T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/1 Esas
KARAR NO : 2025/351
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... verilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, verilen hizmetin karşılığında 30.06.2022 tarihli, ... nolu, 10.853,95-TL bedelli e-fatura tanzim edilerek tebliğ edildiğini, davalı şirketin borcunu ödemesi için yapılan başvuruların neticesiz kaldığını, ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe davalının borcu bulunmadığından bahisle yaptığı itiraz nedeniyle takibin durduğunu, ticari uyuşmazlıklarda ... dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler neticesinde bir anlaşma sağlanamadığından Anlaşamama yönünde tutanak düzenlendiğini ileri sürerek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava konusu tüm alacak kalemleri için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından dava dışı şirket ile yapılan sözleşmede dava konusu faturalara dayanak hizmetin, ayıplı olarak ifa edildiğini, gelinen noktada, ayıplı hizmetin varlığı karşısında müvekkili şirketin fatura bedelini ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gibi, daha önce ödemiş olduğu fatura bedellerinin iadesi için de yasal yollara başvurma hakkı saklı tutarak, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafça ödenmediği iddia edilen faturalar kapsamında davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından icra inkar tazminatı talep edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davacı ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, müvekkili şirkete karşı açılan işbu davanın esastan reddini, haksız ve kötü niyetle başlatılan takip nedeniyle davacı aleyhine icra takibi konusu meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve mesnetsiz davanın zamanaşımı def'i göz önüne alınarak esastan reddini, yargılama masraf ve vekalet ücretin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında ... nolu, 10.853,95-TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine söz konusu faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... tarafından düzenlenen 03.03.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiği, ancak düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir edilmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının sunmuş olduğu kayıtlarda 31.12.2022 tarihi itibari ile 10.853,95-TL davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, davacı tarafından takip tarihi olan 22.08.2023 tarihi ve dava tarihi olan 02.01.2024 tarihi itibari ile ticari defterler veya başkaca kayıtlar dosyaya sunulmadığından, davacının kendi ticari defterlerine göre veya başkaca kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi 22.08.2023 ve dava tarihi 02.01.2024 itibari ile davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilemediği, davalının kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu ve dava konusu 1 adet toplam 10.853,95-TL tutarlı faturanın davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defterlerine göre, dava konusu 1 adet toplam 10.853,95-TL tutarlı faturanın karşılığı takip ve dava tarihi itibari ile, 10.853,95-TL davacıya borçlu olduğu, söz konusu 10.06.2022 tarihli fatura içeriğinde Oracle Primavera P6 Yıllık Bakım ve Destek Hizmeti (29.06.2022-28.06.2023) şeklinde belirtildiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde; şirketin 21.09.2023 tarihinde devralındığı, kaldı ki faturaya konu hizmetin ayıplı verildiği, Primavera P6 lisanslarına ait CSI numaralarını lisans tedarikçisi olan davacıdan talep ettiklerinde lisans numaralarının verilmediğini, davacı ile konuya ilişkin gerçekleştirilen toplantıda; CSI numaralarını paylaşamayacakları, yalnızca bakım ve onarım hizmeti verdiklerini, kullanımda olan birtakım ... uygulamalarının lisanssız olabileceğini belirttiklerinin açıklandığını, buna göre davalı şirketin 21.09.2023 tarihinde devralındığı iddiasını değerlendirmek için... incelendiğinde; 27.09.2023 tarihinde ...'nin ünvanının değiştirilerek .... olduğu ve yetkililerin de değiştiği, ancak şirketin tüm hisselerinin devrine ilişkin karar örneğine ulaşılamadığı, davalı taraf faturaya konu hizmetin ayıplı olarak verildiği ve taraflar arasında sözleşme olmadığını belirtmiş ise sözleşme olmasa da davacı tarafından düzenlenen faturanın her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu, itiraz ve iade edilmediğinin tespit edildiği, verilen hizmet ayıplı olsa dahi, hizmeti alan tarafın ayıp ihbarında bulunmamış ve faturayı alıp kayıtlarına işlemiş olması durumunda hizmeti aldığı haliyle kabul etmiş sayılması gerektiği, takibe ve davaya konu faturanın her iki tarafın da defterinde kayıtlı olduğu, fatura içeriği hizmetin ayıplı olduğuna dair bir ihtar veya ihbarda bulunulduğuna dair bir belgenin tespit edilemediği, bu nedenle davacının 10.853,95-TL alacağı olduğu hususlarının, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda açıkça tespit edilmiş olmasına, davalı şirketin ünvanının, yetkili ve ortaklarının değişmiş olmasının tüzel kişilik olan şirketin hukuki varlığını ve sorumluluklarını etkilemeyeceği, bu itibarla şirketin eski ünvanı ve eski ortakları döneminde yapılan iş ve işlemlerin, verilen taahhütlerin, doğan borçların şirketin yeni ünvanı ve ortakları ile devamı sırasında da geçerliliğini koruyacak olması nedeniyle, davalının bu yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, davacı şirket tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak düzenlenen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, bu nedenle davalının anılan yöndeki savunmasının da kanıtlanamadığı, takip konusu faturanın 30.06.2022 tarihli olup, takip ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının da gerçekleşmediği görülmekle, davalının gerek takibe yaptığı itirazların gerekse davaya yönelik savunmalarının yerinde olmayıp, davacının takibe konu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlanmış olduğu sonucuna varılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının ... sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 10.853,95-TL Alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,
2-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki faturaya dayalı ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkar tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 10.853,95-TL'nin %20'si olan 2.170,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Hüküm altına alınan 10.853,95-TL üzerinden hesaplanan 741,43-TL harçtan, davacı tarafından dava açıldığı sırada peşin harç olarak yatırılan 269,85-TL harcın düşümü ile eksik kalan 471,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı, 121,60 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 819,05-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 8.500,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 284,00-TL, dosya kapak masrafı karşılığı 25,00-TL olmak üzere toplam; 8.809,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 60,80-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 10.853,95-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.