T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/11 Esas - 2025/664
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/11 Esas
KARAR NO : 2025/664
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2025
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile ... imzalandığını ve müvekkili şirketler tarafından davalı Kuruma özel güvenlik hizmeti verildiğini, müvekkillerinin sadece özel güvenlik hizmeti vermekte ise de, ... sayılı evrak müvekkillerine tebliğ edilmiş ve hakediş bedelinden kesinti yapılmak suretiyle, müzakere dahi edilmeden müvekkili şirketlerden haksız ve hukuka aykırı olarak zayi olan 14916,45 litre tutarındaki motorine karşılık gelen 657.218,79 TL tahsil edildiğini, müvekkili şirketler imzalanan sözleşme gereği, davalı kurumun sınırları içerisinde bulunan kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak, hırsızlık, yağma, yangın, sabotaj, terör eylemlerine karşı gerekli önemleri almakla yükümlü olduğunu, bunların dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, iş bu sözleşme gereği müvekkili şirketlerin çalıştırmakta olduğu tekniker veya mühendis de bulunmadığını, ... sorumluluk sahasında bulunan ... Ana Verici İstasyonunda meydana gelen yakıt taşıması sonucu hasar oluştuğunu, oluşan hasar ile ilgili davalı kurumun müfettişlerince yapılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporunda; özel güvenlik görevlilerinin kusurlu olduğunun belirtildiğini, ilgili evrakın devamında ise 14.916,45 litre zayi olan motorin zararının mali yönden karşılanması hususunda zayi olan motorine karşılık gelen tutarın tazmin edilmesinin istendiğini, bu bahisle zayi olan 14.916,45 litre tutarındaki motorine karşılık gelen 657.218,79 TL müvekkili şirketlerin Ekim 2024 hak ediş faturasından kesildiğini, söz konusu kesilen tutar hakkaniyete aykırı olduğu gibi müvekkili şirketlerin sorumluluğu altında gerçekleşen bir durum olmadığını, davalı kurumun söz konusu tutarı müvekkillere yüklemek amacıyla, “....” açıklamasıyla fatura düzenlendiğini ve müvekkillerine 19.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, fatura bedeli Ekim 2024 ayı hak ediş bedelinden haksız olarak tahsil edildiğini, müvekkili şirketler tarafından özel güvenlik hizmeti verilmekte olup jeneratör yakıt ikmali, bakımı, onarımı, denetimi, sigortası vb. hizmetler verilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketlerin mevcut herhangi bir borcu bulunmadığını, ilgili faturaya ve içeriğine taraflarınca 22.11.2024 tarihinde ihtarname vasıtasıyla itiraz edilmiş olup faturanın iade edildiğini, akabinde arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuş olup anlaşamama yönünde e-imzalı son tutanak düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, mevcut sözleşmenin güvenlik hizmeti sunmayı öngörmüş olup müvekkillerinin tüm sorumluluk ve yükümlülüklerini işbu hizmet karşılığında yerine getirdiğini, güvenlik hizmetinin yakıt taşıma veya dökülmesi gibi konuları kapsayan bir hizmet olmadığı gibi güvenlik hizmetini sağlayan şirketlerin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden tahsil edilen 657.218,79 TL'nin fatura tarihi olan 05.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ...istasyonunda, 18.06.2023 tarihinde yakıt taşması ile ilgili olarak ...18.06.2023 tarihinde nöbetleri esnasında jeneratör odasını kontrol etmediklerini, yakıt taşmasına ilişkin hususu Kurum yetkililerine haber vermedikleri, sonuç olarak görev esnasında kusurlu davrandıklarının ortada olduğu, bu sebeple huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket çalışanlarının hem Teknik Şartname hem de müvekkili Kurum ile davacı şirketler arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince görev alanı ve tanımlarında olmasına rağmen, gerekli denetim ve kontrolleri yapmakta kusurlu davranarak Kurum zararının oluşmasına neden oldukların...; davacı iş ortaklığı personeli özel güvenlik görevlilerinin nöbetleri esnasında jeneratör odasını kontrol etmedikleri, yakıt taşmasına ilişkin hususu Kurum yetkililerine haber vermedikleri, dolayısıyla söz konusu firma ile Kurum arasında imzalanan Sözleşme eki olan Teknik Şartnamenin 3.22 maddesine göre, görev esnasında kusurlu davrandıklarının belirtildiğini, soruşturma konusu zayi olan motorin zararının mali yönden karşılanması hususunda Soruşturma Raporunda; firma ile Kurumları arasında yapılan Sözleşmenin Tedarikçinin Tazmin Sorumluluğu Başlıklı 31. maddesi hükmü uyarında, hizmetin eksik/ kusurlu yerine getirilmesinden kaynaklı olması nedeniyle zayi olan 14.916,45 litre motorine karşılık gelen 657.218,79 TL'nin Ekim 2024 hakediş faturasından kesildiğini, faturanın karşı tarafa gönderildiğini, davacı tarafın dava konusu vakayı ve davacı şirketler ile müvekkili Kurum arasında imzalanan sözleşmesel ilişkiyi tamamen çarpıttığını, müvekkili kurum ile ile davacı şirketler arasındaki sözleşmenin taşımacılık sözleşmesi olduğunu iddia ederek ona ilişkin kanuni hükümlere ilişkin açıklamalarda bulunduğunu, meydana gelen zararın yakıt taşıması sonucu olmadığını, konunun yakıt taşıması, yakıt taşıma sözleşmesi, TTK 875/1,879 maddeleri ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını, işbu dava konusu zarara sebep olan olayın, ... ana verici istasyonunda günlük yakıt tankı şamandıra arızası nedeniyle meydana gelen yakıt taşması sonucu oluşan hasar ve hasara ilişkin davacı şirketlere bağlı olarak çalışan güvenlik görevlilerinin ihmali nedeniyle oluşan zarar olduğunu, davacı firmaların meydana gelen zarardan hem müvekkili Kurum ile imzaladıkları Sözleşme gereğince hem de Borçlar Kanunu 116. Maddesi gereğince kusursuz sorumlu olduklarını, kusursuz sorumluluk ve sözleşmeye aykırılık hükümlerinin yarışmasının söz konusu olduğunu savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıların oluşturduğu İş Ortaklığı ile davalı Kurum arasında imzalanan sözleşme gereği ödenmesi gereken Ekim 2024 hakediş bedelinden, 05.11.2024 tarihli fatura ile haksız olarak kesildiği ileri sürülen zayi olan 14.916,45 litre tutarındaki motorine karşılık gelen 657.218,79 TL'nin faizi ile birlikte davalı tarafça ödenmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler...tarafından düzenlenen 18.07.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de sunulan bilirkişi kurulu raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, meydana gelen olaya ilişkin hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile tarafların olaydaki hukuki durum ve kusurlarının takdir ve tayinlerinin Mahkemeye bırakılmış olması ve uyuşmazlığın teknik kısımlar dışındaki çözümünün, Mahkemenin hukuki değerlendirme yetkisi içinde olması ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... içinde bulunn ve teknik şartname madde 3'te ayrıntıları belirtilen sorumluluk sahalarındaki hizmet birimlerinde çalışan personelin, ziyaretçilerin, kuruma program çekimi ve yapımı veya diğer resmi görevler için gelen konukların can ve mal güvenliklerinin sağlanması, hizmet birimleri içerisinde ve Kuruma ait bina ve tesislerin ve verici istasyonlarının, her türlü araç gereçlerinin ve depoların hırsızlık, yağma, yangın, sabotaj, terör vb. eylemlere karşı korunması için gerekli önlemlerin alınması....mevzuat hükümlerine göre özel olarak eğitilmiş ve bu kanun ve mevzuatta belirtilen görevleri yapan ve yetkileri kullanan 800 Silahlı Özel Güvenlik Görevlisi ile 24 ay süreyle sağlanmasıdır.'' dava konusu olaydan dolayı ‘.... ... Tutarı’ içerikli davalının KDV’siz olarak düzenlemiş olduğu 657.218,79 TL tutarlı faturanın davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, davalı Kurumun kendi ticari defterlerinde 657.218,79 TL fatura tutarını davacıya yapılacak olan ödemelerinden mahsup ettiği, 657.218,79 TL tutar kadar davalının kendi ticari defterlerinde davacıya olan borcunu azalttığı, davaya konu olayın ... ... ana verici istasyonunda bulunan İveco marka Jeneratörün saat 18.06.2023 tarihinde 8:59 saatinde çalışmaya başladığı, 17:37'de durduğu, bu süre içinde kullandığı yakıt azalınca, ana tanktan günlük tanka yakıt pompalamaya başladığı, yakıt seviyesi yakıt tankının üste seviyesindeki probe ulaşınca şamandıra sisteminin uyarısı ile pompanın durması gerekirken, arızalanıp durmadığı ve sürekli yakıt pompalamaya devam ettiği, pompalanan mazotun günlük yakıt tankının üstünden aşarak jeneratör odasının zeminine ve verici binasının alt katının zeminine yayıldığı, aynı gün saat 22.30 cıvarında pompanın kapatılarak yakıt sevkiyatının durdurulduğu, Jeneratör yakıt sistemi, jeneratör üstünde bulunan bir tank ve bu tankın yeterli gelmediği durumlarda yedek bir tanktan jeneratör tankını sıklıkla bir otomasyon paneli üzerinden kumanda edilen yakıt seviyesi düştüğünde otomatik olarak seviyeyi ayarlayan sistem ile kullanıldığı, bu sistemde bir şamandıra sistemi ile jeneratör tankı dolduktan sonra uyarı vererek yakıt beslemesinin durdurulması gerektiği, ancak bu sistemin arızalanması sebebiyle yakıt iletiminin kesilmediği, jeneratör tankınından yakıtın taşmış olduğu, olay nedeniyle zayi olan (taşan) yakıt miktarının 14.916,45 litre olduğu, olayın oluş şekli ile hesaplanan akaryakıt miktarının uyumlu olduğu, dava konusu faturanın düzenlendiği tarihteki Samsun ili akaryakıt birim fiyatının 44,06 TL olup, 05.11.2024 tarihli 657.218,79 TL tutarındaki fatura bedelinin uygun olduğu, davacı iş ortaklığının sorumluluğun davalı Kurumun birimlerinde bulunan kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak, hırsızlık, yağma, yangın, sabotaj, terör eylemlerine karşı gerekli önemleri almakla sözleşme ile yükümlü olduğu, ancak davalı Kurumun 18.06.2023 tarihinde Jeneratör sisteminin çalışmasının aksadığı ve motorinin depoya dolmayarak 14.916.45 litre motorinin taşarak boşa aktığı gerekçesiyle, 14.916,45 litre motorinin bedelini (657.218,79 TL) davalı Kurumun hakedişlerinden kesmesinin hakkaniyete aykırı olduğu iddia edilerek açılan davada, davalı Kurumun 18.06.2023 tarihinde nöbetçi olan güvenlik görevlilerinin, jeneratör odasını kontrol etmedikleri, yakıt taşmasına ilişkin hususu Kurum yetkililerine haber vermediklerinden kusurlu olduklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu, taraflar arasında 31.01.2023 tarihli ''... imzalandığı, davaya konu hadisenin ... İstasyonunda 18.06.2023 tarihinde meydana gelen elektrik arızasında jeneratörün devreye girmesiyle, jeneratörün günlük kullanım tankında ana tanktan yakıt (motorin) pompalaması eyleminde; şamandıra sisteminin yakıt aktarımını durdurması gerekirken arızalanması nedeniyle durmadığı ve yakıtı sürekli pompalamaya devam ederek elektrik kesintisi nedeniyle jeneratörün çalıştığı (8.59 ile 17.37 saatleri arasında) toplam 14.916,45 litre motorinin taştığı (boşa aktığı) ve böylece Kurumun zararının oluştuğuna ilişkin hazırlanan 12.06.2024 tarihli Teftiş Kurulu raporuna istinaden Ekim 2024 ayı hakedişlerinden (657.218,79 TL) kesinti yapıldığı, yakıt ana tankından, günlük kullanım tankına yakıt aktarım mekanizmasının şamandırasının arızalı oluşu/ arızaya geçmesi nedeniyle, tanka aktarım fonksiyonunu gerçekleştiremediğine ve motorinin dışarı akmasına / taşmasına sebep olduğuna ilişkin tespitleri içeren Kurum Müfettiş raporundaki 14.916,45 litre motorinin zayi olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacıların taraflar arasındaki sözleşmenin güvenlik hizmeti sunmayı öngördüğü, güvenlik hizmetinin, yakıt taşma veya dökülmesi gibi konuları kapsayan bir hizmet olmadığı gibi güvenlik hizmetini sağlayan şirketlerin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı ve meydana gelen zararın yakıt taşması sonucu meydana geldiğinin açıkça belirtilmesine rağmen davacı şirketlerin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını iddia ettikleri, taraflar arasındaki Sözleşmenin madde 5/ 1. bendinde özetle; İş bu sözleşmenin, davacı şirketlerin (tedarikçi firmaların) sorumluluk sınırları içindeki hizmet birimi çalışanları ve ziyaretçi / sair şahısların can ve mal güvenliklerinin sağlanması, kurumun hizmet birimleri içerisinde ve Kuruma ait bina ve tesislerin ve verici istasyonlarının, her türlü araç gereçlerinin ve depoların hırsızlık, yağma, yangın, sabotaj, terör vb. eylemlere karşı korunması için gerekli önlemlerin almak üzere özel güvenlik görevlisi görevlendirilmesine dair 24 ay süre için hizmet sözleşmesi olduğu belirtildiği, sözleşmeye bağlı Teknik Şartnamenin 3/5. Maddesinde; 'Tedarikçi, gürev alanı alanı içinde Kurum tarafından verilen kamera aydınlatma enerji, jeneratör, ısıtma, elektronik izleme, yangın algılama ve erken uyarı sistemlerinin tam ve sağlıklı bir şekilde amacına uygun olarak çalışıp çalışmadıklarını tespit edeceği..' belirtildiği, Teknik Şartname madde 3/22 ise; ''Tedarikçi görev alanı içinde yer alan Kuruma ait her türlü tesis, jeneratör, yakıt tankı, anten , enerji hattı vs. durumlarını kontrol edecek, olası bir güvenlik zafiyeti tesbit edilmesi halinde, süratle ilgililere bilgi verecektir.'' hükmünün yer aldığı, Sözleşmenin 21/6 maddesinin ; ''Bu sözleşme kapsamında çalıştırılan işçiler ile tedarikçi, Kurumun malzeme, araç gereç ve malzemelere verdiği zarar ve ziyandan sorumludur. Bu zarar ziyan tedarikçinin hakedişinden kesilerek tahsil edilir'' olarak düzenlendiği hususlarının tespit edilmiş olmasına göre, taraflar arasındaki akdi ilişkinin niteliği ve dava konu olay değerlendirildiğinde, davaya konu zararlandırıcı olayın günlük yakıt tankındaki şamandıra arızası nedeniyle meydana gelen yakıt taşması sonucu oluştuğu, davacıların sözleşme ile üstlendikleri asli görevin güvenlik hizmeti olup, bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, meydana gelen zararın bir güvenlik zafiyetinden değil, günlük yakıt tankının tüm ekipmanlarının kullanıma hazır olup olmadığı, düzgün çalışıp çalışmadıkları, teknik bakım ve kontrollerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin olup, zararın güvenlik hususundan ziyade teknik bir aksaklık ve bozukluktan kaynaklandığı, zararın meydana gelişindeki asıl sebebin bu konuda gerekli teknik kontrol ve takipleri yapıp yapmadığı bilinemeyen davalı Kurumun yakıt deposuna ait tanktaki şamandıra arızası olduğu, davacıların üstlendiği güvenlik hizmetinin kapsamına teknik aksaklık ve bozukluklar ile bunlardan kaynaklanan zararların da dahil edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve sözleşme amacı ile bağdaşmayacağı, ancak güvenlik hizmetini üstlenen davacılar personellerinin Sözleşme ve eki niteliğindeki Teknik Şartname hükümleri uyarınca zararın meydana geldiği yeri daha öncesinde kontrol etmiş olmaları halinde aksaklığın, bozukluğun daha erken bir saatte fark edilebilecek olması nedeniyle daha öncesinde müdahale imkanı doğarak zararın artmasını engelleyebilecekleri, ancak teknik bir bozukluktan meydana gelen zararı ve olayın oluşumunu engelleme imkanlarının olmayıp, sadece erken uyarı ile zararın çoğalmasına engel olabileceklerinin kabulü gerekmekle, buna göre somut olaya ilişkin olarak Mahkememizce yapılan değerlendirme ve meydana gelen zararın oluşum şekline göre, teknik bir arıza nedeniyle meydana gelen olayda davalı Kurumun ağırlıklı şekilde %70 oranında, davacıların ise erken uyarıda bulunmamış olmaları nedeniyle %30 oranında sorumlu ve kusurlu oldukları sonucuna varılarak, yakıt taşması sonucu meydana gelen Kurum zararı olarak tespit edilen 657.218,79-TL'nin %70'inden bu konuda asıl sorumluluk sahibi olan davalı Kurumun üzerinde olacağı, bu miktardan davacılara yansıtılabilecek ve davacıların sorumlu tutabileceği miktarın ise %30 oranında olabileceği, Mahkememizce takdir olunan bu kusur ve sorumluluk oranlarına göre hesaplama yapıldığında; davacıların hakedişlerinden kesilen 657.218,79-TL'nin davalı Kurumun sorumluluğuna isabet eden %70 oranındaki 460.053,15-TL'lik kısmının haksız kesinti niteliğinde olup, 05.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacılara iadesinin gerektiği, kalan kısmın ise güvenlik hizmeti kapsamında rutin denetim yapmak ile de sorumlu bulunan davacıların kusur ve sorumluluğunda olduğunun takdiri ile, davacıların kendi sorumluluklarına isabet eden fazlaya ilişkin iade ve alacak isteminin reddine karar vermek gerekmekle, davanın kısmen kabulüne dair açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜ İLE; 460.053,15-TL'nin 05.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı şirketlerin oluşturduğu İş Ortaklığına ödenmesine,
2-Davacıların fazlaya ilişkin alacak isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 460.053,15-TL üzerinden hesaplanan 31.426,23-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 11.223,66-TL harcın mahsubu sonucu kalan 20.202,57-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 11.223,66-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.926,56-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 402,50-TL posta ve tebligat gideri, 25.000,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 25.427,50-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 17.799,24-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 73.007,97 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
7-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 31.546,50-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ...bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin 2.659,99-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.140,01-TL'nin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim...
¸e-imzalıdır.