T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2018/987 Esas
KARAR NO: 2023/65
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ..
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... -
DAVA İHBAR OLUNAN: ... -...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 31/12/2018
KARAR TARİHİ: 01/02/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 14/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen beher poliçe başına 800.-TL lik teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlendiğini, müvekkilinin hamileliği boyunca kadın doğum uzmanı tarafından takip edildiğini, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulanması sonucu down sendromu hamilelikte teşhis edilememiş ve çocuğun down sendromlu olarak doğduğunu, down sendromlu sakatlığın giderilmesi veya hamileliğin sonlandırılması ihtimallerinden yoksun bırakıldığını, down sendromunun hayat boyu devam eden bir iş görmezlik hali olduğunu, beyanla çocuk için iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak 1.000,00-TL, 50.000,00-TL manevi tazmina, anne ve babanın her biri için 50.000,00-TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; doktor ...'ın tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı doktor tarafından gereken her türlü tetkik ve testlerin yapıldığını, davacı çocuğun bu testler neticesinde sağlıklı olduğunun tespit edildiğini, en güvenilir test şekli olan dörtlü tarama testinde dahi anomali %100 olarak tespiti tıp dünyasında mümkün olmadığını, down sendromunun tıp ilminde bir tedavisi bulunmadığını, hemikin kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bebekte meydana gelen anomalilerin hekimin tedavisiyle illiyet bağı bulunmayan rahatsızlık olduğunu, davacının tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu, olayla malpraktis söz konusu olmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, maluliyetin hekim eylemi sonucu olmadığını, kişinin bir zarardan sorumlu tutulabilmesinin ön koşulunun zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı olması gerektiğini, davanın sigortalı hekime ihbarını, davanın zamanaşımına uğradığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Davalı ... tarafından düzenlenen poliçe örneği,
-Davacı ... ile ilgili tüm teşhis ve tedavi evrakı,
-Davacı küçük ile ilgili alınan raporlar,
-Sigortalı hekim ve olaya bir şekilde dahil olan tüm hekimler yönünden kötü tıbbi uygulama olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporları ve uzman görüşü,
-Tazminat hesabına ilişkin rapor.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME :
Davadaki talep ; davalı tarafından kötü tıbbi uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen hekimin davacı ...'ın hamileliği sürecinde yeterli özen ve dikkati göstermeyerek davacı küçük...'ın down sendromlu olarak dünyaya gelmesine neden olduğu, bu durumun davacı küçükte çalışma gücü kaybı oluşturduğu, ayrıca her üç davacının manevi olarak oluşan acılarının giderilmesi için maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... tarafından dava dışı hekim Dr. ... için " kötü tıbbi uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi " düzenlenmiştir. Davacılardan ...'ın sigortalı hekimin bulunduğu hastanede tüm tedavi süreci sigortalı hekim Dr. ... tarafından takip edilmiştir. Sigortalı hekimin sınırlı olarak sayılmamak koşulu ile bilgilendirmeme, aydınlanmış onan almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason kullanımında ihmal, ultrason bulgularını değerlendirmeme, konsültasyon istememe ve CVS/Amniosentez yapmamak suretiyle hekimin vekalet sözleşmesi hükümlerine tabi hasta hekim ilişkisi kapsamında yüksek özen borcu altında olmasına rağmen hastanın hiçbir kusuru olmadan mevcut durumun ortaya çıkmasına neden olduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Dava ile ilgili olarak zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu ileri sürülmüş ise de; doğumun ve tedavi sürecinin tarihi itibariyle yasal koşulları oluşmayan zamanaşımı definin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Sigortalı hekimin kötü tıbbi uygulama sayılması gereken davranışlarının tespit edilmesi halinde sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketlerinin bu nedenle tıbbi müdahale yapılan kişinin uğradığı maddi ve manevi tazminat taleplerini sigorta poliçesi kapsamında karşılaması gerekmektedir.
Sigortalı hekimin davacılardan ... ile ilgili tüm tıbbi müdahalelerinin değerlendirilmesi sonucu mahkememiz tarafından görevlendirilen heyet tarafından hazırlanan 11/11/2022 tarihli raporda; Kulu Devlet Hastanesi'nin 18.06.2019 tarihli fötal biyometri ve biyofizik skorlama sonuç raporunda; 9 hf iken 8 hf, FKA +, daha önce down sendromlu çocuk öyküsü olan hastaya riskler anlatıldığı, Kulu Devlet Hastanesi'nin 01.08.2019 tarihli fötal biyometri ve biyofizik skorlama sonuç raporunda; bpd 30.9 mm, 15 hf 5 g, daha önce down sendromu öyküsü olan hastaya amniyo önerildiği, Kulu Devlet Hastanesi'nin 07.08.2019 rapor onay tarihli Down S. 2.trimestr tarama testi (üçlü tarama testi) sonucunda; AFP (alfafetaprotein) 29,7 IU/ml, Estriol, serbest (UE3), serum 0,9 ng/ml, beta-HCG-total 148334.00 mlU/mL olduğu, Snevo Laboratuvarları Kulu Devlet Hastanesi tarafından istenen 07.08.2019 tarihli rapor sonucunda; Trisomy 21 için biyokimyasal risk >1/5S0 , yaş risk 1:187, nöral tüp defekt Tüm yargılama sürecinde down sendromu ile ilgili tespitin yapılamadığı ispat edilememiş olup, sigortalı hekim davacı ...'taki anomaliyi tespit edip 01/08/2019 ve 07/08/2019 tarihinde yapılan testler sonucunda hastanın riskinin 1/50'nin üzerinde çıktığı ve riskli olarak değerlendirildiği, hastaya amniyo önerisinde bulunulduğu, tüm dosya kapsamı ile sabit olmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/03/2022 Tarih ve 2020/11-592 E., 2022/356 K., sayılı ilamında da belirtildiği gibi; Türk hukukunda aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı gözetildiğinde hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim ve zorunlu sorumluluk sigortacısı tarafından her türlü delille ispatlanabilir. Bu kapsamda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususu somut olay özelinde hastanın eğitimi, yaşı, kültürel seviyesi ve hekim veya hastane tarafından tutulan kayıtlar serbestçe değerlendirilerek tespit edilmelidir. Bu itibarla somut olayda da davacının daha önce de down sendromlu çocuk dünyaya getirdiği, 38,5 yaşında olduğu, 01/08/2019 ve 07/08/2019 tarihinde yapılan kombine test sonucunda hastanın riskinin 1/50'nin üzerinde çıktığı ve riskli olarak değerlendirildiği, hastaya amniyo önerisinde bulunulduğu, hastaya Kulu Devlet Hastanesi'nin 18.06.2019 tarihli fötal biyometri ve biyofizik skorlama sonuç raporunda; 9 hf iken 8 hf, FKA +, daha önce down sendromlu çocuk öyküsü olan hastaya riskler anlatıldığı, Kulu Devlet Hastanesi'nin 01.08.2019 tarihli fötal biyometri ve biyofizik skorlama sonuç raporunda; bpd 30.9 mm, 15 hf 5 g, daha önce down sendromu öyküsü olan hastaya amniyo önerildiği, Kulu Devlet Hastanesi'nin 07.08.2019 rapor onay tarihli Down S. 2.trimestr tarama testi (üçlü tarama testi) sonucunda; AFP (alfafetaprotein) 29,7 IU/ml, Estriol, serbest (UE3), serum 0,9 ng/ml, beta-HCG-total 148334.00 mlU/mL olduğu, Snevo Laboratuvarları Kulu Devlet Hastanesi tarafından istenen 07.08.2019 tarihli rapor sonucunda; Trisomy 21 için biyokimyasal risk >1/5S0 , yaş risk 1:187, nöral tüp defekt HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 179,90 TL ile manevi tazminat yönünden alınması gerekli 179,90 TL'nin peşin alınan 515,75 TL'den çıkartılarak geriye kalan 155,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan 6,40 TL vekalet tasdik harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Maddi Tazminat yönünden; davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden; davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL'nin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden; davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL'nin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden; davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL'nin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ...'ın (e-Duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/02/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.