T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/818 Esas - 2025/638
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/818
KARAR NO : 2025/638
....
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ile müvekkili şirketin kimyon alışverişi konusunda anlaşma yaptığını, bu anlaşma kapsamında borçlu tarafından müvekkilininden peşin ödeme alınmış olup, ödemeler yönünden müvekkiline biriken meblağlar karşılığında ürün satışı yapmayı tahhüt ettiğini, müvekkilinin bu kapsamda olmak üzere; 25.06.2024 tarihinden itibaren 16.10.2024 tarihine kadar borçluya cari hesap ekstresinde göründüğü üzere toplamda iade faturalar ile beraber 14.562.026,55 TL ödeme yaptığını, borçlu tarafından iş bu ödemelere karşılık ise toplamda 12.746.413,50 TL'lik mal satışı yapıldığı ve faturalandırıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelere karşılık bakiye kalan miktar üzerinden ürün talep etmesine karşılık borçlu tarafından ürün gönderilmediği gibi, müvekkilinin fazla ödemesi de iade edilmediğini, mezkur talepler karşılanmadığı gibi, borçlu tarafından müvekkiline dönüş yapılmadığını, tüm arama çalışmalarına rağmen borçluya ulaşılamadığını, bunun üzerine müvekkilinin fazla ödemenin iadesini içerir ... yevmiye numarası üzerinden noter ihtarını borçluya gönderdiğini, ancak ihtara rağmen borçlu tarafından müvekkili şirkete geri dönüş sağlanmadığını, müvekkili şirketin tarafından 24.10.2024 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, gönderilen icra ödeme emrine 06.11.2024 tarihinde itiraz edildiğini, ancak borçlunun icra takibinde belirtilen borca itirazda bulunduğunu ve açılan icra takibinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde durduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında yapılan kimyon alışverişi nedeni ile davacı müvekkilinin kendisine düşen edimini yerine getirdiğini ödemeleri peşin olarak yaptığını, fakat davalı borçlunun borcunu ödemediğini, yanı sıra vermesi gereken kimyonu da vermediğini, öncelikle davalının parayı vermemek ve davayı sonuçsuz bırakmak için mal kaçırma girişiminde bulunacağına dair harici duyumları, müvekkilin para göndermesi nedeniyle parayı geri alma hususunda hak sahibi olması ve resen göz önüne alınacak diğer kanuni nedenlerle davalının dava değeri nispetinde taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, borçlunun .... Esas nolu icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına,ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın teslim edilen mala ve buna ilişkin yapılan ticarete rağmen haksız kazanç elde etmek için işbu davayı açtığını, müvekkili firmanın söylenilen ve iddia edilenin aksine her ne kadar kesilen faturaların bedelinden fazlasını tahsil etmiş görünse de; davacının sunduğu faturalardan da görüldüğü üzere 7 parça kimyon satışı söz konusu olduğunu, 7 parça kimyon toplamda kaç kilo tuttuğu bütün kantar hesaplarında mevcut olduğunu, ticari teamül gereği; kimyon satışlarında %8’lik bir fire kabul edilebilir fire şeklinde değerlendirildiğini, somut olayda; davacı tarafın teslim aldığı malların fire oranının kabul edilebilir orandan çok fazla olduğunu iddia ettiğini bu sebeple kesilecek faturanın bir süre geciktirilmesini, sonrasında kesilmesini müvekkilinden talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendi hesabıyla kabul edilebilir oranın bir miktar üzerine çıktığını, davacı tarafın da belirtilen tutarı müvekkili hesabına gönderildiğini, kantar tutanaklarından da görüleceği üzere, teslim edilen kimyonun kilo tutarlarının açıkça görüldüğünü, faturası kesilen tutarın kilo bazında 7 adetten toplam; 113.456 kg olduğunu, kantardan geçen tutarların ise doğrudan yaklaşık toplam 140 ton olarak kabul edildiğini, bu miktara göre %10’luk bir fire oranı kabul edilse dahi 130 tonluk bir malın faturasının kesilmesi teamüle uygun hatta teamül oranından oldukça yüksek bir oran olduğunu, davacı tarafın ise; iyi niyeti suistimal ederek ve ticari teamüllerin ve somut gerçeğin dışına çıkarak teslim aldığı 140 tonun kabul edilebilir 130 tonu yerine 113 tonu kabul ettiğini ve bunun üzerinden fatura kestirerek müvekkilini işbu dava açılana kadar oyaladığını, 21.820+22.460+17.660+16.480+16.840+24.740+20.440 kg olmak üzere toplam 140.440 kg kimyon teslim edildiğini, bu durumun doğrudan ölçümü yapan firmadan da temin edilecek şekilde ortada olduğunu, kesilen faturaların da 13.977+19.297+17.892+17.518+14.657+14.172+15.943 olmak üzere toplam yaklaşık 113.456 kg kapsadığını, davacı tarafından müvekkile gönderilen tutar da 10 tona yakın bir firenin düşüldüğü toplam 130.748 KG’lık kimyonun ücreti olduğunu, kaldı ki, bu ücretlerin içerisinde nakliye ücretleri de yer almamakta olup nakliyeye yönelik bütün masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, davacının haksız bir şekilde dava açtığı, teslim edilen mal hakkında hiçbir somut iddiaya ve bilgiye yer vermeden ve Sayın Mahkemeden gizleme yoluyla haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı göz önüne alınarak davanın reddine; haksız ve kötü niyetli takip yapan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fazla yapılan ödemenin istirdatına ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre; 1.771.820,44 TL alacaklı bulunduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması nedeniyle, davalı tarafından beyan edilen ürün sevkiyatına ilişkin nakliye bedelinin mahkemece ödenmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, davacı firma alacağının 1.678.780,44 TL olacağı, zirai yönünden yapılan değerlendirmede; davalı firmanın göndermesi gereken 11.588 Kg. ürün tutarı karşılığının 1.313.789,50 TL olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması nedeniyle, davalı tarafından beyan edilen ürün sevkiyatına ilişkin nakliye bedelinin mahkemece ödenmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, davacı firma alacağının 1.220.749,50 TL olacağı tespit edilmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu,tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre,taralar arasındaki inkar edilmeyen ticari ilişki ve davacı tarafından düzenlenen 12.746.413,50 TL 'lik faturalar sonucu davalının davacıya 14.518.233,50 TL ödemede bulunmuş olduğu, taraflar arasında fire miktarına ilişin bir sözleşme ve anlaşma bulunmadığı, bu kapsamda fire mevcut ise davacının katlanması gerektiği ,bu nedenle davalı alacağının 14.518.233,50 TL - 12.746.413,50 TL = 1.771.820,44 TL olduğu ,fakat bu miktardan taşınır satımın düzenleyen BK 211 'nın"Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir." maddesi gereği nakliye giderinden davacı sorumlu olduğundan nakliye gideri olan 93.040,00 TL 'nin düşümü ile davacının 1.678.780,44 TL 'yi istemekte haklı olduğu, davalı tarafça ödemeye ve borcun bulunmadığına ilişkin bir belge sunulmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 1.678.780,44 TL'nin 30.10.2024 tarihinden(ihtarname tebliğ tarihine atıfet süresi eklenmek suretiyle temerrüt gerçekleştiğinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.678.780,44 TL'nin 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 114.677,49 TL harçtan 427,60 TL peşin harç ve 30.087,52 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 84.162,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin 3.411,00 TL sinin davalıdan, 189,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.487,50 TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.487,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 94,75 kabul) 10.884,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının dava açarken ödediği 855,20 TL peşin ve başvurma harcı ve 30.087,52 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 244.665,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.