TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/838
KARAR NO : 2025/910
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağına dayalı olarak yapılan icra takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sistemine yapılan müracaattan olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinden alınan mallar karşılığı kesilen faturalar nedeniyle cari hesapta 195.346,55 TL bakiye borç oluştuğunu, borçların ödenmesi için noter marifetiyle yapılan ihtarname tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, ... Bakanlığınca geliştirilen proje kapsamında ... Sistemi'nde görüldüğü üzere, satışı yapılan ürünlerin sisteme işlendiğini, davalıya teslim edildiğini, fatura numaralarının kayıtlarda ve sistemde görüldüğünü, davalının almış olduğu ürünleri sözleşmeye aykırı olarak sattığını, müvekkilinin daha sonra bu malları piyasadan toplayarak daha fazla zarara uğradığını, davalının faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, fatura münderecatını kabul ettiğini, taraf defterlerinin incelenmesi durumunda davalı şirketin borçlu olduğunun görüleceğini, taraflar arasındaki anlaşmanın kasten ihlal edilerek farklı şirketlere satış yapıldığını, borçların ödenmediğini, icra takibine yapılan itirazın iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu alacağı tahsil etmesinin gün geçtikçe zorlaştığını, davalının mal kaçırma ihtimalinin arttığını, borca karşılık menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İhtiyati Haciz Kararı verilmesinin talep edildiğini, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetle yaptığı itiraz sebebiyle, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin istendiğini, bu nedenle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla, 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, İhtiyati Haciz konulmasına, icra takibine yapılan itirazın iptaline, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacının distribütörü olduğu ...adlı ilacın müvekkili tarafından satılması hususunda ticari bir ilişkisi bulunduğunu, fakat dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, faturaların vasıf, mahiyet ve dayanağı hakkında herhangi bir izahat verilmediğini, ticari mal satımında, malın gönderilmesi, faturanın tebliğ edilmesi ve satış bedelinin alıcı tarafından ödenmesi için, satıcı tarafından düzenlenen faturanın alıcıya tebliğinin şart olduğunu, davaya konu faturalar için bu sürecin gerçekleşmediğini, taraflar arasındaki ilk ticari ilişkinin 420 adet çeşitli tip ... konsinye olarak satışı hakkında olduğunu, davacının 07.10.2021 tarih ve 93 no.lu e-fatura düzenlediğini, birim fiyatın 110,00 TL olarak gösterildiğini ve toplam fiyatın KDV dahil 54.516,00 TL olduğunu, fiyatın yüksek olması nedeniyle müvekkilinin 47 adet satabildiğini, müvekkilinin birim fiyatın indirimini talep ettiğini, davacının bunu ancak yeni ithal edilecek ürünler için söz konusu olabileceğini, kendisinin 2000 adet ürün ithal etmeyi planladığını, fakat bu partiden müvekkile satış yapamayacağını, fazla ürün ithalatı yapacak maddi imkanı olmadığını bildirdiği, bunun üzerine müvekkilinin ithal edilecek ürün bedelini peşin olarak ödemeyi teklif ettiğini ve bu talebin kabul edildiğini, mutabakat doğrultusunda, davacının üretici ... firmasına 2000 adet kendi ihtiyacı için ve 2000 adet de müvekkil şirket ihtiyacı için olmak üzere toplam 4000 adetlik sipariş verildiğini, davacı şirket sahibi ... göndererek bilgilendirdiği, proforma faturada belirtilen birimlerin 10'lu kotu olduğu, her bir 10'lu kutunun birim fiyatının 33,00 Euro gösterildiğini, kutu başına birim fiyatın 3,30 Euro olduğunu, 2000 adet ürünün bu tutar üzerinde mutabakata varılarak 20.10.2021 tarihinde satıcı şirket adına ....” açıklamasıyla 6.500,00 Euro havale edildiğini, davacının ithalatı.. ... Güm. Müş. Ltd. Şti.'ne 26.000,00 TL ödendiği belirtilerek bu tutarın ödenmesi istendiği, müvekkilinin mutabakat gereği sadece ürünün bedelini taahhüt ettiğini, gümrük masraflarını kapsamadığını bildirdiğini, davacının bu şartlarda gerçekleştirdiği ve ithal ettiği 2000 adet ürünü 05.11.2021 tarihinde teslim ettiğini, ancak müvekkiline fatura göndermediğini, fatura gönderilmesi yolunda yapılan taleplerin sonuçsuz kaldığını, bu arada, yapılan görüşmeler sonunda, 07.10.2021 tarihli faturaya konu ürünlerden satılamayan 373 adedi davacı satıcı firmaya iade edilerek 10.12.2021 tarih ve 4 no.lu iade faturası düzenlendiği, faturada ürün satış birim fiyatının 110,00 TL olarak gösterildiğini, toplam fiyatın KDV dahil 48.415,40 TL olduğunu, iade keyfiyeti sonrası müvekkilinin davacıya 6.100,60 TL borcu kaldığını, taraflar arasındaki ticaretin halen devam ettiğini, davacının elinde ürün kalmadığını beyan ederek müvekkilinden 200 adet satılmasını isteyerek 24.12.2021 tarihinde şirket sahibi ... tarafından müvekkil şirket hesabına 21.000,00 TL gönderildiğini, ne var ki 2000 adet ürün için fatura düzenlenmediğinden, 200 adet için fatura kesilemediğini, müvekkilinin bedelini peşinen 20.10.2021 tarihinde 6.500,00 Euro olarak ödeyip daha sonra teslim aldığı 2000 adet ürün için fatura gönderilmesini beklerken, fatura yerine, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameyi tebellüğ ettiğini, ihtarnamede e-arşiv olarak kesilen üç adet fatura ile cari hesaptan dolayı 195.346,55 TL ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamede sözü edilen 07.10.2021 tarihli fatura şirkete tebliğ edilmesine karşın, diğer 13.01.2022 ve 14.02.2022 tarihli faturalardan müvekkilinin haberdar olmadığı, müvekkilinin “e-fatura” mükellefi olmadığını, “e-arşiv fatura” müvekkili olduğundan, mevzuat gereği, faturanın müvekkile tebliğinin şart olduğunu, bu iki faturanın gerçeği yansıtmadığını, 13.01.2022 tarihli faturanın, 2000 adet ürünün birim fiyatı 3,30 Euro üzerinden müvekkile bildirilen ve 20.10.2021 tarihinde 6.500,00 Euro olarak ödenen ürünle ilgili olduğu, bu ürünün 05.11.2021 tarihinde teslim alındığını, bugünden 2 ay 1 hafta sonra düzenlendiğini, aylar önce bedeli ödenen ürün için düzenlenen faturada belirtilen birim fiyatı ve toplam tutarın hiçbir hesaba dayanmadığını, 14.02.2022 tarihli faturanın, tebliğ edilmeyen faturaya ilişkin 100.300,00 TL tutarlı fiyat farkı faturası olduğunu, ihtarnamenin tebliği ile anlaşıldığını, aylar önce peşinen ödemesi yapılan, aylar sonra afaki tutar üzerinden düzenlenen ve tebliğ edilmeyen fatura ile bu faturaya ilişkin fiyat farkı faturası düzenlenmesinin ticari anlayışa ve teamüle sığmadığını, sonradan, davacının 2000 adet ürün hakkındaki faturayı düzenleyememesinin sebebinin, davacı şirketin başka işlerindeki usulsüzlük nedeniyle .... firmasının da bu nedenle distribütörlük anlaşmasını feshettiğinin öğrenildiğini, davacı şirketin haklılığını ispat edici hukuki dayanağının bulunmadığını, alacağın likit olduğunun kabul edilmesi halinde %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeple; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, alacağın likit kabul edilmesi halinde, davacının takibi kötü niyetle yaptığından alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu, 20/10/2022 tarih, ... sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ilamında; "Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinin gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı, peşin ödeme defi nedeniyle ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, belirtilen usule göre yapılacak incelemede, davalının sunduğu ödeme belgelerinin takip konusu edilen faturalara ilişkin olup olmadığı hususunun ise TBK’nın 101, 102. maddeleri uyarınca tayin edilmesi gerektiği, takibe sıkı sıkıya bağlı olma kuralı ile genel ispat kurallarının ve ispat yöntemlerinin birbiriyle karıştırılmaması gerektiği, bu maddelere göre tespit yapılacak olmasının takibe konu edilmeyen faturalar ve taraflar arasındaki tüm ilişki değerlendirilmesi anlamına gelmeyeceği hususları açık olduğundan, mahkemece taraflar arasındaki tüm ticari ilişki incelenerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. "denilmiştir.
Mahkememizin dosyası ... ilamı doğrultusunda yargılama sürdürülmüştür.
Mahkemece yapılan inceleme, ... ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında ...adlı ilacın satışı husunda ticari ilişki mevcut olup bu husus tarafların da kabulündendir. Bu kapsamda davacı tarafından davalıya 07.10.2021 tarihli fatura ile tevsik edilen 54.516,00 TL 'lik satış davalı tarafın da kabulünde olup bu fatura ile alınan mallardan 48.415,40 TL lik kısmı iade faturası ile davacıya iade edilmiştir. İade faturası davacı defterinde de kayıtlıdır. Davalı tarafından davalıya 20.10.2021 tarihinde ..." açıklaması ile 6.500,00 Euro havale yapılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen 13.01.2022 ve 14.02.2022 tarihli faturalar davalı defterinde kayıtlı değildir. Davacı bu fatura konusu malzemenin teslimini tevsik eden bir belge de sunmamıştır. Taraflar arasında malzeme alım, satım ve birim fiyata ilişkin yazılı bir sözleme de bulunmamaktadır. Bu kapsamda davalının 20.10.2021 tarihinde ... yapmış olduğu ödeme peşin ödeme kapsamında değerlendirilmiş ve bu ödeme sonucu tarafların birbirinden alacağı borcu kalmamıştır. Bu açıklamalar ışığında davacı alacağı 54.516,00 - 48.415,40 TL = 6.100,60 TL olarak kabul edilmiş olup , davacı bu miktarı istemekte haklı görüldüğünden davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı borçlunun ... esas sayılı dosyasında 6.100,60 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen alacağın %20'si olan 1.220,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötüniyeti tespit ve ispat olunamadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun... esas sayılı dosyasında 6.100,60 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Hükmedilen alacağın %20'si olan 1.220,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının taraflar arasında ticari ilişki bulunmasına göre kötü niyetli olduğu tespit ve ispat olunamadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
Peşin alınan 2.359,31 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.743,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin 48,67 TL' sinin davalıdan, 1.511,33 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 360,25 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.360,25 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 03,12 kabul) 42,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının dava açarken ödediği 2.440,01 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 6.100,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline e duruşma yoluyla gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.