TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/37
KARAR NO : 2025/758
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/01/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili .... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'na ait ehliyetsiz sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı .... marka aracın Gödekli-Aşağı Çiftlik Köyü mevkiinde yoldan çıkarak su kanalına çarpması sonucu, sigortalı araçta/kazaya karışan diğer araçlarda/3. kişilerde sigorta kapsamında karşılanması gereken zararlar gerçekleştiğini, davalı sigortalıya ait araç sürücüsü .....'ın, kaza günü ehliyetinin bulunmadığının sabit olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle hak sahipleri tarafından müvekkili şirkete yapılan tazminat talepli başvuru neticesinde şirket nezdinde .... numaralı hasar dosyası açıldığını, uzman kişilere yaptırılan hesap sonucunda tespit edilen zarara karşılık gelen tazminat miktarı tespit edilmiş, poliçe limiti dahilinde müvekkili şirketin oluşan hasar sebebiyle sigortalısı adına 141.000,00 TL sigorta tazminatı ödediğini, davalı taraf ile yapılan tüm görüşmelere rağmen davalı tarafın ödeme yapmayı reddetmesi üzerine ... .... E. Sayılı dosya ile takip başlatıldığını, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını ve ..... plakalı sigortalı aracın karıştığı kazada sigortalı araç sürücüsü olan ....'ın ehliyetsiz olduğunun anlaşıldığını, davalı sigortalının talep edilmesine rağmen Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve sigorta poliçesine aykırı olarak sürücünün ehliyeti ve alkol raporunu müvekkili sigorta şirketine iletemediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza anında ehliyetsiz olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davamızın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına; davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava ile ilgili görev, yetki, husumet, zamanaşımı vs. yönünden itirazlarının yapılmış sayılmasını talep ettiklerini, dava konusu takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu yönündeki taleplerin mahkemenin itirazın iptali ile, müvekkili kurum aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesi talebi ile iş bu davayı açtığını, ancak, davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olup, aşağıda ayrıntılı bahsi geçen hem usule ilişkin hem de esasa ilişkin nedenler ile iş bu davanın reddi gerektiğini, şöyle ki; talebin görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili bakanlığın tacir sıfatı bulunmadığından ve davanın TTK.’nun 4.Md.’sinde sayılan ticari dava kapsamına girmediğinden; Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunmayan davanın HMK. uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayın meydana geldiği yer itibariyle ... Mahkemeleri yetkisiz olup, davanın kaza yeri mahkemelerinde açılması gerekliliği nedeniyle yetki yönünden de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı talebinin zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de reddini talep ettiklerini, dava diğer yönleriyle de dayanaksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin bedensel zarar tazmini nedeniyle yapıldığının anlaşıldığını, bedensel zarar tazminli ödemelerin şahısların malullük oranlarına göre yapılması gerektiğini, maluliyet oranlarındaki değişimlerin tazminat tutarlarını da etkileyeceğini, maluliyet oranlarının kesinliği konusunda herhangi bir bilgi ve belgenin müvekkili idareye ulaşmadığını, ödeme emrinde belirtilen tutara ilişkin herhengibir borcun söz konusu olmaması nedeniyle borca itiraz edildiğini, idare tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, olayda idarenin bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebini kabul etmediklerini, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili idare hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafça ...... numaralı sigorta poliçesi kapsamında dava dışı zarar gören ...'a yapılan ödemenin , sigortalı aracın ehliyetsiz olması nedeniyle rücuen tahsili talep edilmektedir.
Davacı tarafça dava dışı zarar gören ....'a yapılan ödeme bu şahıs tarafından sunulan rapordaki %6 oran üzerinden yapılmıştır. Yapılan ödemenin ve maluliyetin yerinde olup olmadığını denetlemek amacıyla dava dışı zarar gören ...'ın maluliyetini tespit için Adli Tıp Kurumu ve çeşitli hastanelere yazılan müzekkereler davacı tarafından takip edilmemiş, bu surette dava dışı zarar gören ....'ın maluliyet durumu tespit ve ispat edilemediğinden yapılan ödeme denetlenememiş dolayısıyla davacı davada haklılığını ispat edememiştir. Açıklanan bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
İspatlanamayan davanın REDDİNE,
Peşin alınan 2.116,82 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.501,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.