T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/397 Esas - 2025/322
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/397
KARAR NO : 2025/322
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde : taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan ...'nın iş akdine son verilmesi neticesinde işçinin ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili şirkete ve yüklenici şirketlere karşı ...E sayılı dosya ile dava açtığını, yargılama neticesinde davanın kabul edildiğini, işçinin yargı kararını... sayılı dosya ile takibe koyduğunu ve müvekkili şirketin takip dosyasına 19.595,07 TL ödediğini, ayrıca kdv ve stopaj da ödediğini, toplamda bu dosya için 21.196,41 TL ödeme yaptığını, ödenen bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile yapılan hizmet sözleşmesinin akde aykırı olarak sona erdirildiğini, huzurdaki dava ile tarafları ve konusu aynı ... sunulan 03.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arası sözleşmenin 26. Maddesine uymayacak şekilde davacı idarenin fesihte bulunduğu işbu sebeple müterafik kusurunun bulunabileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davacının bu nedenle rücuen tazmin talebinde bulunamayacağının gözetilmesini,ayrıca mükerrer tahsilat olduğunu, bunun anlaşılması için davacının muavin defter kayıtlarının incelenmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; taraflarınca açılmış... esas sayılı teminatın iadesi konulu davada, davacı idare ...'nin işçilik alacaklarından müvekkili şirket ile birlikte eşit oranda sorumlu olduğunu dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, şirketin dava konusu alacak kalemlerine ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Kamu İhale Kurulu'nun incelemesi ile de sabit olduğunu, işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün yalnızca müvekkili şirkette olmadığını idarenin de sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak TBK md. 167 gereği müvekkili şirket ile davacı ASKİ'nin eşit oranda sorumlu olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı kurum ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, dosyaya sunulan asıl sözleşmelerin teknik ve idari şartnamelerden oluştuğu, bu yola taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulduğu, sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 14.6 maddesinde “yüklenici çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir.” yazdığı, ticari defterlerin incelenmesi sonucu; davacı tarafından davalıdan dava dışı ... adına mükerrer bir tahsilat yapılması olanağı bulunmadığı, ihbar tazminatı Alacağı Bakımından Rücu Edilebilir Tutarın 2.949,00 TL; kıdem tazminatı ve diğer alacak kalemleri (vekalet ücreti ve yargılama gideri) bakımından rücu edilebilir tutarın 13.673,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 29/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; ihbar tazminatı alacağı bakımından rücu edilebilir tutarın 2.949,00 TL, kıdem tazminatı ve diğer alacak kalemleri (vekalet ücreti, karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri) bakımından yapılan ve seçimi mahkemenin takdirine bırakılan 2 seçenekli hesaplamanın aşağıdaki tutarlarda olduğu; 1.Seçenek: Hizmet Sözleşmesi tarihleri ile sınırlı olarak 267 gün üzerinden yapılan hesaplamaya göre rücu edilebilir tutarın 13.673,00 TL olduğu, işçinin davalı nezdindeki toplam çalışma süresi 91 + 276 =367 gün üzerinden hesaplamaya göre rücu edilebilir tutarın 18.247,00 TL olduğu, 1. seçenek kabul edildiğinde rücu edilebilir toplam tutar 2.949,00 TL +13.673,00 TL=16.622,00 TL, 2. Seçenek kabul edildiğinde rücu edilebilir toplam tutar 2949,00 TL+18.247,00 TL=21.196,00 TL, alacağa 14.09.2023 ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilebileceği tespit edilmiştir.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacın “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverendentalep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup,iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. ( ....)
Bu açıklamalar ışığından somut olayda ilama konu mahkeme kararındaki işçinin davalılar nezdinde çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalılar bünyesinden bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Her bir davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. İhbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai alacağından ise son işveren sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporunda davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere ilişkin raporda belirtilen miktarda sorumlu olduklarından davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile, 21.196,41 TL 'nin 14.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.447,93 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.020,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.590,00 TL posta ve tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 855,20 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 13.445,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 21.196,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/04/2025
...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.