T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/149 Esas - 2024/484
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/149
KARAR NO : 2024/484
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/3624 E. Sayılı Dosyası ile yaptığı ilamsız icra takibinin, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, davalı şirketin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13.maddesinin B bendini ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, Arjantin caddesi Enerjisa çalışanları tarafından kapatılması nedeniyle 34 FAD 864 plakalı araç sürücüsünün Budak Sokak üzerinden İran Cadde kavşağına geldiğinde, İran Cadde üzerinden gelip Budak Sokağa katılan 06 DG 2879 plaka sayılı aracın sürücüsü ile çarpıştığını, Bu kazanın oluşumunda sürücülerin herhangi bir kusurunun olmadığını söz konusu çalışmayı yapan davalı şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13. Maddesinin b bendini ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği sürücü beyanları, olay yeri incelemesi ve kaza tespit tutanağınca sabit olduğunu, müvekkili sigorta şirketinde 1090839722 poliçe numaralı 34 FAD 864 plakalı aracın dava dışı malikine işbu kaza neticesinde meydana gelen zararın tazmin edildiğini, müvekkili sigorta şirketinde Kasko Poliçesi bulunan 1090839722 poliçe numaralı 34 BDN 579 plakalı aracın dava dışı maliki tarafından işbu kaza neticesinde meydana gelen zararın tazmininin talep edildiğini ve müvekkili şirket tarafından işbu zararın tazmin edildiğini, sigortacının, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceğini, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceğini, Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesinin Sigortacının halefiyetini düzenlediğini, sigorta ettirenin sigorta ile teminat altına aldığı rizikonun gerçekleşmesi durumunda uğradığı zararların sigortacı tarafından sigorta sözleşmesindeki hükümler kapsamında tazmin edileceğini, sigortacının kanuni halefiyeti ile sigortacının, sigorta ettirenin zararını tazmin ettikten sonra sigorta ettirenin yerine geçerek rücu hakkını kullanabildiğini, bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; maddi hasarlı trafik kazası sonrası müvekkili şirketin davalı Enerjisa Enerji Anonim Şirketinden tazmin ettiği zararın rücusunu talep etmesinin hukuka ve kanuna uygun olduğunu, müvekkili şirket tarafından hasar ödemesi yapılmış olup taraflarınca davalı Enerjisa Enerji Anonim Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraflarca haksız ve kötü niyetli olarak işbu takibe itiraz edildiğini,
davalının ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/3624 E. Sayılı Dosyasına haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafalar yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin rücu talebine konu hasarın sorumlusu olmadığını, davacı şirketin poliçe kapsamında karşıladığını iddia ettiği tutarları müvekkili şirketten rücuen talep etmesinin hatalı olduğunu, davacı şirketin, dava dışı sigortalının 1090839722 poliçe numaralı kasko poliçesi kapsamında kalan zararını doğuran trafik kazasının müvekkili şirket tarafından yolun kapatılması sebebiyle gerçekleştiğini iddia ederek poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemelerin sorumlusunun müvekkili şirket olduğunu iddia ettiğini ve bu gerekçe ile icra takibine müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, davacı şirketin, poliçe kapsamında kalan hasarların sorumlusunun müvekkili şirket olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının kaza tespit tutanağında yer alan hatalı ve eksik ifadelerden ve elektrik piyasasına ilişkin yasal düzenlemelerin farkında olunmamasından kaynaklandığını, enerji sektöründe Enerjisa markası altında faaliyet gösteren birden fazla şirket bulunduğunu, Enerjisa markasının elektrik sektöründe önemli rollere sahip birden fazla şirket tarafından kullanılan ortak bir marka olduğunu, elektrik üretimi, dağıtımı, tedariği vb. faaliyet konularıyla iştigal eden Enerjisa grubu altında pek çok şirketin Enerjisa markasını kullanarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu bağlamda, Enerjisa bünyesinde bulunan her bir şirketin faaliyet konusu birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla elektrik piyasasına ilişkin mevzuat kapsamında her bir şirketin sorumluluklarının da birbirinden farklı olduğunu, her bir şirketin sorumluluk alanlarının faaliyet konularıyla sınırlı olduğunu, tek bir şirketin elektrik sektöründe meydana gelen tüm uyuşmazlıklar bakımından sorumlu tutulabileceğini düşünmenin yürürlükteki mevzuat göz önünde bulundurulduğunda son derece hatalı ve isabetsiz olacağını, elektrik enerjisi satışı ya da dağıtım faaliyetlerinden kaynaklanabilecek hiçbir talebin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, nitekim kaza tespit tutanağında ve dava dilekçesinde kazaya yol açtığı iddia edilen çalışmanın da müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, davacının çalışmayı yapan şirketi araştırarak icra takibi ve/veya dava ikame etmesi gerekirken eksik araştırma ile müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin hatalı olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, huzurdaki davanın husumet itirazları doğrultusunda reddine, husumete yönelik itirazlarımızın yerine görülmemesi halinde esasa ilişlkin sair itirazları doğrultusunda davanın reddine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir.
... Büyükşehir Belediyesi yazı cevabına göre dava konusu hasara sebep olan kazının...Dağıtım A.Ş. Tarafından yapılmış olduğu, bu itibarla davalının haksız bir eyleminin mevcut olmadığı analşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
Peşin alınan 1.477,89 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.050,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına red sebebi ortak olmakla hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.