T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/556 Esas - 2024/850
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/556 Esas
KARAR NO : 2024/850
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREK.KARAR.YAZIL.TARİH : 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin alacağının tahsili amacı ile açılan ... 7. İcra Müdürlüğü 2023/1787 Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçluya gönderilen ödeme emrine davalı şirketin itiraz edildiğini, takibe konu alacağın şirketler arasında imzalanan iki protokolün damga vergisi tutarının davalı şirketçe ödenmemesi, davacı şirketçe pişmanlık zammı ile birlikte ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davalı şirketten tahsil edilemeyen pişmanlık zammı kısmına ilişkin olduğunu, her iki protokolde de açıkça, protokolden doğacak uyuşmazlıklar nezdinde ... ili mahkemelerinin yetkilendirildiğini, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, protokoller nezdinde 90.498,67-TL damga vergisi tahakkuk ettiğini, protokollere göre damga vergisi ödeme yükümlülüğünün tümüyle davalı şirkette olduğunu, ödemesi sağlanamayan verginin pişmanlık zammıyla davacı şirketçe ödendiğini, buna karşılık gelen tutar hakkında icra takibi başlatıldığını, buna yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete karşı açtığı ve derdest olan, dava konusunun davalı şirket alacaklarından mahsup edilen damga vergisi tutarı olan alacak davası nezdinde alınan bilirkişi incelemesinin davacı şirketin alacaklı olduğunu ispat ettiğini, davalı şirketin fer’ilere itiraz etmesinin hukuka aykırı olduğunu, damga vergisi ve pişmanlık zammının müvekkil tarafından ödenme tarihinin delillendirildiğini, davacı şirketin tacir olduğunu ve her işinin ticari iş niteliğinde olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 20 gereği ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilebileceğini, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi adına gerekli şartların doğduğunu, alacağın tartışmaya yer vermeyecek kadar açık ve belirli olduğunu, taraflar arasında ticari, hukuki ilişki bulunduğunu, davacı şirketin alacaklı olduğunu, takibin hukuka uygun olduğunu, davalı şirketin yalnızca alacağın tahsilini geciktirme adına ödeme emrine itiraz ettiğini, davalı şirketin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile yükümlü kılınması gerektiğini belirtmiş, ödeme emrine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve itiraz edilen kısım üzerinden %20 icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava ve dayanağı takibin açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında imzalanan 24.10.2022 tarihli sona erdirme ve sulh protokolleri uyarınca davacı şirketin KDV hariç 1.100.000,00 ve 8.446.273,00 TL olmak üzere toplamda KDV dahil 11.264.602,2 TL davalı şirkete ödenmesinin kararlaştırıldığını, protokollere göre sözleşmelerin damga vergilerinin davalı şirketçe ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye dayalı ödemeler yapıldıktan sonra 3 gün içerisinde damga vergisinin ödenerek dekontunun davacı şirkete gönderileceğinin kabul edildiğini, protokollerde damga vergisi kadar tutarın ... tarafından alıkonulacağı ve damga vergisinin davalı şirketçe ödendikten sonra sözleşmeye konu ödemenin tamamlanacağı şeklinde bir hükmün bulunmadığını, davacı şirketin art niyetli şekilde sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde damga vergisi tutarı kadar eksik ödeme yaparak davalı şirket hesabına yatırdığını ve damga vergisi dekontunun şirketlerine gönderilmesini talep ettiğini, davalı şirket ise "taraflarına damga vergisi tutarı kadar eksik ödeme yapıldığı bu nedenle damga vergisini ödeyemedikleri, eksik ödemeyi gönderdikleri takdirde damga vergisinin ödenerek dekontunun gönderileceği" belirtildiğini, bu bildirimlere rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı şirketçe eksik yatırılan 90.500,00 TL alacağın tahsili amacıyla ... 7. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2022/19069 Esas Sayılı Dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin itirazı üzerine takibin durmasından dolayı 24/01/2023 tarihinde Mahkemeniz 2023/62 E.sayılı dosyasında takibin iptali davası açıldığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve eksik ödemeyi göndermeyen davacı şirketin sözleşmede kendisine yüklenmediği halde sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekirken damga vergisini ödeme yoluna giderek davalı şirketin yapmış olduğu takibi ve açmış olduğu davayı boşa çıkarmaya çalıştığını, davalı şirketin gecikme zammından sorumlu olmadığını, yapılan eksik ödemeden kaynaklı olarak damga vergisi gecikmeli ödenmişse bunun sorumluluğunun davalı şirketçe defaatle bildirilmesine karşın sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemeyen ve dolayısıyla damga vergisinin geç ödenmesine sebebiyet veren davacı şirkette olduğunu, Davacı şirket davalı şirkete borcunu tam olarak ödemiş olsaydı ve buna rağmen davalı şirketçe damga vergisi yatırılmayarak gecikme zammı ödenmek durumunda kalınsaydı ancak o zaman davalı şirketin gecikme zammından sorumlu tutulabileceğini, davacı şirketin açık bir şekilde borcunu ödemek yerine damga vergisini ödemeyi tercih ettiğinden davalı şirketin bu zamdan sorumlu olduğunun kabulü davalının hukuka aykırı ve artniyetli tavrının meşrulaştırılması anlamına geldiğini, davacı şirketin tutumunun açıkça "dürüstlük kuralına" aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmede kendisine sorumluluk yüklenmediği halde davacı şirketin damga vergisini kendisi ödemek yoluna gittiğini, sözleşmeden kaynaklanan borcu ödemediğini, bunun hukuk düzenince korunmaması gerektiğini, davacı şirket tarafından sunulan bilirkişi raporunun dikkate alınamayacağını, taraflı ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerin Roketsanın alacaklı olduğuna dair değerlendirmede bulunduğunu, bilirkişilerce gecikme zammının sorumlusu davalı şirketmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını,
taraflar arasındaki protokolde damga vergisi tutarının alıkonulacağına dair bir hüküm yokken sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemeyerek damga vergisinin geç ödenmesine sebebiyet veren davacı şirketin artniyetli olduğunu, gecikme zammından davalı şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Taraflar arasında düzenlenen sözleşme örneği
-Ödeme belgeleri
-Vergi dairesi kayıtları
-... 7. İcra Müdürlüğü 2023/1787 Esas sayılı dosya örneği
-Tahakkuk fişi: 20230120011I40000007 sayılı tahakkuk fişi uyarınca davacı şirket ... adına 10/2022 dönemine ilişkin olarak 6.787,40TL pişmanlık zammı, 90.498,67TL damga vergisi toplam 97.286,07TL tahakkuk etmiştir.
-Damga Vergisi Beyannamesi : Davacı şirket 20.01.2023 onay tarihli damga vergisi beyannamesi vermiştir. Düzeltme nedeni olarak “Garb Hazır Demir Ltd. Şti.’ye ait protokolün 90.498,67TL tutarındaki damga vergisi, ekim 2022 damga vergisine eklenerek düzeltme beyannamesi verilmiştir.” Gösterilmiştir.
-Sulh Protokolü örneği: Protokolün 3.6. maddesi: “Depo hizmeti ilişkisinden ve işbu protokolden doğacak olan damga vergisi GARB’a aittir. Damga vergisi ödeme dekont (veya sair ödeme belgesi) suretleri, ödeme tarihinden itibaren en geç 3 gün içerisinde ...’a iletilecektir.” şeklindedir.
-Bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamındaki mevcut protokoller uyarınca, mukavelename kapsamındaki damga vergisinin davalı şirkete ait olduğunun kararlaştırıldığını, Damga vergisinin davalı şirketçe ödendiğine dair bir belge bulunmadığını, davalı şirketin damga vergisi ödeme yükümlülüğünün ne zaman başladığı konusunda takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca ihale karar damga vergisinin tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Davanın çözümü için herşeyden önce ihale damga vergisinin kim tarafından ödenmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
488 sayılı damga vergisi kanununun 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II.karararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2.fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Davacının bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu buna göre mevzuat hükümleri gözetildiğinde sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin olarak ödenen damga vergisinden dolayı mükellefin davacı olduğu açıktır. Ne var ki kanuni yükümlülüğe rağmen sözleşmenin imzalanması sırasında davacıya ait kanuni yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirileceğine dair bir sözleşme yapılması mümkün olup bu yönde bir anlaşmanın varlığı halinde sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacının ödediği damga vergisini davalıdan talep etme hakkı bulunabilecektir.
Taraflar arasında imzalanan Sulh Protokolü başlıklı ibranamenin 3.6.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan damga vergisinin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı buna göre davalının icra takip dosyasına itirazının haksız bulunduğu yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının 6.787,40 TL tutarında alacaklı olduğu takip öncesi davalı taraf usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği için takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş reddedilen tutarın cüzi niteliği dikkate alınarak yargılama giderlerinde oranlama yoluna gidilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 7.İcra Md. 2023/1787 sayılı takip dosyasında itirazın kısmen iptaline, takibin 6.787,40 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE (29.99 TL)
-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen 6.787,40 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 6.787,40 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 463,65 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harç, 2,00 TL ıslah harcı toplamı 271,85 TL harcın düşümü ile eksik kalan 191,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 2,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 541,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 87,50 TL tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.087,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 6.787,40 TL üzerinden takdir edilen 6.787,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, dava değeri ve hükmedilen tutar nazara alınarak İstinaf yolu KAPALI olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2024