T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/77
KARAR NO : 2025/680
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [...
Av. ... - [...
Av. ... - [.
Av. ... - [1...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2019
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'daki işyerinde ve aydınlatma ürünleri satışı yaptığını, 2017 yılı içinde davalı şirketten 30.09.2018 tarihine kadar değişik cins ve niteliklerdeki ürünlerin parça parça gönderilmek üzere sipariş verildiğini, 389.500,00 TL tutarındaki ürün bedeline karşılık 31.07.2017 — 31.12.2018 keşide tarihli 389.500,00 TL tutarında 14 adet çek verildiğini, bu çeklerden son üç adedi toplamı olan 130.000,00 TL'sinin ödenmediğini, ödemesi yapılan 259.500,00 TL'ye karşılık 169.367,85 TL tutarında mal alışı yapıldığını, bu haliyle davalı şirkete 90.132,15 TL fazla ödemede bulunulduğunu, geri kalan malların gönderilmemesi üzerine, henüz ödenmeyen 130.000,00 TL tutarındaki çekler ile fazla ödenen tutarın iadesi için Noterden İhtarname keşide edildiğini, ancak ihtarnamede 90.132,15 TL yerine sehven 92.103,00 TL olarak bildirim yapıldığını, ancak, davalının İhtarnameye cevap vermediği, fazla ödenen miktar ile çekleri iade etmediğini, hatta 3 adet çeki bankaya ibraz ederek karşılıksız kaydı yazdırdığı, ayrıca... Esas dosyası ile şikayette bulunduğunu, davalı firma tarafından gönderilen mallar ve faturalarının ticari defter kayıtlarında mevcut bulunduğunu, davalının eksik gönderdiği ürün nedeniyle yapılan 90.132,15 TL fazla ödenen tutarın davalıdan tahsiline ve 130.000,00 TL tutarlı 3 adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin iadesine karar verilmesinin talep edildiğini, bahse konu çekler için icra takibi başlatılmadığından, davalının haksız yere çekleri takibe konu etmesi ihtimaline karşı, güç durumda kalınmamasını teminen İhtiyati Tedbir konulmasını, icra takibine başlanması halinde teminatsız olarak durdurulmasının istendiğini, taraflar arasındaki ihtilafın çözümü için arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle, icra takibi başlatılmamış olanı 130.000,00 TL tutarındaki 3 adet çek için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödenmesinin durdurulmasına, fazladan ödenen 90.132,15 TL'nin ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, davalıya verilen 130.000,00 TL tutarlı çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve çeklerin iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada yetkili mahkemenin davalının bulunduğu yer adresi olup, ... olduğunu, davacı beyanlarının gerçek dışı olduğunu, ...E. dosyası ile açılan davayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, haksız tedbir taleplerinin reddi ile mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan ihtarnamede, taraflar arasındaki şifahi anlaşma ile 389.500,00 TL mal karşılığı çek teslim edildiğinin belirtildiğini, menfi tespit iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, şifahi anlaşma iddiasıyla çekilen ihtarnamenin hukuki niteliği ve yazılı delil kabiliyeti bulunmadığını, davacının borcunu ödemediğini, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olup davacının hem menfi tespit iddiası hem de istirdat iddiasının gerçek dışı olduğunu, çeklerin tesliminde evrakların hangi hukuki ilişkiye dayanarak verildiği yönünde yazılı belge bulunmamakla söz konusu çeklerin dayanağı hakkında ispat yükümlülüğü sağlanmadığını, çek bedelinin ödendiğinin yazılı belge ile ispatlanması halinde bedelsizlik iddiası menfi tespit davasında konu olacağını, açılan istirdat davasının şartlarının oluşmadığını, bu sebeple; davada mahkemenin yetkisizliğine, tedbir talebinin reddine, haksız ve şartları oluşmayan davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ile istirdat istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 30/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin herhangi bir yazılı sözleşmeye bağlı olmayan ve şifahi olarak yapılan anlaşmaya dayanarak gelişen bir alış-veriş işlemi olduğu, davacı firmanın davalıdan 7 adet fatura mukabili 169.397,85 TL tutarında mal aldığı sabit olup, bu tutar üzerinde tarafların herhangi bir uyuşmazlığı bulunmadığı, davacı taraf, alış-veriş işlemini çek karşılığı yaptığını belirterek davalıya 31.07.2017 — 31.12.2018 keşide tarihli 389.500,00 TL tutarında 14 adet çek verildiğini, bu çeklerden son üç adedi toplamı olan 130.000,00 TL'sinin ödenmediğini, ödemesi yapılan çek tutarının 259.500,00 TL olduğunu ileri sürdüğü, davacı kayıtlarında yer almayan, ancak ... Firması ortağı bulunan ... adına keşide edilen ve tahsil edildiği belirlenen toplam 100.000,00 TL tutarlı 5 adet çek kaydının davalının ticari defter kayıtlarında da bulunmadığı, belirtilen diğer çeklerin ödeme mahiyetinde değerlendirildiği, ayrıca davacı tarafın kayıtlarında yer alan 31.09.2018 tarih 1139189 no.lu 13.500,00 TL tutarlı çekin davalı taraf kayıtlarında 500,00 TL eksiğiyle 13.000,00 TL olarak işlendiği, bu kayıtlara göre, davalı tarafın davacıdan 10.397,85 TL alacaklı bulunduğu, bu açıklamalar dikkate alındığında, iki kalem haricinde diğer kalemlerin birbirleriyle uyumlu olduğu, davacı taraf ödemelerini çek olarak gerçekleştirdiği şeklindeki beyanından hareketle yapılan hesaplamada ise; davacı tarafından çek olarak verilen tutarın 389.500,00 TL, bu çeklerden ödenmeyen 3 adet çek tutarının 130.000,00 TL, ödemesi yapılan çek tutarının 259.500,00 TL, davalı tarafından malzeme karşılığı düzenlenen fatura tutarının 169.397,85 TL, fazla yapılan ödemenin 90.102,15 TL, davalı tarafından karşılıksız çıkan iki çekten dolayı bankadan alınan karşılık tutarının 3.200,00 TL, davacının aldığı malzemeden fazla yaptığı ödeme tutarının 86.902,15 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla aldırılan 11/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecbur olduğu, dava konusu olan, 31.10.2018 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli... çek numaralı, 31.11.2018 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve ... çek numaralı, 2821 seri numaralı 31.12.2018 keşide tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL bedelli çeklerin davacı tarafından davalıya verilmemesi gerektiği, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde düzenlenen faturalara göre sadece 10.397,85 TL'lik kısmın davacı tarafından davalıya verilmesi gerektiği, 130.000,00 TL — 10.397,85 TL (davalının alacaklı olduğu cari hesap bakiyesi) + 1.600,00 TL+1.600,00 TL + 1.600,00 TL ( 3 adet karşılıksız çıkan çekten tahsil edilen çek yaprak bedelleri düşülünce) kalan =124.402,15 TL yönünden Davacı ...'in Davalı ... borçlu olmadığını ve bu tutarın istirdadının gerektiği tespit edilmiştir.
Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla teminat olarak verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında Menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığı gerçek borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin avans olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır.
Bu kapsamda davacının yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisi ... yemin kapsamında talimatta alınan beyanında; "Davacı ... ile şirketimiz arasında kurulan ticari ilişkide, davacı tarafından keşide edilen ... numaralı 25.000,00 TL; .. numaralı 25.000,00 TL; 1.. numaralı 25.000,00 TL ve ... numaralı 25.000,00 TL bedelli toplam 4 adet çek lehtar hanesi boş olarak tarafımıza verilmediğine; yine bu çeklerin şirketimizle olan ticari ilişkide avans veya teminat ödemesi olarak verilmediğine; bu çeklerin şirket ortağı olan ... verildiği ve şirketimizle ilgisi bulunmadığına, dolayısıyla bu 4 adet çek nedeniyle şirketimizin herhangi bir tahsilat yapmadığına yemin ederim" diyerek yemini eda etmiştir.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Bu açıklama kapsamında davalı tarafça yemine eda olunmakla yemin teklif eden davacının iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olduğundan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Peşin alınan 1.539,25 TL harç ile tamamlama suretiyle alınan 2.220,05 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.143,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 35.221,14TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.