TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/270
KARAR NO : 2024/481
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 06/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; öncelikle davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine ... 6. Genel İcra Müdürlüğü 2024/15204 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilamsız icra takibinde ödeme emrinin 01/03/2023 tarihinde davalı ...’ye tebliğ edildiğini, davalının 04/03/2023 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı ...’nin haksız fiili nedeniyle meydana gelen hasarların müvekkili şirketçe karşılanmış olup, bu hasarlardan davalı şirket sorumlu olduğunu, ... Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen alt yapı çalışması dolayısıyla müvekkilinin varlıklarında hasar meydana gelmiş olup şirket yetkilileri tarafından bu hasara ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında kablolara verilen hasarın toplamda 16.982,13 TL olup, müvekkili şirket tarafından bu tutarın karşılandığını, davalı ... Genel Müdürlüğünün alt yapı çalışması yaparken müvekkili şirkete ait varlıklara hasar verdiği tarih ve adreste konu hasara ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkili şirket tarafından “Hasar Dosyası” kapsamında kayıt altına alındığını, davalı ...'nin TBK m. 49 Uyarınca Meydana Gelen Zarardan Sorumlu olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi haksız fiilden doğan zararların, zarar veren tarafından giderilmesinin düzenlediğini, davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ... 6. Genel İcra Müdürlüğü 2024/15204 E. sayılı dosyasında ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş bu davada hizmet kusuru iddiasının söz konusu olduğundan görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle bu sebeple usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava dilekçesinde belirtilen hasar tarihi değerlendirildiğinde davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, haksız ve mesnetsiz davanın esastan da reddi gerektiğini, 08.10.2023 tarihinde Yenimahalle İlçesi Güventepe Mahallesi Veysel Şatıroğlu Caddesi No:6 önü adresinde yüklenici Milenyum Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti- Anafarta Petrol Ürün Paz. Nak. A.Ş. İş Ortaklığı tarafından çalışma yapıldığını, davanın Milenyum Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti - Anafarta Petrol Ürün Paz. Nak. A.Ş. İş Ortaklığına ihbarına karar verilmesini, keza Yenimahalle İlçesi İnönü Mahallesi Batı Bulvarı ile 1718. Sokak köşesi mahallinde yüklenici Ohitan İnş. Müh. San. Tic. A.Ş. tarafından çalışma yapıldığını, davanın Ohitan İnş. Müh. San. Tic. A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini, hasar ve kusur iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafça tutulan tutanağın usulüne uygun tutulmadığını, yokluklarında tek taraflı, bilgi ve görgü sahibi tanık olmadan, hasarın nasıl oluştuğu, hasarı yapan araçlar, firmalar veya kişilere ait bilgiler bulunmadan tutulan tutanaklarla iddia edilen hasarlarla ilgili müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, nitekim Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve AYKOME Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile idare tarafından birlikte tutulması gerektiğinde şüphe yokken hasar tespit tutanağının tek taraflı tutulmasının tutanağın sıhhatini sıkıntıya sokacağının açık olduğunu, davacı tesislerinin T.S.1097'ye göre yapılması gerekmekte olup davacı tesisinin buna aykırı döşendiğini, zira davacının davasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu, ayrıca hasara uğradığını iddia ettiği kabloların, teknik kurallara uygun, borularımızın üzerinden değil belirli bir mesafeden döşenmiş olduğunu da ispatlaması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedelleri de afaki olup yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından talep edilen satılmayan enerji bedeli, kablo test bedeli, işçilik ücreti gibi kalemlerin Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/1231 E. 2010/3317 K. sayılı kararı doğrultusunda istenemeyeceği aşikâr olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının avans faiz talebinin de haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle davanın yüklenici şirketlere ihbarına, neticede davanın usul - esastan reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf (davacı) üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava şartları 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. Bunlar; yargı hakkı, yargı yolu, görev, kamu düzenine ilişkin yetki halledilir. Taraflara ilişkin dava şartları: Davada iki taraf bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davaya takip yetkisi olmalıdır. Dava konusuna ilişkin dava şartları: kesin hüküm bulunmaması, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve hukuki yarar (menfaat) bulunmasıdır.
6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder.
Mahkemelerin görevi ancak Kanunla belirlenir(HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20, 114, 115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(HGK 14.04.2004 tarih 2004/19-218 Esas 2004/221 sayılı kararı).
20.11.1981 yılında kabul edilen 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 2. maddesinde; İSKİ'nin görev ve yetkileri sayılmıştır. Buna göre;
"İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek."
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası ;"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz." şeklindedir.
2560 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde ise; "Bu Kanun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Böylece davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (...) 'de 2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi ile; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalar", idari davalar arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2021/28 E., 2021/144 K. sayılı kararında, özetle; "2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.2020/78, K.2020/59 sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından Mahkemece içtihat değişikliğine gidildiği ve davalı idarenin (İSKİ) hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine" karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı uyarınca; "Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.10.2018 tarihli ve 2017/4-1459 E., 2018/1437 K. sayılı kararında, özetle; "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine" hükmetmiştir.
Somut olayda davacı yan, davalı idarenin muhtelif tarihlerde muhtelif adreslerde altyapı çalışmalarını yaparken mal varlıklarına hasar verdiğini, oluşan hasar nedeniyle bir miktar ödeme yaptığını, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı yan ise, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yolunun görevli olduğunu ileri sürmüş, husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Eldeki dava; davalı ...'nin altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirketin mal varlıklarına verdiği zararın tazmini amacıyla davacı tarafından girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusu uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiğinden davanın HMK'nun 114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE;
2-Davacının İYUK 9. Mad .gereğince kararın kesinleşmesi izleyen günden itibaren itibaren 30 gün içerisinde idari yargıda dava açmakta MUHTARİYETİNE,
3-Alınması gerekli harç başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.371,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.