T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/174 Esas - 2024/690
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/174 Esas
KARAR NO : 2024/690
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takip alacaklısı .... .... .... .sayılı takip dosyasıyla, borçlular ...İnşaat Taah.San ve Tic.Ltd.Şti, ... ve ... hakkında esas takibe geçildiğini ve borçlulara ödeme emri gönderildiğini, icra takibinin dayanağı, müşteri ...İnşaat Taah.San ve Tic.Ltd.Şti ile banka arasında imzalanan 25.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesidir. Genel Kredi Sözleşmesinde ...İnşaat Taah.San ve Tic.Ltd.Şti asıl borçlu, ... ve ... ise müteselsil kefil gözüktüğünü, tüm borçluların takibe itiraz ettiğini, müvekkilininde 13.10.2015 tarihli itiraz dilekçesiyle borca itiraz ettiğini, takip alacaklısı ... T.A.Ş, borçlular ...İnşaat Taah.San ve Tic.Ltd.Şti ve ... hakkında 22.12.2015 tarihinde ... 3... .... .... E.sayılı itirazın iptali davasını açıldığını, müvekkili aleyhine dava açılmadığını, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/598 E.sayılı gerekçeli kararında sehven müvekkilinin isminin yazıldığını, aynı Mahkemenin 10/05/2018 tarihli tashih şerhi ile müvekkili ...'un davalı gösterilmediği ve aleyhine hüküm kurulmadığının hüküm altına alındığını, takip alacağı 29.11.2017 tarihinde ... T.A.Ş tarafından davalı Efes Varlık Yönetim Anonim Şirketi'ne temlik edildiğini, bu tarihten itibaren dava ve icra dosyası temlik alan Efes Varlık Yönetim A.Ş.tarafından takip edileceğini, müvekkilinin dosyaya itiraz dilekçesi sunmasından sonra icra dosyasında uzun süre haciz işlemi uygulanmadığını, bunun müvekkilinin haklılığını gösterdiğini, ancak temlik alacaklısının 20/06/2023 tarihinde haciz talebinde bulunması ve akabinde müvekkiline ait 34 GRB 544 plakalı araca haciz konulması üzerine menfi tespit davası açılarak arabulucu ya başvurulduğunu belirterek, davanın kabulü ile davacının ... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/153761 E.takip dosyasından ve takibin dayanağı olan 25.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, İİK. m.67/II gereğince takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olan davalı-alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... T.A.Ş ile müvekkili şirket arasında yapılan 29.11.2017 tarih 54594 yevmiye numaralı Devir ve Temlik Olunan Tahsili Gecikmiş Alacaklar İçin Temlik Beyanı kapsamında ... 15. İcra Dairesi 2015/21248 esas sayılı dosyası (... icra dairelerinin birleştirilmesi neticesinde ... 5.... .... .... Esas sayılı dosyaya aktarılmıştır.) devir ve temlik alındığını, (Temlik sözleşmesi ve ekleri dilekçe ekinde sunulmaktadır.) söz konusu takip, temlik öncesi banka tarafından ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/418 Değişik İş sayılı kararıyla takip borçluları ...İnşaat Taah.San ve Tic.Ltd.Şti, ... ve ... hakkında ihtiyati haciz kararı başlatıldığını, davacı ..., dava dışı ... ile birlikte, yine dava dışı ...İnşaat şirketi'nin ortağı olduğunu bildirerek, müteselsil kefil sıfatıyla, ticaret sicil gazetesi ile, temlik veren banka olan Şeker Bank A.Ş. ile 25.04.2014 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imza altına alındığını, TBK m. 584/III kapsamında eşin rızasının istisnaları sayıldığını, ticaret siciline kayıtlı ticarî işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmadığını, davacı ..., kredi başvurusu yaparken, ticaret şirketinin ortağı olduğunu gösterir ticaret sicil gazetesi ile başvuru yaptığını, bu nedenle de, müteselsil kefalet için eş rızası kapsamından istisna tutulduğunu, kendi kusuruna dayanarak, dava açamayacağını, TMK md. 2 ile düzenlenen, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında, herkesin haklarını kullanmakta ve borçlarını ifade hüsnüniyet kaidelerine riayetle mükellef olduğunu, takip dosyasında düzenli aralıklarla sorgulamalar yapıldığını ve bu sorgulamalar neticesinde, mevcut bir mal varlığı tespit edilirse, haciz işlemi uygulandığını, 20.06.2023 tarihinde talep edilen haciz işleminde, hali hazırda borçlunun 2023 model aracına, ihtiyati haciz işlendiğini, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının imzaya itirazı ile sahtecilik iddialarına yönelik, müvekkili aleyhine olan kısımları kabul etmediklerini, temlik alan olmamız nedeniyle ve temlik tarihi öncesine ait bir itiraz olması nedeniyle, bu hususta, bankanın davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, takip yapılmasında müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-Kredi sözleşmesi örneği
-Ticaret Sicil müdürlüğü kayıtları
-Nüfus Kayıt örneği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, temlik alana karşı açılan, kefaletin geçersizliği nedeni ile menfi tespit talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kredi sözleşmesi örneği dosya içerisine kazandırılmış, eldeki davanın çözümünde teknik incelemeyi gerektirir bir husus bulunmamakla bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekilince açılan dava ile; davalı tarafça temlik alınan, dava dışı ... A.Ş tarafından başlatılan ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/153761 E sayılı dosyasında kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsilinin talep edildiği, davacının sözleşmede müteselsil kefil olarak gözükse de sözleşme tarihinde eş muvafakatı olmadığı gibi kendisi adına atılan imzanın da sahte olduğunu ileri sürerek, takip dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, TBK'nun 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi kefaletin geçerlilik koşulu olduğu gibi, TBK'nun 584. maddesi uyarınca kural olarak eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Dava dışı ...İnşaat Taahhüt San.Tic.Ltd.Şti'ne ait sicil kayıtlarının Türkiye Ticaret sicil gazetesi internet sitesinden dosya içerisine kazandırıldığı incelenen kayıt içeriğine göre davacının dava dışı ...İnşaat'ın kuruluş aşamasında şirket ortağı olduğu ancak 05.02.2014 tarihinde sicil gazetesinde yayınlanan ilan ile ortaklık paylarını dava dışı ...'ya devrederek ortaklıktan ayrılmış olduğu, buna göre davaya konu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihi olan 25.04.2014 tarihinde ortaklık sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesinde imzası bulunduğu anlaşılan davacının TBK'nın emredici nitelikteki 584/1. maddesi gereği kefaletlerinin bulunduğu dayanak kredi sözleşmesinin imzalandığı 25.04.2014 tarihinde UYAP ortamından alınan nüfus kayıtlarına göre evli olduğu gözetildiğinde, itiraz eden davacının eşinin rızasının bulunmadığından imzalarının bulunduğu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükmün kredi sözleşmesini müteselsil kefil olan davalıların eşleri değil, söz konusu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak asıl kredi borcunu kefaleten üstlenen davalılar tarafından ileri sürülmesi de TMK'nın 2. Maddesindeki iyi niyet kuralına aykırılık oluşturmayacağı zira, kefaletin şeklen geçerli olabilmesi için kefalet tarihinde evli olan kefilin eş rızasının aranmasına düzenleyen TBK'nın 584. Maddesi emredici nitelikte olduğundan, esasen mahkemece de kefiller tarafından açıkça ileri sürülmese dahi, re'sen gözetilecek olması nazara alındığında, (... BAM 21 HD. 21.06.2024 Tarih, 2022/571 Esas, 2024/ 816 Karar) davacı tarafça ileri sürülen imza sahteliği hususunda usul ekonomisi de nazara alınarak araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince, davacının kredi sözleşmesi imzalanmasından önce şirket ortağı olduğuna dair ticaret sicil gazetesi ile bankaya müracaatta bulunduğu, bu nedenle davacıdan eş muvafakati alınmadığı savunulmuş ise de, bu husus ispat edilemediğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı vekilince kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafça davacı hakkında icra takibi başlatılmamış olduğu gibi başlatılan icra takibinin ise temlik alan sıfatıyla kötüniyetle devam ettirildiğine dair kanıt bulunmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, ... 5. İcra Dairesine ait 2023/153761 E. Sayılı icra dosyasında davacının, davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacı tarafın tazminat talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Kabul edilen 666.654,04 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 45.539,14 TL karar ve ilam harcından 11.384,79 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 34.154,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 11.384,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.812,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 170,00 TL tebligat gideri, 29,00 TL yazışma gideri olmak üzere toplam 199,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 666.654,04 TL üzerinden takdir edilen 103.998,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
01/11/2024