davalı bankanın, traktörün kaskosunun yenilemediği için müvekkilini maddi zarara uğrattığını, bu zararın oluşmasında davalı bankanın tamamen kusurlu olduğunu, dava konusu .... Plakalı Traktörün'ün güncel kasko bedelinin avans faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte ödenmesini, adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazlarında, zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki, görev, hukuki yarar yokluğu, dava şartlarındaki eksiklikler, husumet, takas/ mahsup gibi ilk ve usuli itirazları olduğunu, sigorta acentesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2’nci maddesinde, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” şeklinde tanımlandığını, buna göre acentenin, sigorta sözleşmesi kapsamında herhangi bir hak ve yükümlülüğü bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun emredici nitelikteki 1456. maddesi uyarınca dain-i mürtehin sıfatıyla Bankanın sigorta tazminatı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu, dolayısıyla müvekkili Banka aleyhine ikame edilen haklı ve yasal dayanağı bulunmayan işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, davacıyla müvekkil Banka arasında imzalanan Genel kredi sözleşmesi 11. sayfada bulunan "b) Müşteri, teminatların sigorta edilip edilmediğini, sigortalı malın niteliğine göre sigorta ettirilmesi gereken rizikoları karşılayıp karşılamadığını, sigortanın süresini, süresi biten sigortaların yenilenip yenilenmediğini takip ile yükümlü olup, sigorta primleri vadelerinde başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın Müşteri tarafından ödenecektir. Müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya süresinde sigortaları yenilememesi halinde, Bankanın söz konusu sigortayı re’sen yaptırmaya/yenilemeye hakkı vardır. Ancak bu husus, Banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir. c) Teminatların hiç sigorta ettirilmemesinden, değerinden az veya Banka alacağını karşılamayacak bir bedelle sigorta ettirilmesinden yahut bazı rizikolara karşı sigorta ettirilmemesinden, Bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacaktır." hükümlerini kabul etmiş olup 2022 6. ayda iptal edilen poliçe için depremde hasar görmesi nedeniyle ikame edilen davanın reddi gerektiğini, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m. 10/3 hükmü, "Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir." şeklinde; Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği (Bundan sonra: Tebliğ) m. 6/1 hükmü, "Sigortanın süresi bir yıldır. Süresi dolan poliçe sigortalı veya sigorta ettiren tarafından her yıl yenilenir." şeklinde; Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları m. C.1 hükmü, "Malikler veya varsa intifa hakkı sahipleri, sigorta sözleşmelerini her yıl yenilemek zorundadır. Sigorta sözleşmesinin poliçe bitiş tarihine kadar yenilenmemesi durumunda ...’ın teminata ilişkin sorumluluğu poliçede belirtilen bitiş tarihi itibariyle sona erer." şeklinde düzenlendiğini, bununla birlikte Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği m. 12/1 hükmü, "Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir." şeklinde; m. 13/1 hükmü ise "Kredi kullananın yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz." olarak düzenlendiğini, şu halde sigorta yaptırma ve bu sigortayı yenileme işlemleri, sigortanın konusu olan taşınmazın maliki tarafından yerine getirilmek zorunda olup, Kredi kuruluşları tarafından kullandırılan konut kredileri ile bağlantılı olarak yaptırılması gereken sigortaya ilişkin olarak kredi vadesi boyunca kredi kullanan tarafından yenileme talebinde bulunulması gerektiğini, Kredi kullananın yazılı talimatı olması halinde kredi kuruluşu tarafından sigortalıya bilgi verilerek prim tutarı sigorta ettirenden tahsil edilmek suretiyle ilgili poliçenin yenilemesinin gerçekleştirileceğini, dolayısıyla yenileme sorumluluğunu yerine getirmeyen sigortalının uğradığı zararlardan kredi kuruluşu sıfatıyla bankaların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, somut olayda müşteri tarafından yatırılması gereken prim yatırılmayıp poliçe yenilenmediği gibi poliçenin yenilenmesi yönünde müşteri tarafından müvekkil Bankaya herhangi bir talimat da verilmediğini, ayrıca müvekkili Bankanın ve .... tarafından ekte yer alan bilgilendirme mesajları ile davacının cep telefonuna 28.03.2022 ve 29.03.2022 tarihlerinde mesajlar iletilmek suretiyle kanundan doğan bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirdiğini, bütün müşterilere sigorta yenileme döneminde sms iletimi sağlanmakta olup, davacı tarafından müvekkili Bankaya ulaşım sağlanmadığını, bu nedenle müvekkili Bankaya, poliçenin yenilenmemesi sebebiyle kusur atfedilemeyeceğinden bu yönden tazmin talepli davanın reddi gerektiğini, sigorta bağlantılı kredinin, bireysel kredi niteliğinde olmadığından, bankanın, mevzuatta yer alan ve bireysel kredilere mahsus bildirim ve kontrol yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 5. Maddesi ve 12. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yenileme döneminde müşteriyi bilgilendirme sorumluluğunun, yalnızca BİREYSEL KREDİLER için söz konusu olup, bunun dışındaki ticari, tarımsal vb. bireysel nitelikte olmayan kredilerle bağlantılı sigorta poliçelerinin kontrolü ve yenilemeye ilişkin müşterinin bilgilendirilmesi zorunluluğunun mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere dava dilekçesinde belirtilen faiz oranı talebi ve faiz başlangıcının yasal olmayıp, miktarların fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddini, davanın esasına girilmesi halinde yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re'sen tespit edilecek sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama harç, masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Talep Artırım: Davacı vekili 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 450.000,00 TL'ye arttırdıklarını bildirmiştir.
DELİLLER
-Banka kayıtları,
-Sigorta poliçe örnekleri , kredi sözleşmesi
-Makine Mühendisi bilirkişi raporunda özetle; 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremler neticesinde enkaz altında kalarak hasar görmüş olan ... plaka sayılı ... marka ve tip özelliklerindeki traktörün enkaz altında ağır yüke maruz kalması sonucu tümden ağır hasar almış olduğunu, görülen hasarın enkaz altında kalma şeklindeki hasarlarla uyumlu olduğunu, aracın teknik anlamda onarım kabul etmez vaziyette olduğu ve PERT işlemine tabi tutulmasının uygun ve makul olduğunu, aracın 2023 Şubat ayındaki kasko değerinin 942.475,00 TL olduğunu, aracın 2023 Şubat ayındaki serbest piyasa değerinin 1.000.000,00 TL olduğunu, aracın sovtaj bedelinin (hasarlı hali ile hurda değeri) 80.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
-Bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacı ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankanın kasko poliçesini yaptırma/süresi bitince yenileme yetkisinin bulunduğu, davalı bankanın sözleşme kapsamında bu edimini ifa etmediğini, buna göre meydana gelen zarar nedeni ile tarafların müterafik kusurlu oldukları sonucuna varılacağını, buna bağlı olarak sigorta ettirenin %50 davalı bankanın %50 kusurlu olabileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı bankanın kasko sigorta poliçesini yenilemediği gerekçesiyle açılan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporundaki temel belirlemeler dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davalı banka ile davacı arasında 250.000,00 TL limitli, 09.04.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak, söz konusu sözleşme uyarınca davacıya 110.000,00 TL tutarlı %9 yıllık kredi faiz oranı 5 yılda ödenmek üzere 09.04.2020 tarihinde taksitli ticari kredi kullandırıldığı, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 12. Sigorta başlıklı maddesi altında;
-müşteri, teminatların sigorta edilip edilmediğini, sigortalı malın niteliğine göre sigorta ettirilmesi gereker rizikoları karşılayıp karşılamadığını, sigortanın süresini, süresi biten sigortaların yenilenip yenilenmediğini takip ile yükümlü olup, sigorta primleri vadelerinde başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın Müşteri tarafından ödenecektir. Müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya süresinde sigortalan yenilememesi halinde, Bankanın söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya/yenilemeye hakkı vardır. Ancak bu husus, Banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir hükmü ile
-müşteri, sigorta prim ve masraf borçlarını süresinde ödemediği takdirde, bildirimde bulunmaya gerek olmaksızın söz konusu sigorta prim ve masraflarının Banka tarafından sigorta şirketine ödenmesini, ödenen bu miktarların gecikme faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte nakden veya hesaben tahsil edilmesini veya Müşterinin Banka nezdindeki mevduat, KMH, kredi kartı, menkul kıymet hesaplarından tahsil edilebileceği\.:i gibi Müşterinin hesabında yeterli bakiye olmaması durumunda, kredi hesabına borç kaydedilmesini, Bankanın sigortayı re'sen yaptırması/yenilemesi ve sigorta tutarının Müşterinin kredi hesabından karşılanması durumunda limit aşıldığı takdirde, limiti aşan kısım için de bu sözleşmenin tüm hükümlerinden sorumlu olmayı kabul ve taahhüt eder. " hükmü yer aldığı, davacının "... nolu poliçe prim bedelinin 4.313,15 TL olduğu, davacının hesap hareketleri incelendiğinde ise vade tarihi olan 09.04.2022 tarihinde hesap bakiyesinin prim tahsili için yeterli olduğu, davaya konu Kasko Sigorta Poliçesinin 2 yıl yenilenmesi sonrasında, davalı bankanın yenileme yapmadığı, sözleşme gereği kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme ve gerekirse poliçeyi yenileme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğunun kabulü gerektiği, nitekim bankanın da dain-i mürtehin konumunda olması nedeniyle sigorta poliçesi yönünden ilk derece alacaklı konumunda olduğu, sigortanın yenilenip yenilenmediğinin de kredi borçlusu tarafından takibi gerekeceği, bu nedenle de tarafların müterafik kusurlu oldukları anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tarafların %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de, dosya kapsamı dikkate alınarak sigorta ettirenin davacının %20, davalı bankanın ise %80 kusurlu olacağı kanaatine varılmış, Makine mühendisi bilirkişi raporu ile traktör kasko bedeli 942.175,00 TL olarak belirlendiği, sovtaj bedeli olarak 80.000,00 TL belirlendiği anlaşılmakta ise de, talep artırım dilekçesi ile 450.000,00 TL talep edilmiş olmakla, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, taleple bağlı kalınarak 450.000,00 TL'nin davalıdan 03.06.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine ,
2-Kabul edilen 450.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 30.739,50 TL karar ve ilam harcından 38,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 30.701,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 38,40 TL başvuru harcı, 38,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 76,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf adli yardımdan faydalanıyor olmakla yargılama süresince yapılan masraflardan suç üsti ödeneğinden karşılanan 1.398,29 TL yargılama gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.398,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 450.000,00 TL üzerinden takdir edilen 69.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- olmak üzere 1.398,29 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 7.398,00 TL'nin davalıdan
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/07/2024
...