T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/192 Esas
KARAR NO : 2025/667
...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından .... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin müvekkili aleyhine kesinleştiğini, icra takibine dayanak senette yer alan imzaların müvekkili ...'a ait olmadığını ve dolayısıyla müvekkilinin davalı ...'a karşı takip dayanağı senetten kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, bir kambiyo senedinde yer alan imzanın borçluya ait olmaması halinin mutlak def'i niteliğinde olup söz konusu kambiyo senedine ilişkin olarak senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığı tespit edildiği anda borçlunun senet konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını, bu durumda müvekkili adına İİK'nın 72. Maddesi gereği menfi tespit davası açılmasının mümkün olduğunu, davaya esas icra takibinde davalı tarafın açıkça haksız menfaat temin etmek amacıyla imzanın müvekkiline ait olmadığını bildiği halde dava konusu icra takibini başlattığını, davalı taraf takip konusu senette mevcut imzanın müvekkiline ait olup olmadığını bilmekle mükellef olduğunu, senet lehtarı olarak senetten kaynaklı borç ilişkisinin ilk dereceden tarafı olan davalının imzası müvekkiline ait olmayan senedi icra takibine konu etmesi açıkça kötü niyetli bir hareket olduğunu, bu durumda davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi dava konusu taleplerinden biri olduğunu, takibe dayanak yapılan senette mevcut imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle haksız borç isnadına maruz kalan müvekkilinin telafisi güç zarara uğrama ihtimalinin mevcut olduğunu, dava konusu taleplerine ilişkin olarak arabulucuya başvurulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonunda davalı ile anlaşılamadığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, bu sebeple dava konusu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, mümkün olmaz ise yine teminatsız olarak icra dosyasına girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulü ile ....Esas sayılı icra takibine konu borç ve ferilerinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi halinde ve icra dosyası kapsamında alacaklı tarafa ödeme yapılmış olması durumunda, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen bedellerin işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdadına, davalının dava konusu alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar senet metnindeki imzaların kendisine ait olmadığını öne sürse de müvekkili ile aralarındaki ticari alışveriş neticesinde müvekkilinin yanında kambiyo senedini imzalayarak kendisine teslim ettiğini, davacının bu iddiasının temelinde müvekkilinin alacağını geciktirmek ve zaman kazanmak yattığını, bu sebeple de davacının tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı, dava dilekçesi ile herhangi bir borcunun olmadığını iddia etse de bunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, müvekkili ile davacı arasında ticari alışverişten kaynaklı davacı tarafından müvekkiline senet verildiğini, senet metninde de anlaşılacağı üzere senet bedelinin borçlu davacı tarafından nakden alındığını, davacının keşide ettiği senedin vade tarihi gelmiş olmasına rağmen davacı borcunu ödemediğini, davacı tarafından imza altına alınan senedin hukuken geçerli bir kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin alacağının likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle müvekkilinin alacağını geç tahsil etmesinin söz konusu olduğunu, bu sebeple davanın reddine ve İİK m.72/4 uyarınca müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini savunarak, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından .... Esas) sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan icra takibine dayanak senette yer alan imzaların davacıya ait olmadığı, bu nedenle davacının takip alacaklısı olan davalıya karşı takip dayanağı senetten kaynaklı bir borcunun bulunmadığı iddiasına dayalı olarak icra takibine konu borç ve ferilerinden davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyası kapsamında alacaklı tarafa ödeme yapılmış olması durumunda davacıdan tahsil edilen bedellerin işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdadına ve davalının dava konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli delillerin toplanmasına karar verilmiş, davanın takibe konu kambiyo senedinde yer alan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı olarak açılmış bulunan bir menfi tespit davası olması nedeniyle, bu kapsamda yapılan ön inceleme duruşması sırasında davalı vekili tarafından belirtilen Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2023/49204 Esas sayılı başka bir takip dosyasında bulunan senedin aslı ile davacının imza incelemesine esas olabilecek nitelikte resmi makamlar ve kurumlar nezdinde bulunan ıslak imzasını içeren belge asıllarının celbi ile davacının yerleşim yeri mahkemesi olan .... Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) davacının imzalarının alınması için gerekli talimatın yazılmasına karar verildiği, verilen ara karar gereklerinin yerine getirilerek delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği Adli Belge İnceleme Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.06.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından düzenlenen bilirkişi raporundaki belirleme kabul edilmemiş ise de sunulan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, bilimsel esaslara uygun olarak yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş olması nedeniyle Mahkememizce hükme esas almaya medar olduğunun takdir edilmesi ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, imza incelemesine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu .... Esas) sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan icra takibine dayanak teşkil eden 08.02.2022 tanzim, 03.10.2022 vade tarihli 85.000,00 TL miktarlı senette yer alan imzaların, adli belge inceleme cihaz, alet ve imkanları (stereo mikroskop, büyüteç, dijital fotoğraflama/tarama, görüntü büyütme) kullanılmak suretiyle, imza-yazı incelemesi için yeterli donanıma sahip ortamda grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılan incelemesi sonucu, dava konusu alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 08.02.2022 tanzim ve 03.10.2022 ödeme tarihli, rakamla “85.000.000” TL, yazı ile “Seksenbeşbin Türk Lirası” bedelli emre muharrer senedin ön yüzünde ... adına atılı bulunan imzaların davacı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını bildirir bilirkişi raporunun mevcudiyeti ile dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin bilirkişi tarafından varılan sonucu ortadan kaldırır nitelikte başkaca bir delil veya tespitin dosyaya sunulamamış olması karşısında davacının, dava konusu takibe yönelik menfi tespite dair iddiasının kanıtlanamamış olması karşısında menfi tespit davasının davanın reddine, davacının talebi ve davanın niteliği uyarınca Mahkememizce 19.03.2024 tarihinde tedbire ilişkin ara karar verilmiş ise de verilen tedbir kararının davacı tarafça teminatın yatırılmaması nedeniyle uygulanamamış olduğu dosya kapsamı ve davalı vekilinin son celse verdiği beyanından anlaşılmakla, davalının İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca davacı borçlunun tazminata mahkum edilmesine ilişkin fer'i nitelikteki talebinin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,
2-Mahkememizce verilen tedbir kararının, davacı tarafça teminatın yatırılmaması nedeniyle uygulanamamış olduğundan, davalının İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca davacı borçlunun tazminata mahkum edilmesine ilişkin feri nitelikteki talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.625,65-TL harçtan mahsubu ile artan 1.010,25-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan toplam 60,80-TL vekalet harç giderinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.