T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/628 Esas - 2024/528
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/628 Esas
KARAR NO : 2024/528
...
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 15/06/2023
KARAR TARİHİ : 24/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkil aleyhine öncelikle 02.12.2010 tarihinde ...Esas, ... Esas numarasını aldığını, işbu takibe 05.09.2008 tanzim, 25.11.2008 vade tarihli ve 2.325.-TL bedelli, 25.12.2008 vade tarihli ve 2.325.-TL bedelli, 25.01.2009 vade tarihli ve 2.325.-TL bedelli, 25.02.2009 vade tarihli ve 2.325.-TL bedelli ile 25.03.2009 vade tarihli ve 2.325.-TL bedelli 5 adet bononun dayanak gösterildiğini, tebliğe çıkartılan ödeme emrinin TK'nın 21'e göre tebliğ edildiğini, 30.04.2023 tarihi itibariyle davalı tarafın talebi üzerine dosyanın kesinleştiğini, davalı tarafça alacağın tahsili amacıyla uygulanan haciz işlemleri neticesinde icra takibinden haberdar olan müvekkilinin, yasal süresi içerisinde itirazlarını sunamadığını ve haciz işlemleri ile muhatap olmak zorunda kaldığını, takibe konu edilen kambiyo senetleri üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına yatırılan paranın alacaklı tarafa ödenmemesi için belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davada arabulucuğa başvurulmadığından dolayı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda müvekkili bankanın herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte söz konusu icra takibine davacı tarafın herhangi bir yasal itirazda bulunmadığını, işbu nedenle takibin kesinleştiğini ve haciz aşamasına geçildiğini, müvekkili banka tarafından başlatılan icra takibine ....numarası ile takibe devam edilmekle birlikte söz konusu bonoda imzası bulunan ... müzekkere yazılarak ..... tarafından belirtilen adreste ikamet eden ... dosyaya borçlu sıfatı ile eklenmiş olup 30.03.2023 tarihinde ödeme emrinin tebliğe çıkartılmasının müvekkili banka tarafından talep edildiğini, 30.04.2023 tarihinde ise herhangi bir yasal itiraz bulunmadığından dosya kesinleştirilerek alacağın tahsili amacı ile haciz işlemlerine geçildiğini, geçen bu süreç içinde davacı tarafın herhangi bir yasal itirazda bulunmadığını ve müvekkili bankaya bir geri bildirimde bulunulmadığını, işbu takibe konu senetlerin keşidecisi ... ulaşabilmek amacı ile icra dairesi vasıtasıyla gerekli yerlere müzekkereler yazdırıldığını, müzekkerelere gelen cevaplar neticesinde müvekkili banka tarafından işlemlere devam edildiğini ve davacı tarafça tebliğ edilen ödeme emrine itirazda bulunulmaması sonucu ise haciz işlemlerine geçildiğini, hal böyle iken müvekkili bankaya kusur atfedilemeyeceğini ve bankanın sorumluluğunun bulunmadığının aşikar olduğunu, bununla birlikte davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ifade edilen senetlerin zamanaşımına uğradığı ve 2016 yılına kadar pasif kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, açılan takibe yönelik olarak her yıl dosyaya talepler açıldığını ve gerekli sorgulamalar yapıldığını, icra dosyasına zamanaşımını kesen işlemler yapıldığından takibin zamanaşımına uğramadığını, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığından dolayı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan işbu davanın müvekkil Banka yönünden esastan reddine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kıymetli evraktan (bonodan) kaynaklanan alacak istemiyle başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tanımlar başlıklı 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği,
Kanunun m. 3/l.bendine göre Tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsayacağı,
Aynı kanunun temel ilkeler başlıklı 4/5 maddesinde ise tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceği, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağı,
Kanunun 83/2.maddesine göre; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği,
Kanunun 73/1.maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu,
6102 Sayılı TTK'nın Ticari Davaların Görüleceği Mahkemeler başlıklı 5/1 maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Somut uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir ...
Somut olayda takibe konu bonoların öğrenci ücreti taksitine ilişkin olduğu, hal böyle olunca, dava dışı şirket ile davalı arasındaki ilişkinin tüketici işlemi, davacının ise ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumda olduğu, dava tarihi itibariyle bu tür davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin ... olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine,
Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak başvurulmuş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/07/2024
....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.