T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/177 Esas - 2025/639
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/177
KARAR NO : 2025/639
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı ... numaralı fatura düzenlendiğini, ... numaralı fatura incelendiğinde toplam borcun 73.632,00-TL olduğunun görüleceğini, bunun üzerine asıl alacağa 07.09.2022 tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağı 9.070,85-TL olduğundan toplam alacak miktarı olan 82.702,85- TL'nin tahsili amacıyla borçlu aleyhine ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ne var ki borçlunun 17.08.2023 tarihinde takibe itiraz ettiğini, icra dairesinin ise itirazı dikkate alarak 21.08.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verdiğini, borçlunun itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup hukuken bir dayanağı olmadığını, zira itirazı sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, müvekkili şirket ve davalı arasında süregelen bir ticari iş ilişkisi bulunduğunu, dolayısıyla her ne kadar davalı tarafından müvekkiline bazı ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin hiçbiri yukarıda bahsi geçen faturaya ilişkin olmadığını, zaten her iki şirketin banka hareketleri incelendiğinde borçlu tarafından yapılan birtakım ödemelerdeki tutarın işbu davaya konu faturadaki miktarlar ile örtüşmediğinin tespit edileceğini, dolayısıyla, borçlu tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali gerektiğini, davanın kabulü ile davalı tarafından ... esas sayılı dosyasına ilişkin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile icra takibinin aynen devamına, davalının takip konusu dosyadaki (... Esas sayılı dosya) alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu icra takibine taraflarınca 17.08.2023 tarihinde itiraz edilmiş olup, bu itiraz üzerine icra takibinin 21.08.2023 tarihinde durdurulduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasının, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasının zorunlu olduğunu, ancak anılan hak düşürücü sürenin dava tarihine kadar geçmiş olup, işbu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, bu itibarla, süresi geçtikten sonra açılan davanın, hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kaldı ki, davacının bu süreyi sonuna kadar beklemesinin kanunla tanınan hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, faturanın tek başına borç doğurucu belge niteliğinde olmadığını, davacının ispat külfetini yerine getirmemiş olup taleplerinin soyut iddiaların ötesine geçemediğini, faturanın tek başına borç doğurucu belge niteliğinde olmadığını, faturaya konu edilen ürün veya hizmetin ne zaman, ne şekilde, kim tarafından ifa edildiği yönünde davacı tarafından hiçbir açıklama yapılmadığını, bu kapsamda herhangi bir sözleşme, sipariş formu, teslim irsaliyesi, iş teslim tutanağı veya kabul belgesi sunulmadığını, bu durumda, davaya konu alacağın varlığının yalnızca faturaya dayalı soyut bir iddia niteliğinde olduğunu, kabul edilmemekle birlikte müvekkil şirketin borçlu olduğu varsayılsa dahi, 07.11.2022 ve 16.09.2022 tarihlerinde ödeme yapılmış olup davacı şirkete borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin borçlu olduğu bir an için dahi düşünülecek olursa; davacı ile aralarındaki iş ilişkisi kapsamında farklı zamanlarda ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, işbu faturaya dayalı borç iddiasının açıkça ifa edildiğini ve ortadan kalktığını, bu kapsamda, müvekkili şirket tarafından davacı şirket yetkilisine havale yoluyla: 07.11.2022 tarihinde 50.000 TL, 16.09.2022 tarihinde 100.000 TL
olmak üzere toplamda 150.000 TL ödeme yapıldığını, para transferinin gönderildiği ... isimli kişinin ise davacı şirketin yetkilisi olduğunu, ilgili ödemenin içerisinde 73.632,00 TL fatura bedeli ve yukarıda izah edildiği üzere tarafların şirket ortaklığından kaynaklanan diğer hak ve alacakların mevcut olduğunu, 16.09.2022 tarihli 100.000 TL’lik havalenin, dava konusu fatura tarihinden yalnızca birkaç gün sonra ve icra takibinden çok önce gerçekleşmiş olması olduğunu, ayrıca 50.000 TL’lik ödemenin de takip tarihinden sonra gerçekleştirildiğini, bir an için müvekkilinin borçlu olduğu varsayılsa dahi yapılan iki havale birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilinin, davacının iddia ettiği tutarı tam olarak ve fazlasıyla ifa ettiğinin görüldüğünü, davacının açtığı haksız davanın reddine, ve müvekkilinin davacıya karşı borcunun bulunmadığının tespitine, davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 18/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... evrak numaralı 73.632,00 TL faturadan kaynaklı muavin defter hesaplarında 72.844,46-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu,tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre,taralar arasındaki inkar edilmeyen ticari ilişki ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterinde kayıtlı olmasına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 72.844,46 TL alacağının bulunduğu, davalı ödeme itirazında bulunmuş ise de yapılan ödemenin davacı şirket hesabına yapılmadığı, yine yapılan ödemenin de davalı şirket tarafından yapılmadığı, dava dışı davalı şirket yetkilisi tarafından dava dışı davacı şirket yetkilisine yapılan ödemenin davalı şirket tarafından yapılmaması ve yapılan ödemeye ilişkin açıklaması bulunması nedeniyle bu ödemelerini davalı borcundan düşülmesinin mümkün olmayacağı, davalının faturaları kabul ederek defterine işlediği ve faturalara süresinde itiraz etmediği, taraf defterlerinden de anlaşıldığı üzere davacının alacağının sabit olduğu, haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi de gerektiği, davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğü belgelendirilmediğinden temerrüt faizi istemin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile ,davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında 72.844,46 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline , bu miktar yönünden takibin devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20 'si oranıda hesaplanan 14.568,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alacağın mevcudiyeti ve miktarı yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden ve davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 4.976,00 TL harçtan 998,85 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3.977,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin 3.170,88 TL' sinin davalıdan, 429,12 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 90,00 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.090,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 88,08 kabul) 6.244,87 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının dava açarken ödediği 1.614,25 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 9.858,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, reddedilen kısım yönünden kesin, kabul edilen kısım yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim..
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.