T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/259 Esas - 2025/360
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/259 Esas
KARAR NO : 2025/360
...
DAVA : Ticari Şirket (Olağan Genel Kurulu Toplantıya Çağrıya İzin)
DAVA TARİHİ : 09/04/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08.05.2025
DAVA : Davacı dava dilekçesinde; davalı şirketin %10 hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirket yönetim kurulunun ... (yönetim kurulu başkanı), ... (yönetim kurulu başkanvekili), ... (yönetim kurulu üyesi) ve diğer yönetim kurulu üyesi olarak kendisi olmak üzere 4 kişiden oluştuğunu, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sadece yönetim kurulu başkanı ... ve başkan vekili ... tarafından müşterek olarak kullanılabildiğini, 6102 sayılı TTK ve anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca şirketin genel kurul toplantısının yılın ilk 3 ayı içerisinde yapılması gerektiğini, ancak bugüne kadar yapılmadığı gibi yapılmasına yönelik tüm taleplerin olumsuz karşılandığını, davalı şirkete, yönetim kurulu başkanına ve başkan yardımcısına .... Noterliğinden gönderdiği 21.02.2025 tarihli ihtarnaneme ile genel kurul toplantısının yapılması ve gündeme alınmasını istediği maddeler ve toplantıda temsilci bulundurulmasının ihtar edildiğini, şirket ve yönetim kurulu başkanı ... tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve işlem yapılmadığını, başkan yardımcısı ... tarafından gönderilen ihtarname ile, yapılacak genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi bulundurulmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, toplantının davacı tarafın çağrısı ile değil, faaliyet döneminin sona erdiği 3 ay içerisinde ihtarnamede belirtildiği gibi usulüne uygun bir şekilde yapılacağının ihtar edildiğini, 3 ayın dolmasına rağmen toplantının yapılmadığını, gündeme madde eklenmesi istemine ilişkin hususların, yıllık kar payı oranlarının ve dağıtılacak olan kar paylarının günümüz ekonomik koşullarına göre hakkaniyetle belirlenmesi, yönetim kurulu üyelerinin yeniden belirlenmesi, bazı şirket personellerinin gerek evrakta, gerekse çalışırken fiili olarak yolsuzluk yaptığı, şirketin aleyhine / zararına iş ve işlemlerde bulunduğu, kendi çıkarlarına ancak şirketin aleyhine zararlara sebebiyet verecek şekilde iş ve işlemlerde bulundukları hususunda şifahi ve yazılı olarak defalarca uyarılarda bulunulmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, bu nedenle yönetim kurulunun derhal gerekli tahkikatı başlatması, etkili ve şeffaf bir soruşturma ile sorumluların tespit edilerek gerekli idari ve cezai işlemlerin yapılması, varsa şirketin zararını tespiti ile bu zararın ilgili şahıslara rücu edilerek tazmin edilmesine ilişkin olduğunu, bu maddelerin yasaya ve usule aykırı olmayan şirket hissedarı olarak hakkı bulunan talepler olduğunu belirterek davalı şirketin %10 hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olarak genel kurul toplantı çağrısının yapılması için tarafına yetki verilmesi mahkemenin aksi kanaatte olması halinde mahkemece tayin edilecek 3. bir kişiye yetki verilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuş yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin .... genelinde çeşitli ve büyük ölçekli işlere imza attığını, ticari faaliyetlerini aynı özen ve ihtimamla yerine getirmekte olduğunu, davacının da uzun yıllardır davalı şirket yönetim kurulunda faaliyetlerde bulunduğunu, faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin bilgi sahibi olduğunu, 03.01.2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmasının kararlaştırıldığını, 18.01.2024 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olarak ..., ..., ... ve davacının seçildiğini, azlık olduğu iddiasıyla bu dava açılmış ise de yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirket kuruluşundan bu yana tüm toplantıların usulüne uygun bir şekilde yapılmakta olduğunu, hisse devirleri ve şirket ortaklarından .... vefatıyla birlikte mirasçılarının hissedar olması sebebiyle ortaklık durumunun şekil aldığını, son olarak şirket ortaklarından ...'ın engelli olduğundan kendisine yönetim kayyumu atanmasının beklenildiğini, kayyum atamasının yapıldığını, davacının yönetim kurulu üyesi olarak şirketin tüm faaliyetlerinden ve alınan kararlarından haberdar olduğunu, 18.01.2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile 3 yıl süreyle temsil ve ilzam yetkisini veren yönetim kurulu kararında kendisinin de imzasının bulunduğunu, davacı tarafın ihtarname kapsamında gündeme alınmasını istediği ve dava dilekçesinde belirttiği hususların yerinde görülmediğini, kar payı oranlarının ve dağıtılacak kar paylarının belirlenmesine yönelik talebin davalı şirket yönetim kurulu tarafından her zaman görüşülüp karara bağlanacak bir husus iken gündeme alınması talebinin uygun görülmediğini, davacı taraf yönetim kurulu üyesi olup, sorumluların ve vermiş oldukları zararın tespitini teminen araştırmanın davalı şirketçe devam ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği kişilerin üst düzey yönetici olmayıp maaş ve konumları itibarıyla çalışan kişiler olduğunu, bu kişiler hakkında 4857 sayılı yasanın madde 25 / II - e kapsamında iş verenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, iş verenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uygun olmayan davranışları nedeniyle .... 46 çıkış koduyla son verildiğini, devam eden sürecin de takip edilmekte olduğunu, bu eylemlerde bulunan, yolsuzluk yapan kişiler hakkında yasal sürecin, araştırmanın sona ermesi akabinde başlatılacağını, davanın hukuki yarar ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE : Dava; TTK madde 411, 412 maddeleri uyarınca davalı şirketin olağan genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı şirketin ticaret sicil özeti celp edilmiş, yapılan incelemede faaliyet adresinin ..., şirket yetkililerinin ... ve ... olarak müştereken temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Davalı vekili 07.05.2025 tarihli oturumda beyanında davalı şirketin olağan genel kurul toplantılarının her yıl düzenli olarak yapıldığını, bu yıl da 26.05.2025 tarihinde yapılacağını bildirerek buna ilişkin yönetim kurulu karar örneğini sunmuştur.
TTK'nun 411. maddesi "azlık" başlıklı olup; genel olarak "sermayenin en az 10'da birine, halka açık şirketlerde 20'de birini oluşturan pay sahipleri yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşme ile çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. ..."
TTK'nun 412. maddesi "mahkemenin izni" başlıklı olup, "pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme 7 iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında kayyımın, görevlerinde ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. ..." hükmüne haizdir.
Anonim şirketlere ilişkin hükümler bölümünde genel kurulun toplantıya çağrısına ilişkin hükümler 410, 411 ve 412. maddelerinde belirtilmiştir.
Genel kurulu toplantıya çağıracak asıl yetkili yönetim kuruludur. 410. maddede belirtilen pay sahibi, tasfiye memurları ile 411. maddede belirtilen azlık, ikincil yetkililer olarak düzenlenmiştir. Çağrıya yetkili olanlar bu şekliyle sınırlı sayıda gösterilmiştir. Esas sözleşme ile kanunda gösterilenler dışında kimseye yetki tanınamayacaktır. (...)
Davacı, davalı şirketin %10 paylı ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinden biridir.
Dava, TTK'nın 411-412. maddeleri kapsamında genel kurulu toplantıya çağrıya izin talebine ilişkin olup, davalı şirketin en son genel kurul toplantısının 18.01.2024 tarihinde yapıldığı, şirket genel kurul toplantısının yılın ilk 3 ayı içerisinde yapılması gerektiğinin yasa hükmü olduğu, davacı tarafından ihtarname çekilen tarih itibarıyla bu sürenin dolmadığı, şirketin müşterek yetkililerinden biri tarafından gönderilen cevabi ihtarname içeriği ve yine toplantının 26.05.2025 tarihinde yapılacak olmasına ilişkin alınan karar içeriği ve davacı talebi de gözetilerek bu aşamada dosya kapsamı itibarıyla TTK'nun 411 ve 412. maddesindeki yasal koşullar bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan harçla karşılanmakla, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde...nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı iş ve duruşma yoğunluğu nedeniyle oybirliğiyle verilen kararın hüküm özeti açıkça okundu.07/05/2025
....