T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/822 Esas - 2025/649
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/822 Esas
KARAR NO : 2025/649
...
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, .... plakalı ... marka 2012 model, ....şasi numaralı ticari kullanım amaçlı aracı 07.04.2023 tarihinde ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile karşı taraftan 2.100.000-TL bedel ile satın aldığını, müvekkilin aracı kullanmaya başlamasıyla birlikte 1.000 km bile kullanılmadan araçta motor arıza ışığının yandığını ve aracın servise götürüldüğünü, serviste; 27.04.2023 tarihi itibariyle aracın motorunda arıza bulunduğu ve motorunun revizyon olması gerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine derhal satıcı/davalıya.... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ayıp ihbarının yapıldığını, işbu ihtarnameye cevaben davalı tarafça gönderilen .... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, aracın sağlam şekilde teslim edildiği belirtilerek zararlarının haksız olarak karşılanmadığını, dava öncesi yürütülen arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığından işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, taraflarınca ayıbın öğrenilmesi ile birlikte ivedilikle .... D.İş sayılı tespit dosyasının açıldığını ve araç üzerinde keşif yapılarak bilirkişi raporunun alındığını, bilirkişi raporunda; 'incelenen blokta 5. Gözde bloğun yapısına uygun olmayan, orjinal blokta olmaması gereken kaynak dilkişi izleri olduğu, öncesinde buradan işlem gördüğü tespit edilmiştir.Onarım bedeli 884.587,00 TK (KDV dahil) olarak hesaplanmıştır. Onarım işlmeminin parça eminin sonra ve sitemli bir çalışma ile 30 günde tamamlanabileceği görülmektedir.'' denildiği, her ne kadar davalı tarafça ayıp kabul edilmemişse de bilirkişi tarafından ilgili parçanın daha önceden işlem gördüğünün tespit edildiği değerlendirildiğinde, aracın gizli ayıplı olarak satıldığının kabulünün gerektiği, müvekkilinin araçta bulunan işbu ayıbı bilseydi anılı ayıp nedeniyle aracı satın almayacağını, ancak müvekkili ayıbın gizlenmesi sebebiyle aracı ayıpsız sanarak satın aldığını, bu sebeplerle aracın hem değerinden fazla bir bedelden satın alınması hem de katlanmak durumunda kaldığı tamir masrafları nedeni ile müvekkili maddi zarara uğradığını, onarım süresince de araç mahrumiyet zararının doğduğunu, tespit raporunda da gizli ayıp teşkil eden motor arızası sebebiyle tamir süresinin asgari 30 gün olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından aracın tamir edildiğini ve .... yevmiye no'lu 17.08.2023 tarihli Satış Sözleşmesi ile 3. bir kişiye ayıp giderilerek satıldığını, anılı nedenlerle ayıp giderim maliyeti/hasar onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, 10-TL hasar onarım bedeli ile 10-TL araç mahrumiyet bedeli toplamı 20-TL maddi tazminatın satış tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,.... D.iş dosyasında yapılan masraflar ile tespit vekalet ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 12.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 881.460,00-TL hasar onarım bedelinin satış tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, aynı tarihli olarak sunulan diğer dilekçe ile de araç mahrumiyetinden doğan kazanç kaybına ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari satım konusu dava konusu araçta herhangi bir ayıp olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte; davacının, aracı ticari amaçla satın almış olan ve otobüs taşımacılığı işiyle iştigal eden bir kişi olup, sıradan bir tüketici gibi kabul edilmesine olanak olmadığı gibi, TBK ve TTK’da yer alan inceleme ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmediğinin de açık olduğunu, aracın 07.04.2023 tarihinde davacıya satıldığını, davacının ise yasal süreden çok sonra 27.04.2023 tarihli ihtarnamesi ile herhangi bir somut bilgi içermeyecek şekilde araçta ayıp olma ihtimalinin bulunduğunu ifade ettiğini, akabinde ise .... İş dosyası üzerinden yapılan tespite ilişkin 01.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ edilmiş ve müvekkili tarafından söz konusu rapora süresi içinde itiraz edilmiş olduğunu, aracın satış tarihi nazara alındığında müvekkile yasal süresi içinde yapılan herhangi bir ayıp ihbarının olmadığını, diğer yandan söz konusu aracın davacıya sağlam şekilde teslim edilmiş olup, teslimden sonra aracın ne şekilde kullanıldığı, yetkisiz kişilerce araca herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı hususlarının müvekkili tarafından bilinmediğini, varsa iddia edilen arızanın, aracın uygun olmayan ağır koşullarda çalışmaya zorlanmasından, yani kullanıcı hatasından ya da yetkisiz müdahaleden kaynaklanmasının muhtemel olduğunu, buna ek olarak, aracın 2012 model bir araç olup, 11 yaşında olan, binlerce parçadan oluşan ve çoğu mekanik ve elektronik kontrollü olarak eş şekilde çalışan aracın her türlü bakımının yapılmış olması dahi motorun arıza yapmayacağı veya meydana gelen arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı anlamına da gelmeyeceğini, davacının aracın tamirinin fiilen kaç gün sürdüğüne veya hasar onarım bedelinin gerçek tutarına ilişkin bir açıklamasının bulunmadığını, taraflarınca itiraz edilen ve farazi tespitler içeren bir raporun huzurdaki davada dayanak alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu aracı kendisinin de 2. el olarak satın aldığını, 07.04.2023 tarihinde de davacıya mevcut haliyle sattığını, davacının aracı satış esnasında gözden geçirdiğini, aracın silindir kapağının temiz olması ve piston üzerlerinde kurum olmamasından dolayı motorun sağlıklı ve bakımlı olduğunu bizzat ifade ettiğini, davacının aracı .... satın aldığını, önce... ardında da... götürdüğünü, araçta iddia edilen bir arıza ya da gizli ayıp mevcut olsaydı iddia edildiği şekilde arızalı olan ve yatağı sarmış bir aracın değil şehirler arası eksantrik sarık şekilde 3 km dahi hareket etmesi mümkün olamayacağını, davacı tarafça delil olarak sunulan tespit raporunda yazılı olduğu şekilde var olduğu tespit edilen kaynağın motor bloğunun dışından yapıldığını, motorun içine bir metal parçasının gitmesine sebebiyet vermeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca ticari araçlarda genel uygulamada bilindiği üzere, motor bloğunun dışında meydana gelen çatlama şekindeki yıpranmalar oluşması ve dıştan kaynak yapılmasınında olağan olduğunu, bu durumun motorun normal çalışma düzenine zarar vermeyeceğini, tespit raporunda kaynağın yer aldığı tespit edilen bölgede yapıldığı iddia edilen kaynak da normal çalışma düzenini etkilemeyeceğini, tespit raporunda belirtilen 6. gözde tespit edilen eksantrik çizikleri ve yatak deformasyonu ise ancak aracın vites küçültürken zorlandığını yani hatalı vites küçültüldüğünü, yani teknik tabiri ile yığdırıldığını gösterdiğini, bu şekilde bir yığdırma durumunda çok yüksek devirden dolayı yatakların ezilmesi neticesinde aracın yatak sarması ve motor yağı içine metal parçaları bırakması ve aracın kullanılamaz hale gelmesi elbette muhtemel olduğunu, dolayısıyla bu durum kullanıcı hatasından meydana geldiği açık olan bir arıza olduğunu, ayrıca araçta herhangi bir su veya yağ hortumu patlaması ve bu durumun kullanıcı tarafından önemsenmeyerek sürüşe devam edilmesi halinde de bu durumun oluşmasının muhtemel olduğunu, aracın mevcut yağ durumunun olması gereken seviyede tutulmayıp, yağ eksiğinin giderilmemesi de bahsedilen sonuca yol açmış olabileceğini, kaldı ki aracın servise çalışır vaziyette götürüldüğünün de açık olduğunu, bu durum dahi aracın çalışmasında bir hata olmadığını, motorun sökülmesi akabinde davacının aracı kullandığı dönemde kendi kusuru ile meydana getirdiği arıza sebebi ile motorda hasar oluşturduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, raporda bahsedilen kaynak işleminin müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkili de aracı 2. El olarak almış ve araç kusursuz ve mevcut haliyle davacıya satıldığını, müvekkilinin davacı taleplerinden sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının taleplerinin zamanaşımına da uğradığını savunarak, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan .... plakalı otobüste ortaya çıkan motor arızası nedeniyle uğranılan hasar onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararların ayıplı satıma dayalı olarak davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... ve.... tarafından düzenlenen 21.05.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilince rapora karşı itirazda bulunulmuş olduğu, Mahkememizin 12.11.2024 tarihli celsesinde, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik olarak yapılan itirazların, teknik ve hukuki yönlerden karşılanması, itiraz dilekçesine ekli yetkili servis yazısının değerlendirilmesi amacıyla, dosyanın aynı bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, itirazların karşılanması ile davacı tarafça aracın ayıplı hali bilinerek davalıdan satın alınması halinde, ödemesi gereken bedelin ne olduğu, davaya konu araçtaki ayıp nedeniyle tenzil edilmesi gereken satım değerinin ne olacağı, aracın davacının davalıdan satın aldığı tarihteki ayıplı haldeki değerinin ne olacağı hususlarının da bu konudaki Yargıtay İçtihatları gözetilerek belirlenmesi, bu hususları da karşılayan ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, verilen ara karar uyarınca bilirkişilerce yapılan inceleme sonucu bu kez 28.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun düzenlenerek dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, sunulan bilirkişi ek raporuna karşı da davalı vekili tarafından itirazda bulunulmuş ise de düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas almaya medar görülmekle ve davacı tarafça da araç mahrumiyetinden doğan kazanç kaybına ilişkin istemle ilgili olarak dosyaya feragat beyanının sunulmuş olması karşısında, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tespit dosyası içeriğine, yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davaya konu araçla ilgili olarak davacı tarafça yapılan başvuru üzerine....plakalı aracın .... marka.... şasi numaralı, 120.433 km.de, 12.902 cm3 (300 kW) silindir hacimli ticari yolcu nakli otobüs olduğu, otobüsün makul onarım süresinin 30 iş günü olacağı, otobüsün yağ basıncındaki düşme şikayetiyle servise getirildiğinin anlaşıldığı ve ölçüm sonucu yağ basıncının düşük olduğunun tespit edildiği bilgisinin verildiği, sebebinin anlaşılması için karter söküldüğünde ise karterdeki yağ içerisinde metal parçaları olduğunun tespit edildiği, karterin açılma çalışması esnasında blokta .... orijinal blokta olmaması gereken kaynak dikişi izlerinin olduğunun tespit edildiği, bu kaynak izlerinin görülmesinin ise bloğun önceden blok patlaması veya çatlama gibi deforme olduğu ve onarıldığını düşündürmekte olduğunu, motor dağıtılarak yapılan incelemede 7 gözlü olan eksantrik yatağının bloktaki kaynak izinin karşısına denk gelen bölümünde 6. Gözden sardığının tespit edildiği, ana kepler ve krankta yapılan incelemede motor içerisinde dolaşan metal (talaş) nedeniyle .... derin çizimler şeklinde deformasyon meydana gelmiş olduğunun görüldüğü, silindir kapağı incelendiğinde genelde temiz kaldığı ve deformasyon olmadığının tespit edildiği, onarım için yapılması gereken işlemler ve fiyatları hesaplandığında; Toplam Hasar Tutarının KDV Dahil: 884.587,00 TL olarak belirlendiği, dava konusu .... plakalı otobüsün davacı tarafından davalıdan .... tarafından düzenlenmiş olan araç satış sözleşmesi ile 07.04.2023 tarihinde 600.000,00 TL bedel belirtilerek satın alınmış olduğu, araç davacı tarafından satın alındıktan sonra motor arıza ışığının yandığı ve davacı tarafından otobüs satın alındıktan 20 gün sonra davalıya ihtarname gönderilerek, otobüsün ayıplı olduğu ihtarında bulunulduğu, araç satın alınırken km.si bilinmemekle birlikte, otobüsün satın alındıktan kısa bir süre sonra motor arızası ışığı ile ayıplı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu otobüsün davacı tarafça servise götürüldüğü ve yapılan tespitte, önceden görülmeyecek şekilde gizli ayıp anlamında motorun ... orijinal blokta olmaması gereken kaynak dikişi izleri olduğu gibi, eksantrik yatağının bloktaki kaynak izinin karşısına denk gelen bölümünde 6. gözden de sardığının tespit edildiği, yine motor içerisinde dolaşan metal (talaş) nedeniyle .... derin çizikler şeklinde deformasyon meydana gelmiş olduğunun da tespit edildiği, dolayısıyla motor bloğunda daha evvel kaynaklı işlem yapıldığı gibi, yapılan işlemin tekniğine de uygun olarak yapılmamış olunmakla 6 gözden yatak sarılmasına da neden olunduğu, oluşan arızanın davacı kullanımından kaynaklı meydana geldiği hususunda da dosyada herhangi bir delil olmadığı gibi motordaki harici kaynak hususu da dikkate alındığında, dava konusu otobüsün davalı tarafça davacıya ayıplı olarak satıldığı, TBK'nun 219. Maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasının, satıcının ayıba karşı garanti (tekeffül) borcu hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, satıcının satılan şeyin satıcının belirttiği ve vaad ettiği nitelikleri taşımamasından veya bu şeyin değerini ya da sözleşme (akit) gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldırılan eksiklikleri bulunmasından sorumlu olduğu, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğu, araçtaki arızanın satın alındıktan 20 gün sonra ortaya çıktığı ve aracın ticari bir araç olduğu da dikkate alındığında, araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıracak nitelikte ve araçta yararlanamamada süreklilik unsuru kazandırabilecek nitelikte olduğu, bu itibarla ayıbın mahiyetinin gizli ayıp niteliğinde olduğu, TBK 223/2 hükmü uyarınca, olağan gözden geçirme ile görülebilir nitelikte olmayan veya görülebilir nitelikte olmakla beraber, ancak belli bir süre sonra ortaya çıkan gizli ayıplar alıcının gözden geçirme külfetinin kapsamını oluşturmayacağı, gizli ayıplar açısından ihbar külfetinin, ayıbın meydana çıkmasından sonra başlayacağı, alıcının gizli ayıpların varlığını fark ettiği takdirde bunları satıcıya en kısa zamanda bildirmesi gerektiği, alıcı ihbar külfetini yerine getirdikten sonra seçimlik haklarından birini kullanabileceği, dosya kapsamında davacının ayıbın meydana çıkmasından itibaren makul sürede davalıya bildirimde bulunduğu, bu itibarla ayıp ihbarının süresinde yapılmış olduğu, mevcut durumda davacının davalıdan satın aldığı aracı kullanabilmek için motor revizyon masraflarını karşılamak durumunda kaldığı ve söz konusu hukuki ayıbın davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu, davalı yanca kendisine kusur yüklenemeyeceği hususlarının ispat edilemediği, bu nedenlerle davalı yanın ayıp sebebi ile davacının uğradığı zararları giderim yükümlülüğünün bulunduğu, dava konusu .... plakalı aracın davalı tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satılmış olup, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği ayıp / arıza giderim bedeli tutarının 881.460,00 TL olacağı, dava konusu aracın davalı tarafça davacıya 07.04.2023 tarihinde 2.210.000,00 TL’ye satılmış olup, yapılan araştırma ve değerlendirme sonucu aracın ayıpsız değerinin 2.210.000,00 TL olacağı, ayıplı değerinin ise 1.200.000,00 TL olacağı, yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan talep edebileceği bedel iadesinin ise 959.729,00 TL olarak hesaplandığı hususlarının yapılan yargılama sonucu tespit edilmiş olması karşısında, davalının davaya hukuki ve teknik yönden yaptığı itirazlar ve savunma sebepleri ile zamanaşımına yönelik savunmasının yerinde görülmediği, davaya konu aracın davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı ve davacı tarafça bu husus ortaya çıktığı andan çok kısa bir süre sonra davalıya bildirimde bulunulduğu, davalı tarafça gönderilen 03.05.2023 tarihi cevabi ihtarname ile davacının taleplerinin reddedilmiş olduğu, davacının gizli ayıplı olarak kendisine satılan araç için yapılan onarım bedelini talep etme hakkının bulunduğu, araç mahrumiyetine ilişkin talep yönünden ise feragat etmiş olduğu anlaşılmakla, davacının hasar onarım bedeline ilişkin davasının, dava ve talep artırım dilekçeleri kapsamında talep edilen tutar olan 881.460,00-TL üzerinden kabulü ile söz konusu bedelin davalının davacının bu yöndeki istemini kabul etmediğine ilişkin cevabi ihtarname tarihi olan 03.05.2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeniyle anılan tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın araç mahrumiyetinden doğan kazanç kaybına ilişkin davasının ise vaki feragat nedeniyle reddine, ancak araç mahrumiyet bedeline ilişkin istemin 10,00 TL olması nedeniyle, yapılan talep artırımı sonucu davanın ulaştığı değer de göz önüne alındığında, davacının feragat nedeniyle reddine karar verilen isteminin çok cüzi bir miktar olup, bu miktara isabet eden yargılama giderleri ve hükmedilecek vekalet ücretinin anlamsız miktarlar olacağı ve bu yöndeki talebe ilişkin olarak yapılmış ayrı bir yargılama giderinin bulunmaması nedeniyle, davacı tarafça yapılan tespit giderleri, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ilgili olarak davanın tamamen kabulüne ilişkin hükümler uyarınca karar vermek gerektiği sonucuna varılmakla, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuçlara uygun olarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının hasar onarım bedeline ilişkin davasının, dava ve talep artırım dilekçeleri kapsamında talep edilen tutarlar üzerinden KABULÜ İLE; 881.460,00-TL onarım bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 03.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacı tarafın araç mahrumiyetinden doğan kazanç kaybına ilişkin davasının ise vaki FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
3-Hüküm altına alınan 881.460,00-TL üzerinden hesaplanan 60.212,53-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 269,85-TL ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 15.052,96-TL harcın mahsubu sonucu kalan 44.889,72-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç,186,70-TL vekalet harcı ve 15.052,96-TL ıslah harcı olmak üzere Toplam 15.779,36-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 9.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 130,50-TL, dosya kapak masrafı 25,00-TL ile davacı tarafça ....nezdinde yaptırılan tespit dosyası için yapılan 82,40-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 296,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 404,40-TL harç gideri ile 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.274,90-TL keşif avansı 20,00-TL tebligat gideri ve 2.400,00-TL vekalet ücreti olmak toplam 14.754,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 76,80-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 135.404,40-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
....