T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/868 Esas - 2024/509
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/868
KARAR NO : 2024/509
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ilişkiye dayanan ve müvekkili tarafından verilen hizmetin karşılığı tanzim edilen faturanın ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine.... Numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı yan tarafından itiraz edildiğini ve takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, öncelikle başlatılan takipte istenen asıl alacağın tamamen yasal ve hukuka uygun olduğunu, Borçlu / davalı yanın yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağının da olmadığını, başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğunun açık olduğunu, davalının bu kötü niyeti karşısında icra inkâr tazminatı da talep etme zorunluluğunun doğduğunu, davalı/borçlu tarafından icra takibine yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçluya borcun ödenmesi konusunda ihtaratta bulunulmuş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmamış olması borçlunun ödememe iradesini de gösterdiğinden, davacı müvekkilinin alacağını alamama ve borçlunun mal kaçırması halinde zarara uğrama ihtimali bulunduğundan borçlunun mal ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacı ile iyiniyet kurallarına aykırı olarak itiraz edip takibin durmasına neden olduğu hususunun açık olduğundan davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüne, davalının ... E. Numaralı dosyasna yaptığı 496.961,94 TLasıl alacak üzerinden itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili haberi olmadan ve herhangi bir ticari ilişkiye dayanmayan davaya konu fatura düzenlenmiş olduğunu, taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin faturayı portal üzerinden gördüğünü ve faturayı kabul etmediğini beyan ettiğini, faturaya konu mal, müvekkiline teslim edilmemiş olup zaten müvekkili ile davacı şirket arasında da bu konuya ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın da ticari ilişki için hiçbir belge sunmadığını, iddia edildiği üzere arada bir satım sözleşmesi var idiyse bunun dosyaya eklenmesi, malın teslimine dair belgenin de dosyaya sunulması gerekmekteyken bunların hiçbirinin dosyada bulunmadığını, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere fatura düzenlenmesi ve bu faturaya itiraz edilmemesi hizmetin ifa edildiği veya malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere fatura tanzim edilmesi ve bu faturaya hangi nedenle olursa olsun itiraz edilmemesi malın teslim edildiği anlamına ya da aralarında ticari ilişkinin varlığı anlamına gelmeyeceğini, faturaya itiraz etme süresini kaçıran kişilerin olmayan bir ticari ilişki nedeniyle haksız ödemelerde bulunabileceğini, kötü niyetli kişilerin de olmayan ticari ilişkiye dayanarak fatura düzenleyip itiraz etmeyen kişilerden haksız olarak tahsilat yapmasına olanak sağlayacağını, müvekkiline haksız olarak açılan işbu davayı reddetme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkiline hakkında açılmış haksız davanın reddine, davacının aleyhine alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce aldırılan 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından vermiş olduğu hizmet karşılığı fatura düzenlendiği, elektronik ortamda sistem üzerinden davalı adına gönderdiği, faturaya itiraz edildiğine veya reddine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı, fatura içeriğinde yer alan malzeme alımı ve montajına ilişkin fotoğrafların dosyaya sunulduğu, ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olan faturaya karşılık ödeme yapılmadığı, ... KE. sayılı dosyası kapsamında ... Asıl Al olarak 496.,350,00 TL, İşlemiş Faiz olarak 611,94 TL olmak üzere toplam 496.961,94 TL alacaklı görüldüğü, Ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar dikkate alımarak, fatura muhteviyatı malzemenin dayalı firma işyerine monte edilip edilmediği hususunun Mahkemece değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre davacının bir alacağının bulunmadığı, davacı defterlerinin ve faturanın alacağın varlığına tek başına ispata elverişli olmadığı, faturalarda davalı imzasının bulunmadığı, malların davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı,davalının usulunce yapılan yemini eda ederek davacının iddialarını inkar ettiği bu itibarla davacının alacağını ve davasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının reddine,
Davacının kötü niyetli olduğu tespit ve ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 6.002,06 TL harcın mahsubu ile artan 5.574,46TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 75.574,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2024
...