T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/204 Esas - 2025/724
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/204 Esas
KARAR NO : 2025/724
....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketleri sorumluluğundaki ....ait hizmet binaları ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri kapsamında, davalı yüklenici şirketlerde hizmet alımı personeli olarak görev yapan ....'ın iş akdinin 31.07.2023 tarihi itibarıyla sigortalı işten ayrılış bildirgesi 8 koduyla (emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle) feshedildiğini, ...’ın 02.08.2023 tarihli kıdem tazminatının yatırılmasına ilişkin dilekçesinin, Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek şirketlerince 13.09.2023 tarihinde 207.322,56 TL kıdem tazminatı tutarının ödendiğini, söz konusu kıdem tazminatı tutarına ilişkin damga vergisi tutarının ise 1.585,61 TL olduğunu, davalılar ile hizmet alımı sözleşmeleri akdedilerek müvekkili kurum tesislerinin muhtelif hizmetlerinin davalı yüklenici şirketlere ihale edildiğini, davalılar ile yapılan sözleşmeler gereği işin anahtar teslimi verilmiş bir iş olduğunu ve davalının kendi ekipmanı ve personeli ile hizmet verme yükümlülüğü altına girdiğini, yüklenici firmalar ile müvekkili kurum arasındaki iç ilişkide Borçlar Kanunu hükümleri ve sözleşme hukuku uygulanacağını, sorumluluğun tespitinde tarafların aralarında yaptıkları hizmet alım sözleşmelerinin geçerli olduğunu, davalılar ile imzalanan sözleşmelerin “Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları” başlıklı maddelerinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 6’ncı bölümüne atıfta bulunduğunu, bu bölümde de personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiğini, ayrıca, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79. maddesinde “Sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, işyeri hekimliği ücreti, oryantasyon eğitimi giderleri vb. mahiyetteki giderler, %3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderlere dahildir” düzenlemesinin yer aldığını, müvekkili kurum tarafından işçilik alacakları ödenen dava dışı ...'ın davalı yüklenici şirketlerin işçisi olarak çalıştığını, dava dışı ...'ın müvekkili kurum ile akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan personele ait mükellefiyetler ile yüklenici ve işçi arasındaki ilişkilerden doğabilecek tüm sonuçlardan açıkça yüklenicilerin sorumlu olacağının belirtildiğini, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinin tarafları bağlayacağını, müvekkili kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsili gerektiğini, dava dışı işçinin, müvekkili kurum ile akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı yüklenici şirketlerde çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine ilişkin olarak idarenin bu sorumluluğunun daha çok takip, gözetim ve denetim niteliğinde olduğunu, kıdem tazminatının ödenmesinde asıl sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, yüklenici tarafından kıdem tazminatının ödenmemesi halinde idarenin sorumluluğunun doğduğunun kabulü gerektiğini, dava dışı işçinin çalıştığı davalı yüklenici şirketler hakkında arabuluculuğa başvurulduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, gerekirse yargılama esnasında ıslah edilmek üzere müvekkili kurumca dava dışı işçiye ödenen 207.322,56 TL tutarındaki kıdem tazminatı tutarı ve 1.585,61 TL damga vergisi olmak üzere toplam 208.908,17 TL'den 204.350,62-TL'nin işçinin davalı yüklenici şirketlerde çalıştığı dönem oranına tekabül eden tutarlarının hesaplanması neticesinde; 13.364,70 TL'nin .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen alacakların dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçi ile ilgili özlük dosyasının müvekkili şirketten talep edildiğini, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, asıl işverenin, hangi işçinin çalışıp hangi işçinin işten çıkarılacağına karar verdiğini, böylelikle işçi alma ve çıkarmada asıl işverenin mutlak otorite sahibi olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde işçi alımı ve çıkarımında söz sahibi olmadığını, işçinin asıl işverenden tüm emir ve talimatları aldığını, müvekkili şirketin sadece işçinin ücret bordrolarını düzenlediğini, ihale dönemi bittikten sonra yeni dönemde ihaleyi kazanan firmalarda aynı işçilerin çalışıp çalışmayacaklarının kararı da yine asıl işverenin inisiyatifinde olduğunu, tüm alt işverenlerin değişmesine rağmen işçinin sürekli olarak aynı asıl işveren altında çalışmaya devam ettiğini, işçinin asıl iş kapsamında yer alan işlerde çalıştırıldığını, asıl işverenin, kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak için gerçek iradesini gizlemeye yönelik işlem tesis ettiğini, işçinin işin başından beri asıl işverenin işçisi olduğunu, asıl işverenin işçilerinin yaptığı işleri yaptığını, bu nedenle alt işveren üst işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, dava dışı işçiye ödenmesi gereken hak ve alacaklardan davacı asıl işverenin tek başına sorumlu olduğunu, asıl işverin kurum işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının yaptığı ödemenin İş Hukuk alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle kıdem tazminatı hesaplama esaslarına riayet edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin mahkeme kararı ile yapılmadığını, yapılan ödemenin denetlenebilmesi için dava dışı işçinin 31.07.2023 tarihinden önceki son 1 yıla ait bordrolarının, varsa TİS'in, hizmet sözleşmesinin, sağlanan ek menfaatlerin net bir şekilde belirlenerek dosya arasına alınması ve akabinde bu bilgiler doğrultusunda dava dışı işçinin hizmet süresine göre elde edebileceği kıdem tazminatı tutarı hesaplanması gerektiğini, aksi halde davacının yaptığı ödemenin kesin doğru olduğu kabulüyle yargılama yapıldığının düşünülmesi gerektiğini, davacının bir kamu kurumu olduğunu, yapılan işin ticari olmadığını, aksine kamu hizmetinin gördürülmesi amacıyla yapılan hizmet alım işlerine ilişkin ihaleden kaynaklı alacak davası açıldığını bu nedenle avans faizi talep edilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalılarla yapılan sözleşme gereği işçi alacaklarından dolayı müvekkili şirketin sorumlu olduğunun iddia edildiğini, müdürlük ile müvekkili arasındaki sözleşmede, kıdem tazminatında müvekkili şirketin sorumlu olacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette 1 yıl çalışması bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette kıdem tazminatına hak kazanacak kadar çalışmadığını, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için İş Kanunu gereği en az bir yıl çalışmış olması gerektiğini, bu alacaktan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirkete rücu edilmesinin olanaksız olduğunu, müvekkili şirketin de sorumlu olduğu kabul edilse dahi, işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışma sürelerine göre bir belirleme yapılması ve bu doğrultuda hüküm kurulması, sorumluluğun müvekkili şirketin ihale tarihleri arası dönem ile sınırlı olması gerektiğini, dosyaya ibraz edilen belgeler ile de müvekkili şirketin davacı Kuruma taşeronluk hizmeti verdiğini ve söz konusu işi belirli süre ile alındığını, müvekkilinin bu davadan bertaraf tutulması gerektiğini, asıl işveren ... Müdürlüğü ile yapılan ihale sözleşmesi kapsamında tüm sorumluluklarını gerekli dikkat ve özenle yerine getirdiğini, tüm alacaklardan sorumlu tutulmalarının müvekkil şirketi hukuk ve hakkaniyet yönünden ağır kayıplara uğratacağını, bu nedenle sorumlu olmadıkları bir tutarı kabul etmelerinin mümkün olmayacağını, belirtilen nedenlerden dolayı davacının açmış olduğu haksız davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar; yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, delillerini bildirmemiş ve duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 13.09.2023 tarihinde yapmış olduğu ödeme kapsamında davalılardan talep edebileceği tutar hesaplandığında davacı şirketin ....'nden talep edebileceği tutarın 187,65 TL olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 184,77-TL olduğu, ... ....'nden talep edebileceği tutarın 104.958,78-TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 03/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava dışı ...'ın ... Döküm cetvelinde 3.267 gün çalışması olduğu, dava dışı işçiye ödenen meblağın 204.350,62 TL olduğu belirtilerek ödenen meblağın dava dışı .... dahil olmak üzere diğer davalı şirketlerdeki çalışma sürelerine göre paylaştırılarak hesaplama yapıldığı, her ne kadar ek raporda işçinin tüm şirketlerde çalışma süreleri doğru olarak tespit edilmişse de toplam çalışma süresi 3.392 gün olması gerekirken hesaplamada 3.267 gün olduğu belirtilerek sehven hatalı hesaplama yapıldığı, Mahkememizce bu durumda 3.392 günden davacı tarafça rücu davasına konu edilmeyen dava dışı ....'ndeki 74 gün hesaplama dışında tutularak 3.318 gün üzerinden toplam ödenen miktara göre tüm şirketlere rücu edilebilecek miktarların hesaplandığı, bu halde davacı şirketin ...'nden talep edebileceği tutarın 204.350,62 TL/3.318x1.769= 108.950,04 TL olduğu anlaşılmıştır.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (....)
Bu açıklamalar ışığında somut olayda dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçi ...'ın davalılar bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen ve yine yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce tespit edilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Her bir davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu ve ek rapor ile birlikte Mahkememizce ek raporda sehven yapılan rakam hataları düzeltilerek davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu oldukları değerlendirilerek davacının davasının talep ettiği 204.350,62 TL tutar üzerinden kabulü ile, bu miktarın 13.364,70-TL'sinin davalı ...müştereken ve müteselsilen, 5.604,55-TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen, 4.803,90-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan miktarlara 13/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının talep ettiği 204.350,62 TL tutar üzerinden KABULÜ İLE, bu miktarın;
-13.364,70-TL'sinin davalı ... tahsili ile davacıya ödenmesine,
-4.495,96-TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde... müştereken ve müteselsilen,
-4.803,90-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ...
-184,77-TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Hüküm altına alınan miktarlara 13/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline,
2-Alınması gerekli 13.959,19 TL harçtan başta peşin alınan 3.489,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.469,39 TL harcın;
-684,71 TL'sinin davalı ...
-1.139,07 TL'sinin davalı ... müştereken ve müteselsilen,
-246,12 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ...
-9,47 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ...
-857,15 TL'sinin davalılar ...
-426,22 TL'sinin davalı ... müştereken ve müteselsilen,
-92,09 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ...
-3,54 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde...
-2.088,57 TL'sinin davalı ... ... tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 44.795,00 TL posta ve tebligat gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 59.795,00 TL yargılama giderinin;
-3.910,64 TL'sinina davalı ... müştereken ve müteselsilen,
-1.405,66 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde....
-54,06 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 32.696,10 TL vekalet ücretinin;
-2.138,35 TL'sinin davalı ...
-7.154,12 TL'sinin davalılar...
-896,73 TL'sinin davalı ...
-29,56 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk giderinin;
-262,00 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen,
-109,70 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen,
-94,03 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ....
-3,62 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2025
....