T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/44 Esas - 2024/496
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2016/44 Esas
KARAR NO : 2024/496
...
DAVA : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 20/01/2016
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
Mahkememizde açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili; Davalılardan ... şirketinin kayıt maliki, ...plaka sayılı aracın... Karayolu üzerinde yapım halinde olan yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya 21/10/2015 tarihinde çarpması ile sonuçlanan trafik kazası sonucu davacının yaraladığını, davacının bu kaza dolayısı ile uzun süre tedavi görüp, bir çok kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, olayda tüm kusurun davalılara ait olduğunu, yol yapımı sırasında yeterli uyarı levhası konulmadığını, yaralanmalar dolayısı ile davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı için 800,00 TL, geçici iş göremezlik için 200,00 TL, tedavi ve yol giderleri için 1.000,00 TL ve 200,00 TL bakıcı giderinden oluşan maddi tazminatın tüm davalılardan ve olay nedeni ile ortaya çıkan acılarının giderilmesi amacı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP :
Davalı İbrahim vekili; ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının olayda kusuru bulunmadığı gibi ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalının diğer davalı ...şirketinin çalışanı olduğunu, sürücü belgesi olmadığı bilindiği halde işveren tarafından araç kullanmaya zorlandığını, bu nedenle sorumluluğun çalıştığı şirket ve yetkililerine ait olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...şirketi vekili; Müvekkili tarafından bölünmüş yol inşaatı işi yapıldığını, yol kapatılarak ağır iş makineleri ile çalışma yapıldığını, çalışmanın ilin orta yerinde yapılması nedeni ile bu yola girilmeyeceğini herkes gibi davacının bilmesi gerektiğini, bu durumu bile bile yolun karşısına geçmeye çalışan davacının ağır kusurlu olduğunu, taleplerin belirsiz alacak davası olarak talep edilemeyeceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Grup şirketi vekili ; Kazaya neden olan aracın davalı şirket adına kayıtlı olmasına rağmen uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı ... şirketine kiraya verildiği için davalı sıfatları bulunmadığını, olayda davacının ağır kusurlu olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ; Kaza tarihi için koruma sağlayan ve 290.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesinin kendileri tarafından düzenlendiğini, sorumluluklarının sigortalı ve onun sorumluluğunu üstlendiği diğer kişilerin kusur dağılım oranına bağlı olduğunu, bu nedenle kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerektiğini, olayda asıl kusurlunun davacı olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre mallüliyete ilişkin raporun ... dan alınması, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
-Trafik sigorta poliçesini de kapsayan hasar dosyası,
-Ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin ... yazı cevabı,
-Suç soruşturma dosyası,
-Kazaya neden olan araç için düzenlenen kiralama sözleşmesi,
-Davacı ve davalı gerçek kişi için yaptırılan gelir araştırması,
Bilirkişi raporları.
DELİLEREN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davadaki talep ; Davalı ... şirketinin kayıt maliki, davalı ... şirketi tarafından trafik sigorta poliçesi düzenlenen aracın neden olduğu kaza sonucu davacıda oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik zararı alacağı ile tedavi ve yol giderleri ile bakıcı gideri yanında manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... sürücüsü olduğu ve davalı ...üzerinde 21/10/2015 tarihinde yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarpması ile sonuçlanan trafik kazası sonucu davacı yaralanmıştır. Olayda tüm kusurun davalılarda olduğu belirtilip, kaza nedeni ile davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı için 800,00 TL, geçici iş göremezlik için 200,00 TL, tedavi ve yol giderleri için 1.000,00 TL ve bakıcı gideri için 200,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve olay nedeni ile ortaya çıkan acılarının giderilmesi amacı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili talep edilmeşitir.
Davalı İbrahim aracın sürücüsü, davalı ... Grup şirketi kayıt maliki, davalı... şirketi ise kazaya katılan araç için trafik sigorta poliçesi düzenlediği için maddi tazminat isteminin muhatapları, sigorta şirketi dışındaki davalılar ayrıca manevi tazminatın muhatapları olduğu için haklarında dava dilekçesinde belirtilen talepler kendilerine yöneltilmiştir.
Davalı ... yetkisizlik itirazında bulunmuş ise de, yetkili mahkemenin neresi olduğu açıkça belirtilmediği gibi, yetkisizlik itirazında bulunmayan diğer davalılar için yetkili mahkeme haline gelen mahkememizin müteselsil sorumlu olan İbrahim yönünden de yetkili sayılması gerektiği, üstelik delillerin birlikte toplanmasının usul ekonomisi gereği olduğu gerekçesi ile yetkisizlik itirazının yerinde olmadığı kabul edilip, mahkememizde yargılamaya devam edilmiştir.
Diğer sorunlardan ayrı çözümlenmesi gereken bir diğer sorun ise aracın kayıt maliki olan ... Grup şirketinin sunulan kira sözleşmesi sonrası davalı sıfatı olup olmadığıdır. Resmi belge şeklinde düzenlenmediği için kiralama sözleşmesinin sorumluluktan kurtulmak için sonradan düzenlenmesi mümkün ise de, kazanın olduğu tarihten önce aracın kiracısı ... şirketi ile aynı aracın kiraya vereni ... Grup şirketinin kira geliri nedeni ile vergi dairelerine vergi beyan edip ödeme yaptıklarının belirlenmiş olması nedeni ile bu iki davalı arasında uzun süreli kiralama sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme ile kayıt maliki olan davalı ... Grup şirketinin aracın işleteni olma sıfatının sona erdiği, kar ve zararı kendisine ait olamak üzere aracı işleten ve bu durumda ... şirketi olması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı ... Grup şirketinin davalı sıfatı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davalılar bir kısım itirazlarında, taleplerin belirsiz alacak davası ile talep edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinin hiç bir yerinde HMK nın 107. maddesinden söz edilmediği, davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeksizin fazlaya ilişkin haklar açıkça saklı tutularak talepte bulunulduğu için davanın belirsiz alacak davası değil, kısmi dava olduğu kabul edilmiştir.
Sigorta şirketi dışındaki davalılar haksız fiil ve işleten sıfatları nedeni ile sorumlu olup, tazminatın tarafların kusur dağılım oranlarına göre belirlendiği, ayrıca sigorta şirketinin yine poliçe ile sorumluluğunu üstlendiği sigortalı ve onun sorumluluğunu üstlendiği diğer kişilerin kusur dağılım oranlarına göre sorumlu olması gerektiği için öncelikle yaya olan davacı ile davalıların kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerekmiştir. Bu konudaki ilk rapor 04/01/2017 tarihli olup ...tarafından düzenlenmiştir. Raporda da belirtildiği gibi, davalı sürücü ... ... şirketi tarafından yapılmakta olan yol çalışması nedeni ile trafik ekipmanları kullanılarak trafiğe kapatılmış yol bölümü üzerinde yol çalışmasını kontrol için seyir halinde iken davacı trafiğe açık yol bölümlerini geçip sağından yolun karşısına geçmek amacı ile kapalı olan yol bölümüne girmiş, bu sırada seyir halinde olan sigortalı araç davacı yayaya çarparak davacın yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir. Bu bilirkişi davacının taşıt yolunu yeterince kontrol edip, yol uygun ise karşıya geçilmesi gerektiğine ilişkin trafik kuralını ihlal ettiği için tali ve % 30 oranında, davalı sürücü İbrahim'in ise sürücü belgesi olmaksızın kullandığı araç ile trafiğe kapalı yol bölümünde daha dikkatli şekilde seyir etmesi gerektiğine ilişkin trafik kuralını ihlal ettiği, firen izi 33 metre olup, bu hali ile hız sınırlamalarına da uymadığı için asli ve % 50 oranında kusurlu olacak şekilde, davalı ... şirketinin ise yayaların kapalı olan yol bölümüne girmelerini engelleyecek önlemleri yeterince almadığı için % 20 oranında kusurlu olarak kazaya neden oldukları şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı zarar görenin kendisine ait % 30 oranındaki kusur dışında davalıların ayrı ayrı belirlense dahi toplam % 70 oranındaki kusurun davalılara ait olması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi amacı ile mahkememizin görevlendirdiği bilirkişiler ... ın oluşturduğu heyet kazanın gerçekleşme şeklini ilk rapordaki ve tarafların kural ihlallerini aynı kabul etmekle birlikte, davacı yayanın olayda % 20 oranında, davalı sürücü ... şirketinin ise % 20 oranında kusurlu olduğu şeklinde kusur dağılımı yapmıştır.
Yukarıda içerikleri özetlenen raporlarda davacıya ait olması gereken kusur dağılım oranları arasındaki kısmi aykırılığı gidermek üzere... den seçilen bilirkişilerden uzlaştırıcı rapor alınması için ... talimat yazılmıştır. Bilirkişilerin düzenlediği 17/08/2018 tarihli rapor ile ilk raporu doğrular şekilde, davacının olayda % 30 oranında, davalı İbrahim'in % 50 oranında ve son olarak ... şirketinin ise % 20 oranında kusurlu oldukları, davacı zarar görenin kendisine ait % 30 oranındaki kusur dışında kalan miktara karşılık gelen tazminatı davalılardan talep hakkının bulunduğu, davalıların ayrı ayrı % 20 ve % 50 oranında kusurlu oldukları belirlense dahi, davacı kusuru % 30 un dışındaki toplam % 70 oranındaki kusurun davalılara ait olması gerektiği, tazminat hesaplaması yapılır iken bu durumun dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu aşamadan sonra trafik kazası nedeni ile davacıda oluşan yaralanmaların sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı oluşturup oluşturmadığı ve yaralanmaların bakıcı ihtiyacına neden olup olmadığı konularının aydınlatılması gerekmiştir.
Trafik kazası 21/10/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte Malüliyet İşleri Tespit Yönetmeliği Hükümleri Yürürlükte ve raporun bu yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerekmekle birlikte, Ankara Üniversitesinin hazırladığı raporda bilirkişilerin belirttikleri gibi, bu yönetmeliğin ekinde hesaplamaya ilişkin cetvel olmadığı için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği Hükümlerine göre belirleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu konudaki ilk rapor ... ait ve 27/09/2017 tarihli olup, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği Hükümlerine göre hazırlanan bu raporda davacıda kazaya bağlı olarak % 69 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, aynı yaralanmaların iyileşme süresinin 12 ay olduğu, bu süre içerisinde davacı geçici iş göremez halde olduğu gibi aynı süre içerisinde başka birinin bakımına ihtiyacı olduğu belirlenmiştir.
Aynı Üniversitenin 28/03/2019 tarihli raporunda olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlanan 14/05/2019 tarihli bir diğer raporda ise, yine kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre belirleme yapılmış ise de, yukarıda belirtilen nedenle bu yönetmelik hükümlerinin kaza tarihinde yürürlükte olmadığı için, bu raporların hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.
Raporlara yönelik itirazların karşılanması amacı ile ... Kurulundan alınan 28/01/2021 tarihli rapor Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği Hükümlerine göre belirleme yapılmış, davacıda kazaya bağlı olarak % 71 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine ise % 64 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, aynı yaralanmaların iyileşme süresinin 9 ay olduğu, bu sürenin 3 aylık bölümünde başka birinin bakımına ihtiyacı olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı belirlenmiştir.
Tüm raporlar arasındaki kısmi çelişkilerin giderilmesi amacı ile bu kez ...Kurulundan 05/05/2023 tarihli rapor alınmıştır. Daha önce düzenlenen raporlar, bu raporlara yönelik itirazları ve raporlar arasındaki aykırılıkları gideren bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, ... ise % 64 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, aynı yaralanmaların iyileşme süresinin 9 ay olduğu, bu sürenin 3 aylık bölümünde başka birinin bakımına ihtiyacı olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu aşamadan sonra davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarlarının belirlenmesi için bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacının ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile yol giderlerinin davalı sigorta şirketinin itirazının aksine tedavi giderleri içerisinde ve poliçe kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Bu talep ile ilgili olarak bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapora göre davacının kusur oranına bağlı olarak 3.070,67 TL tedavi gideni ve 3.928,40 TL yol gideri zararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacı nedeni ile talep edilebilir tazminat ile ilgili olarak... tarafından alınan 09/02/2024 tarihli raporun gerekçeleri itibarı ile olaya uygun ve denetime açık olduğu için hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Davacının asgari ücreti aşan geliri olduğu kanıtlanamadığı için asgari ücret esas alınmış, TRH 2010 yaşam tablosu da dikkate alındığında davacının kusur dağılım oranına bağlı kalındığında 2.857,36 TL geçici bakıcı zararı, 7.712,50 TL geçici iş göremezlik zararı ile 2.267.465,22 TL de sürekli çalışma gücü kaybı nedeni ile tazminat talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporu düzenlendikten sonra davacı vekili 29/04/2024 tarihinde harcı tamamlanan dilekçesi ile talebini ıslah etmiş, 200,00 TL olan geçici iş göremezlik alacağını 7.712,50 TL ye, 800,00 TL olan sürekli iş göremezlik alacağını 2.267.465,22 TL ye 1.000,00 TL olan tedavi giderini 3.071,67 TL ye, 200,00 TL olan bakıcı giderini 2.857,36 TL ye yükseltmiştir. Islah dilekçesi tebliğ edilen tüm davalılar süresi içerisinde ıslah işlemine konu miktarlar için zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Yeniden ayrı bir tartışmaya neden olmamak için yukarıdaki 6 nolu paragrafta ayrıntıları açıklandığı gibi, davanın kısmi dava olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davanın niteliği gereği 20/01/2016 tarihinde dava açılmakla dava dilekçesinde kısmi davaya konu edilen talepler ve bu taleplere ait alacak miktarları yönünden zamanaşımı süresi gerçekleşmemiş, kısmi davaya konu ve bilirkişi raporu ile ortaya çıkıp, ıslah işlemine konu edilen miktarlar yönünden ise açılı dava olmadığı, zaman aşımı süresini kesen yada durduran bir hal olmadığı için ıslah işlemine konu alacaklar yönünden zaman aşımı süresinin işlemeye devam ettiği kabul edilmiştir. Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası TCK da suç olarak düzenlenip 8 yol zaman aşımı süresi öngörülmüş olup, 2918 Sayılı Yasanın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin tazminat istekli davalar için de uygulanması gerektiği, bu durumda olayda gelişen durum söz konusu olmadığı için 21/10/2015 kaza tarihi ile işlemeye başlayan 8 yıllık zaman aşımı süresinin 21/10/2023 tarihinde dolduğu, bu süre dolduktan sonra 29/04/2024 tarihinde ıslah işlemi yapılmış olması nedeni ile ıslah işlemine konu tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar hesaplamaya esas alınan raporun 2023 tarihli olduğunu, zararın bu tarihte öğrenildiğini, bu nedenle zaman aşımı süresinin dolmadığını, uzamış ceza zaman aşımı süresi olan 12 yılın dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de, eylemin suç olması nedeni ile uzamış ceza zamanaşımı 8 yıl olarak uygulanması gerektiği, cezalar için öngörülen ek uzamış 12 yıllık sürenin tazminat istekli davalar için uygulanmasının mümkün olmadığı, olayda gelişen durumda olmadığı, tazminat istekli talepler için uygulanması gereken uzamış 8 yıllık zamanaşımı sürenin raporların alındığı tarihte değil, istikrar gösteren yargı uygulamalarına göre bu süresinin 21/10/2015 kaza tarihinde işlemeye başlaması gerektiği, bu durumda ıslah işlemine konu alacak talepleri yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, bu nedenle ıslah işlemine konu alacak taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacın olaydaki kusur dağılım oranı, davacı ile davalı gerçek kişinin belirlenebilen gelir durumları, yaralanmaların davacıda oluşturduğu sürekli çalışma gücü kayıp oranın yüksekliği ile tedavi sürecini uzun ve zahmetli olması nedeni ile acı ve üzüntü duyduğu tartışmasız olup, talebin makul olduğu, indirim yapılmaksızın tüm manevi tazminatın muhatabı olan ... şirketi ile ... den tahsili gerektiği kabul edilip, davadaki tüm talepler yönünden aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı ... ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat isteklerinin davalı sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-)Manevi tazminat talebi yönünden;
75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faiziyle birlikte alınıp davacıya ödenmesine,
3-) Maddi tazminat talebi yönünden;
800,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.000,00 TL tedavi ve yol giderinden oluşan toplam 2.200,00 TL maddi tazminatın davalılar ... yönünden 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden 20/01/2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına,
Maddi tazminat isteğinin fazlaya ilişkin kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine,
Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 263,68 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 38.919,00 TL toplamı 39.182,68 TL'den mahsubu ile artan 38.755,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL başvurma, 427,60 TL peşin harcın davalılar ...'dan tahsili ile hazineye ödenmesine,
Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 456,80 TL'nin davalılar...'den müteselsilen alınıp tahsili ile davacıya verilmesine,
Maddi tazminat davası yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 2.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... müteselsilen alınıp alınarak davacıya verilmesine,
Maddi tazminat davası yönünden davalılar ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 2.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
Manevi tazminat davası yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar... müteselsilen alınıp alınarak davacıya verilmesine,
Maddi ve manevi tazminat talebinin davalı sıfatı yokluğu nedeni ile reddine karar verilen ... şirketi için manevi tazminat yönünden 17.900,00 TL maddi tazminatlar nedeni ile 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp adı geçen davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.372,58 TL, bilirkişi ücreti 8.750,00 TL ve 1.070,00 TL ... masrafı olmak üzere toplam 1.115,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 10,80 TL'sinin davalılar .... tarafından yapılan 1.500,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1.498,55 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av.... yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2024
...