T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/654 Esas - 2024/319
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/654 Esas
KARAR NO : 2024/319
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Banka personelince sehven, ... ... ... banka ile müşteri arasında defalarca telefonda ve yüz yüze görüşmeler yapılmasına rağmen parayı geri ödemeyi kabul etmediğini buna ilişkin Şube personelince 20/07/2023 tarihli tutanak tutulduğunu, banka tarafından davalı aleyhine ... 32. Noterliği'nin 20/07/2023 tarih 13654 yevmiye numaralı İhtarnamesinin keşide edildiğini, ödeme yapılmaması sebebiyle davalı aleyhinde 18/08/2023 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2023/49820E. Sayılı dosyası üzerinden 9.800,00TL asıl alacak ve 157,40TL işlemiş faizi olmak üzere 9.957,40TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu ... belirtilen icra dosyasında borca ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek, ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2023/49820E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının karşı taraftan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara iştirak edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı banka tarafından davalı gerçek kişi aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile; davacı banka personelince sehven, davalının hesabına 14/07/2023 tarihinde 9.800,00TL (dokuz bin sekiz yüz Türk Lirası) tutarında hatalı ödeme/yatırma yapıldığı tespit edildiği ancak davalının belirlenen tutarı iade etmeyi kabul etmediği ileri sürülerek, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talep edilmektedir.
Davacının banka, davalının ise gerçek kişi olduğu, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı olduğu anlaşıldığından öncelikle mahkememizin görev hususunun tartışılması gereklidir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa ile Tüketici işlemlerinin kapsamı genişletilerek yasanın 3/ı maddesinde Tüketici İşlemi " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," olarak tanımlanmış, böylece Taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda da, sözleşmenin bir tarafını tüketicinin oluşturması halinde, uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesinin yolu açılmıştır.
6502 sayılı yasanın 83/2 maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemesi ile sözleşmenin taraflarından birisi yönünden tüketici işleminin söz konusu olması durumunda görev ve yetkinin belirlenmesinde, 6502 Sayılı Yasadaki görev ve yetki hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiş, anılan yasanın 73. maddesinde ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü getirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkememizce 19.04.2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davacı vekilince dosyaya sunulan 26.04.2024 tarihli beyan dilekçesi ve ekleri içeriğine göre; davaya konu banka hesabının davalıya ait vadesiz hesap niteliğinde olduğu, buna göre uyuşmazlığın mesleki ve ticari amaçla kullanılmayan davalıya ait hesaptan kaynaklanan bankacılık işlemine ilişkin olduğu, hal böyle olunca davalının tüketici sıfatına sahip olup somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6502 Sayılı Yasanın 83/2 maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, dava değeri ve hükmedilen tutar nazara alınarak İstinaf yolu KAPALI(KESİN) olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024