T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/357 Esas - 2025/676
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/357
KARAR NO : 2025/676
...
...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/05/2025
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.12.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ....plakalı aracıyla seyir halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonrası, çarpmanın etkisiyle savrularak ..... Sokak üzerinde kendi seyrinde ilerleyen ve içerisinde yolcu olan müvekkili ....'un buluduğu .... plakalı aracın da ön kısımlarına çarparak ters dönmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde müvekkili yolcu ...'un kalıcı şekilde sakatlandığını ve sürekli iş göremez hale geldiğini, kaza mahalline gelen trafik polis ekibi tarafından tutulan 03.12.2023 tarihli "kaza tespit tutanağı" uyarınca ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, taraflarınca 13.12.2024 tarihinde .... Komisyonu’na başvuru yapıldığını, komisyon tarafından, kazaya ilişkin kusur durumunun belirlenmesi amacıyla 08.01.2025 tarihinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, sürücü ...’ın kazada %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, aynı süreçte alınan 01.02.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile de müvekkili ...’un sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi tazminatın 716.324,25 TL olduğunun tespit edildiğini, taraflarınca ... adına sigorta şirketine 20.11.2024 tarihinde başvuru yapılmış olup, sigorta şirketi tarafından 21.04.2025 tarihinde 12.527,05-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını, ancak, bu ödemenin müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararları tam olarak karşılamadığını, yapılan ödemenin yalnızca kısmi bir ödeme olup, müvekkilinin sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin gerçek zararını karşılamadığını, sigorta şirketinin, müvekkilinin sürekli iş göremezlik giderlerini tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu sebeple sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemenin müvekkilin uğradığı gerçek zararları karşılamadığı için bakiye tazminat taleplerinin devam ettiğini, gerçek zarar ilkesi gereği, müvekkilinin uğradığı tüm kayıpların eksiksiz olarak karşılanması gerektiğini, bu doğrultuda, sürekli iş göremezlik talebine ilişkin bakiye tazminatın eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini, ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, kaza tarihi itibariyle (03.12.2023) kişi başına ölüm ve sakatlanma halinde 1.200.000,00-TL teminat sağladığını, teminat limitleri kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunduğunu, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK 109 kapsamında sonradan arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanının meydana gelmesinde atfı kabil herhangi bir kusuru bulunamadığını, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda zamanaşımına uğradığını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre ....tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin ... tarafından karşılanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin herhangi bir hak kaybı da bulunmadığını, söz konusu kazanın iş kazası ise; ... tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, beyanlarının kabulü ile; öncelikle müvekkili sigorta şirketinin ihbar olunan konumunda olması nedeniyle aleyhine hüküm kurulmamasını, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davacının 03.12.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığından bahisle sürekli iş göremezlik talibi ile .... 13/12/2024 başvuru tarih ve esas ... Karar Tarih ve .... karar sayılı kararı ile "Başvurunun kabulü ile 10,00 TL sürekli sakatlık tazminatı ve 2.000,00 TL .... tarafından karşılanmayan gider olmak üzere toplam olan 2.010,00 TL’nin 03.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine," şekilinde kesin karar verildiği anlaşılmaktadır .
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebinini artırabilir." şeklindeki 107/2 hükmü; 7251 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (7251 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sonrasında “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hâle gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir. (.... Karar sayılı kararları). Ayrıca Kanun'un gerekçesinde de bu sürenin, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda hâkim tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple, belirsiz alacak davasının şartlarını taşıyan bir davada Kanun'da belirtilen an hâkim tarafından resen gözetilerek davacıya kesin süre verilmelidir (.... Karar sayılı kararlar). Davacının verilen süreye rağmen geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmemesi durumunda davanın, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı 107/2 hükmünün son cümlesinde düzenlenmiştir.
Belirsiz alacak davası açan davacının talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi mümkün olup bu durum davanın açılması ile alacağın tamamının dava konusu edilmesinin bir sonucudur. Diğer bir anlatımla belirsiz alacak davasında geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi imkânının varlığı, alacağın tamamının dava konusu edilmediği anlamına gelmez. Dolayısıyla belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı dava konusu edilmiş olduğundan aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması hâlinde derdestlik söz konusu olur.
Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının ... Tahkim Komisyonu nezdinde belirsiz alacak davası açtığı, yargılama sonucunda davacıya geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için süre verilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacıya talep artırım için bir süre verilmeden karar verilmesi hatalı ise de bu karara karşı davacı temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu durumda tamamı belirsiz alacak davacına konu edilen alacak hakkında verilen hüküm, alacağın tamamı bakımından kesin hüküm teşkil eder.Bu açıklamalar ışığında ... Tahkim Komisyonu kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği ve davacının alacaklarının komisyon kararları ile kesin olarak hüküm altına alındağı anlaşılmakla HMK'nun 114/1-i ve 115 maddeleri gereğince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli harç başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
... ¸e-imzalıdır.