T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/43 Esas - 2025/748
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/43 Esas
KARAR NO : 2025/748
...
....
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından davalı-borçlular hakkında borçlarına karşılık verilen 1.000.000,00-TL'lik bonoya dayalı olarak... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak işbu takibe konu alacağın halen tahsil edilemediğini, işbu takipte uygulanan faiz oranının ise ticari faiz oranı olup, bu oranın o tarihte %21,25 olduğunu, bununla beraber davalı-borçlular, müvekkili bankadan Genel Kredi Sözleşmesi imzalayarak ticari kredi kullanmış olup, müvekkilin alacağının Genel Kredi Sözleşmesi ve bu sözleşmeye göre uygulanan faiz oranına tabi olduğunu, bunun sonucu olarak anılan icra takibinde yürütülen faiz oranı ve faiz miktarı ile banka kayıtlarında yer alan (borçlularla yapılan kredi sözleşmesi gereği) faiz oranları ve faiz miktarları arasında ciddi bir fark doğmuş bulunduğunu, bu kapsamda anılan kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinde yürütülen faiz ile borçluların imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi ve mevzuat gereği yürütülen/tahakkuk ettirilen faiz alacakları arasındaki fark için ..... arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereği borçlulara kullandırılan krediler vadesinde geri ödenmemiş olup bu nedenle müvekkilinin davalı borçlulardan ciddi bir faiz ve ana para alacağının mevcut olduğunu, bu kapsamda borçlular tarafından söz konusu icra takibine yapılan itirazların haksız, mesnetsiz, hukuka, usule ve gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu kredilerin müvekkili bankaca, borçlu firmaya kullandırılmış olup bu husus banka kayıtları ile de sabit olduğunu, itiraza ve işbu davaya konu icra takibinin davalı borçlular ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde % 67,5 olarak belirlenen faiz oranı ile ... Esas sayılı dosyasındaki % 21,25 faiz oranı arasındaki faiz farkı alacağı için başlatıldığını, davalı borçlular tarafından her ne kadar faiz farkı alacaklarına ve alacaklarının faiz miktarına, oranına da itiraz edilmişse de talep edilen alacakların sözleşmeye ve mevzuata uygun olup, davalı borçluların imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinde uygulanacak olan faiz oranının belirlendiğini, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de borçlulara, borcun verilen yasal süre içerisinde ödenmemesi halinde Genel Kredi Sözleşmesi'nde belirlenen faizin işletileceğinin bildirildiğini, dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ancak yapılan görüşme sonucunda taraflarca bir anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, borçluların ... Esas sayılı dosyasına konu takibe yönelik vaki itirazlarının iptali ile takibin; takip talebi ve ödeme emrinde yer alan şartlarla devamına ve davalı borçlular hakkında alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı borçlulara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından daha önce ... Esas sayılı dosyasıyla, düzenleyenleri davalı gerçek şahıs müvekkilleri ....lehtarı da davalı müvekkili ...şirketi olan, 16.03.2018 düzenleme ve 16.07.2019 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bono dayanak yapılarak bono bedelinin bir kısmı üzerinden davalı müvekkilleri aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, 521.132,45 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %21,25 oranında faiz ile tahsilinin talep edildiğini, daha sonra dava konusu olan ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı dayanak gösterilerek toplam 1.094.690,20 TL olarak belirtilen, ...'deki %67,50 faiz oranı ile .. sayılı kambiyo takibindeki %21,25 faiz oranı arasındaki fark faiz alacağının talep edildiğini, davalı müvekkilleri takip dosyasında alacaklı görünen bankaya takip dosyasında talep edilen şekilde bir borcu olmadığından, takipte talep edilen asıl alacağa, ferilerine, faiz farkı alacağına, faize ve faiz oranına velhasıl tüm dosya borcuna, ayrıca takip dayanağı gösterilen belgeler ve belgelerde adlarına atılmış imzalara açıkça itiraz ettiğini, takip dayanağı belgelerin kefalet şartlarını taşımadığını ileri sürdüklerini, süresinde yapılan vaki itirazlar üzerine duran takibin devamını temin için, davacı banka tarafından işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, takip dayanağı olan "Genel Kredi Sözleşmesi" ile "Kefalet Sözleşmesi" başlıklı belgelerdeki davalı müvekkillerine atfen atılı bulunan imzalar müvekkillerine ait olmadığını, anılan belgelerdeki imza aidiyetinin ispatı külfeti, bu belgelere dayalı hak iddia eden davacı bankaya ait olduğunu, öncelikle bu sebeple, anılan belgelere dayalı hak iddialarının dinlenemeyeceğini, takip dayanağı "Genel Kredi Sözleşmesi" incelendiğinde, sözleşme sayfalarında "müşteri" olarak adlandırılan davalı müvekkili ... Bilgisayar şirketinin unvanının ve şirket yetkilisinin imzasının mevcut olmadığı, sadece "Müşteri Tanıma ve Başvuru Formu" başlıklı ayrı bir belgede müvekkili şirket kaşesinin basılı olduğu ve üzerinde müvekkili şirkete atfen bir imzanın yer aldığının görüldüğünü, atılı imzayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olduğu düşünülse bile, .... sayfalarında şirket kaşe ve imzası bulunmaması nedeniyle, bu sözleşme hükümlerinin müvekkili şirketi bağlayacağının düşünülemeyeceğini, benzer durum, kefil olarak....'yi imzaladığı ileri sürülen davalı gerçek şahıs müvekkilleri (...) için de geçerli olduğunu, takipte talep edilen şekilde herhangi bir borcu olmadığı halde davalı müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatan davacı bankanın, haksız ve kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu, bu sebeplerle, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacak likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği için davalı müvekkilleri aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faiz farkı alacağına ilişkin olarak davacı banka tarafından ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı, davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilmiş ve davalılar tarafından takip dayanağı sözleşmedeki imza ve yazılara da itiraz edilmiş olduğundan öncelikle imza ve yazılar yönünden inceleme yapılması gerekli görülmekle, bu yöndeki deliller toplanarak inceleme yapılması amacıyla bilirkişiye tevdine karar verilmiş, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi .... tarafından düzenlenen 06.11.2024 tarihli rapor dosyaya sunulmuş olup, rapor içeriğine göre uyuşmazlığın esasına geçilerek, bu kez davacı bankanın davalılardan takibe konu tutar kadar alacaklı olup olmadığı, davalıların takibe konu borcun esasına karşı yaptıkları itiraz ve savunmaların yerinde olup olmadığının denetlenmesi amacıyla dosyanın Bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiş, dosyanın tevdi edildiği bilirkişi Bankacı ... tarafından düzenlenen 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların karşılanması amacıyla mevcut bilirkişinin yanına banka hukuku ve uyuşmazlıklarında uzman bilirkişi ... da eklenerek oluşturulan 2 kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 15.09.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak sunulan bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar tarafından imza ve yazılara yapılan itirazlar nedeniyle öncelikle imza incelemesi için gerekli deliller de toplanarak ve sözleşme aslı getirtilerek, dosyanın imza incelemesi amacıyla .... bilirkişiye tevdi edildiği, yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen imza ve yazı incelemesine ilişkin teknik raporda özetle, ".....'ye ait, müşteri ....olan, 34 sayfadan oluşan, ancak 1. ve 2. sayfaları mevcut olmayan, 1.000.000 (Bir milyon) TL tutarlı, 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi aslı, dava ve takip konusu kredi sözleşmesinde davalı şirket yetkilileri ve davalı kefiller adına atfen atılan imzalar ile davalıların dosyaya getirtilen ve mahkeme kasasına alınan belge asılları üzerindeki imzalarının incelenerek, davanın dayanağını oluşturan kredi sözleşmesindeki imzaların davalı şirket yetkilileri ve kefillere ait olup olmadığı ile kefillere ilişkin yazıların kefillere ait olup olmadığı hususlarının tespiti konusunda rapor düzenlenmesi olup, ..... yönünden yapılan incelemelerde: Tetkik konusu .....'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 24. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ... adına atılı bulunan imzanın, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 24. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ...'a ilişkin yazılı olan yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, ... yönünden yapılan incelemelerde: tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 25. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ... adına atılı bulunan imzanın, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 25. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ...'a ilişkin yazılı olan yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, ... yönünden yapılan incelemelerde: Tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 26. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ... adına atılı bulunan imzanın, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 26. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ...'a ilişkin yazılı olan yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, Tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 27. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ... adına atılı bulunan imzanın, davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, Tetkik konusu ... A.Ş.'ne ait 16.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 27. Sayfasında müteselsil kefil sıfatıyla ...'a ilişkin yazılı olan yazılardan: Kefalet Türü, Azami Kefalet Tutarı ve Tarih hanelerindeki “Müteselsil 1.000.000 TL Birmilyon Türklirası 16.03.2018” yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, adı-soyadı, TCKN ve Tebligat Adresi hanelerindeki “... .... yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü mümkün görülmediği" hususlarına ulaşılmış olduğu, imza ve yazıya ilişkin rapor alındıktan sonra bu kez uyuşmazlığın esasına geçilerek, esasa ilişkin incelemeye dair Bankacı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişilerden uyuşmazlığın esasına dair raporların alındığı, alınan raporlarda özetle; davacı banka ile davalı borçlu şirket arasında 16.03.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli olarak akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesinin her bir davalı kefil tarafından 1.000.000,00 TL kefalet limiti ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalanmış olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin Kefalet Sözleşmesi başlıklı kısmına bakıldığında; Kefaletin Türü olarak “müteselsil kefil” ibaresinin, Kefalet Tutarı olarak “1.000.000 TL”'nin, Kefalet Tarihi olarak da “16.03.2018” tarihinin el yazısı ile yazılmış olduğu, dosya içeriğinde davalı kefillerin medeni durumları hakkında bilgi ve kefalete ilişkin eş onayına rastlanılmadığı, ancak .... Müdürlüğünce dosya kapsamına gönderilmiş olan; 06.05.2024 tarihli yazıda davalı kefiller ... ve ...’ın davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olduklarının bildirilmiş olduğu, aynı yazı ekinde gönderilmiş olan 25.10.2017 tarihli hazirun cetveline göre ise davalı kefillerin hepsinin de davalı asıl borçlu şirketin ortakları olduğu, 25.12.2024 tarihli yazıda davalı kefil ...’ın davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu ve tek ortaklı şirket olan davalı asıl borçlu şirketin tek pay sahibinin davalı kefil ... olduğunun bildirildiği, aslı Mahkeme kasasında bulunan GKS'nin incelenmesinde, Genel Kredi Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi sayfalarında imza olmamakla birlikte, GKS’nin sayfalarının ayrılamaz şekilde kitapçık halinde olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin “Yürürlük” başlıklı 29.maddesinde “… sözleşme kitapçık halinde basılı olduğundan her sayfayı imzalamaya gerek olmadan sadece son sayfası imzalanır. …” denildiği, Kefalet Sözleşmesinin 6.maddesinde “Aynı kitapçık içinde yer alan genel kredi sözleşmesinin 21 ila 30”uncu maddeleri arasındaki hükümleri bu kefalet sözleşmesine de uygulanır.” denildiği, yapılan bu tespitlere göre davalılar vekilinin ileri sürmüş olduğu itirazların yerinde olmayıp, sözleşme ve verilen kefaletlerin geçerli bulunduğu, Banka tarafından davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefillere keşide edilen .... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinde, Kat Tarihi (18.07.2019) itibariyle; Nakit Krediler Kat Bakiyesinin 508.137,50 TL olarak muaccel hale gelmiş olan borcun ödeme gününe kadar tahakkuk edecek faizi, KKDF, BSMV, masraf ve sair her türlü fer’ileri ile birlikte ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete, davalı kefil ...’a ve davalı kefil ...’a 20.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefil ...’a ve davalı kefil ...’a 22.07.2019 tarihinde muhtar vasıtası ile tebliğ edilmiş olduğu, .... Esas sayılı dosyasında, davacı Banka tarafından Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte davalılara gönderilen 24.07.2019 tarihli ödeme emrinde; 516.447,84 TL Asıl Alacak, 606,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti, 1.549,34 TL 0,30 Komisyon, 123,90 TL İhtiyati Haciz Masrafı ve 2.405,37 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 521.132,45 TL toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (516.447,84 TL yıllık %21,25 ) faizi ile tahsilinin talep edilmiş olduğu, dayanak olarak ise 1.000.000,00 TL Miktarlı 16.03.2018 Tanzim Tarihli, 16.07.2019 Vade Tarihli Senet gösterildiği, dava konusu .... Esas sayılı Genel Haciz Yolu ile 31.10.2023 tarihinde başlatılmış olan takipte ise davalı asıl borçlu ve davalı kefillere gönderilmiş olan İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde; “1.020.226,48 TL Diğer Asıl Alacağı, 74.463,72 TL Diğer Asıl Alacağı olmak üzere 1.094.690,20 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ile tahsilinin talep edildiği, dayanak olarak "GKS'deki %67,50 faiz oranı ile .... Esas sayılı kambiyo takibindeki %21,25 faiz oranı arasında fark faiz alacağıdır." şeklinde belirtilmiş olduğu, davalılar vekilince 10.11.2023 tarihli dilekçe ile tüm dosya borcuna, ferilerine ve atılan imzalar ile kefalet şartlarına uygun düzenlenmeyen belgelere itirazda bulunularak takibin durdurulmasının talep edildiği, ihtarname 20.07.2019 Cumartesi günü tebliğ edilmiş olan davalı asıl borçlu şirket, davalı kefil ... ve davalı kefil ...'ın ödeme için tanınmış olan 1 günlük sürenin bitim tarihini (22.07.2019) izleyen 23.07.2019 tarihinde, ihtarname 22.07.2019 Pazartesi günü tebliğ edilmiş olan davalı kefil ... ve davalı kefil ...'ın ise ödeme için tanınmış olan 1 günlük sürenin bitim tarihini (23.07.2019) izleyen 24.07.2019 tarihinde, temerrüde düşmüş oldukları, Genel Kredi Sözleşmesinin 12.2 maddesi “Müşterinin temerrüdü (gecikmesi) halinde “kredi yıllık azami faiz oranları” içindeki en yüksek kredi TL para cinsinden faiz oranının yüzde elli fazlası kadar bir oranda gecikme (temerrüt) faizi oranı uygulanır.” şeklinde olduğu, davacı Bankanın davaya konu alacağını hesaplamaya konu ettiği %67,50 oranındaki temerrüt faiz oranının tespitinde, ....’ye bildirilen %45 oranındaki akdi faizi baz aldığı, bu bağlamda davacı Bankanın .....’ye bildirilen faiz oranının (%45) fiilen uygulandığına ilişkin belge istenmesine karşılık ....’ye bildirilen faiz oranları bildirim formunun gönderildiği, bu oranın fiilen uygulandığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, buna karşılık, .... ile Adalet Bakanlığı arasında UYAP üzerinden kurulan entegrasyon sisteminden Mahkeme kalemince sorgulanarak alınan davaya konu ilgili döneme ait fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının %31,00 olduğunun tespit edildiği, bu durumda entegrasyondan alınan fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı baz alındığında, temerrüt tarihi (23.07.2019) itibariyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranı 31,00 x 1,50 = %46,50 olarak tespit edilmiş olup, davacı Bankanın %67,50 oranındaki talebinin bahsi geçen belgelere göre uygun bulunmadığı, dosya kapsamına sunulmuş olan ve davacı Bankadan temin edilen belgelerin incelenmesinde, davalı asıl borçlu şirkete 9560 20123375 4 nolu hesap üzerinden, 08.05.2019 tarihinde 500.000,00 TL rotatif kredi kullandırıldığı, kredinin Haziran ayı devre faizinin tahsil edilmiş olduğu, Haziran ayı devre faizinin tahsil edildiği tarihten (30.06.2019) kat tarihine kadar yapılan hesaplama sonucu davaya konu kredinin kat bakiyesinin 508.137,50 TL olarak hesaplandığı, davaya konu icra takibinin, davacı Bankanın .... Esas sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile başlattığı takipteki faiz oranı (%21,25) ile davaya konu krediye GKS hükümleri gereği uygulanacak olan temerrüt faiz oranı arasındaki faiz farkından doğan alacakla ilgili olup, davacı bankaca GKS hükümleri gereği uygulanacak temerrüt faiz oranı her ne kadar %67,50 olarak talep edilmekte ise de GKS hükümleri gereği uygulanacak temerrüt faiz oranının %46,50 olarak tespit edildiği, bu durumda Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile başlatılan takipteki faiz oranı (%21,25) ile GKS hükümleri gereği uygulanacak olan temerrüt faiz oranı (%46,50) arasındaki farkın: %46,50 - %21,25= %25,25 olarak hesaplandığı, hesaplanan asıl alacağa (510.434,70 TL) temerrüt tarihinden (23.07.2019) takip tarihine (31.10.2023) kadar tespit edilen fark faizi oranı (%25,25) üzerinden hesaplanan fark faizinin takip tarihi (31.10.2023) itibariyle 558.858,65 TL faiz alacağı ve 27.942,93 TL BSMV olmak üzere toplam 586.801,58 TL olarak hesaplandığı, davacı ve davalıların kök rapora yapmış oldukları itirazların raporda varılan sonucu değiştirecek nitelikte bulunmadığı, Mahkemece takibin devamına karar verilmesi durumunda, davacı Bankanın davalı asıl borçlu ve davalı kefillerden takip tarihi (31.10.2023) itibariyle talep edebileceği alacak tutarının; 558.858,65 TL faiz alacağı ve 27.942,93 TL BSMV olmak üzere toplam 586.801,58 TL olduğu hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacı Bankanın kredi sözleşmelerinden doğan talep hakkı kapsamında davalılardan kredi sözleşmeleri uyarınca uygulanması gereken faiz oranını ve miktarını ve bu faize ilişkin BSMV'yi talep hakkının bulunup, davacı Bankanın kambiyo senedi ile yaptığı takibin kredi sözleşmesinden doğan haklarını ortadan kaldırması ve bu haklarından vazgeçmesi sonucunu doğurması mümkün olmadığından ve davacı Banka tarafından her takipte fazlaya dair hakların saklı tutulduğunun açıkça belirtilmesi ile kredi sözleşmelerindeki imza ve yazıların davalılara ait olup, davalılardan sadece ...'ın kredi sözleşmesindeki adı-soyadı, TCKN ve Tebligat Adresi hanelerindeki “... ...." yazılarının, mevcut mukayese yazılarına kıyasen ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü mümkün görülmediğine ilişkin hususun ise aynı raporda imza ve kefaletin türü, kefalet miktarı, tarih hanelerindeki yazıların anılan davalının eli ürünü olduğunun tespit edilmiş olması karşısında eli ürünü olmadığı tespit edilen hususların sonuca ve anılan davalının sorumluluğunu kaldırıcı nitelikte bulunmayıp, davalı asıl borçlu şirket ile yapılan, diğer davalıların kefili oldukları usulüne uygun ve geçerli genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle doğan borçlardan ve ferilerinden tüm davalıların genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu oldukları, davalılar tarafından genel kredi sözleşmesine ve kefaletin geçerliliğine ilişkin olarak ileri sürülen itiraz sebeplerinin yerinde olmayıp, davacı Bankanın kredi sözleşmesi uyarınca talep etme hakkı bulunan faiz oranı ve ferilerinden davalıların sorumlu olup, davacı Bankanın bir kısım alacağını ve faizi kambiyo senedine dayalı takip yolu ile talep ve tahsil etmiş olmasının, fazlaya ilişkin hakkından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceği, davacı Bankanın alacağını tahsil etmek için değişik takip yollarına başvurmasına yasal bir engelin olmadığı, davacı Bankanın kambiyo senedine dayalı takipte talep edebileceği faiz oranının yasal sınırlar içinde talep edebildiği bir oran olmasına karşılık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak talep edebileceği faizin ise sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan faiz oranı olması sebebiyle, davacı Bankanın işbu davanın dayanağını oluşturan icra takibinde talep ettiği faiz farkına ilişkin alacağın kredi sözleşmesi hükümlerinden doğması nedeniyle davalıların yaptıkları itiraz ve savunmaların yerinde olmayıp, davalıların .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptıkları itirazın, 558.858,65-TL Faiz Alacağı ile 27.942,93-TL BSMV olmak üzere toplam; 586.801,58-TL alacak üzerinden iptali ile, takibin anılan miktarlar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, takip konusu alacak istemlerinin likit nitelikte olması nedeniyle hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 586.801,58-tl'nin %20’si olan 117.360,31-TL tutarındaki icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankaya ödenmesine dair davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; Davalıların ... .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptıkları itirazın, 558.858,65-TL Faiz Alacağı ile 27.942,93-TL BSMV olmak üzere Toplam; 586.801,58-TL alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin anılan miktarlar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3-Takip konusu alacak istemlerinin likit nitelikte olması nedeniyle hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 586.801,58-TL'nin %20’si olan 117.360,31-TL tutarındaki icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankaya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 586.801,58-TL üzerinden hesaplanan 40.084,41-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 13.221,13-TL harcın mahsubu sonucu kalan 26.863,28-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 13.221,13-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 13.709,53-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 1.433,50-TL posta ve tebligat gideri, 28.000,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 29.458,50-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 15.791,03-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 92.020,24-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalılar davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 80.183,29-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00-TL arabuluculuk giderinin 1.758,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.521,78-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025
...