T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/149 Esas - 2025/553
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/149
KARAR NO : 2025/553
....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/02/2025
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kuruluşun personel çalıştırılmasına dair hizmet alımlarına dair ... işi kapsamında yüklenici firmalar ile hizmet alım sözleşmesi akdederek hizmet alım işlemini gerçekleştirdiğini, davalı firmanın... ile 01.05.2019-31.12.2020 tarihleri arasında alt işveren firma olarak faaliyet gösterdiğini, davalı alt işveren firmalarda çalışmış olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükteki 14. maddesi hükümleri kapsamında kıdem tazminatı ödemesine hak kazanır şekilde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatı ödemesini hak etmeleri nedeniyle anılan işçinin kıdem tazminatı hesaplamaları yapılarak dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olup ödemenin müvekkili kuruluş tarafından gerçekleştirildiğini, ... ile Bağlı İşyerlerine Ait İşçilik Hizmet Alımı işi kapsamında yüklenici mülga 25.08.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükteki 14. maddesi hükümleri kapsamında kıdem tazminatı ödemesine hak kazanır şekilde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine dayanılarak hazırlanan Kamu İhale Kanunu’na Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik ilgili hükümleri uyarınca hesaplanarak 09.11.2023 tarih Makam Olur’una 33.304,75-TL’in hesaplarına ödendiğini, işçilerin müvekkili kuruluşta alt işveren firmalar altında toplam çalışma süreleri karşılığı olarak hesaplanarak ... için ödenen tazminat ilgili yüklenici firmalardan tahsiline yönelik; sözleşme dönemleri ile sınırlı olmak üzere, işçilerin çalışmış olduğu hizmet süreleri dikkate alınarak hesaplanan tutarların, ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizleriyle birlikte ve 15 gün içerisinde müvekkili kuruluş hesabına yatırılması gerektiğine dair bildirimde bulunulduğunu, yapılan bildirim akabinde herhangi bir geri dönüş alınamadığını,... için; 600 Gün alt işveren firma olarak faaliyet gösteren ... tarafından ödenmesi gereken 33.304,75-TL tutarlarında olmak üzere toplamda 33.304,75-TL ödenmemiş alacak bulunduğunu, her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkili kuruluşun 33.304,75-TL tutarındaki alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava dışı işçinin çalıştırdıkları sürelere göre tespit edilecek sorumlulukları oranında davalı firmalardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet üzerinin davalılar üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı işçilerin asıl ve tek işvereni davacı .... olup davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili firmanın davacı taraf ile özel güvenlik hizmeti alımı sözleşmesi yaptığını, işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi tüm işçi alacaklarından davacı idarenin doğrudan doğruya ve tek başına sorumlu olduğunu, davacının işçi alacaklarına ilişkin tüm ödemeleri öncelikle müvekkili şirkete yapıyor olması sonrasında da bunların işçilere ödeniyor olması gerekmekteyken davacının sebebiyet verdiği davanın neticesinden müvekkili firmayı sorumlu tutarak kötü niyetli hareket ettiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmelerden de anlaşılacağı üzere işin tanımı olarak müvekkili şirket tarafından yapılacak işler değil...'nin muhtelif birimlerinde çalıştırılacak işçi sayısı bildirildiğini, dolayısıyla ihale konusu olan iş değil, işçi olduğunu, sözleşmede yaptırılacak ihale ile üstlenilen belirli bir iş bulunmayıp, yardımcı işler kapsamında olan bir işin ihale yoluyla müvekkili şirkete verilmiş olup, söz konusu sözleşmenin davacıya personel teminine yönelik olduğunu, bu nedenledir ki davacı ile müvekkili şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi olmadığını, dava dışı işçiler, işe başladığı günden beri davacının işçisi olduğunu, işbu sözleşme ile alınan işçilerin davacının değişik birimlerinde, davacının asıl personeli ile birlikte, işçilerin devam ve devamsızlıkları, izinleri, mazeretleri ve çalışma programları...ş.'nin amir ve yetkililerince takip edilerek, davacı yetkililerinin yönetimi ve denetimi altında çalıştıklarını, müvekkili şirketin işçilerinin kendi bünyesinde sigortalı gösterildiğini taşeron şirketlerin değişmesine rağmen işçilerin işyerinin değişmediğini, sözleşme ile icra edilen hizmet gereği olarak gerekli ekipmanlar, aletler alınması, işçilerin kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai ve diğer tüm işçi alacakları için %3 ek pay koyulduğu ve bu payın belirtilen işçi alacağı kalemlerini karşılamadığını, ancak yine de %3 bu pay her ne kadar işçi alacaklarını karşılamıyor olsa da sorumluluğun davacının üzerinde olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacının haksız ve hukuka aykırı talebinin külliyen reddi gerektiğini, davacı tarafın işveren sıfatı ile tüm işçilik borçlarından dolayı sorumlu olduğunu, kendi menfaatine olan çalışmaların karşılığı olan çalışmaların karşılığı olarak ödemiş olduğu bedelleri tekrar müvekkili şirketten talep etmesi hakkaniyet kurallarına ve kanunlarına da aykırı olduğunu, husumet itirazları saklı kalmak kaydıyla davacının rücu talebinin zamanaşımına uğramış olup davanın reddini talep ettiklerini, hiçbir şekilde davacı yan taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere davanın müvekkili açısından reddinin kabul edilmemesi ve rücu edilebilecek bir alacağın varlığının kabulü halinde müvekkili firma ile davacı tarafın sorumluluğunun ilgili yasal düzenlemeler ve yargıtay kararları uyarınca yarı yarıya ve devir esnasındaki işçinin müvekkili şirketten aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğunu, davacının her ne kadar rücusunu talep ettiği meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep etse de davacı tarafından müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin yerinde olmadığını, davacının iddia ve talepleri ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 02/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının talepleriyle bağlı kalınarak Kıdem Tazminatı bakımından ....'ye 33.304,75-TL rücu edilebileceği tespit edilmiştir.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacın “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverendentalep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup,iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. ( Bkz....)
Bu açıklamalar ışığından somut olayda dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalı bünyesinden bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. İhbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai alacağından ise son işveren sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporunda davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin bakiye 2.277,42 TL'den sorumlu olduğundan davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile , 33.304,75 TL'nin 16.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 2.275,05 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.659,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 75,00 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 1.230,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 6.305,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025
....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.