T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/423 Esas - 2025/711
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/423 Esas
KARAR NO : 2025/711
...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/06/2025
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde ....sayılı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi (...) ile sigortalı davalıya ait ve firari sürücü sevk ve idaresindeki... plakalı ticari kamyonet cinsi araç, 11.04.2024 tarihinde, ... plakalı araca çarparak bu aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, davalıya ait aracın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu ve sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiği hususları, kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, eksper raporu ve servis faturalarına göre ... plakalı araçta, 167.690,68 TL hasar tespit edildiğini ve hasar bedelinin 133.265,68 TL’lik kısmı 28.06.2024 tarihinde ilgili hasar servisine, kalan 34.425,00 TL’lik kısmı ise 02.07.2024 tarihinde mağdur araç sahibine tamamen ödendiğini, bu noktada belirtmek isteriz ki; sigortalı araç sürücüsünün, kazadan hemen sonra olay yerini terk etmesi, müvekkili şirketin davalıya rücu edebilmesi için tek başına yeterli bir sebep olduğunu, açıklanan sebeplerle, Trafik Poliçesi Genel Şartlarına göre müvekkili şirketin davalı sigortalıya rücu hakkı doğmuş olduğundan, icra takibi öncesinde 133.265,68 TL’lik hasar ödemesinin rücusu için davalıdan talepte bulunulduğunu ve yapılan anlaşma sonucunda indirimli olarak 119.000,00 TL tahsil edildiğini, akabinde yapılan 34.425,00 TL’lik ödeme için talepte bulunulmuşsa da bu tutara yönelik davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı haksız yere borca itiraz ettiğini, bu durum üzerine, dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığından kusur ve hasara ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 34.425,00 TL asıl alacağın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 6.496,42 TL yasal faizi ile birlikte tahsili için İİK’nun 67. maddesi gereğince işbu itirazın kısmen iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, davalı tarafça ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın kısmen iptali ile kusur ve hasara ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 34.425,00 TL asıl alacağın, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 6.496,42 TL yasal faizi ve takip tarihinden itibaren de asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsili hususunda takibin devamına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilince davacı sigorta şirketine 06.08.2024 tarihinde ekteki dekontlardan da anlaşılacağı üzere iki ayrı ödeme yapıldığını, işbu ödemelerden sonra her ne ad altında olursa olsun müvekkilinden ek bir hasar bedeli ödemesi istenmesinin Ticaret Kanununa, Borçlar Kanununa, yazılı veya sözlü olsun sözleşmelerle bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mağdur araç sahibine yapılan ek ödemenin dayanağı ve belgesinin bulunmadığını, müvekkilinin ödeme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden önce yani 02/07/2024 tarihinde mağdur araç sahibine yapıldığı söylenen 34.425,00 TL ödemeye ilişkin müvekkilinden (08/08/2024 tarihine kadar) hiçbir talepte bulunulmadığını, müvekkilinin 06/08/2024 tarihi itibariyle sigorta takip dosyasında bulunan tüm borçlarını ödediğini, mağdur araç sahibine ödendiği iddia edilen servis faturasız 34.425,00 TL'nin hangi sebeple ödendiğinin belli olmadığını, hasar bedelinin ancak ilgili servise ve fatura karşılığı ödenmesinin söz konusu iken faturasız ve belgesiz bir ödemenin mağdur araç sahibine ödenmesinin mümkün olmadığını, böyle bir ödemenin tüm mevzuata, sigortacılık uygulamalarına ilişkin genelgelere aykırılık teşkil ettiğini, aynı zamanda Vergi Kanunu açısından da hukuka aykırı olduğunu savunarak, sigorta şirketinin haksız rücu talebinin ve davanın reddine, davacı tarafın aleyhine olacak şekilde %20 haksız icra tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı davalıya ait ve firari sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari kamyonet cinsi aracın 11.04.2024 tarihinde ... plakalı araca çarparak, bu aracın hasarlanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle hasarlanan söz konusu araçta tespit edilen 167.690,68 TL hasar bedelinin 133.265,68 TL’lik kısmının 28.06.2024 tarihinde ilgili hasar servisine, kalan 34.425,00 TL’lik kısmının ise 02.07.2024 tarihinde mağdur araç sahibine tamamen ödenmesi sonucu şimdilik 34.425,00 TL asıl alacağın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 6.496,42 TL yasal faizi ve takip tarihinden itibaren de asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce 07.10.2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespit edildiği ve çözümü için gerekli delillerin toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair ara kararların tesis edildiği, ancak duruşma sonrasında davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 14.10.2025 tarihli yazılı beyanında; dava konusu alacağın haricen tahsil edilmiş olduğundan davanın konusuz kaldığı, işbu davada sulh olunarak dava konusu alacak haricen tahsil edilmiş olduğundan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini ve konusuz kalan dava nedeniyle gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiş, davalı vekili de sunmuş olduğu 14.10.2025 tarihli yazılı beyanında; dosya ihtilafına ilişkin olarak davacı taraf ile anlaşmış olduklarından davanın konusuz kaldığını, bu nedenle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmekle, taraf vekillerinin dosyaya sundukları birbirine uygun ve birbirini teyit eden yazılı beyan içerikleri ve talepleri uyarınca yargılamanın devamında bir yarar kalmadığı, tarafların anlaşmış olmaları sonucu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, yargılamaya son verilmiştir.
Bu durumda; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz sonucu açılan işbu itirazın iptali davasında, yargılamanın devamı sırasında taraflar arasında sağlanan uzlaşma gereği davacı tarafa ödemenin yapıldığı, davalı tarafça yargılama sırasında yapılan işbu ödeme sonucu davanın konusuz kaldığı, tarafların birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmadıkları anlaşılmakla, yargılama sürecinde yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, tarafların leh ve aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, Arabuluculuk giderinden ise tarafların yargılama sırasında anlaşmış olmaları nedeniyle 1/2 oranında her iki tarafın da sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmekle, taraf vekillerinin dosyanın karara bağlanmasına ilişkin istemleri ve usul ekonomisi de gözetilerek belirlenmiş bulunan duruşma gününün beklenmesine veya yeni bir duruşma günü açılmasına gerek olmaksızın, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu açıklanan esaslara uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yargılama sırasında davalı tarafça ödeme yapılmış olması nedeniyle konusuz kalan davada ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca, taraflar yararına veya aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL Arabuluculuk giderinin tarafların sulh olması nedeniyle taraflardan 1/2 oranında tahsil edilmesine, buna göre; 2.300,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 2.300,00-TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. 15/10/2025
...