T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/734 Esas - 2025/596
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/734 Esas
KARAR NO : 2025/596
...
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14.07.2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının üzerine düşen ödemeleri yapmadığını, bu nedenle söz konusu sözleşmeler kapsamındaki tutarların tahsili amaçlı başlatılan icra takibinin; borçlunun, 13/09/2024 tarihli haksız itirazı ile durdurulduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde borcunu kabul etmemekle birlikte ödememesinden doğan feriler ve işlenmiş ve işleyecek faiz alacaklarına herhangi bir neden sunmadan veya belgelemeden itirazda bulunarak müvekkili banka nezdinde mağduriyet oluşturduğunu beyan ederek, izah edilen ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; .... Sayılı dosya kapsamındaki itirazın iptaline, davalının borca haksız itirazı nedeniyle duran takibin devamına, takip tutarı alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilden herhangi bir hak ve alacağı olmamakla birlikte huzurda ikame edilen haksız davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davaya konu borcun varlığı kabul edilmemekle birlikte bir an için borcun var olduğunun değerlendirilmesi halinde ise müvekkilin söz konusu borçtan sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceğini, kefillik sözleşmesinin düzenlendiği 6098 Sayılı TBK'nın 583. Maddesi uyarınca kefaletin şekil ve şartları düzenlenmiş olup bu hüküm gereğince, Müvekkil tarafından imzalandığı iddia edilen kefil sözleşmesinde müvekkilin sorumluluğuna ilişkin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihini, hatta kendi ismini dahi kendi el yazısıyla belirtmediği bu doğrultuda ilgili sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu nedenle davanın müvekkil yönünden reddi gerektiğini, ilgili banka tarafından da müvekkiline yeterli bilgilendirmenin yapılmamış olması nedeniyle müvekkilin kefil sıfatının geçersiz olduğunu, yine kefalet ilişkisi bakımından müvekkilinin eşi tarafından verilen herhangi bir rıza mevcut olmadığından hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinin de mevcut olmadığını, müvekkilinin iddia edilen kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihte sadece şirket yetkilisi olup herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, ticari şirketlerin, ticaret siciline tescil ile birlikte tacir sıfatı kazandığını, ticaret şirketlerinin, tüzel kişi olarak tacir sıfatı bulunduğundan şirket ortak ve temsilcilerinin tacir sıfatı bulunmadığını, bu halde eşinin rızası dahi alınmayan müvekkilin kefaletinin geçersiz olduğunu, açıklanan ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; cevap dilekçesinin kabulüyle öncelikle haksız ve mesnetsiz davasının zamanaşımı itirazı nedeniyle usulden reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, davacının icra takibini başlatmakta kötüniyeti sabit olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için borcun doğru olduğu düşünülse dahi, davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yana ödemelerin düzenli bir şekilde yapıldığını, sonrasında ise müvekkilin içine girdiği ekonomik durumlar sebebiyle davacı yana yapılan ödemelerde gecikmeler yaşandığını, fakat davacının iddia ettiği takibe konu borç miktarının gerçeği yansıtmadığını, yapılan ödemelerin davacı banka tarafından mahsup dahi edilmeden takibe konduğunu, davacı yanın faize yönelik talebinin haksız, isteme yönelik oranının da hatalı olup, dosyanın bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, açıklanan ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; cevap dilekçesinin kabulüyle öncelikle haksız ve mesnetsiz davasının zamanaşımı itirazı nedeniyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, davacının icra takibini başlatmakta kötüniyeti sabit olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER
-Sözleşme örnekleri
-Banka kayıtları
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında, ödenmediği ileri sürülen bedelin davalı taraftan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce deliller toplanmış, Bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı, icra takip dosyası ile banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu içeriğine göre;
Davacı ... ile davalı asıl borçlu ... arasında 03.02.2022 tarih ve 2.000.000,00 TL tutarlı "Kredi Genel Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, takibe konu edilen ticari kredinin bu kredi sözleşmesi tahtında tahsis edilen limit kapsamında kullanıldığı, takibe konu edilen kredi kartının 03.08.2022 tarihinde davalı ... imzasına teslim edildiği, kredi Genel Sözleşmesi'nin eki mahiyetinde 23.06.2022 tarihinde imzalanan Vinov Sözleşmesi ile de takibe konu vinov limitinin tahsis edildiği, davalı asıl borçlunun ... nolu kredi kartının, 03.01.2024, 05.02.2024 ve 04.03.2024 hesap kesim tarihli kredi kartı ekstrelerinin dönem/asgari ödeme tutarlarının son ödeme tarihlerinde ödemediğini, ...nolu vinov hesabının, 29.12.2023 tarihinde tahakkuk eden 2.967,83 TL, 31.01.2024 tarihinde tahakkuk eden 3.393,45 TL, 29.02.2024 tarihinde tahakkuk eden 2.982,13 TL, 29.03.2024 tarihinde tarihinde tahakkuk eden 3.146,40 TL devre faiz ve vergi tutarların tahakkuk tarihinde ödemediği, bu kapsamda davacı bankanın kat tarihi itibariyle davalıdan olan alacağını talep etme hakkının doğduğu, davalı ...'nın, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, TC kimlik no, adres yazıp, kefalet tarihini "03.02.2022" olarak atıp, kefalet tutarını rakam ve yazı ile "4.000.000,00-TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzaladığı, 18.10.2019 tarih ve 9933 sayılı ... 'nin kurucu ortağı olduğu tespit edildiğinden, 03.02.2022 tarihli kefalet sözleşmesine, eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığının tespit edildiği kanaatine varılmıştır.
Davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu ... yevmiye numaralı İhtarnamesinin tebliğ şerhlerinin incelenmesinde; davalı asıl borçlu şirketin e-posta adresinde 02.04.2024 tarihinde okunduğu, ihtarnamede ödeme için verilen 1 günlük sürenin 03.04.2024 tarihinde hitamı ile davalı asıl borçlunun 04.04.2024 Perşembe günü temerrüte düştüğü, davalı kefil ...'nın aynı konutta oturan eşi imzasına 03.04.2024 tarihinde teslim edildiği, ihtarnamede ödeme için verilen 1 günlük sürenin 04.04.2024 tarihinde hitamı ile davalı ...'nın 05.04.2024 Cuma günü temerrüte düştüğü, yapılan tespitler doğrultusunda alınan bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle olan alacak tutarının,76.550,45 TL asıl alacak, 12.936,11 TL işlemiş akdi faiz, 2.426,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 180,49 TL % 5 BSMV, 2.030,39 TL masraf olmak üzere toplam 94.124,23 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmakla, belirlenen tutarlar üzerinden davanın kabulüne ve alacağın likit niteliği dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı tarafın .... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin;
-76.550,45 TL asıl alacak,
-12.936,11 TL İşlemiş Faiz
-2.426,79 TL İşlemiş Faiz,
-180,49 TL BSMV,
-2.030,39 TL Masraf olmak üzere toplam 94.124,23 TL üzerinden devamına,
-Asıl alacak tutarının 13.708,75 TL'lik kısmı için takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için %54,60 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile tahsiline,
-Asıl alacak tutarının 62.841,70 TL'lik kısmı için 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. Maddesi uyarınca ... tarafından açıklanacak kredi kartı/kredili mevduat işlemlerinde uygulanacak azami gecikme (temerrüt) faiz oranı %63,60 üzerinden (değişen oranların uygulanması kaydıyla) işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsiline,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, hükmedilen tutar olan 94.124,23 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 94.124,23 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.429,63 TL karar ve ilam harcı ile, davacı harçtan muaf olduğundan dava açılışında alınmayan 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.045,03 TL harcın davalılardan tahsili ile, hazineye irad kaydına,
4-Davacının karşıladığı 305,00 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.305,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 4.224,36 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 80,64 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 94.124,23 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.796,84 TL üzerinden takdir edilen 1.796,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.728,82 TL'sinin davalılardan, geri kalan 71,18 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.11/07/2025
...