T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/457 Esas - 2025/520
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/457
KARAR NO : 2025/520
....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/06/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hasar yönetimi ve risk değerlendirmedeki uzmanlığı ile banka sigortacılığında lider konumda bulunan uluslararası bir sigorta şirketi olduğunu, müvekkili şirketin ... plakalı araç için 06/04/2023 - 06/04/2024 tarihlerini kapsayacak şekilde ...poliçe numaralı ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesini düzenlediğini, söz konusu poliçe için 07.04.2023 ve 19.04.2023 tarihlerinde plaka değişikliği zeyilnameleri düzenlendiğini, .... "sigortalı" sıfatını haiz olduğunu, 19.02.2024 tarihinde ... ... istikametine seyir halinde olan ... plakalı sigortalı aracın yoldaki başıboş sahipsiz hayvana çarpması sonucu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu hasarın gerçekleşmesini takiben sigortalının müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunarak, meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında karşılanmasını talep ettiğini, hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesini takiben....numaralı hasar dosyası açılarak ekspertiz incelemeleri başlatılmış olup dava konusu hadiseye ilişkin yapılan detaylı incelemeler ve araştırmalar sonucu ... Teknik İnceleme/... tarafından düzenlenen Kasko Kesin Ekspertiz Raporu ile hasar tutarı 85.342,22TL olarak belirlendiğini, aracın onarımını ....'nin yaptığını, bu bağlamda; 75.348,79TL. 02.04.2024 tarihinde ...'ne 1.165,90TL tevkifat kesilmek suretiyle ödendiğini, 1.165,90TL. KDV tevkifatı da vergi dairesine ödendiğini, böylelikle müvekkili şirketin toplam 85.342,22TL tutarındaki sigortalı aracın hasarını karşılamış olup TTK madde 1472'den doğan kanuni halefiyet ilkesi kapsamında müvekkili şirkete rücuen tazmin hakkı doğduğunu, müvekkili şirketin toplam 85.342,22 TL'lik tutarındaki sigortalı aracın hasarını karşılamış olup TTK madde 1472'den doğan kanuni halefiyet ilkesi kapsamında müvekkil şirketin rücuen tazmin hakkı doğduğunu, hasar bedeli ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte 120.341,51-TL takip çıkışı üzerinden ..... sayılı dosyasından davalılara karşı icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri gönderilmişse de davalılar tarafından ödeme emrine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, böylece, ... tarafından verilen 04.02.2025 tarihli karar ile takibin durdurulduğunu, davalıların ödeme kabiliyetine dava devam ederken halel getirilmemesini teminen, dava değeri olan 120.341,51 TL tutarına denk gelecek oranda davalıların malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, davanın kabulü ile davalılar tarafından .... sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar tarafından takibe karşı haksız ve kötüniyetli şekilde yapılan itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili istemine dair icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, kasko sigortalı aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken yola çıkan sahipsiz hayvana çarpması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; ... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde; davalılar dava konusu trafik kazasının meydana geldiği otoyolun işletmecisi olup, otoyoldan geçenlere hizmet sunan şirkettir. Davacının sigortalısı ise ... olup, sigortalı araç hususi otomobil olduğu gibi, sigortalı davalının işlettiği otoyolu ücret karşılığı kullanan tüketicidir. Davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de hizmet sözleşmesine ilişkin olup, tüketici işlemi niteliğindedir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m.3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemenin görevli olması ise, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Davacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu rücuen tazminat davasında davacı sigortalısının tüketici, davalılaraın otoyoldan geçenlere ücret karşılığında hizmet sunan şirketin hizmet sağlayıcı, davacı sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi ilişkisi olduğu, bu suretle tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli bulunduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin ... Mahkemesi olduğunun tespitine,
Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025
...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.