T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/723 Esas - 2025/809
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/723 Esas
KARAR NO : 2025/809
...
DAVA : Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 03/10/2025
KARAR TARİHİ : 12/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı firmanın alacağının tahsili için davalılara karşı ... esas ve ....esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketlerin borcu ödeyecek mal varlığının bulunmadığını, davalı ...adına kayıtlı araç bulunduğunu, araç kaydında çok sayıda haciz ve rehin bulunduğundan borcu karşılayacak nitelikte olmadığını, ... esas sayılı dosyadan yazılan haciz ihbarnamesi uyarınca ... tarafından yatırılan ve 04.09.2025 tarihli İİK'nun 100. madde cevabı da incelendiğinde yatırılan ödemenin çek keşidecisi ve dosya borçlusu ....'nin hakedişinden kesinti yapılarak dosyaya yatırıldığı, dosyaları haczi dışında başka haczin bulunmadığının bildirildiğini ancak borçlu şirketlerin, ödemenin iş ortaklığı hesabına yapıldığını, bu nedenle ödemenin iadesini talep ettiklerini, bu olay iş ortaklığını oluşturan şirketlerin asıl amacının alacaklılardan mal kaçırarak borçlarını ödememek olduğunu açıkça gösterdiğini, davalı şirketlerin, kendi borçlarını ödememek ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla aralarında adi ortaklık kurduklarını, müvekkili şirketin, davalıların her ikisine karşı da kesinleşmiş alacaklı konumunda olduğunu ancak davalıların kendi şirket hesaplarında ve mal varlıklarında haciz konulabilecek nitelikte herhangi bir değer bulunmadığını, davalıların kurdukları adi ortaklığın, dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olup, TBK'nın 639 ve devamı maddeleri uyarınca haklı sebeple fesih sebebi teşkil ettiğini belirterek davalı şirketler tarafından kurulan adi ortaklığın haklı sebeple fesih ve tasfiyesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava açılmadan önce arabuluculuk yapılmamış olduğundan ve arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir durum olmadığı hususu gözetildiğinde davanın bu sebeple usulden reddi gerektiğini, huzurdaki dava ile davacının talep ettiği alacağın zaman aşımına uğradığını, davacıya, taleplerinin somut olarak ne kapsamda olduğunun açıklattırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak da müvekkili şirketlerin 16 yıldır ... ve diğer kamu kurumları aracılığıyla birçok iş almış ve almaya devam etmekte olduklarını, davacının davasına esas ... esas sayılı dosyaları icra dosyasına dayanak çeklerin müvekkilinin ... işi kapsamında elektrik ve mekanik işlerini alt işveren olarak üstlenen ... Şti.'ye verildiğini ancak çekleri avans alan firmanın işe hiç başlamadığı gibi çekleri de cirolayarak elden çıkardığını ve ortadan yok olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin yaşadığı bu mağduriyeti bilmesine rağmen takipleri başlattığını ve icra prosedürünü yürüttüğünü, ... açtıkları davanın kabul edilmesi sonucunda...'ye iade edildiğini, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE :Dava, TBK'nın 639 vd. maddeleri uyarınca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir.
... hakkında çeke dayalı olarak, 2.500.000,00 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 2.818.116,44 TL alacağın tahsili isteğiyle 25.06.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği, takibin kesinleştiği, haciz işlemlerinin olduğu ancak davalı şirketlerin adi ortaklıktaki tasfiye payına ilişkin bir haczin bulunmadığı anlaşılmıştır.
... hakkında çeke dayalı olarak, 2.487.350,00 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 2.818.934,20 TL alacağın tahsili isteğiyle 27.08.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği, takibin kesinleştiği, haciz işlemlerinin olduğu ancak davalı şirketlerin adi ortaklıktaki tasfiye payına ilişkin bir haczin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddi gerektiği itirazında bulunmuş ise de davanın niteliği gereği dava şartı kapsamında arabulucuya başvurulması gereken davalardan olmadığı anlaşılmakla bu itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf, davalı şirketlerden çeklere dayalı olarak... esas sayılı dosyaları kapsamında alacaklı olduğu, alacağın tahsil edilemediği iddiasıyla adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteğinde bulunmakta, davalı taraf fesih ve tasfiyeyi gerektirir bir hususunun bulunmadığı savunmasındadırlar.
TBK'nın 620vd maddelerinde adi ortaklık hususu düzenlenmiş olup, 639.madde ortaklığın sona ermesi/sona erme sebepleri/genel olarak başlıklı olup;
''1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle.
2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.
3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.
4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.
5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.
6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.
7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.'' hükmünü haizdir.
Davacı taraf, adi ortaklığı oluşturan şirketlerden alacaklı olduğu iddiasında olup, bu kapsamda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyebileceği husus 639. maddenin 3. bendinde düzenlenmiş olup, ''...tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle'' hususuna ilişkindir.
İşbu davada, davacı tarafından davalılar hakkında geçilen dava konusu takip dosyalarında tasfiye payına konulmuş bir haczin bulunmadığı, tasfiye payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesi durumunun olmadığı, bu haliyle dava koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan harçla karşılanmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup ret sebebi ortak olmakla ve ret sebebi de gözetilerek 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025
...