T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/385 Esas
KARAR NO : 2024/401
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... TC: ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [...
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasında, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Senet borçlusu ...'ın, müvekkilinden 06.05.2024 tarihinde dolar karşılığı borç istediğini, borcunu dolar karşılığı ödeyeceğini söylediğini, bunun karşılığında elinde nakden dolar bulunmayan müvekkili, o günün 6180 dolar karşılığı 200.000 TL'yi senet borçlusu ...'ın hesabına gönderdiğini, şüpheli paranın hesabına aktarılmasından sonra müvekkili terk ettiğini, müvekkilinin günler boyunca senet borçlusundan bu borca karşılık taahhüt vermesini istediğini, senet borçlusu bu tutarı borç olarak aldığını ve dolar olarak geri ödeyeceğini, senet imzalayacağını söylediğini, bunun üzerine 17.05.2024 günü;06.11.2024 ödeme günlü 500 Amerikan Doları,07.12.2024 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.01.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.02.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.03.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.04.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.05.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.06.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.07.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 06.08.2025 ödeme günlü 500 Amerikan Doları, 07.09.2025 ödeme günlü 590 Amerikan Doları, 07.10.2025 ödeme günlü 590 Amerikan Doları olmak üzere toplam değeri 6180 Amerikan Doları olan 12 senet borçlusu ... tarafından doldurularak imzalandığını, ancak imzalandıktan sonra aralarında çıkan sözlü tartışma sonrası senetlerin borçlu tarafından kasten yırtıldığını, olaya ilişkin olarak ...Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, borçlu ..., vadesi en son olan 07.10.2025 ödeme günlü 590 Amerikan Doları olarak düzenlenmiş olan senedin arkasına kendi el yazısı ile "06.05.2024 tarihinde ...'dan borç olarak aldığım 6180 USD'n 10 adet 500 2 adet 590 dolarlık senet düzenledim. ... 12370143898" yazarak imzaladığını, senedin zayi olması sebebiyle senetteki meşru hak sahibinin borçludan bir talepte bulunamayacak olması, menfaatler dengesi bakımından kabul edilebilecek bir durum olmadığını, bu hakkaniyete aykırı durumun ortadan kalkması için, kanun koyucu kıymetli evrakın iptal müessesesini düzenlemiş ve belirli prosedürler yerine getirilmek şartıyla meşru hak sahibine, senetteki hakkın senetsiz bir şekilde talep edebilmesine imkan tanıdığını, senetlerin borçlusu tarafından tam ortadan ikiye yırtıldıktan sonra tarafını bırakılması sebebiyle hem net bir şekilde okunuyor olması hem de gerekli görülürse imza araştırması yapılması sonucu borçlu tarafından doldurulduğu ve imzalandığının ortaya çıkacak olması sebepleriyle müvekkilinin elinde bulunan 12 adet toplamda 6180 Amerikan Doları değerindeki senetler, senet borçlusu ... tarafından zayi edildiğini, TTK 651 hükmü ve TKK 652 hükmü gereğince mahkeme tarafından iptal edilerek yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
-Bono fotoğrafları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptali talebine ilişkindir.
Kıymetli evrakın zayi olması nedeniyle kıymetli evrakın iptaline ilişkin genel düzenleme TTK’nın 651. ve 652. Maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK’nun 651. Maddesinde “ziya” ve “zayi olma” kavramlarına yer verilmiştir. TTK’nın 651. Maddesinin 2. Fıkrası “ Kıymetli evrakın zayi olduğu ve zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” şeklindedir. Yüksek Yargıtay yerleşik uygulamalarında (kaybolan), yırtılan, okunamayacak kadar tahrip olan, elden herhangi bir şekilde çıkan (meselâ, kuyuya düşen, çıkarılamayan, rüzgarda uçan) senetleri “zayi” olmuş senet olarak kabul etmekte olup, senedin iptalini senedin içerdiği hakkın alacaklısı talep edebilecektir.
TTK 652 maddesi gereğince; İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilecek veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilecektir.
Kıymetli evrakın mahkeme tarafından iptali halinde, mahkemenin verdiği iptal kararı ilgilinin borçlu olup olmadığını saptamayacak olup yalnızca hak sahibinin teşhisine olanak veren bir karar niteliği taşımaktadır ki bu nedenle daha sonra gerçek hak sahibinin başkası olduğu ileri sürülerek, verilen iptal kararının iptaline ilişkin bir dava da açılabilecektir.
HMK'nın 115/1 maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2013 tarih, 4-2247 Esas, 1667 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, taraf teşkili yapılmadan, tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından, davanın usulden reddedilmesinde HMK'nın 30. maddesine göre bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş olup, aynı yönde Yargıtay 23.HD'ne ait, 26.05.2015 tarih ve 2014/7272 E., 2015/3936 K. sayılı ilamında da, HMK'nın 30. ve 115/1. madde hükmü uyarınca, davanın her aşamasında, henüz taraf teşkili yapılmadan tensip aşamasında da HMK'nın 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirme neticesinde;
Davacı vekilince ; davacının lehdarı olduğu davaya konu bonoların, bonolarda keşideci olarak yer alan ... tarafından yırtıldığı ileri sürülerek, TTK 651 hükmü ve TKK 652 hükmü gereğince bonolar hakkında iptal kararı ile bonoların yeniden düzenlenmesine karar verilmesi talepli olarak ve hasımsız olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, yeniden senet düzenlenmesine ilişkin talebin senet borçlusuna karşı hasımlı olarak açılacak davada ileri sürülmesi gerektiği anlaşılmakla, husumet yöneltilmeksizin açılan davanın HMK 114/1-d, 115/1-2 maddeleri gereğince USULDEN reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Bir an için HMK 124. maddesi uyarınca eldeki davada iradî taraf değişikliği yapılabileceği ileri sürülse dahi hasımsız olarak açılan davada HMK’nın 124. uygulanarak davaya taraf eklenmesi mümkün olmayıp anılan madde ile davada taraf olarak gösterilen kişinin değiştirilmesi imkânı verilmekte olup, somut olayda eksik veya yanlış gösterilen taraf bulunmadığı, tarafın hiç gösterilmediği bir davada HMK’nın 124. maddesi yoluyla davaya taraf eklenmesinin de mümkün bulunmadığı (Yüksek Yargıtay HGK 30.03.2022 Tarih, 2019/(23)6-538 Esas ve 2022/421 Karar ) anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-d, 115/1-2 maddeleri gereğince USULDEN reddine,
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 06/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.