T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/514 Esas - 2025/659
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/514 Esas
KARAR NO : 2025/659
...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2015
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.09.2025
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında elektrik satış sözleşmeleri imzalandığını , davalının .... nolu abonesi oldukları, 24.08.2006 tarih 875 sayılı... kararı uyarınca elektrik dağıtım şirketlerinin abonelerin tükettiği elektrik miktarı üzerinden hesaplanacak ... bedeli adı altında ek bir ücret tahakkuk ettirebileceğine karar verdiğini ve bu bedelin de dağıtım şirketleri tarafından tahakkuk ettirildiğini, ancak ...'nın bu kararının iptali talebiyle dava açıldığını ve kararın .... Sayılı kararıyla iptal edildiğini, bunun üzerine ... 'nın 28.12.2011 tarihinde aldığı 3612 sayılı kararı ile ... tarafından verilen iptal kararı doğrultusunda ... bedelinin tüketim miktarı üzerinden değil, abone grubuna göre sabit bedel üzerinden alınmasına karar verdiğini, bu karar nedeniyle... bedellerinin hukuki dayanağının kalmadığını, iadesinin gerektiğini, müvekkilinin tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını, dayanaktan yoksun kalan faturalara konu edilmiş geriye dönük 10 yıllık sürede müvekkiline tahakkuk ettirilen ... bedelinin tespitini, ve haksız tahsil edilen ... bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00-TL'nin KDV'siyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 04/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.255.433,63TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; fazladan tahsil edildiği iddia edilen ... bedelinin fatura tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu 61 ve 66 maddeleri ve 6098 satılı TBK 77. ve 82. maddeleri ile düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımına girdiği, davacıdan tahsil edilen... 'nin sadece sayaç okuma işlemine ait bir kalem olmadığını, bu kalem içinde yatırım harcamaları, müşteri hizmetleri giderleri, sayaç okuma bedelleri vb hizmet bedellerini bulunduran kümülatif bir bedel olduğunu, davacının bu sebeple tüm ... değerinin istirdatını isteyemeyeceğini, ... iptal kararının serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağının göz önüne alınması gerektiğinin belirtildiğini, davacının ... bedeli isteminin açık olarak dilekçesinden anlaşılamadığı, davacının serbest tüketici olup olmadığının dikkate alınması gerektiği, davaya konu bedelin muhatabının davalı şirket değil ... olduğundan bahsile davanın ihbarının talep edildiği, davaya konu alacak için fatura ödeme tarihinden değil ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğinden bahsile davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE : Dava, "... bedeli" adı altında nisbi olarak tahsil edilen sayaç okuma bedellerinin serbest tüketicilerden ... yılları arasında maktu alınması gerektiğine dair ... kararı nedeniyle dayanaksız kalan sayaç okuma bedellerini iadesi istemine ilişkindir.
Davalının cevap dilekçesinde belirttiği zamanaşımı itirazı TBK'nun 146.maddesi gereğince gerçekleşmediği, yine husumet itirazının faturaları düzenleyenin davalı olduğu nazara alınarak reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin...esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 27/06/2019 tarih ... sayılı kararla davacının söz konusu .... kararına konu 2006-2010 tarihinde serbest tüketici olmadığı, serbest tüketiciliğinin 2012 yılının Temmuz ayında başladığı, söz konusu Danıştay kararına dayalı olarak tahsil edilen sayaç okuma bedellerinin iadesini isteyemeyeceği, yine dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21.maddesi ile değişik 6446 sayılı kanunun 17 vd hükümleri de nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ....karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, .... kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
... karar sayılı ilamında; "Uyuşmazlık, nispi olarak alınan ... bedelinin istirdatı talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle serbest tüketici kavramının açıklığa kavuşturulması, sonrasında davacının dava konusu dönemde serbest tüketici olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
6446 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (cc) bendinde, serbest tüketici tanımlanmış olup, buna göre Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimi bulunduğu veya iletim sistemine doğrudan bağlı olduğu veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiler olarak belirtilmiştir.
Yine, Elektirik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliğinin “serbest tüketici kapsamı” başlıklı 5 nci maddesinde de “Aşağıdaki koşulları sağlayan tüketiciler serbest tüketici olarak kabul edilir;
a) İletim sistemine doğrudan bağlı olan tüketiciler,
b) Bir önceki takvim yılına ait toplam elektrik enerjisi tüketimleri serbest tüketici limitini geçen tüketiciler,
c) İçinde bulunulan yılda gerçekleşen toplam elektrik enerjisi tüketimleri serbest tüketici limitini geçen tüketicilerin” serbest tüketici niteliğini kazandığı kabul edilmiş ve bu bağlamda kanunla paralel düzenleme yoluna gidilmiştir.
Diğer taraftan,...sayılı kararıyla, ...'nun 875 sayılı Kurul kararının ekinde yer alan 20 dağıtım şirketi için Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisinin Perakende Satış Tarifesinin geçiş döneminde uygulanmasına ilişkin II. Bölümünün B bendini; "Sayaç okuma ve faturalandırma hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit bir ücret uygulanması gerektiğinin ortada olduğu, kaldı ki buna ilişkin maliyetlerin metodolojinin 1. Bölümünde abone başına sabit bir ücret olarak belirlendiğinin açık şekilde ifade edildiği" belirtilmek suretiyle iptal etmiştir.
Anılan ...sayılı kararı ile "davacı şirketin ürettiği elektriği serbest tüketicilere sattığı ve perakende satış hizmet tarifesinin Kwh üzerinden alınmasına ilişkin kuralın "Serbest tüketiciler" yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasında bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının dava konusu işlemlerin iptali isteminin "serbest tüketiciler"e yönelik olduğu dikkate alındığından, Daire kararının da "serbest tüketiciler"le sınırlı olarak uygulanacağı belirtilerek onanmıştır.
İptal kararları, iptali istenen tasarrufu ve ona bağlı işlemleri yapıldıkları tarihten itibaren ortadan kaldırır, geçmişe etkilidir, işlem hiç yapılmamış gibi hüküm ve sonuç doğurur, işlemden önceki hukuki duruma dönülür ve genel etkilidir.
Somut olayda; davacı,... nolu abonelikleri için Eylül 2006-Aralık 2010 dönemleri arasında, Kurul tarafından yıllık belirlenen tüketimden daha fazla tüketimde bulunduğunu, bu kapsamda serbest tüketici olduğunu belirterek fazla tahsil edilen ... bedelinin istirdatı için eldeki davayı açmıştır.
O halde ilk derece mahkemesince; Danıştay 13. Dairesinin iptal kararının onanmasına ilişkin ... Kurulunun 24/05/2012 tarihli kararı uyarınca, sayaç okuma ve faturalandırma hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit bir ücret uygulanması gerektiği, perakende satış hizmet tarifesinin Kwh üzerinden alınmasına ilişkin kuralın "serbest tüketiciler" yönünden hukuka aykırı olduğu gözönünde bulundurulmak suretiyle, 6446 sayılı Kanun ve Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği dikkate alınarak, davacının dava konusu dönemlerde,...tarafından belirlenen yıllık tüketim miktarı itibariyle "serbest tüketici" olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp, bu husustaki belgeler getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucu dairesinde (...tarafından yıllık belirlenen tüketimden daha fazla tüketime sahip olması halinde serbest tüketici konumunda olduğu kabul edilerek) bir hüküm kurulması gerekirken, davacının Temmuz 2012 tarihinde serbest tüketici olduğu kabul edilerek eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. " denilmiş,
Mahkememizin ... esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüş,
Davalı şirketten, davacı şirketin 2006-2010 yılları, her yıl ayrı ayrı olarak belirtilmek suretiyle tüketim miktarının bildirilmesi istenilmiş, yazı cevabı geldikten sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 16/02/2023 tarihli raporunda; davacı şirketin serbest tüketici limitlerinin üzerinde kalıp kalmadığının belirlenebilmesi ve aylık ... bedellerinin de hesaplanabilmesi için okunaklı olacak şekilde, davacı şirketin ... numaralı aboneliğine ilişkin olarak 2006-2010 yıllarına ait tüketim miktarlarını gösteren tesisat endeks dökümü ile ayrı bir tablo halinde 2006-2010 yıllarına ait ... bedellerini gösteren aylık faturaların bir CD’ye veya USB’ye yüklenmesi (... formatında) gerektiği bildirilmiş, belgelerin celbi için fer'i müdahil ... ve davalı şirkete müzekkereler yazılmış, yazı cevapları geldikten sonra bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti 12/09/2023 tarihli raporlarında; davacı şirketin 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarındaki toplam elektrik tüketim miktarlarının ... tarafından belirlenen serbest tüketici limitlerinin üzerinde olması nedeniyle serbest tüketici sıfatına haiz olduğunu, davacı şirketin ...numaralı abonelikle ilgili olarak davalı dağıtım şirketine fazladan ödediği ... bedelinin KDV dahil 1.255.433,63TL olarak hesaplandığını bildirmişler,
Yapılan yargılama sonucu 24.04.2024 tarih, 2024/288 sayılı kararla davanın alacak miktarı için kabulü ile 1.255.433,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 50.000,00 TL'sine dava, bakiye 1.205.433,63 TL'sine 04.10.2023 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili tarafından karar temyiz edilmiş, ... karar sayılı ilamıyla karar davalı ve fer'i müdahil yararına bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamında ''...Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafından nispi olarak fazladan alınan ... bedelinin tahsilini davaya konu etmiş olup dava dilekçesine ek olarak elektrik tüketimine ilişkin faturaları eklemiştir. Dava değeri olarak 50.000,00 TL gösterilmiş ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıklanmıştır. Gerek dava dilekçesinde yapılan açıklamalar, gerekse dosya kapsamı incelendiğinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığının, dava dilekçesinde bu hususa ilişkin açıkça bir beyanın bulunmadığının görüldüğü, kaldı ki dava dilekçesine ek faturalardan da anlaşıldığı üzere davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesinin de mümkün olduğu açıktır, bu nedenle de dava konusu edilen alacağın kısmi davaya konu edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu aşamada yargılamada davalının yanında fer'î müdahil sıfatıyla yer alan .... Perakende Satış A.Ş.nin durumundan bahsetmekte de yarar bulunmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 68. maddesinde fer'î müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usûl işlemleri yapabileceği düzenlenmiştir. Buna göre fer'î müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder, yani onun yardımcısıdır. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verildiğinden, bu hükme karşı temyiz yoluna başvurma yetkisi de doğal olarak bu tarafa aittir. Nitekim Yargıtay ancak asıl taraf temyiz etmişse müdahilin de kararı temyiz edebileceği yönünden kararlar vermektedir (.... sayılı kararı). 6100 sayılı Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre, fer'î müdahilin asıl tarafla birlikte hareket etmesi, onun yaptığı usul işlemlerinin asıl tarafın işlemlerine aykırı olmamasını gerektirir. Buna karşılık ferî müdahil, yanında katıldığı tarafın lehine olan işlemleri yaparken her defasında onun ön onayını almak zorunda değildir. Bilâkis o, yanında katıldığı tarafından dava takip yetkisini kullanarak usul işlemlerini yapar, yanında katıldığı taraf ise bu işlemi geçersiz kılabilir. Aksi takdirde fer'î müdahilin yaptığı işlemler asıl taraf için sonuç doğurur. Asıl tarafın yararına aykırı işlemler ile dava üzerinde tasarruf sonucunu doğurabilecek işlemler fer'î müdahil tarafından yapılamaz(... müdahil lehine katıldığı tarafın da hazır olduğu duruşmada davayı veya savunmayı değiştirir ya da genişletir şekilde beyanlarda bulunur ve lehine müdahalede bulunulan taraf buna itiraz etmezse, bu beyanlar lehine müdahale edilen tarafça yapılmış sayılır. Karşı taraf, müdahilin yaptığı ve lehine müdahale edilen tarafın da zımnen benimsediği bu davayı değiştirmeye veya savunmayı genişletmeye zımnen veya açıkça muvafakat ederse bununla dava değiştirilmiş veya savunma genişletilmiş olur (...sayılı ilamlarında da, fer'i müdahilin iltihak ettiği tarafın yardımcısı olarak davalının savunma sebeplerini izah ederek kanıtlayabileceği gibi hasmın muvafakati halinde müşterek amaç ve yarar için genişletebileceği veya değiştirebileceği, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunması için de durumun müdahil yönünden aynı nitelikte olduğu, müdahilin müşterek amaca uygun olarak davaya iltihak ettikten sonra, zamanaşımı savunmasını ileri sürebileceği ve hasmın zımnen kabulü ifade edecek bir zaman geçtikten sonra tevsi itirazında bulunursa bu itirazın mahkemece nazara alınmayarak zamanaşımı itirazının (savunmasının) incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaylar incelendiğinde;
Davacı vekili yargılama sırasında 04.10.2023 tarihinde tamamlama harcını yatırmış, 30.11.2023 tarihli dilekçesi ile ise talep sonucunu arttırmıştır. Değer arttırım dilekçesi davalıya ve fer'i müdahile tebliğ edilmemiş, 27.03.2024 tarihli duruşmada talebi üzerine fer'î müdahile talep artırım dilekçesine karşı beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, fer'î müdahil cevaben arttırılan kısım yönünden zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, ancak İlk Derece Mahkemesince ferî müdahilin zamanaşımı def'i yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmi dava olarak açılmış olduğu ve uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklanıyor olması nedeniyle uyuşmazlığa uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, bu sürenin de her bir faturanın tahsil edildiği tarihten itibaren başlayacak olduğu gözetilerek, davalı tarafça ıslah edilen kısma yönelik zamanaşımı hususunda bir def'i ileri sürülmemiş ve bu husus temyiz sebebi yapılmamış olsa dahi fer'î müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmiş olmakla; davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması gerekmektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince; öncelikle kısmi davada ıslah edilen kısma yönelik ileri sürülen zamanaşımı def'i yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm, ferî müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.'' denilmiştir.
Mahkememizin 2025/514 esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüştür.
Somut olayda davacı, ... numaralı abonelikleri için Eylül 2006-Aralık 2010 dönemleri arasında, kurul tarafından yıllık belirlenen tüketimden daha fazla tüketimde bulunduğunu, bu kapsamda serbest tüketici olduğunu belirterek fazla tahsil edilen ... bedelinin istirdatı isteği ile işbu davayı açmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği, bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve bilirkişi heyet raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; ... Dairesinin iptal kararının onanmasına ilişkin ...Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarihli kararı uyarınca sayaç okuma ve faturalandırma hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit bir ücret uygulanması gerektiği, perakende satış hizmet tarifesinin Kwh üzerinden alınmasına ilişkin kuralın serbest tüketiciler yönünden hukuka aykırı olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle 6446 sayılı kanun ve ... tarafından belirlenen yıllık tüketim miktarı itibariyle serbest tüketici olup olmadığı hususu araştırılmış, davaya konu olan fatura dönemleri Ocak 2007 ile Aralık 2010 tarihleri olup, davacı şirketin, 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarındaki toplam elektrik tüketim miktarlarının ... tarafından belirlenen serbest tüketici limitlerinin üzerinde olduğu, serbest tüketici sıfatına haiz olduğu, bu duruma göre davacı şirketten tahsil edilen ... bedeli ile serbest tüketici olması sebebiyle alınması gereken ... bedelinin bilirkişi heyet raporunda belirlendiği, fazladan ödenen bedelin KDV dahil 1.255.433,63TL olduğu anlaşılmış,
Ancak davacı vekili yargılama sırasında 04.10.2023 tarihinde tamamlama harcını yatırmış, aynı tarihli dilekçesinde dava değerinin 1.255.433,63 TL olarak artırıldığı bildirilmiş, bu dilekçede bilirkişi raporuna karşı beyanlar da sunulmuş, dilekçeden bir örnek davalı vekiline 10.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 24.10.2023 tarihli beyan dilekçesi sunmuş, bu dilekçede değer artırım dilekçesindeki taleplerin zaman aşımı bakımından da reddi gerektiği belirtilmiş, davacı vekili 30.11.2023 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu arttırmış, değer artırım dilekçesi davalıya ve fer'i müdahile tebliğ edilmemiş, 27.03.2024 tarihli duruşmada talebi üzerine fer'i müdahile beyanda bulunmak üzere 2 hafta süre verilmiş, fer'i müdahil artırılan kısım yönünden beyan dilekçesinde zaman aşımı def'ini ileri sürmüş,
Uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmi dava olarak açılmış olduğu, uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklı olup 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, fer'i müdahil tarafından zaman aşımı def'inin temyiz nedeni olarak getirilmiş olduğu, davalı yönünden zaman aşımı incelemesinin yapılması gerektiği, dava konusu iade talebine konu ... bedellerine ilişkin faturaların 2007 Ocak ayından 2010 Aralık ayı sonuna kadarki döneme ilişkin olduğu, faturaların zamanında tahsil edildiğinin dosya kapsamı ve taraf beyanlarıyla sabit olduğu, bu haliyle faturaların tahsil tarihleri ile ıslah dilekçesi tarihi arasında 10 yıldan uzun zamanın geçtiği, ıslaha konu miktarın bu haliyle zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarı yönünden davanın kabulüne, davanın niteliği gereği dava tarihi öncesi itibarıyla temerrüdün oluşmadığı anlaşılmakla 50.000,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, ıslaha konu miktara yönelik davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden davanın alacak miktarı yönünden kabulü ile 50.000,00 TL'nin 18.12.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Islaha konu miktara yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
Alınması gerekli 3.415,50 TL harcın peşin yatırılan 853,88 TL ile ıslah harcı 20.585,80 TL toplamı 21.439,68 TL' den mahsubu ile artan 18.024,18 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6.613,30 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %0,4’ü olan 26,46TL ile 27,70 TL başvurma ve 3.415,50 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan posta giderinden ibaret 500,00 TL yargılama giderlerinin %99,60’ı olan 498,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T m 13/1 uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 180.760,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
...
Davacı
Yargılama Gideri Dökümü
Posta Gideri : 1.713,30TL
Bilirkişi Ücreti : 4,900,00TL
+--------------------
TOPLAM 6.613,30TL