T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/36 Esas - 2024/315
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/36 Esas
KARAR NO : 2024/315
...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... arasında 04.05.2020-04.07.2020-16.07.2020-22.07.2020 tarihli 4 adet ve tarih bulunmayan 1 adet olmak üzere; toplam 5 adet kiralık iskele kalıp sözleşmesi yapıldığını, dava dışı ..., davalıdan iskele kiraladığını ve karşılık olarak 5 adet teminat senedi verdiğini, bu teminat senetlerinden tarihsiz olanı da davacı müvekkili ... adına olduğunu, davacının senedin verildiği tarihte ... çalışanı olduğunu, davalı tarafla sözleşme yapıp senet verme yetkisini haiz olmadığını, bu nedenle, bu sözleşme ve senedin sehven müvekkili adına düzenlendiği kanaatinde olmadığını, söz konusu senet, teminat senedi olması ve sözleşme gereğince kiralanan iskele kalıpları, kira süresi bitiminde karşı tarafa teslim edilmesine rağmen müvekkiline teminat senedi verilmeyerek karşı taraf tarafından icraya konulduğunu, senetlerin taraflarına teslimi için ... adına 21.11.2023 tarihinde davalı tarafa ihtarname gönderildiği ve ihtarname 22.11.2023 tarihinde karşı tarafa tebliğ olduğunu, buna rağmen diğer teminat senetleri tarafımıza teslim edilmediğini, ihtarname gönderildiği tarihte senetlerden yalnız müvekkili ... adına olanı icraya konulduğu için şirket adına ihtarname gönderildiğini, icraya konulan senet hakkında da işbu menfi tespit davası taraflarından açıldığını, Müvekkilinin şirket yetkilisi olmadığı nazara alındığında söz konusu iskele kalıp sözleşmesine istinaden bir senet vermesi ve sözleşmeye istinaden borçlu olması hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin iskele kalıbını teslim ettiğini, her ne kadar teslim yazısı alınmamış olsa da kalıpları taşıyan kamyon şoförü ve kamyondan indirmesini yapan kişiler bu olaya tanık olduğunu, tanıklarının da mahkemelerince dinlenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, takibin dayanağı olan senet, teminat senedi olduğunu, iskele kalıp sözleşmesine binaen verilmiş olup iskele kalıplarının davalıya iade edilmesi ile de teslimi gerekirken teslim edilmeyerek icraya konulduğunu, başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu haksız durum sebebiyle, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan davaya konu icra takibi neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyaten durdurma kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasında 27/12/2023 tarihinde arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmiş olup süreç tarafların anlaşamaması ile sona erdiği ve ekte sunulan üzere son tutanak düzenlendiğini, yukarıda açıklanan ve mahkememizce re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; müvekkilinin adına başlatıldığı, ... Esas sayılı icra takibinin tarafları aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla teminatsız,mahkememiz tarafından gerekli bulunması halinde ise uygun görülecek teminat miktarı yatırılarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine açılan menfi tespit davalarının kabulüne ve müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz konusu miktarın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, yukarıda esas numarası yazılı dosyada müvekkili şirkete borcu olmadığı iddiasıyla menfi tespit talepli dava açtığını, davacı yanın iddiaları haksız ve yersiz olup huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı .... yetkilisi olduğuna dair ... ilanları ekte sunulduğunu, ayrıca ekte sundukları ... tarafından dava dışı ... arasında imzalanan ... seri numaralı "Kiralık İskele Kalıp Sözleşmesi" gereği 140 adet 3 metre teleskopik direk, 1 adet 4 metre gemici merdiveni askılı ve 10 adet 4 metre teleskopik direk ... kiralandığını, yine ekte sundukları faturalar, sevk irsaliyeleri, depo yükleme fişleri ve kiralık iskele kalıp sözleşmelerinden de görüleceği üzere çeşitli miktarlarda teleskopik direk, gemici merdiveni, tie- rot, kalıp, payanda, kriko, couplock dikme ve makara vs. inşaat malzemelerinin bir kısmı.... kiralandığını, bir kısmı da imzalanan sözleşme gereği malı iade edilmemesi üzerine satılmış kabul edildiğini, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde malların iade edildiği iddiasında bulunulmuşsa da bu durumu ispatlar belge veyahut yazılı delil sunulmadığını, tarafların anlaşması üzerine yukarıda belirtilen malzemeler davacının yetkilisi olduğu şirketin şantiyesine gönderildiğini, hatta ekte sunulan 16/07/2020 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesindeki malzemeleri bizzat davacı ... teslim aldığını, ... müvekkili şirket ile arasındaki ticari alacak- borç durumuna istinaden teslim alıp iade etmediği müvekkili şirket mallarıyla ilgili olarak sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini karşılar 20/07/2020 keşide tarihli 20/09/2020 vade tarihli 14.500,00-TL bedelli bonoyu tüm asli ve zorunlu unsurlarıyla birlikte keşide ettiğini ve söz konusu bonoyu müvekkili firmaya verdiğini, ancak bu borcunu da ifa etmediğini, bononun vadesi geçmesine karşın ödenmemesi üzerine taraflarınca ...E. sayılı dosyasıyla davacı- borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya 30/03/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, İcra müdürlüklerinin birleşme işlemi sonucu dosya ... Esasını aldığını, davacı yan kendisi hakkında icra takibi yapılmasından yaklaşık 3 yıllık bir süre geçtikten sonra ... çalışanı olduğunu, sözleşme yapma ve senet verme yetisine haiz olmadığını, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu ve müvekkili şirkete borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünü, 000126 seri numaralı "Kiralık İskele Kalıp Sözleşmesi" ve takip dayanağı bonoda yer alan imzalar davacı tarafça inkar edilmemiş olup anılan sözleşme ve bonodaki imzaların davacının el ürünü olduğu sabit hale geldiğini savunarak huzurdaki davanın reddine karar verilmesi ve İİK. 72/4 maddesi gereği davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi gerektiğini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nın Ticari Davaların Görüleceği Mahkemeler başlıklı 5/1 maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın ... Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi getirilmiştir. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren hukukî bir işlemin veya fiilin olması gerekir.
Davacı tarafından açılan dava ile; dava dilekçesinde ifade edildiği üzere; davacının çalışanı olduğu dava dışı şirket ile davalı arasında İskele kiralama sözleşmesi bulunduğu ve davaya ve takibe konu edilen bono'nun da teminat bonosu olarak verildiği, kiralamaya konu edilen malın davalı tarafa iade edilmesine rağmen, teminat bonosu olarak verilen bononun takibe konulduğu, ileri sürüldüğü davalı yanca akti ilişkinin kabul edildiği, davaya konu edilen bononun da sözleşme kapsamında alındığının ikrar edilmekle birlikte teminat bonosu niteliğinde olmadığının savunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği ileri sürülen bonoya ilişkin olduğu, uyuşmazlığa bakma ve delilleri değerlendirip sonuçlandırma görevinin mahkememize değil, HMK.’nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri dikkate alınarak istinaf yolu kapalı olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024
...