T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/539
KARAR NO : 2025/721
....
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 10/07/2025
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı ...'ın dava dışı ...unvanlı şirkette geçmişte ortak sıfatıyla yer aldıklarını, ancak 10/10/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca müvekkilinin şirketteki tüm paylarını davalı ...'a devredip ortaklıktan çıktığını, bu devirle birlikte müvekkilinin şirketin yönetimi ve faaliyetleri üzerindeki tüm hak ve yükümlülüklerini de devrettiğini ve ortaklık sıfatına bağlı sorumluluğunun hukuken sona erdiğini, devam eden süreçte taraflar arasında 24/03/2025 tarihinde bir protokol düzenlendiğini ve bu protokolle birlikte müvekkilinin şirketin tüm borçları bakımından herhangi bir sorumluluğunun kalmadığının açıkça kararlaştırıldığını, protokol ile müvekkilinin geçmiş ortaklık dönemine dair olası kamu borçlarına ilişkin şahsi sorumluluğunun da ortadan kaldırıldığını, tarafların iradesiyle kapsamlı bir borç tasfiyesinin gerçekleştirildiğini, dava konusu rücu talebinin dayanağı olan 27/10/2023 tarihli kredi işleminin ... adına yapılmış bir kredi başvurusu neticesinde doğduğunu, bu kredi işleminde müvekkili ile davalı ...'ın davalı şirket adına çekilen krediye müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, kredi borcunun ifa edilmemesi nedeniyle ...'nin söz konusu borcun tahsili amacıyla kefalet yükümlüğü kapsamında doğrudan müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinin bankanın başlattığı takip sonrasında 09/05/2025 tarihinde toplam 560.000,00 TL tutarındaki kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin salt şekli kefalet yükümlülüğünden kaynaklı bir mecburiyet nedeniyle müvekkilinin krediye esas sözleşme çerçevesinde fiilen yararlanan taraf olmamasına rağmen yasal
sorumluluk gereği ödeme yapmakla yükümlü kaldığını, bu kapsamanda müvekkilinin krediye ilişkin ödeme yükümlülüğü altına girmesi, asıl borçlu olan şirketi ile müşterek ve müteselsil diğer kefil durumundaki ...'ın borcunu ifa etmemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin ödediği tutarın tamamı yönünden rücu talep etme hakkı doğduğunu belirterek yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte asıl borcu sıfatını haiz ... ile müşterek ve müteselsil diğer kefil davalı ...'dan ödeme tarihi olan 09/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde müvekkili hakkında ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, müvekkili .... ve davacının birlikte ortak olarak ... kurduklarını, davacının 10 Ekim 2024 tarihinde şirketteki paylarını müvekkiline devrederek şirket ortaklığından haklarını alarak ayrıldığını, davacının davalı şirket ortağı olarak bulunduğu dönemde şirket adına 27 Ekim 2023 tarihinde çekilen krediye kefil olduğunu, davacı şirket adına çektiği krediyi kendi harcamalarında kullanmak için çektiğini, davalı şirket adına çekilen kredinin ( .... İş Bankası Kredi No'lu ) 30 Mayıs 2023 tarihi 09.24 saatinde tarihinde davalı şirketin adına geçtiğini, davacı şirket hesabından 30 Mayıs 2023 tarihi 09.54 saatinde 396.000 Türk Lirasını .... hesap numaralı ... ( davacı ) hesabına havale ettiğini, yani özetle davacının, şirket adını kullanarak çektiği krediyi kendi özel işlerinde kullanmak maksadı ile hesabına havale ettiğini, müvekkili ...'ın bu borçtan sorumlu olmadığını, davacı tarafın müvekkilini zor durumda bırakmak adına müvekkiline huzurdaki davayı açtığını, müvekkili ile gönül rızası ile ortaklığını bitiren davacı tarafın bir plan etrafında müvekkilini zor durumda bırakmak için alacak verecek kaygısına düştüğünü, müvekkilinin iradesine etki eden davacı müvekkilinin iyi niyetini kullanarak şirket adına kredi çektiğini ve kendi şahsına bu krediyi kullandığını, şirket payını devreden davacı aradan geçen süreçte müvekkiline kötü niyetli olarak hukuki süreç başlattığını, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama harç, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, banka kredi sözleşmesi kapsamında kefil sıfatıyla ödenen bedelin asıl borçlu ve diğer kefilden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TBK 596. maddesi kefilin asıl borçluya rücu hakkını, 587. maddesi ise kefilin kefile rücu hususunu düzenlemektedir.
6098 sayılı TBK'nın 596/1 madde ve fıkrası uyarınca; Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. TBK'nın 587/ 4 maddesinde ise; Birbirlerinden bağımsız olarak aynı borç için kefil olanlardan her birinin, kefalet borcunun tamamından sorumlu olacağı ancak, borcu ödeyen kefilin aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre; birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olacaktır. Bu durumda borcun tamamını ödeyen davacı- kefilin alacaklının haklarına halef olduğu ve asıl borçlu ile diğer kefillere rücu edebileceğinin kabülü gerekir. Müteselsil kefil, kendi payından fazla ödediği kısım için diğer müteselsil kefile ancak onun payı oranında rücu edebileceğinden somut olayda payından fazlasına ilişkin borcu ödeyen kefil, aksine anlaşma olmadıkça toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir.
İŞ Bankası yazı cevabına göre davacı ve davalı ...'ın müteselsil kefil ...'nin asıl borçlu olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle müteselsil kefil olan davacı tarafından dava dışı İş Bankasına 09.05.2025 tarihinde 560.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Yukarıda yapılan açıklama kapsamında davacının asıl borçlu ... BK 596 gereği ödediği tüm bedeli istemekte haklı olduğu , fakat diğer kefil olan davalı ...'dan kefil olunan kredide 2 tane kefil bulunmasına göre davacının rücu hakkı 1/2 oranında olacağından bu borçludan 560.000,00x1/2= 280.000,00 TL isteyebileceği ,davacı ile davalı ... arasında yapılan protokolün amme alacaklarını kapsaması nedeniyle bu davalının sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından davanın davalı... yönünden kabulü, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 560.000,00 TL 'nin 09.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ın 280.000,00 TL ile sorumlu olması kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın davalı .... yönünden kabulü, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 560.000,00 TL 'nin 09.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ın 280.000,00 TL ile sorumlu olması kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 38.253,60 TL harçtan 9.563,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 28.690,20 TL harcın (davalı ... 14.345,10 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan (davalı ... 2.350,00 TL'den sorumlu olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 687,50 TL posta ve tebligat gideri, dava açılırken ödenen 10.178,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 10.866,30 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... 5.433,15 TL'den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 88.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... 44.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 44.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.