T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/438 Esas - 2025/475
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/438
KARAR NO : 2025/475
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ecza deposu olup davalının da eczane işletmesi bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında süregelen ticari alım - satımlar cari hesap ilişkisi içerisinde devam etmekte iken davalının 02.08.2023 ile 17.08.2023 tarihleri arasında 35 adet fatura bedelini ödemediğinden davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası üzerinden 20.12.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipte 43.162,60 TL cari hesaptan kaynaklı alacak ile 17.09.2023 tarihinden başlamak üzere takip tarihine kadar 17.09.2023 - 27.09.2023 tarihleri arasında yıllık %26,75, 28.09.2023 - 31.10.2023 tarihleri arasında yıllık %31,75, 02.11.2023 - 30.11.2023 tarihleri arasında yıllık %36,75, 01.12.2023 - 20.12.2023 tarihleri arasında ise yıllık %41,75 oranlarında işlemiş faiz alacağı talep edildiğini, davalı borçlu vekili tarafından söz konusu takibe 02.01.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile haksız yere kısmi itiraz edilmiş olup borçlunun 11.700,00 TL tutarındaki borcu kabul ettiğini ancak kalan tutara itiraz ettiğini, davalı tarafın her ne kadar itiraz dilekçesinde borca itiraz etmiş ise söz konusu faturalar ve fatura içeriğindeki ilaçların davalıya teslim edildiğini, diğer yandan ülkemizde bütün ilaçların artık ... kayıt edildiğini, dolayısıyla davalının söz konusu ilaçları teslim aldığı hatta kime sattığının dahi ... sisteminden görülebileceğini, davalı tarafın salt ödemeyi geciktirmek amacıyla kötüniyetli olarak borca kısmen itiraz ettiğini, davalı borçlunun borca itiraz ederek, borç ödemekten kaçınarak süre kazanmaya çalıştığını, oysa ki hiçbir itiraz edilmeyen, sözleşmeye uygun olan ve davalı tarafa bildirilen bu fatura alacaklarının likit olup fatura bedellerinin ödenmesi gerektiğinin davalı tarafından da bilindiğini, davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, itirazın haksız ve alacak da likit olduğundan davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olup reddedilmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işbu dava için görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu için hak düşürücü sürelerin ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, bu süreler geçtikten sonra dava açıldığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin eczacı olup; davacının ecza deposundan ilaç alımı yaptığını, müvekkilinin aylık ödemeleri yaptığını ve davacıya bu durumu haber verdiğini ve ödendiğine dair teyit aldığını, müvekkilinin yaptığı ödemelerden sonra davacının yetkilerine her seferinde mesaj atıp; borcunun olmadığına dair teyit ettirdiğini, her ay alacak verecek ile ilgili mesajlaşmalar olduğunu ve borcun olmadığının karşı tarafça teyit edildiğini, müvekkilinin ...aracılığı ile ödemeler yaptığını, ciro primi ve iskonto hususlarında anlaştıklarını, davacı tarafın ödemesi gereken ciro primlerinin davalıya verilmediğini, bu nedenle esasında davalı tarafın alacağı bulunduğunu, bundan dolayı davalının ödemezlik def'inde bulunma hakkının da bulunduğunu, davacı tarafın müvekkiline söz verdiği iskontoları da yapmadığını, davacı tarafın RX programının parasını vereceğini tahaahüt ettiği halde bu programı vermediğini müvekkiline bedeli şirkete ait olmak üzere satın almasını; şirketin bu programın bedelini daha sonra düşeceğini söz verdikleri halde parasını ödemediğini, davalı tarafın ciro primi için davacıya fatura kestiğini ancak davacının bu faturayı reddettiğini, bu nedenle icra takibindeki 11.700 TL tutarındaki miktarın kabul edildiğini, icra dairesinde kabul edilen miktarın sebebinin bu olduğunu, davalının davacıya ödeyeceği bir borcu bulunmadığını, davalı tarafın davacıya 19/09/23 tarihinde 46.148,60 TL ödeme yaptığını, bu ödeme ile müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu kalmadığını, taraflar arasındaki cari hesabın tam olarak incelenirse müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin alacaklarının davacının muhtemel alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacı tarafın dava açma hakkı olmadığını bildiği halde dava açtığı için işbu davanın haksız ve kötü niyetli olup HMK'nın kötüniyeti dava açılmasına dair hükümlerinin uygulanması gerektiğini, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu için görevsizlik kararı verilmesine, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımından dolayı reddine, davanın esas yönünden reddine, kabul anlamına gelmemek üzere davanın kabulü halinde müvekkilinin alacaklarının davacının muhtemel alacaklarından mahsup edilmesine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davacı tarafından kötüniyetle dava açıldığından 6100 Sayılı HMK'nın 329. Maddesine göre davacının yargılama giderlerinden başka, davalının vekiliyle aralarında AAÜT gereğince kararlaştırılan vekâlet ücretinin (AAÜT’de ... için öngörülen 17.900,00 TL'nin) tamamını davalıya ödemesine ve azami hadden disiplin para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; icra takibinin Cari Hesap alacağı olarak yapıldığı, dava dilekçesinde ise .... Ay satışlarına ilişkin tutar üzerinden istemde bulunulduğu, bu hususun değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, yerinde yapılan incelemede, 2023/8. Ay satışları toplamının 46.149,25 TL olduğu, buna karşılık davalı tarafından 19.09.2023 tarihinde 46.148,60 TL ödemede bulunulduğu, davacı tarafın Ticari Defter kayıtlarının incelenmesinde, dosyaya kazandırılan Muavin Defter kayıtlarında görüldüğü üzere, davalı ... Cari Hesap borcunun 43.164,01 TL olduğunun belirlendiği, icra takibine yapılan 01.02.2024 tarihli itirazda borcun 11.700,00 TL'sinin kabul edildiği, 29.01.2024 tarihinde yapılan Arabuluculuk son toplantısında ise anlaşmaya varılamadığı, ... E dosyası ile takibe konulan tutara karşılık olarak 26.01.2024 tarihinde davalı Muhammed Katre tarafından 16.740,69 TL ödemede bulunulduğu, bu ödeme sonrası, davalı tarafın kesintiler dikkate alınarak yapılan işlemler sonrası, bakiye borcun 29.01.2024 tarihi itibariyle 26.954,62 TL olduğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu,tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna ve tarafların birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 26.421,91 TL (ödenen 16.740,69 TL 'nin düşümü suretiyle bakiye toplam alacak bedelidir.) alacağının bulunduğu,bu miktar yönünden davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı, bakiye kısma ilişkin davacının alacağını ispata elverişli belge ile kanıtlayamadığı, bu itibarla hükmedilen alacak dışında davalının davacıya borcunun bulunmadığı, takibe konu faturaların salt davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması dayanak belgelerle doğrulanmadığı takdirde tek başına malın ve hizmetin teslim edildiğini ispata yeterli bulunmadığı, davacının bakiye alacağına ilişkin faturaya konu mal ve hizmetin verildiğine ilişkin ispata elverişli delil de sunmadığı bu itibarla davacının bakiye alacak iddiasını ispatlayamadığı, yine davalının ciro prim alacağını ispatlayamadığı ,davalı tarafında yapılan ödemelerin ilk vadesi gelen ödemeye mahsubun gerekmesi nedeniyle son faturaların ödendiği iddiasının kabul görmeyeceği, kabul edilen kısım yönünden haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi gerektiği,reddedilen kısım yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davacının takibinde kötü niyetli olduğu tespit ve ispat da edilemediği,davalının icra takibinden önce usulünce temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgenin bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile ,davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında 26.421,91 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline , bu miktar yönünden takibin devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile ,davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında 26.421,91 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline , bu miktar yönünden takibin devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20 'si oranıda hesaplanan 5.284,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.804,88 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.377,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin 2.692,44 TL' sinin davalıdan, 907,56 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 475,00 TL posta ve tebligat gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.975,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 74,79 kabul) 5.216,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının dava açarken ödediği 855,20 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 26.421,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 8.907,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
... ¸e-imzalıdır.