T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/684 Esas - 2024/844
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/684 Esas
KARAR NO : 2024/844
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREK. KARAR.YAZ.TARİH : 23/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı kurum arasında sözlü satım sözleşmesi uyarınca muaccel hale gelen fatura alacağının davalıdan tahsili amacıyla ... 3. İcra Müdürlüğü 2023/23103 E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı kurumca haksız ve hukuka aykırı itirazların sunulması sonucunda takibin tensiben durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, bu doğrultuda taraflarınca.... ..... .... E. Sayılı dosyası nezdinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle işbu davayı ikame etme zorunluluklarının hâsıl olduğunu, davalı kurum ile müvekkilinin faturada mevcut malların satışı konusunda anlaşmış olduklarını, mutabık kalınan anlaşma gereği ürünlerin teslimi ile mal bedellerinin ödenmesi için davalının borçlandığı/ifayla yükümlü olduğu meblağı göstermek üzere -teslim edilen ürün bilgi ve bedellerini içerir şekilde- müvekkilince; 05/04/2023 tarih TMR2023000022189 numaralı 30.489,90 TL bedelli, 17/04/2023 tarih TMR2023000024825 numaralı 53.164,96 TL bedelli olmak üzere toplam 83.654.86 TL bedelli 2 ayrı fatura tanzim edildiğini ve ürünlerin teslim edilmiş olduğunu, teslimi gerçekleştirilen ürünlere istinaden kesilen faturaların tamamının davalı-borçlu kurum adına düzenlenmiş olduğunu, davalı kurumun dava konusu faturalar ile teslim alınan ürünler nedeniyle müvekkiline 83.654,86 TL borçlanmış olduğunu, TTK md. 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz yün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. “ hükmünü haiz olduğunu, davalı kurumun ürünlerin teslimine ilişkin düzenlenen dava konusu faturalara 8 günlük süre içerisinde hiçbir itiraz sunulmamış olduğunu, malların teslimi ve fatura keşide tarihinden yaklaşık 3 ay sonra davalı kurumca; 07/06/2023 tarih TTK2023000109799 numaralı 30.489,90 TL bedelli "TMR2023000022189 nolu fatura için iade faturası" ve 07/06/2023 tarih TTK2023000109800 numaralı 53.164,96 TL bedelli "TMR2023000024825 nolu fatura için iade faturasının düzenlenmiş olduğunu, taraflarınca malların tesliminden ve fatura itiraz için belirlenen yasal 8 günlük süreden oldukça uzun bir süre geçmesi akabinde, teslim edilen ürünler iade edilmeksizin ve hiçbir gerekçe sunulmaksızın gönderilen iade faturalarını kabul etmediklerini bildirir ihtarname ile dava konusu faturalarda yazılı ürün bedellerinin ödenmesi ihtar edilmiş ise de davalı kurum tarafından hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkilince iyi niyetli olarak borç miktarının ödeneceği varsayımı ile uzun süre beklediğini, bu hususta davalı kurumdan teslim edilen malların bedelinin ödenmesinin talep edilmiş olduğunu, anıcak müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması, davalı kurumun gerekçe göstermeksizin iade faturaları göndermesi ve hem satım akdi fatura alacaklarının tahsili amacıyla icra takibine girişme zorunluluğunu doğurduğunu, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itiraz metni incelendiğinde borca genel-geçer ifadelerle itiraz edildiği, itirazlarına dayanak hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmediği, faturaların aksini ispata yarar delil niteliğini haiz hiçbir evrak sunulmadığının görüldüğünü, davalı-borçlunun, İcra takihini akim bırakmak saikiyle kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin rahatlıkla anlaşıldığını, Öncelikle usulüne uygun hazırlanmasına ve teslim /tebliğ edilmesine rağmen kanunen belirlenen itiraz süresi içerisinde İtiraz sunulmayan fatura içeriğinin, TTK m. 21/2 uyarınca karine olarak kayıtsız şartsız kabul edilmiş ve kesinleşmiş olduğunu, buna ek davalının her ne kadar objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olacak şekilde hem satım ilişkisini hem de müvekkili şirkete olan borçlarını inkâr etmekte ise de, hem müvekkili, hem davalı şirket yasal defter kayıtlarından bu hususun aksinin rahatlıkla işpatlanacağını, davalı-borçlunun mevcut sözlü satım akdine istinaden keşide edilen faturalara konu borcu müvekkiline ödemediğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin davalı kurumdan faturadan kaynaklanan 83.654,86 TL likit alacağı olduğunu, davalı-borçlunun ticari defterleri incelendiğinde ise müvekkil şirkete icra takip miktarı nispetinde borcu olduğunun açıkça tespit edileceğini, kanun gereği yasal 8 günlük sürede itiraz edilmeyen ve kesinleşen faturaların, davalı kurumun ticari defterlerine işlenmesi halinde, hem akdi ilişkinin varlığı hem de müvekkili şirketin faturaya konu ürünleri ifa ettiğinin ispatlanmış olduğunu, HMK 190 gereğince bu hususun davalı tarafından ancak yazılı delille ispat edileceğini, davalı şirketin müvekkiline borcu olduğu ve bu bağlamda itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun açıkça görüldüğünü, bu doğrultuda muaccel hale gelen fatura alacağının davalıdan tahsili amacıyla ... 3. İcra Müdürlüğü 2023/15202 E. Sayılı dosyası kapsamında başlatılan ancak davalı kurumca sunulan itirazlar sebebiyle duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla işbu davanın tesis edilme zorunluluğu doğduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamaması nedeniyle huzurdaki davayı ikame ettikleri beyanla; davalarının kahulüne, ... 3. İcra Müdürlüğü 2023/23103 E. sayılı dosyasına sunular itirazın iptali ile takibin devamına, dava değeri olan 1.000,00 TL yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile Davalı-Borçlunun itirazının haksız olması ve takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeniyle 1.000,00 TL yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Islah : Davacı vekili 04.09.2024 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini 83.654,86 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kuruma muhtelif tarihlerde siparişi ve talebi olmayan e faturalar düştüğünü, sehven kesildiğini zannedip iade ettiklerini, faturayı kesen şirketler tarafından ... isimli kişinin kendisini Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği adına sipariş veriyormuş gibi hile ile kandırarak malları aldığının taraflarına iletildiğini, akabinde ... ile ilgili olarak dört ayrı suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık dosyalarındaki yazılı ifadelerinde ...; faturalara konu malları kendisinin aldığını ancak sehven eski çalıştığı iş yerine faturaların kesildiğini, dolandırıcılık kastı bulunmadığını, aldığı malların parasını ödemek istediğini beyan ettiğini, bu nedenle davanın HMK 61. Maddesi gereği dava konusu faturalara ilişkin malları aldığını kabul eden ...'a ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafından yasaya aykırı bir şekilde ... 3. İcra Müdürlüğü 2023/23103 Esas sayılı dosyası bedeli üzerinden değil, 1.000-TL'lik kısmi dava açmasının kanuna aykırı olduğunu, davacının ... 79. Noterliğinden gönderilen 12112 sayılı ve 09.06.2023 tarihli İhtarnamesine 11.07.2023 tarih ve E.41864414-000-3836 sayılı cevabi yazı ile cevap verildiğini, davaya konu ; 05/04/2023 tarih ve TMR2023000022189 nolu, 30.489,90-TL;17/04/2023 tarih v.... ..... .... nolu, nolu fatura için hazırlanmış iade faturasıdır.'' açıklamalı, TTK2023000109800 nolu ''53.164,96 bedelli TMR2023000024825 nolu fatura için hazırlanmış iade faturasıdır.'' şeklinde faturalar düzenlenerek davacıya gönderildiğini, faturaya konu malların davalı tarafından sipariş edilmediği gibi yine davalı tarafından da teslim alınmadığını, davacının Türk Ticaret Kanunu 21. Maddesinde yer alan sekiz günlük sürenin geçmesinde sonra davalı müvekkil kurum tarafından iade faturası düzenlenmesi nedeniyle alacağın varlığının sabit olduğunu iddia etmişse de iş bu iddia doğru olmadığını, 11.07.2023 tarih ve E.41864414-000-3836 sayılı cevabi yazıda; Davacının ihtarnamesinde belirttiği faturalara konu ürünlere dair davacı ile davalı Kurum arasında ticari bir sözleşmenin mevcut olmadığını, söz konusu ürünlerin davalı Kuruma teslim edildiği yönündeki iddia bakımından yapılan incelemede, ürün teslimine dair herhangi bir teslim kaydına rastlanılmadığını, tespitler nedeniyle ödeme taleplerinin reddedildiğini, cevabi ihtarnamede tüm bu gerekçeler gereği davacıya herhangi bir ödeme yapılması zorunluluğumuz bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddini, davacının haksız ve kötüniyetle takip başlatması nedeniyle davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip dosyası
-Ticari defter ve kayıtlar
-... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/115763 soruşturma sayılı dosya örneği
-Bilirkişi raporunda özetle; Davaya esas faturaya konu malzemelerin davalı tarafça teslim alındığına dair bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenmeyen fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, mali müşavir bilirkişi aracılığı ile tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre,
Davacı eldeki dava ile, alacağın varlığına delil olarak kendisi tarafından düzenlenmiş faturalara dayanmış olup, hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, Fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Zira fatura, yalnızca sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekmektedir. Faturayı alan akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekmektedir. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması dahi akdi ilişkinin varlığını ispatlamaya yeterli bulunmayıp, karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı da yoktur. Bu nedenle davadaki ispat yükümlülüğü davacı alacaklıda olup, davacının dava konusu malların davalıya satıp teslim ettiğini yazılı delille kanıtlama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Davacı tarafça dosya içerisine sunulan fatura dayanakları irsaliyelerde teslim alan bölümünde imza bulunmamakta olup, dosya kapsamına göre ve soruşturma dosyası kapsamına göre davacı, davalı tarafa mal teslim ettiği hususunu ispatlayamamış olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın 269,85 TL peşin harç, 1.420,00 TL ıslah harcı toplamı 1.689,85 TL harçtan düşümü ile artan 1.262,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 83.654,86 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/12/2024