T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/209
KARAR NO : 2024/436
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların...ili, Gölbaşı ilçesi, Karaali köyünün hudutlarında bahçeli evler yapmak için arsa alan ... ... ... kooperatifini kurduğunu, bunun üzerine müvekkiline Karaali köyündeki kooperatifi için yaptırdığı 7 adet seyyar evin 3 tanesini bu kez de bu kooperatifin bulunduğu arsaya taşımalarını istediğini ve burada da bu evleri tekrar kurduğunu ve eksiklikleri davacıların tamamladığını, Karaalide yapılan evlerin ve çevre tellerinin, yolların ve diğer imalatların bedelini alamadıklarını bu sebepten işe devam etmediklerini bu sebeple davacıların bu yaptıkları işlerden dolayı alacaklarına karşılık şimdilik 50.000,00TL alacağın ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı yan arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve taraflar tacir olmadığından davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde değil Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı yanın eseri
kararlaştırılan zamanda meydana getirerek teslim etmemekle temerrüde düştüğünü, önceden kararlaştırılan ancak yapılmayan eksik işleri yapacağına ilişkin 02.10.2023 tarihli Protokol'ü imzalayarak işleri yapmadığını imzası ile ikrar ettiğini, sonrasında yine edimlerini ifa etmediğini, ancak davacı yan bu işlerin hiçbirini gereği gibi ve taraflar arasında kararlaştırılan süreye uygun olarak yapmadığını, müvekkilinden sürekli olarak malzeme parası, işçilik parası vs. şeklinde ücretler tahsil ettiğini, müvekkilin işin devam etmesi umudu ile davacıya ödemeler yaptığını ancak davacı yanın edimlerini yine yerine getirmediğini, davacı yanın yapıtığı işten çok daha fazla ödeme aldığının açık olduğunu, davanın öncelikle görev, husumet ve derdestlik yönünden reddine, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekelat ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak istemine ilişkindir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık alacak istemine ilişkindir. Dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur.Vergi kaydına göre davalılar tacir sıfatına haiz olmayıp, ticari bir faliyetleri de bulunmamakta yine ticaret sicil kayıtları da bulunmamakla tacir değildir. Bu itibarla davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına,
Dair davacı vekili ve davalı EML Begonvil vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.