T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/777 Esas - 2024/262
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/777
KARAR NO : 2024/262
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/12/2021 günü Çankırı Çubuk istikametinde iken ... yönetimindeki... plakalı araç arkasında takılı olan 06 LG 358 plakalı yarı römorkun savrularak karşı yönden gelen Şabanözü yönüne seyir halinde olan 06 AKP 914 plakalı aracın sol ön çamurluk şoför kapısı bölgesine çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalıya ait 06 DV 3043 plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, kaza tespit tutanağı tutulmadan olay yerini terk eden sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda karşı araçtaki maddi hasar ve yaralamalı trafik kazasına bağlı olarak 358.000,00 TL tutarın müvekkili tarafından ödendiğini, davalı araç işleteni Muhammed Fatih Yedek'e hasar bedelinin tazmini amacıyla Çubuk İcra Dairesinin 2022/1098 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, görev ve yetki yönünden itirazları bulunduğunu, işbu rücu talebine konu trafik kazasının meydana gelmesinde tam ve asli kusurun poliçeli araç sürücüsünde olduğu iddiasıyla işbu davayı taraflarına yöneltmiş olsa da kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; sigorta poliçelerinin imzalanmasındaki amacın, -kast veya ağır kusurun mevcut olduğu durumlar hariç- tam ve asli kusurlu olma durumları dahil olmak üzere sigortalanan aracın karıştığı trafik kazaları sonucunda oluşan maddi ve manevi zararların sigortalayan tarafından karşılanması olduğunu, dolayısıyla davacının rücu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilin olay yerini terk ettiği iddiasının doğru olmadığını, işbu davaya konu trafik kazasına karışan müvekkile ait 06 DV 3043 plaka sayılı çekici cinsli aracın tüm bakımları yapılmış olup teknik aksamlarında hiçbir problem olmadığını, kazada vefat eden tarafın mirasçlarının müvekkiline ve araç sürücüsüne karşı manevi tazminat davası açmış olup davanın ...21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/20 E. Sayılı dosyasıyla devam etmekte olup ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenildiğini, müvekkilinin olay yerini terk etmediğinin sabit olup davalı şirketin kazazede yakınlarına ödemiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatlarının müvekkilinden rücuen talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olup işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rucüen tazminat istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Ali Babaarslan'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle sigorta şirketinden talep edilebilinecek maddi zarar miktarının 671.636,21 TL olarak hesaplandığı, icra takibine konu tutarın 358.000,00 olduğu tespit edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" hükmü yer almaktadır.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.
Bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır.
ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir.
a)- Bunlardan ilki meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğmasıdır. Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup düzenleyici, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamıştır. Kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün değildir.
Somut olayda ise bedeni hasar meydana gelmiştir. Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü... ölmüştür. Dolayısıyla rücu için aranılan birinci sebep gerçekleşmiştir.
b)-Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir.
Somut olayda; sigortalı araç sürücüsü olduğu iddia olunan ...'in olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı anlaşılmıştır. Hattı zatında bu amaçlarla terk edildiği de davalı tarafça ileri sürülmemiştir. Her ne kadar davalı taraf araç sürücüsünün kazayı hissetmeyerek kazadan habersiz bir şekilde yola devam ettiğini ,kazadan sonra haberdar olarak kaza mahaline gelmiş olduğunu beyan etmiş ise de , ceza dosyasında dinlenen görgü tanığı Davut Aydın'ın beyanıyla da sabit olmak üzere 06 DV 3043 plakalı tır sürücüsünün kazadan haberdar olduğu ve durmayarak kaza yerini terk ettiği, kaldıki kazanın tırın dorsesinin kayması neticesi gerekleştiği ve bu durumdaki araç sürücüsünün yoldan geçen araçları da hesaba katarak ve muteyakkız davranarak olay yerini kontrol etmesi gerekmesi realitesi karşısında buna uygun hareket etmeyerek olay yerini terk etmesinin haklı görülmeyeceği , bilirkişi raporuna göre de sigorta şirketince yapılan ödemenin de yerinde ve yeterli olduğu ,davalının işleten olarak sorumluluğunun bulunduğu, açıklanan nedenlerle sigorta şirketince rucü istemin ve yönde başlatılan takibin haklı olduğu anlaşıldığından davacın davasının kabulü ile, davalı borçlunun Çubuk 7. İcra Dairesinin 2022/1098 Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline , takibin devamına ,alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden tazminat talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davacın davasının kabulü ile, davalı borçlunun Çubuk 7. İcra Dairesinin 2022/1098 Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline , takibin devamına ,
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden tazminat talebinin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 24.454,98 TL harçtan 4.320,22 TL peşin harç ile 12,06 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 20.122,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 350,75 TL posta ve tebligat gideri, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 4.400,92 TL yargılama harcı ve 12,06 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.013,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 55.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2024
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.