T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/6 Esas - 2024/274
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/6 Esas
KARAR NO : 2024/274
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 07/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08.05.2024
Davacı vekilince açılan Muarazanın giderilmesi talepli olarak açılan davanın açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İflas Halinde ... GIda İht. Mad. Paz. Taş. İnş. Tic. Ltd. Şti'nin tasfiye işlerini yürüten müvekkili iflas İdaresinin, iflas halindeki müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarına ait hesap ekstreleri dökümlerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu'nun 5. maddesi ve Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca verilmesi istemiyle 26/10/2023 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesi nedeniyle muarazanın giderilmesi ve müvekkili şirket adına olan hesaplarına ait hesap ekstrelerinin verilmesi yönünde hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf Iflas ... Gıda Iht. Mad. Paz. Tas. Ins. Tic. Ltd. Sti'nin Avukatlık Kanununun 2. maddesi uyarınca verilmesi istemiyle 26.10.2023 tarihinde yapılan basvurunun reddedilmesi nedeniyle muarazanın giderilmesi ve müvekkil sirket adına olan hesaplarına ait hesap ekstrelerinin verilmesini talep ettiğini, işbu dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu`nun 513/1. Maddesinde "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. " denildiğini, bu kapsamda müvekkilinin bankaya sunulan vekaletname uyarınca müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin tarafınız ile paylaşılması 5411 sayılı yasanın 73. maddesinde yer alan "Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler, müşteri sırrı hâline gelir. Diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, bu maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâller haricinde, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamaz ve bunlara aktarılamaz." şeklindeki hüküm nedeniyle davacı tarafa talep etmiş olduğu bilgi ve belgeler verilemediğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/48404 K. 2015/1342 T. 26.1.2015 tarihli ilamı, aynı yönde Yargıtay 13. HD., E. 2014/9916 K. 2014/39048 T. 8.12.201"....davacının sureti kendisinde bulunan belgeleri yeniden bankadan talep ederek muaraza yaratması hukuken korunamaz. " şeklinde ve benzer çok sayıda Yargıtay içtihatları haklılıklarına işaret ettiğini, davacı taraf gerek iflas idaresi gerekse bunun dışında davacı firmanın vekili olduğu, talep ettiği belgeler bu zamana kadar açmış olduğu çok sayıda dava, şikayet ve icra takiplerine sunulduğunu, takip ve dava dosyalarından kolayca temin edebileceği bilgi ve belgeleri müvekkil Bankadan tekrar talep ederek muarazayı kendisi yarattığını, muarazayı kendisi yaratan davacının bu amacı hukuken korunmamasını, davacı taraf icra dosyalarından kapak hesabı alarak yapılan ödemeler ve kalan borç bilgisini kolayca öğrenebilecek olduğunu, zira maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olanın bu amacı hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca banka görevlilerinin müşterilerine ait sırları kanunda açıkça yetkili kılınan mercilerden başka kimselere açıklamaları yasak olduğu, müvekkil Banka Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından çıkarılan talimatlar ile bağlı olduğu, BDDK tarafından Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreterliğine gönderilen yazıda avukatın müşteri bilgilerini alabilmesi için vekâletnamesinde bu yönde müşterinin rızasını açıkça ifade eden hüküm olması gerektiği, genel vekâletnameye istinaden söz konusu bilgilerin verilemeyeceği açıkça ifade edildiği, nitekim Yargıtay 19. HD., E. 2017/5587 K. 2019/2531 T. 15.4.2019 tarihli kararında ".....Dosya içerisinde bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Denetleme Kurulu'nun 08 Şubat 2002 tarihli yazısında ''müşterilere ait sırların bankalar tarafından müşterilerinin izni dahilinde açıklanabileceği noktasından hareketle, bir avukatın müvekkilinin banka hesabı hakkında bilgi alabilmesinin ancak, müvekkilince verilecek vekaletnamede bu hususta özel bir hüküm bulunması veya vekaletnamede müvekkilinin hesabından para çekme yetkisinin yer alması halinde mümkün olabileceğinin kabulü gerekmektedir'' denilmekle mahkemece bankaların işlemlerinin BDDK denetiminde yapıldığının gözetilerek dosyaya bu konuya ilişkin özel vekaletname sunmayan davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." şeklindeki Yargıtay kararında bu husus açıkça belirtildiği, ekte bir suretine yer verdiğimiz vekaletnamenin dayanağını oluşturan iflas idaresinin yetki belgesinde davacı vekiline ahzu-kabz yetkisi dahi verilmemiş iken (Noter tarafından düzenlenen vekaletnamede bulunmasına rağmen dayanak yetki belgesinde bulunmadığı) Yargıtay 19. HD. Kararı doğrultusunda, davacı tarafın ahzu-kabz yetkisi bulunmaması nedeniyle müvekkilinin bankadan hesap ekstresi ve diğer belgeleri istemesi hukuka aykırı olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, bu talebimiz kabul görmez ise yukarıda açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile, davalı bankanın kendisine yapılan başvuruya rağmen iflas halindeki müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarına ait hesap ekstreleri dökümlerini kendisine vermediğini ileri sürerek muarazanın giderilmesi talepli olarak davanın açıldığı anlaşılmakta ise de;
Dosya içerisine davalı vekilince sunulan ve iflas idaresi tarafından verilen vekaletnameye esas olan yetki belgesinde davacı vekiline ahzu kabz yetkisi verilmemiş olduğu anlaşıldığı, nitekim Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Denetleme Kurulu'nun ''müşterilere ait sırların bankalar tarafından müşterilerinin izni dahilinde açıklanabileceği noktasından hareketle,bir avukatın müvekkilinin banka hesabı hakkında bilgi alabilmesinin ancak,müvekkilince verilecek vekaletnamede bu hususta özel bir hüküm bulunması veya vekaletnamede müvekkilinin hesabından para çekme yetkisinin yer alması halinde mümkün olabileceğinin kabulü gerekmektedir'' şeklindeki yerleşik uygulaması ve bankaların işlemlerinin BDDK denetiminde yapıldığı gözetildiğinde dosyaya bu konuya ilişkin özel vekaletname sunmayan davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gibi bir an için aksi düşünüldüğünde dahi davacı vekilince müflis şirket kayıtları üzerinde yapılacak bir inceleme ile rahatlıkla elde edilebilecek bilgilerin davalı bankadan talep edilmesinde hukuki yararın da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesinee,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/04/2024