T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2017/78 Esas
KARAR NO : 2024/285
....
....
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 25/09/2018
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde açılan ve birleştirilerek yargılaması yapılan itirazın iptali davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Asıl davada davacılar vekili ; alacağını davacıya temlik eden...ile davalı ... arasında şirket hisse devir sözleşmesi ve borç kabulüne ilişkin ek sözleşme yapıldığını, temlik edenin şirket hisse devrini yaptıktan sonra devir edilen hissenin üzerindeki haczin kaldırıldığını davalıya bildirdiğini, davalının şirket hissesi üzerindeki haczin kaldırıldığının kendisine bildirilmesine rağmen ilk sözleşmede kıymetli evraka bağlanmayan 80.000,00 TL'yi ödemekten kaçındığını, alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili ; arasındaki şirket hisse devri sözleşmesi nedeni ile alacaklı olan dava dışı...tarafından davalı hakkında başlatılan .... esas sayılı takibindeki alacağın davacı tarafından temlik alındığını, şirket hisse devir bedeli karşılığı düzenlenmesi kararlaştırılan 14 ve 15.sıradaki çek bedelini ödemediği için çek bedelleri ve ek sözleşmenin ek 4.maddesinde belirtilen aylık %5 gecikme cezasının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durdurulduğunu belirtip, itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT :
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; tarafların sıfatı itibariyle Ticaret Mahkemeleri görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen niteliği dikkate alındığında davacının üzerine düşen 1.sınıf ... teslim etme borcu ile birlikte 13/07/2016 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesinin 5.7.maddesinde belirtilen yükümlülüklerini ihtarname düzenledikleri halde davacının yerine getirmekten kaçındığını, birleştirilen ana davada davacının teslime hazır olduğunu söylediği safranın 13/07/2016 tarihli ek sözleşmede belirtilen 1.sınıf...olmadığı için bu safranın kendilerine teslimi ya da bilirkişi raporu ile belirlenen değerinin borçlarından takas mahsup yolu ile indirilmesini kabul etmediklerini, icra takibi ile talep edilen aylık %5 oranındaki faizin BK'nın 80 ve 120.maddelerine aykırı olduğunu belirtip, davalarının reddi ile kötü niyet tazminatlarının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
-13/07/2016 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi ile aynı tarihli ek sözleşme,
-13/07/2016 tarihli borç ikrarı ödeme ve kefalet sözleşmesi başlıklı sözleşme,
...ye ait hisselerin üzerindeki hacizlerin kaldırıldığına ilişkin davalıya gönderilen ihtarlar,
-Davalı tarafından patent vb hakların devir amacıyla temlik eden...'e gönderilen ihtarnameler,
-... esas sayılı icra takip dosyaları,
-Davalı tarafından davacılara iadeye hazır olduğunu belirtip mahkememize teslim ettiği safran maddesi,
-Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davalardaki talep; limited şirket hisse devir sözleşmesi ve eki sözleşme uyarınca temlik eden...'ye ait şirket hisselerinin davalıya devri nedeniyle davalı tarafından ödemesi geciken 80.000,00 TL ve toplam bedeli 100.000,00 TL olan iki adet hisse devir bedeli ödemesinin yapılmadığı iddiası ile davacılara ait alacaklar ve sözleşmede belirtilen aylık %5 gecikme faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazların iptali istemine ilişkindir.
Alacağını davacılara temlik eden dava dışı...ile davalı arasında 13/07/2016 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi ile aynı tarihli ek sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeler ile ...'ye ait %50 pay davalıya devredilip sicile kayıt-tescil ve ilan edilmiştir.
Hisse devri karşılığı davalının yapacağı ödemeler 15/07/2016 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeye göre, devire konu %50 şirket payının değeri 250.000,00 TL olarak belirlenmiş, ödemenin şekli aynı sözleşmenin 5.3 maddesinde ayrıntıları ile belirtilmiştir. Bu sözleşmede belirtilen ve asıl davanın konusunu oluşturan 80.000,00 TL'nin ise...'ye ait devre konu şirket hisseleri üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve bunun davalıya bildirilmesi ya da zamanaşımının gerçekleşmesi halinde ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Taraflar arasında bu kez tarihsiz Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi'nin eki niteliğinde ek sözleşme (1) başlıklı yeni bir sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin Ek-2 maddesi ile ilk sözleşmenin 5.3 maddesinde belirtilen ve sözleşmenin imzalanması ile davalının ödemesi gereken 85.000,00 TL yönünden kambiyo senedi verilmesi, ilk davanın konusunu oluşturan devredilen şirket hissesi üzerindeki haczin kaldırılması koşuluna bağlı 80.000,00 TL'nin ödemesinin şartın gerçekleşmesi ile ödeneceği ek madde 2 ile belirlenmiş, aynı sözleşmenin ek madde 4 ile vadesi geçen her alacağa vade tarihinden itibaren aylık %5 gecikme cezası uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Daha sonra taraflar arasında bu kez borç ikrarı ödeme ve kefalet sözleşmesi başlıklı yeni bir belge düzenlenmiştir. Bu sözleşme ile davalının devir aldığı şirket hisseleri nedeni ile toplam borcu 850.000,00 TL olarak belirlenmiş, sözleşmenin 4.maddesinde vade tarihleri ile miktarları ayrı ayrı belirlenen 15 adet çek verilmek suretiyle ödemenin yapılması kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmenin 5.maddesinde ise, ilk davanın konusunu oluşturan şarta bağlı 80.000,00 TL'nin ödeme şekli, haczin kaldırılması ve bunun davalıya ihtar ile bildirilmesi şeklinde düzenlenmiştir.
Her üç sözleşme bir önceki sözleşmenin eki olduğunu tekrar ederek düzenlenmiştir.
Sözleşmeler hep birlikte değerlendirildiğinde; ana davanın konusunu oluşturan ve borç ikrarı başlıklı son sözleşmenin 5.maddesinde belirtilen kıymetli evraka bağlanmayan 80.000,00 TL'nin davalının borcu olduğu tartışmasızdır. İlk sözleşme uyarınca limited şirket hisse devrine ilişkin asıl borcun temlik eden ... tarafından davalıya devir yapılarak gerçekleştirildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Bu borcun ödenmesi sözleşmeler ile hisse devri yapan...'e ait %50 pay üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve bunun davalıya bildirilmesi ya da zamanaşımının gerçekleşmesi koşuluna bağlanmıştır. Hisse devri yapan...'e ait devre konu hisseler üzerindeki ihtiyati hacizler devir eden tarafından kaldırılıp bu durum ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya bildirilmiş, ihtarname 01/11/2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, tebliğden itibaren verilen 3 günlük süre sonunda 80.000,00 TL asıl alacak ile 4.000,00 TL işlemiş faizin (aylık %5 gecikme cezası) tahsili için 12/12/2016 tarihinde ... esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri 19/12/2016 tarihinde tebliğ edilen davalı borçlu... tarihli itirazı üzerine yetkili icra müdürlüğünün olduğu... esas sayılı takip dosyası üzerinden davalı borçluya yeniden ödeme emri gönderilmiş, ödeme emri 17/01/2017 tarihinde tebliğ edilen davalı borçlunun 17/01/2017 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davalı itirazında; vadesi gelmiş borçları olmadığını, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, yıllık % 60 oranındaki işlemiş faizin fahiş olduğunu, takip alacaklısına borçları olmadığını ileri sürmüştür.
Birleşen davada ise; temlik yolu ile davacı olan Levent de...ile davalı arasında düzenlenen Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi, bu sözleşmenin eki niteliğindeki (1) nolu sözleşme ve Borç İkrar Ödeme ve Kefalet Sözleşmesi başlıklı sözleşmelere dayanarak alacak talebinde bulunmaktadır. 13/07/2016 tarihli Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi, bu sözleşmenin eki (1) sözleşme ve Borç İkrarı Sözleşmesi başlıklı sözleşmeler bir bütün olup, en son sözleşme ile asıl davanın konusunu oluşturup hacizlerin kaldırılması halinde ödeneceği kararlaştırılan 80.000,00 TL dışında hisse devir bedeli 850.000,00 TL alacak belirlenip, 15 adet çek verilmek suretiyle ödeme yapılacağı kararlaştırılıp, davalı tarafından düzenlenen ve Borç İkrarı Ödeme ve Kefalet Sözleşmesi'nde yer alan 14.sıradaki 17/02/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL ve 15.sırasındaki 24/03/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli çeklerin süresinde ödenmemesi nedeniyle sonradan davacı ...'e temlik edilen ... esas sayılı 08/07/2018 tarihli icra takibini başlatmıştır. İcra takibi ile birleşen davanın konusunu oluşturan "Ödeme ve Kefalet" başlıklı sözleşmenin 14 ve 15.sıralarında yer alan toplam 100.000,00 TL'nin tahsili yanında ayrıca sözleşmeler ile kararlaştırılan aylık %5 cezai şart alacağı için 22.500,00 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Ödeme emri 10/07/2018 tarihinde tebliğ edilen davalının 17/07/2018 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davalı borçlu bir önceki icra takibine yönelik yetkisizlik dışındaki tüm itirazlarını tekrar etmiştir.
Temlik eden ve davalının imzalarını taşıyan ve imzaların inkar edilmediği bağlı üç sözleşme uyarınca, temlik eden...'in asıl edim yükümlülüğü sahibi olduğu %50 şirket hissesini davalıya devir etmek olup, temin edilen şirket kayıtlarına göre bu yükümlülüğün yerine getirildiği tartışmasızdır. Davalının asıl edim yükümlülüğü ise hisse devir bedelini ödemek olup, her iki davanın dayanağı olan asıl dava yönünden şarta bağlı borcun, birleşen davada ise ödeme protokolünün 14 ve 15.sıralarında belirtilen borçların ödenmediği tartışmasızdır.
Asıl davaya konu 80.000,00 TL'nin ödenmesi devir edilen paylar üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılıp, durumun davalıya bildirilmesi halinde söz konusu olacaktır. Hisse devri yapılmış ve devir edilen hisse üzerindeki ihtiyati hacizler kaldırılıp, bu durum 01/11/2016 tarihinde davalıya tebliğ edilip 3 gün ödeme süresi verilen ...
01/11/2016 tarihinde davalıya tebliğ edilen ihtarname ile 3 gün ödeme süresi verilmiş ve sürenin tamamlandığı 04/11/2016 tarihinde borç muaccel hale gelmiş olup, temlik edenin 80.000,00 TL asıl alacak ile birlikte taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen aylık %5 oranında faiz ödemesi de gerektiği, bu halde 04/11/2016 temerrüt tarihi ile 12/12/2016 icra takip tarihi arılığında işlemiş faiz (gecikme cezası) talep etmesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir. 04/11/2016 temerrüt tarihi ile 12/12/2016 takip tarihi aralığındaki 28 gün için (80.000,00 TL x 38 x 60 ) / (365 x 100) = 4.997,26 TL) 4.997,26 TL gecikme cezası (faiz) talep hakkı bulunduğu hesaplanmıştır. Davacı taraf işlemiş faizi 4.000,00 TL talep ettiği için davanın itirazın iptaline ilişkin olması nedeni ile taleple bağlı kalınması gerektiği kabul edilmiştir.
Birleşen davaya konu toplam 100.000,00 TL bedelli asıl alacak, davalıya yapılan hisse devri sonrası ödemenin nasıl yapılacağını düzenleyen ve tarafların imzalarını taşıyıp imza inkarına uğramayan "Borç İkrar Ödeme ve Kefalet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen ödeme planına bağlanıp 17/02/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL ve 24/03/2018 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli borçların ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalının belirtilen vadelerde ödeme yapmadığı açık olup, bu nedenle temlik alan davacının 100.000,00 TL asıl alacağı için başlatılan ... esas sayılı takibindeki 100.000,00 TL asıl alacağının davalı borcu olduğu ve takip tarihinden önce ödeme tarihi belirli olup ödeme yapılmadığı için asıl alacağın muaccel olup takip ve talep edilebilir olduğu kabul edilmiştir.
Bu davanın dayanağı icra takibinde işlemiş faiz ( gecikme cezası ) talebi de olup, sözleşmede borçların vadeden itibaren ödenmemesi halinde aylık %5 oranında faiz (gecikme cezası) ödenmesi kararlaştırıldığı için alacaklarının 17/02/2018 tarihi ile 08/07/2018 takip tarihi aralığında 50.000,00 TL için 24/03/2018 ödeme tarihi ile 08/07/2018 icra takip aralığında işlemiş faiz (gecikme cezası) talep hakkı bulunduğu, icra takibi ile 22.500,00 TL işlemiş faiz talep edilmekle birlikte, 05/01/2024 tarihli olup mali müşavir bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 20.000,00 TL işlemiş faiz (gecikme cezası) talep edilmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Davalı her iki davaya yönelik itirazında; temlik eden...'in tek yükümlülüğünün şirketteki hisseleri devir olmadığı, ayrıca son eki sözleşmesinin dayanağı ve eki olan Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi'nin 5.7.maddesindeki ek yükümlülükleri de olduğunu, bu yükümlülükler yerine getirilmediği için ödeme yapmak zorunda olmadığını ileri sürmektedir. Temlik edenin asıl yükümlülüğü şirket hisselerini devir olup, bunun yerine getirildiği tartışmasızdır. Bu asli edime karşılık davalının asıl edim yükümlülüğü ise devir bedelini ödemektir. Asıl davada da hacizler kaldırılıp davalıya bildirildiği için 80.000,00 TL'nin, birleşen davada ödeme listesinin 14 ve 15.sırasındaki vadesi belirli ödemeler yapılmadığı için davalının asıl edim yükümlülüğüne aykırı davrandığı tartışmasızdır.
Dava dışı temlik eden yan edim yükümlülüğü olan ve asıl sözleşmenin 5.7.maddesinde belirtilen yükümlülüklerin bir kısmını yerine getirmiş ise de aynı maddenin sonunda yan edim yükümlülüğüne aykırı davranan tarafın diğer tarafa 500.000,00 USD tazminat ödemesi gerektiği hüküm altına alınmış olup, davalımız açacağı ayrı bir dava ile temlik edenin yan edim yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiası ile koşullarının gerçekleştiğini kanıtlayarak 500.000,00 USD tazminat talep etmesi mümkün iken, bu durumu asıl edimi olan ödeme yapmaktan kaçınma nedeni olarak ileri sürmesinin MK'nın 2.maddesine açıkça aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunması mümkün olmadığı için bu gerekçeler ile davalının her iki asıl edim yükümlülüğü olan hisse deviri nedeni ile oluşan borçlarını ödemekten kaçamayacağı kabul edilmiştir.
Davalının diğer bir itirazı temerrüt tarihinden itibaren aylık %5 oranındaki faizin (gecikme cezası) fahiş olduğuna yönelik olup, Ticaret Yasası'nın 8.maddesi uyarınca ticari işlerde faizin taraflarca serbest olarak kararlaştırabileceğine ilişkin düzenleme karşısında BK'nın 88 ve 120.maddelerindeki sınırlamaların uyuşmazlığın limited şirket hisse devrinden kaynaklanıp ticari iş niteliğinde olması nedeniyle olayda uygulanamayacağı, tarafların serbest olarak belirlediği aylık %5 (yıllık %60) oranındaki temerrüt faizi oranının yerinde ve talep edilebilir olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafın bir diğer talebi takas ve mahsup istemine ilişkindir. Davalı tarafından cevap dilekçesine ekli olarak sunulan ve temlik eden ile davalının itiraz edilmeyen imzalarını taşıyan Ek Sözleşme (1) olup, sözleşmenin en alt kısmında temlik eden...'in 5 kg safranı davalıya teslim etmesi öngörülmüştür. Davalımız bu safranı kendilerine teslim edilmediği gibi mahkemeye teslim edilen maddenin ortalam ürün olup, teslimi gereken safranın ..." olduğunu, bu ürünü kabul etmediklerini, saf İran Safranı'nın bedelinin belirlenip her iki davaya konu alacaktan mahsup edilmesini istemektedir.
Davalı ek sözleşme ile temlik edenin saf İran Safran'ı teslim borcunu üstlendiğini söylemekte ise de, sözleşmede "5 kg safran" ibaresinin yer aldığı, saf İran Safran'ı ibaresinin yer almadığı görülmüştür.
Temlik edenin borcu BK'nın 86.maddesinde belirtilen çeşit borcu olup, maddedeki açık düzenlemeye göre seçim hakkı temlik eden...'de olup, aynı madde uyarınca...'den alacağı temlik alanların vekili tarafından ortalama nitelikteki safran davalıya teslim edilmek üzere mahkemeye teslim edilmiş, davalı ....'ı olmadığı için ürünü kabul etmeyip, saf İran Safranı'nın fiyatı belirlenip bu miktarın davacılar alacağından mahsubu istenilmekte iken, davacılar vekili 05/12/2018 tarihli dilekçe ile 5 kg safranın piyasa satış bedelinin alacaklardan mahsup edilmesini kabul ettiklerini söylemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle temlik edenin davalıya teslimi gereken maddenin sözleşmede açıkça ... olarak belirtilmediği, BK'nın 86.maddesine göre çeşit borcu niteliğindeki 5 kg safranın ortalama nitelikteki piyasadan temin edilen ve mahkememize teslim edilen safran olduğu, ilk düzenlenen bilirkişi raporuna göre 1 kg safran 100,00 TL olup, toplam 5 kg safran teslim edilmeyen safran bedeli olan 500,00 TL'nin tekerrür oluşturmak koşulu ile her iki davadaki asıl alacaktan mahsubu gerektiği kabul edilmiştir.
500,00 TL safran bedelinin mahsubu sonrası;
A) Asıl davadaki alacak 80.000,00 TL olup, bundan 500,00 TL safran bedeli mahsup edildiğinde icra takibi ile talep edilebilir asıl alacağın 79.500,00 TL olması gerektiği, bu miktar için 04/11/2016 temerrüt tarihi ile 12/12/2016 icra takip tarihi aralığında talep edilebilir işlemiş faiz (gecikme faizi) ((79.500,00 TL 38 x 60) / (365 x 100) = 4.966,02 TL)) 4.966,02 TL olması gerektiği, davanın niteliği itibari ile icra takibine bağlı kalınarak hüküm oluşturulması gerekli olup, icra takibinde 4.000,00 TL işlemiş faiz (gecikme cezası) talep edildiği için davacının 79.500,00 TL asıl alacak ile birlikte talebe bağlı kalınarak 4.000,00 TL gecikme cezası (işlemiş faiz) talep etmesinin mümkün olduğu, bu miktarlara yönelik davalı itirazının haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği kabul edilmiştir.
B) Birleşen davada asıl alacak 100.000,00 TL olup, en eski vadeli borç olan 50.000,00 TL'den 500,00 TL safran bedeli mahsup edildiğinde davacı asıl alacağının 99.500,00 TL olması gerektiği, en erken vadeli alacağın 49.500,00 TL olması gerektiği, bu miktarın işlemiş faiz alacağının ((49.500,00 TL x 141 x 60) / (365 x 100) = 11.473,32 TL)) 11.473,32 TL ve 18/03/2018 vadeli 50.000,00 TL borcun takip tarihine kadar işlemiş faiz 8.250,00 TL olduğu (05/01/2024 tarihli bilirkişi raporu 1.seçeneği esas alınması gerektiği için) bu hali ile birleşen davada davacının 99.500,00 TL asıl alacak ile 19.723,32 TL işlemiş faiz (gecikme cezası) talep etmesinin mümkün olduğu, bu miktarlara yönelik davalı itirazının haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı borçlunun safran tesliminden kaynaklanan ve her iki davadaki talepten ayrı ayrı mahsup edilen 500,00 TL alacağı olduğu kabul edilmiş ise de; 500,00 TL mahsuba konu alacağın ancak bir kez mahsubunun mümkün olduğu, icra taleplerinin devamı sırasında mahsubu bir kez yapılması konusunda dikkat etmeleri gerektiği, 500,00 TL'nin iki kez ve her bir davadaki alacaktan mahsubunun mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Davalı vekili şirket hisse devirlerinin üçüncü kişi tarafından açılan tasarrufun iptali davası sonucu iptal edildiğini, üçüncü kişiye de ödeme yapmak durumunda kalabileceklerini ileri sürmüş ise de, tasarrufun iptali davası sonrası davalının ödeme yapıp yapmayacağının belirsiz olduğu, davalı bir kez ödeme yapmak durumunda olup, üçüncü kişilere tasarrufun iptali nedeni ile ödeme yapmak zorunda kalır ise yeni bir dava ile fazla ödemeyi talep etmesinin mümkün olduğu kabul edilip, yargılamaya devam edilip, hüküm oluşturulması gerektiği kabul edilmiştir.
Her iki davada hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarlarının taraflarca sözleşme hükümlerine göre hesaplanması mümkün olduğu için davacıların alacaklarının likit olduğu, her bir davada hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamı için icra inkar tazminatı hesaplanıp davalıdan tahsili gerektiği, davacıların fazla talep yönünden haksız oldukları, fakat kötü niyetli olarak icra takibi yaptıkları kanıtlanamadığı için davalının kötü niyet tazminatı isteme koşulunun oluşmadığı kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin ... Esas sayılı davası ile ilgili olarak;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 79.500,00 TL asıl alacak ve 4.000,00 TL işlemiş faiz (gecikme cezası) olmak üzere toplam 83.500,00 TL üzerinden iptaline,
Takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık % 5 (yıllık % 60) oranında temerrüt faizi (gecikme cezası) uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Hüküm altına alınan 83.500,00 TL'nin % 20'sine karşılık gelen 16.700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
Davacının fazla isteminin reddine,
Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine,
2-Birleşen ... Esas sayılı davası ile ilgili olarak;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 99.500,00 TL asıl alacak ve 19.723,32 TL işlemiş faiz (gecikme cezası) olmak üzere toplam 119.223,32 TL üzerinden iptaline,
Asıl alacak olan 99.500,00 TL'ye takip tarihinden itibaren aylık % 5 (yıllık % 60) oranında temerrüt faizi (gecikme cezası) uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Hüküm altılan alınan 119.223,32 TL'nin % 20'sine karşılık gelen 23.844,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
Davacının fazla isteminin reddine,
Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat isteğinin reddine,
Asıl davada alınması gereken 5.703,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.014,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.689,38 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Birleşen davada alınması gereken 8.144,14 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.092,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.052,14 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Asıl davada davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 1.014,51 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.045,91 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.
Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.092,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.127,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.
Asıl davada davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE.
Birleşen davada davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 19.075,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE.
Asıl davada ret edilen miktar için davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE.
Birleşen davada ret edilen miktar için davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 3.276,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE.
Asıl davada davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 190,00 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.190,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3.171,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
Birleşen davada davacı tarafından yapılan 70,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 68,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.
Dair, Asıl ve birleşen davada davacılar Vekili Av. ..., Asıl ve birleşen davada davalı Vekili Av. ...'ın (e-Duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2024
Katip ...
Hakim ...