T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/738 Esas - 2025/239
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/738
KARAR NO : 2025/239
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 4631005444 vergi kimlik numaralı.... .... ... poliçe numaralı ...Sigorta Poliçesi yaptırmış olup, sigorta poliçeleri uyarınca sorumluluğunun sabit olduğunu, iş kazası sebebiyle vefat eden işçinin ailesinin açmış olduğu maddi ve manevi tazminat miktarlarından ve tüm mahkeme harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta firmasınca karşılanacağının aşikar olduğunu, ... .... ... .... ... ... ... ... yükümlülükleri başlıklı 8. Maddesinde, "....a) İş bu sözleşmeye göre sigorta ettirenin sorumluluğunun mucip olabilecek her hadiseyi, buna muttali olduğu andan itibaren beş gün içinde sigortacıya yazıyla ihbar etmek..." denildiğini, müvekkil şirkete sigorta poliçe kapsamında davaya konu iş kazası nedeni ile herhangi bir ihbar bildiriminin yapılmadığını, davalı tarafın bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu sebeple müvekkil şirketin TTK 1446 vd. Maddeleri gereğince haklarının saklı olduğunu, yine, genel olarak borçlunun Türk Borçlar Kanunu Madde 117 gereğince işçisine veya üçüncü bir şahsa zarar veren sigortalı için temerrüde düşme anının fiilin işlendiği an olduğu anlaşılmakla beraber buna karşın sigorta tazminatı alacağı doğumuyla muaccel olan (TBK. Md. 90) alacaklardan olmadığını, bunun temel sebebinin sigortacı sorumluluğunun haksız fiilden kaynaklanmaması olduğunu, Yargıtay 21. HD. E.2018/6566, K.2019/44684 sayılı kararı gereği her durumda temerrüt tarihinin yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin dava konusu talepler bakımından inşaat tüm riskler sigorta poliçesi teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, bilindiği üzere İnşaat All Risk Sigortası işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen sürede meydana gelen ziya ve hasarları teminat kapsamına aldığını, ilgili poliçenin istisnalar bölümünde, aynı zamanda çapraz sorumluluk ek teminatında görüldüğü üzere sigortalıya SGK kapsamında bağlı çalışanların ve taşeron firmaların işçi ve memurlarının uğrayacağı iş bu sigorta poliçesi tanzim süresince uğrayacağı bedeni hasarları bakımından İnşaat Tüm Riskler Poliçesinin işlerlik kazanamayacağının aşikar olduğunu, taleplerinin ...sigorta poliçesi kapsamında bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin ilgili poliçe kasamındaki sorumluluğunun sigortalı işçinin uğradığı iş kazası nedeniyle poliçede yer alan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının, davalı işveren ile arasında bir hizmet akdinin bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesi gerektiğini, davacı ile işveren arasında bir hizmet akdinin bulunmaması ve sigorta başlangıcının yapılmamış olması halinde ihbara konu poliçenin işlerlik kazanmayacağını, iş bu dava konusu poliçenin istisnalar kısmı gereği herhangi bir klozun varlığı halinde işbu poliçenin teminet sağlamayacağını, aynı zamanda ilgili poliçenin güvenlik önlemleri kısmı gereği, sigortalının belirtilen güvenlik önlemlerini sağlamadığının tespiti halinde de işbu poliçenin işlerlik kazanmayacağını, ayrıca müvekkil şirketin poliçe kapsamında iş kazalarına ilişkin sorumluluğu, işveren sorumluluk sigortası genel şartları ve poliçe kapsamında sigortalı işçilerin talepleri nedeni ile işverenin sorumlu tutulacağının tazminat tutarı ile sınırlı olduğunu, her turumda tazminat tutarı belirlenirken söz konusu muafiyetin göz önünde bulundurulması gerektiğini, dilekçe ekinde sundukları ...Sigorta Poliçesinde müvekkil şirketin iş kazasına ilişkin sorumluluğunun kişi başı 250.000,00 TL olarak belirlendiğini, teminat tutarının, sigorta bedeline kadar olan asıl alacak ve ne varsa faiz anlamına gelmemekle olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sigorta bedeli üzerinde asıl ve/veya faiz tutarından hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını, poliçede belirtilen teminatın limitlerinin azami olup, vefat ve sakatlık durumunda tazminatın aktüeryal hesaplama ile tespit edilmesinin esas olduğunu, ayrıca teminat limitini bildirmiş olmalarının, davayı ve müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmediğini, öncelikle dava dışı müteveffa yakınları tarafından iş kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapılıp yapılmadığı ve kurum tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ödemenin yapıldığının tespiti halinde tazminat tutarının bu kapsamda belirlenmesinin elzem olduğunu, ayrıca dosya kapsamında öncelikle davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığı, bu kazada sigortalının kusurunun bulunu bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her durumda dosyanın aktüeryal bilirkişiye tevdi gerektiğini, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/390 Esas, 2023/220 sayılı karar dosyası gereğince ödenen tazminat bedelinin doğrudan hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olup olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa Mahkeme tarafından resen tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple müteveffanın kendisinin ve anne babasının güncel nüfus kayıtlarının dosyaya celbi gerektiğini, hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde hesap raporunda ilgili pay oranlarının dikkate alınmasına, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine, tarafların İş Sağlığı ve Güvenliği hükümleri uyarınca kusur durumunun tespiti için dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilmesine, her durumda yeniden hesaplaması bakımından dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine, dava dışı kazazedenin SGK bordrosuna tabi çalışan olup olmadığına ilişkin SGK sorgulamasının yapılmasını, iş kazası kolundan davacıya yapılan ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısımlarının SGK Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığından celp edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 13.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasında İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 8. Maddesi (a) bendine göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 14.01.2019 tarihli iş kazasının ihbar edildiğine dair bir evrakın olmaması nedeniyle ihbarın yapılmamış olduğu, ...AHM'nin 2019/390E-2023/220K sayılı davanın görülmesi sırasında ihbar yapılmış olsa da, kaza anında ihbar yapılmamış olması nedeniyle davalı sigortacının gereken önlemleri almasının imkansız hale geldiği, bu nedenle yapılan ödemeyi sigorta poliçeleri kapsamında ödemek zorunda olmadığı, Tüm Riskler Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar a) maddesine göre davacı şirketin davalı "Sigortacının yazılı oluru olmaksızın tazminatı kabul ve reddedemezler" maddesini ihlal ederek tazminatı kabul ettiği ve ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin oluru alınmadan yapılan ödemeyi sigorta poliçeleri kapsamında ödemek zorunda olmadığı, Tüm Riskler Sigorta Poliçesine göre "işverenin, yapımcının veya projeye katılan ve kısmen veya tamamen sigorta konusu proje kapsamında sigortalanmış olan ilgili taşeron firmalarının işçi ve memurlarının ve bunların aile fertlerinin uğrayacağı bedeni hasarların" teminat dışında olması ve müteveffa Mahsum Cebe'nin 14.01.2019 iş kazası tarihinde taşeron Mehmet Polat'ın işçisi olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, davalı sigorta şirketinin taşeron firmanın işçisinin varislerinin tazminat taleplerini sigorta poliçeleri kapsamında ödemekle yükümlü olmadığı, açıklanan nedenlerle, davacı HNC İnşaat AŞ'nin sigorta poliçeleri kapsamında davalıdan talep edebileceği bir miktar olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 18/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı HNC İnşaat AŞ'nin taleplerinin Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ve ...Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, izah edilen nedenlerle davacının davalıdan talep edebileceği bir miktar olmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasında 28.06.2018 başlangıç-22.08.2020 bitiş tarihli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ve 19.07.2018 başlangıç-22.06.2019 bitiş tarihli ...Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir.
İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi'nin Üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı başlıklı II. Bölümünde "Bu kloz ve poliçe şartlarında ve ekli zeyilnamede yer alan diğer hükümler aynen saklı kalmak koşuluylateminatın üçüncü şahısların maruz kalacağı zararlar nedeniyle sigortalıya düşecek sorumlulukların aşağıdaki kapsam dahilinde genişletildiği taraflarca kararlaştırılmıştır.
Sigortacılar doğrudan doğruya inşaat montaj işlemleri ve tecrübe devresi ile bağlantılı olarak poliçede sigortalanmış olan ve şantiye mahallinde veya yakın civarında poliçe süresi içinde meydana gelen hasarlar dolayısı ile sigorta ettirene poliçede yazılı 3. Şahıs mali mesuliyet sigorta bedeli ve limitleri içinde ve bunları aşmayacak şekilde ;
a-Üçüncü şahısların bir kaza sonucu ölümcül olsun veya olmasın bedeni hasara uğramaları veya hastalanmaları sonucu tedavi masrafları ile,
B- Üçüncü şahıslara ait mallara gelecek maddi hasarları tazmin edeceklerini taahhüt etmişlerdir.
Toplam tazminat ödemeleri poliçede belirlenmiş azami tazminat limitlerini aşmamak şartıyla yukarıdaki teminata ilaveten sigortacılar, sigorta ettirenin aşağıda belirtilen nedenlerle yüklendiği sorumlulukları tazminat kapsamına almaktadırlar.
A-Herhangi bir davacı tarafından sigorta ettirenden dava yoluyla talep edilen tazminat, mahkeme harç ve masrafları,
4-Aşağıda sayılan nedenlerden doğan sorumlulukları teminata dahil değildir.
a-İşverenin, yapımcının veya projeye katılan ve kısmen veya tamamen sigorta konusu proje kapsamında sigortalanmış olan ilgili taşeron firmalarının işçi ve memurlarının ve bunların aile fertlerinin uğrayacağı bedeni hasarlar." düzenlemesi mevcuttur.
Yine ...Sigorta Poliçesi'nin Teminat Kapsamı başlıklı maddesinde "Bu poliçe işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, ilişik işveren mali mesuliyet sigortası genel şartları ve aşağıda belirtilen özel şartlar çerçevesinde poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder. Bu sigorta anlamında tazminat tutarları sigorta bedeline kadar olan asıl alacak ve varsa faizi anlamına gelmekte olup sigortacı sigorta bedelinin üzerindeki asıl ve/veya faiz tutarından hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan Mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini sigorta bedeline kadar ödemekle yükümlüdür.Şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı avukatlık ücreti dahil dava masraflarına ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder. Bu fıkra kapsamında sigorta bedeli nispetinde iştirak ile dava masrafları tutarının sigorta bedeline oranlanması neticesinde hesaplanacak ilave tutara kadar sigortacının bu masrafları karşılaması anlaşılır. " hükmü düzenlenmiştir.
...AHM'nin 2019/390E-2023/220K sayılı dosyasının incelenmesinde davanın 14/01/2019 tarihinde kanal döşeme işi için yapılan kazı alanında toprak hafriyatı yıkılması sonucu meydana gelen iş kazası neticesinde Mahsum Cebe'nin ölümü nedeniyle müteveffanın anne ve babasının destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat, defin-cenaze giderleri ile müteveffanın kardeşlerinin manevi tazminat talebine ilişkin olduğu ,davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davacılar lehine bir miktar tazminata hükmedildiği , söz konusu ilamın Mardin İcra Dairesi'nin 2023/13942 E sayılı dosyasında , davacı takip borçlusu tarafından icra dosyasında 12.07.2023 tarihlinde 535.085,00TL ödeme yapılmak suretiyle infaz edildiği anlaşılmaktadır .
Mahsum Cebe'nin 14.01.2019 iş kazası tarihinde taşeron Mehmet Polat'ın işçisi olduğu anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre ,tazminat ödemesine konu olan işçinin davacı şirket çalışanı olmadığı, bu kişinin poliçe konusu işin yapımında teşeron şirket işçi olarak yer alması ve her hangi bir tedavi masrafının dava konusu olmaması nedeniyle İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi'nin II. Bölümünde yer alan "Üçüncü şahısların bir kaza sonucu ölümcül olsun veya olmasın bedeni hasara uğramaları veya hastalanmaları sonucu tedavi masrafları ile, " hükmünden yararlanmasının mümkün olmayacağı, yine aynı poliçenin II. Bölümünün 4. Maddesinde "İşverenin, yapımcının veya projeye katılan ve kısmen veya tamamen sigorta konusu proje kapsamında sigortalanmış olan ilgili taşeron firmalarının işçi ve memurlarının ve bunların aile fertlerinin uğrayacağı bedeni hasarlarının açıkça teminat harici tutulduğu, ...Sigorta Poliçesi'nin Teminat Kapsamı başlıklı maddesinde ise teminatın işverene hizmet akti ile bağlı olma şartı ile koruma sağlayacağı, dava dışı işçi Mahsum Cebe'nin davacı ile arasında bir hizmet akdi bulunmadığı, davacının asıl işveren olarak iş kanunu çerçevesindeki sorumluluğunun sigorta hukukunda uygulama olanağının bulmayacağı, bu itibarla meydana gelen zararın poliçe teminat kapsamında olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Peşin alınan 853,88 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.