T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2019/177 Esas
KARAR NO : 2024/435
...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2018
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2019
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
ESAS DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında;... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunda TP markası altında akaryakıt ve türevlerinin satışı hususunda. 15.03.2013 tarihli ve beş yıl süreli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile 20.1 1.2012 tarihli Akaryakıt Bayilik Protokolü imzalandığını; taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 6.1.2.1. maddesinde yer alan ‘bayi; ariyet malzemelerin temin edilmesinden önce satışa başlayıncaya kadar ariyet malzemelerin teminatı olarak tutulmak üzere 220.000 TL bedelli ... ...’ye vermeyi kabul ve taahhüt eder...’ şeklindeki düzenleme gereği .... tarafından düzenlenen 28.12.2012 tarih, .... mektup numaralı, 220.000 TL bedelli teminat mektubu ile yine taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 6.1.2.2 maddesinde düzenlenen ‘bayi; taahhüt bedelinin ödenmesinden önce 750.000 USD bedelli ... BTM’yi TP’ye vermeyi kabul ve taahhüt eder...’ şeklindeki düzenleme gereği .... tarafından düzenlenen 24.12.2012 tarih, 103058 numaralı 500.000 USD bedelli teminat mektuplarının müvekkili şirket tarafından davalıya verildiğini; müvekkili şirketin beş yıl boyunca davalı şirketin amblem ve logosu altında bayilik faaliyetini sürdürdüğünü ve 15.03.2018 tarihi itibarı ile davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki bayilik sözleşmesi süresinin hitamı ile kendiliğinden son bulduğunu; davalı şirketin, yeniden beş yıl süreli sözleşme imzalanması için müvekkili şirket üzerinde baskı kurduğunu, ancak müvekkili şirketin davalı ... ile yeniden bayilik sözleşmesi imzalamak istemediğini; davalının 04.04.2018 tarihinde .... tarafından düzenlenen 24.12.2012 tarih, 103058 numaralı 500.000 USD bedelli teminat mektubunu nakde çevirdiğini; davalı şirketin; ‘cezai şart bedeli’ açıklamalı faturayı adi posta ile gönderdiğini ve faturanın 09.04.2018 tarihinde müvekkili şirketin adresine ulaştığını; faturanın iade edildiğini; faturanın müvekkiline yeniden yollandığını ve müvekkilince yeniden iade edildiğini; her ne kadar davalı şirketin müvekkili şirkete gönderdiği ihtarname içeriğinde, müvekkili şirketin ‘akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokollerinde belirtilen satış taahhütlerini yerine getirmediğini, eksik alım yapması nedeni ile cezai şart ödemesi gerektiğini belirtilip cezai şarttan kaynaklı alacaklı olduğunu’ iddia etmekte ise de; müvekkili şirketten, ihtarname içeriğinde belirttiği üzere 1.038.686,64 USD gibi fahiş tutarda cezai şart talep etmesi ve buna nedenle teminat mektuplarının tamamını nakde çevirmek sureti ile 3.236.000.000,00 TL’yi haksız olarak uhdesinde bulundurmasının kesinlikle mümkün olmadığını, zira; taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 15.03.2013 tarihinde başladığını, davalı şirketin taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin devamı müddetince müvekkil şirketin eksik alım yaptığından bahisle her hangi bir cezai şart talep etmeksizin ve ihtirazı kayıt kovmaksızın ürün vermeye devam ettiğini; Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinin 2. Fıkrası; 'Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, ası! borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir’ hükmünü havi olup, davalı şirketin akaryakıt bayilik ilişkisinin devamı sırasında, cezai şart talebinde bulunmadan ve/veya bu hakkını saklı tutmadan ürün vermeye devam etmesi Türk Borçlar Kanunu’nun 2. Fıkrasına göre cezai şart hakkından vazgeçtiği anlamına geldiğini; davalı şirketin cezai şart isteme hakkını saklı tutmaksızın ürün vermeye devam ettiği dönemler bakımından müvekkili şirket nezdinde ceza koşulunun istenmeyeceği yönünde haklı bir güven oluşturduğunu, buna rağmen davalı yanın bayilik sözleşmesi sona erdikten sonra, beş yıl boyunca eksik alım yapıldığından bahisle cezai şart tutarı hesaplayarak müvekkili şirketin cezai şart borcu bulunduğunu iddia ederek teminat mektuplarının tamamı için tazmin talebinde bulunup teminat mektuplarının tamamını nakde çevirmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, hal böyle iken davalı yanın müvekkili şirketin beş yıl boyunca eksik alım gerçekleştirdiğinden bahisle bayilik sözleşmesinin imzalanma tarihinden ihtarnamenin tanzim edildiği tarihe kadar ( davalı yanın keşide ettiği 09.04.2018 tarih 13612 yevmiye numaralı ihtarname) perakende alıma ilişkin 8.626,593 m³, toptan alıma ilişkin 8.133,046 m3 madeni yağa ilişkin 8,282 ton eksik alım gerçekleştirildiği belirtilerek müvekkil şirketin cezai şarttan kaynaklı borcunun bulunduğu iddia ederek teminat mektuplarının tamamının nakde çevirmesinin Türk Borçlar Kanunu'nun amir hükmüne aykırı olduğunu; davalı yanın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, kaldı ki; davalı şirket tarafından gerek ihtarname içeriğinde belirtilen gerek cezai şart alacağı bulunduğuna dayanak yapabilmek amacı ile sonradan düzenlediği cezai şart bedeli açıklamalı faturada yer alan tutarın (asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile) pek fahiş olup, müvekkili şirket açısından ekonomik olarak yıkıma yol açacak nitelikte olduğunu, davalı yanın teminat mektubu tutarlarının tamamını haksız olarak nakde çevirmesi nedeniyle müvekkili şirketin dava dışı bankalara teminat mektubu bedelini yapılandırmak ve faiz ödemek zorunda kaldığını ve bu nedenle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, neticeten, davalı yanın, teminat mektuplarını nakde çevirmek suretiyle toplam 3.234.000,00 TL’yi uhdesine geçirdiğini, (... tarafından düzenlenen 24.12.2012 tarih, 103058 numaralı 500.000 USD bedelli teminat mektubu bedellerinin haksız ve hukuksuz nakde çevrilmiş bulunduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 USD’lik kısmının teminat mektuplarının paraya çevrildiği tarihten itibaren (Albaraka Türk Katılım Bankasına ait teminat mektuplarının nakde çevrildiği 04.04.2018 tarihinden itibaren, Akbank’a ait teminat mektubu bakımından 06.04.2018 tarihinden itibaren) bankaların yabancı paralara uyguladığı en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadı, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere 11.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
ESAS DAVADA CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde esasa ilişkin olarak özetle; müvekkili şirket ile davacı şirketin, 15.03.2013 tarihinde “Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi” imzalamak suretiyle bayilik ilişkisi kurulduğunu; davacının da kabulünde olduğu üzere, davacı ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermek suretiyle Bayilik Sözleşmesi'nin 15.03.2018 tarihinde sona erdiğini, ticari defterleri bağlamında müvekkili şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ederek, 05.04.2018 tarihli, 382307 sayılı ve 4.162.640,58.-TL bedelli faturayı kabul etmediğini, tazmin olunan teminat mektubu bedellerinin kendilerine iadesini talep ettiğini; ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede, cezai şart faturasını Bayilik Protokolü ve Bayilik Sözleşmesi kapsamında, yükümlenilen asgari ürün alım taahhütlerinin sözleşme süresi sonuna kadar tamamlanmaması nedeniyle müvekkili şirket'in cezai şart alacağının doğduğunu, bu nedenle de taraflarca kararlaştırılan Bayilik Protokolü'nün"Cezai Şart" başlıklı 6-1.5.2. maddesinde açıkça karşılığını bulan "Protokol kapsamında TP'ye işbu madde belirtilen cezai şart tutarlarının nakden ve defaten ödenmemesi halinde, TP'nin Bayilik Sözleşme ve Protokolü kapsamında vermiş olduğu teminatlarını nakde çevirerek tahsile yetkili olduğu" dolayısıyla aradaki hukuki-akdi ilişki kapsamında bir sözleşmesel hakkın kullanıldığı vurgulanarak, davacı bayinin taleplerinin abesle iştigal ettiğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki. 20.11.2012 tarihli Akaryakıt Bayilik Protokolü'nün 6.1.5.4. maddesinde, "Satış Taahhüdü" başlığı altında yer alan 6.1.5.4.2. bendinde açıkça ”Bayi; Protokol süresince,, Perakende satış olmak üzere, 11250(onbirbinikiyüzelli) m3 Akaryakıt ve Türevlerini ve Toptan Satış olmak üzere, 8750 (sekizbinyediyüzelli) m3 Akaryakıt ve Türevlerini TP'den satın almayı kabul ve taahhüt eder." şeklindeki hükümden det anlaşılacağı üzere, bayini asgari ürün alım taahhüdü, Protokol/Sözleşme süresinin tamamı yönünden verildiğini; öte yandan aynı maddenin 6.1.5.4.3. Bendinde ise, Bayi her ne sebeple olursa olsun, Sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde işbu satış taahhüdünü yerine getirmediği takdirde, taahhüt ettiği halde Perakende satış fiyatından TP’den satma almadığı beher m3 Akaryakıt ve Türevleri için 110.-USD (YüzonAmerikanDoları) ve Toptan Satış fiyatından TP'den satın almadığı beher m3 Akaryakıt ve Türevleri için 9.-USD (DokuzAmerikanDoları) tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder." şeklinde yer alan hükümden de anlaşılacağı üzere, satın alma taahhütlerinin Sözleşme süresinin sonunda veya fesih halinde cezai şartların hesap edilerek tahakkuk ettirilmesi ve davacı bayiye cezai şart bedeli olarak fatura edileceği apaçık ortaya konulduğunu; davacının, asgari ürün alım taahhütlerinin, yıllık veya dönemsel taahhütler olmayıp, tüm sözleşme süresi olan 5 (beş) yıllık zaman diliminin tamamını kapsadığını, müvekkil şirket ile davacı arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Bayilik Protokolleri incelendiğinde, açıkça görüleceği üzere, akaryakıt ve madeni yağ ürün alımlarına ilişkin taahhütlerin, her 1 (bir) yılın sonunda yıllık olarak değil de, sözleşmenin ayakta olduğu, geçerliliğini koruduğu en son ana kadar tamamlanabileceğini, bu bakımdan olayımızda, sözleşmenin taraflar arasında normal sona erme süresi olan 5 (beş) yılın bitimine kadar taahhütlerin davacı bayi tarafından yerine getirilebileceğinin kararlaştırıldığını; davacı tarafça yükümlenilen, ürün alımlarının yıllık (senelik) taahhütler şeklinde olmayıp, tüm sözleşme süresi boyunca olduğu, sözleşmenin süresinin dolması ve yeni bir bayilik sözleşmesinin imza edilememesi halinde, bayilik ilişkisinin sona ereceği, bu durumda taraflar açısından, devamı öngörülmeyen bayilik sözleşmesinden kaynaklanan asgari ürün alım taahhütlerinin de artık gerçekleştirilemeyeceğinin belirgin bir şekilde ortaya çıktığını; asgari ürün alım taahhüdünü sözleşmenin devam ettiği süre içerisinde tamamlayamamasına rağmen, müvekkil şirketçe ürün/mal vermeye devam edilmesinin, sözleşmedeki taahhüdün ihlali halinde uygulanacak cezai şart alacağından açıkça veya zımmen feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini, çünkü devam eden sözleşme ilişkisinde, davacı bayinin, akdi ilişki kapsamında eksik kalan taahhütlerini yerine getirebilmesi için imkanı ve kabiliyetinin mevcut olduğunu, bu şekilde eksik tonajı bulunmasına rağmen bayiye ürün verilmesi başlı başına bayiye tanınan sözleşmese! bir hak olduğunu, hal böyle iken, Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü'niin bir gereği olarak davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen faturalara rağmen, davacının borçlarını kabul etmemesinin hem iyiniyetle hem de dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, tarafların tacir olduklarını, uyuşmazlığın konusunun bizatihi tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu dikkate alındığında, davacının tacir sıfatı sebebiyle basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, Sözleşme'de veya Protokol'de kararlaştırılan bir hüküm dolayısıyla sahip olduğu talep hakkının Müvekkil Şirket tarafından kullanılmasının bir akde ve akdi ilişkiye aykırı davranış olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, basiretli bir tacirin, ticari yükümlülükleri konusunda ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini Mahkeme'den isteyemeyeceğini; Bayilik Protokolü'nün 6.1.5.4.3. maddesi kapsamındaki, "her ne sebeple olursa olsun Bayilik süresinin sonunda veya fesih tarihinde " sarih hükmü karşısında, bayinin sözleşme süresi boyunca almayı taahhüt ettiği ancak yerine getiremediği madeni yağ alım taahhüdünden 8,282 ton eksik alım ve Akaryakıt ve Türevlerinden Perakende alım taahhüdünden 8.626,593 m3 eksik alım ve Akaryakıt ve Türevlerinin toptan alım taahhüdünden 8.133,046. m3 eksik alım gerçekleştirdiğini; bu miktarlar dikkate alındığında, davacı bayinin, toplam sözleşme süresi sonunda satış taahhütlerini eksik yerine getirdiğinden. Bayilik Protokol ve Sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin 1.038.686,64.-USD cezai şart alacağının doğduğunu; bu nedenle davacı vekilinin, müvekkili firmasının borcunun bulunmadığı iddiası tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, taraflar arasındaki Sözleşme ve Protokol'ün ruhuna ve özüne açıkça aykırı olduğunu; davacının, satış taahhütlerinin gerisinde kaldığını; bu nedenle kendisine eksik tonaj nedeni ile cezai şart faturası düzenlendiğini, sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından Müvekkil Şirket lehine düzenlenmiş olan teminat mektuplarının nakde çevrildiğini; davanın sübuta ermeyen tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın, dava dilekçesinde, tazmin olunan teminat mektuplarından dolayı 3.236.000. -TL'nin müvekkil şirkete ödendiğini, bu miktarda borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünü, ancak, banka teminat mektuplarının tahsiline esas teşkil eden 05.04.2018 tarihli, 1.038.686.00. -USD bedelli ve Seri A 382307 No’lu faturadan dolayı müvekkil şirketin, işlemiş faiz hariç olmak üzere, 189.243,16.-USD alacağı bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN (... ESASINDA KAYITLI İKEN) DAVADA,
DAVA:Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/03/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde protokoller düzenlenerek davalıya ait "... ile kayıtlı yüz ölçümü 2530 m2" büyüklüğündeki istasyonda akaryakıt bayiliği hakkı verildiği, müvekkili şirket tarafından istasyonun işletilmesi amacıyla ayrıca yatırım da yapıldığını, bayilik sözleşme hükümleri ve 5015 sayılı petrol piyasası kanunu ve ilgili mevzuat gereğince akaryakıtın münhasıran müvekkili şirketten satın alınarak nihai tüketici satışının da davalı tarafça kabul edildiğini,
Davalı bayi borcunu ödemediğinden aleyhine ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 05/04/2018 tarihli 1.038.686,00 USD tutarlı faturanın baki alacağı olan 189.243,16 USD asıl alacağa işlemiş faiz uygulanmak suretiyle toplam 192.364,38 USD üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, haksız itiraz nedeni ile takibin durduğunu,
Taraflar arasında mevcut protokolün 6.1.5.4.2. Maddesinde davalının protokol süresince parekende satış yapmak üzere 11250 m3 akaryakıt ve türevlerinin ve toptan satış yapmak üzere 8750 m3 akaryakıt ve türevlerinin TP den satın almayı kabul ve taahhüt etmiştir düzenlemesinin bulunduğunu,
Yine Protokolün 6.1.5.4.3. Maddesinde, bayi her ne sebeple olursa olsun sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde iş bu satış taahüdünü yerine getirmediği taktirde taahhüt ettiği halde parekende satış fiyatından TP den satın almadığı beher m3 akaryakıt ve türevleri için 110 USD ve toptan satış fiyatından TP den satın almadığı beher m3 akaryakıt ve türevleri için 9 USD tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder denildiğini,
Davalı bayinin ise parekende satış fiyatından 2.623,407 m3, toptan satış fiyatından 616.954 m3 satış gerçekleştiğini, protokol süresince 15 ton alması gereken madeni yağdan ise 7.807 ton alım gerçekleştirildiğini, bu durumda parekende standart satış fiyatından 8.626,593 m3 toptan satış fiyatından 8.133,046 m3 ve madeni yağdan ise 7.193 ton eksik alım yapıldığını, eksik alım nedeni ile davalının beyaz ürün için 1.022.122,64 USD, madeni yağ için 14.386,00 USD olmak üzere toplamda 1.038.686,64 USD cezai şart borcu doğduğunu cari hesap kapsamında da 4.982,08 TL cari hesap borcu bulunduğunu,
Müvekkilinin sözleşme kapsamında davalı şirkete ürün desteğini kesintisiz olarak verdiğini ve davalı istasyonunun kurumsal kimlik giydirilmesi ve ekipman yatırımlarının yapıldığını, otomasyon sistemlerini tesiste kurduğunu sadece bunlara karşılık davalı eski bayisinden ürünlerini parekende olarak satmasını beklediğini ancak davalının bayilik sözleşmesi ve protokollerine uygun davranmadığını bu nedenle sözleşme kapsamında oluşan cezai şarttan davalının sorumlu olduğunu,
Davalının ihtarname gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü sonrasında davalı tarafından müvekkili şirket lehine düzenlenen 220.000 TL ve 750.000 USD tutarlı banka teminat mektuplarının düzenlendiğini ve sözleşme şartları yerine getirilmediği için müvekkili tarafından sözleşme hükümleri uyarınca nakte çevrilerek tazmin edildiğini,
Baki alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin ise haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında, ... kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan Akaryakıt istasyonunda ... markası altında akaryakıt ve türevlerinin satışı hususunda 15/03/2013 tarihli ve 5 yıl süreli istasyonunu akaryakıt bayilik sözleşmesi ile 20/11/2022 tarihli akaryakıt bayilik protokolünün imzalandığını,
Taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünü 6.1.2.1. Maddesinde yer alan "Bayi, Ariyet malzemelerinin temin edilmesinden önce satışa başlayıncaya kadar ariyet malzemelerinin teminatı olarak tutulmak üzere 220.000 TL bedelli ...... BTM'yi TP'ye vermeyi kabul ve taahhüt eder....) şeklindeki düzenleme gereği 220.000 TL bedelli teminat mektubu ile yine bayi taahhüt bedelinin ödenmesinden önce 750.000 USD bedelli ...'ye vermeyi taahhüt eder şeklindeki düzenleme uyarınca 250.000 USD bedelli ve 500.000 USD bedelli teminat mektuplarının davacı şirkete verdiğini,
Müvekkilinin 5 yıl süresince davacı şirketin amblem ve logosu altında bayilik faliyetini sürdürdüğünü, 15/03/2018 tarihi itibariyle davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin sürenin sona ermesiyle kendiliğinden son bulduğunu, davacı şirketin müvekkili şirket ile yeniden 5 yıl süreli sözleşme imzalaması için müvekkili şirket üzerinde baskı kurduğunu ancak müvekkili şirketin davacı ... ile yeniden bayilik sözleşmesini imzalamak istemediğini,
Davalı şirketin bunun üzerine teminat mektuplarını nakite çevirdiği gibi özellikle yapılan işlemlere gerekçe yaratmak için bayilik sözleşmesinin sona erdiğinden yaklaşık bir ay sonraki tarihi içeren 05/04/2018 tarih 382307 sıra numaralı KDV dahil 4.162.640 TL bedelli, cezai şart bedeli açıklamasını içeren faturayı düzenlediğini, müvekkili şirkete tebliğ edilen bu faturanın böyle bir borç olmaması nedeni ile iade edildiği,
Davacı şirketin düzenlemiş olduğu haksız 1.038.686,64 USD bedelli faturadan, nakte çevrilen teminat mektuplarının mahsubu sonrasında 189.243,16 USD baki alacağı bulunduğu iddiasıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibinin yapılması ve itiraz sonrasında mevcut davanın açılmasının haksız olduğunu belirterek, haksız davanın reddi ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Esas davada istem, taraflar arasında mevcut 15/03/2013 tarihli ve 5 yıl süreli istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesi ile 20/11/2012 tarihli akaryakıt bayilik protokolü kapsamında, davalı tedarikçi şirketin sözleşmenin sona ermesi sonrasında sözleşme ve protokol kapsamında elinde bulundurduğu davacı şirkete ait teminat mektuplarını haksız olarak nakde çevirildiği iddiasına dayalı olarak, nakde çevrilen tutarın, nakde çevrildiği tarihten itibaren tahsili ile manevi tazminat istemine ilişkin olup,
Birleşen davadaki istem ise, davalı şirketin bayi olarak taahhüt ettiği tutarda ürün satmaması nedeni ile sözleşme kapsamında sorumlu olduğu cezai şartın, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ile elde edilen kısmın mahsubu sonrasında bakiye alacağın icraen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında verilen karar sonrasında, tespit talebine ilişkin 750.000,00 USD ile 220.000,00 TL istirdada ilişkin 100.000,00 USD maddi tazminata ilişkin 1.000,00 TL, manevi tazminata ilişkin 10.000,00 TL'nin toplamı 3.698.275,00 TL ile maddi tazminata ilişkin 1.000,00 TL, manevi tazminata ilişkin 10.000,00 TL'nin toplamı 3.709.275,00 TL üzerinden hesaplanan nispi harç miktarı 63.345,14 TL olmakla, başlangıçta yatırılan 8.282,59 TL nispi harcın mahsubu sonrasında bakiye 55.062,55 TL eksik harcın ikmali sağlanmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan sözleşme, protokol ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir.
...ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla atanan Mali Müşavir Bilirkişi Mehmet ... tarafından inceleme yapılmak suretiyle 14/08/2020 tarihli rapor düzenlenmiş, anılan şirketin kayıtlarında 1.038.686,64 USD tutarlı faturanın kayıtlı olduğu ve ayrıca ...'nden 5.483,58 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır.
Yine ...'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinden talimat mahkemesi aracılığıyla atanan Mali Müşavir Bilirkişi Taner Önal tarafından inceleme yapılmak suretiyle 09/03/2020 tarihli rapor düzenlenmiş, anılan şirketin kayıtlarında cezai şart bedeli olarak düzenlenen 1.038.686,64 USD bedelli (4.162.640,58 TL tutarlı) faturanın kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Yine talimat mahkemesi aracılığıyla Kimya Mühendisi Zulay Dilber Kesici ve Mali Müşavir Asuman Ateş'ten ...'nin İstanbul'da olması nedeni ile yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle dava konusu var olduğu iddia edilen alacağa ilişkin rapor aldırılmıştır.
... tarafından cezai şartın ...'nin bilançosu dikkate alınarak varlığının devamına etkisi ile ilgili rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce re'sen atanan Yeminli Mali Müşavir Y...tarafından düzenlenen 08/05/2023 tarihli raporda, taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller ve önceki raporlar taraflar arasındaki sözleşme ve protokol kapsamında bütünüyle değerlendirilmek suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenen raporda,
Taraflar arasında akdedilen 20/11/2012 tarihli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Protokolü'nün feshinden kaynaklı cezai şart temini başlıklı 6.2.3.1 maddesinde, "Protokolün feshinden kaynaklı Ceza-i Şart Teminatı “Bayi ariyet malzemelerini temin edilmesinden önce satışa başlayıncaya kadar ariyet malzemelerinin teminatı olarak tutulmak üzere 220.000 TL bedelli asgari 5 yıl veya sözleşme süresince her yıl yenilenmek üzere 1 yıl süreli ve kesin ilk talepte ödeme esasına dayanan BTM’yi TP’ye vermeyi kabul ve taahhüt eder….” hükmü bulunmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 20/11/2012 tarihli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Protokolünün 6.2.3.2 maddesinde “Bayilik Taahhüt Bedelinin ödenmesinden önce 750000 USD bedelli asgari 5 yıl veya sözleşme süresince her yıl yenilenmek üzere 1 yıl süreli ve kesin ilk talepte ödeme esasına dayanan BTM’yi TP’ye vermeyi kabul ve taahhüt eder…” hükmü bulunmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 20/11/2012 tarihli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Protokolünün 6.1.5.4.2 maddesinde “Bayi protokol süresince Perakende Satış olmak üzere 11250 metreküp Akaryakıt ve Türevlerini ve Toptan Satış olmak üzere 8750 metreküp Akaryakıt ve Türevlerini TP’den almayı kabul ve taahhüt eder ” hükmü bulunmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 20/11/2012 tarihli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Protokolünün 6.1.5.4.3 maddesinde "Bayi her ne sebeple olursa olsun sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde işbu satış taahhüdünğü yerine getirmediği takdirde taahhüt ettiği halde Perakende Satış fiyatından TP’den satın almadığı beher metreküp Akaryakıt ve Türevleri için 110 USD ve Toptan Satış fiyatından TP’den satın almadığı beher metreküp Akaryakıt ve Türevleri için 9 USD tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmü bulunmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 20/11/2012 tarihli İstasyonlu Akaryakıt Bayilik Protokolünün 6.1.6.2 maddesinde “… Bayi yıllık en az 3 ton madeni yağ alımı yapmayı bu tahahhüdün tamamlanmaması durumunda beher tonda 2.000 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmü bulunmaktadır.
Düzenlemesi uyarınca, taraf ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen ve bayi tarafından eksik satın alınan ürünlere ilişkin önceki raporlar da dikkate alınarak, birleşen davada davalı bayinin eksik ürün satışı nedeniyle davacı ... AŞ'nin talep edebileceği cezai şart toplam tutarı 958.413,372 USD olarak hesaplanmıştır.
... tarafından ... ait sözleşme kapsamında kendisine verilen ve nakde çevrilen teminat mektuplarının toplam tutarı 804.797,25 USD olarak hesaplanmış olup,
...nin talep edebileceği 958.413,372 USD olan cezai şarttan, HYS Akaryakıt Ticaret Limited Şirketi'nin sözleşme kapsamında kendisine verdiği (220.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun USD cinsindeki değeri nakde çevrilme tarihi itibariyle 54.797,25 USD değerinde olduğu belirlenerek) teminat mektupları toplam tutarının mahsubu sonrasında, 156.757,31 USD olarak belirlenmiştir.
Yine HYS Akaryakıt Ticaret Limited Şirketi'nin öz kaynakları toplamı sözleşme tarihi olan 2013 yılından başlamak kaydıyla 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarını kapsayacak şekilde sırasıyla, -103.297,53 TL, -275.662,60 TL, -399.428,98 TL, -536.925,19 TL, -1.029.001,08 TL, -3.680.034,72 TL, -6.756.861,77 TL, -3.930.466,97 TL olup, TTK'nın 22. maddesi gereğince, tacir sıfatına haiz borçlu HYS Akaryakıt Ticaret Limited Şirketi ceza koşulundan indirim isteyemez ise de; yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında sözleşmenin içerdiği cezai şart miktarının anılan şirketin ekonomik mahvına yol açacak şekilde yüksek olduğu anlaşılmakla, cezai şartın %50 tenkisine karar verilerek talep edilebilecek cezai şart miktarı 958.431,372 USD / 2 = 479.215,686 USD olarak hesaplanmıştır.
Nakde çevrilen teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarih itibariyle USD karşılığı 804.797,25 USD'den talep edilebilecek cezai şart miktarı, 479.215,686 USD'nin mahsubu sonrasında 325.581,564 USD fazladan tahsilat söz konusudur.
Esas dava ile ilgili yapılan yargılamada,
Davacı şirket ile davalı şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında ticari alışverişe dayalı yapılan işlemler sonrasında davalı şirketin cezai şart alacağına dayalı olarak ve buna mahsuben davacı şirkete ait teminat mektuplarının nakde çevrilmesinde, davacı şirketin kişilik haklarının ihlali söz konusu olmamakla, manevi tazminat istemine ilişkin açılan dava haklı görülmeyerek reddi cihetine gidilmiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, talimat mahkemeleri aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı ile birlikte önceki raporlar bütün olarak değerlendirilmek suretiyle mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulu aracılığıyla düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli kök rapor ve itirazları karşılar şekilde düzenlenen ek rapor bütün olarak değerlendirildiğinde,
Davalı şirketin, davacı şirketin sözleşme ve protokol kapsamında eksik ürün satması nedeniyle talep etmekte haklı olacağı cezai şart toplam tutarı 958.431,372 USD olup, söz konusu tutarın tahsili davacı şirketin ekonomik mahvına sebebiyet verecek olmakla, mahkememizce %50 tenkisi yapılması sonrasında, 479.215,686 USD cezai şart talep edilebilecektir.
Davalı şirket tarafından nakde çevrilen teminat mektupları tutarı 804.797,25 USD olup, ikisinin mahsubu sonrasında davacının davalıdan istirdadını talep edebileceği tutar 325.581,564 USD olmakla, bu miktar için teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih temerrüt tarihi kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Birleşen dava ile ilgili yapılan yargılamada,
Yukarıda açıklandığı üzere birleşen davada davacı şirket, aralarındaki sözleşme kapsamında davalının eksik ürün satması nedeniyle 1.038.686,64 USD alacaklı olduğu iddiasına dayalı olarak, nakde çevrilen teminat mektuplarının mahsubu sonrasında var olduğunu iddia ettiği 189.243,16 USD asıl alacak, 3.121,22 USD işlemiş faiz toplamı 192.364,38 USD alacağın,... esas sayılı dosyasında icraen tahsilini, itiraz üzerine itirazın iptali istemini mevcut dava ile talep etmiş ise de;
Esas dava gerekçesinde açıklandığı üzere talep edebileceği cezai şart toplam tutarı 958.431,372 USD'den 804.797,25 USD toplam tutarlı teminat mektuplarının bedelinin mahsubu sonrasında talep edebileceği tutar 153.634,12 USD ve buna bağlı olarak 3.123,19 USD temerrüt faizi toplamı 156.757,31 USD olmakla, takip tarihi itibariyle fazladan talep edilen toplam tutar 35.607,07 USD'dir.
Mahkememizce, sözleşme koşullarına göre belirlenen cezai şart toplam tutarı üzerinden %50 tenkisata gidildiği için, davacının talep edebileceği cezai şart toplam tutarı 479.215,686 USD olarak hesaplanmış ve mahsubu gereken toplam teminat mektupları tutarı bu miktardan fazla olmakla, birleşen davanın bütünüyle reddi cihetine gidilerek (icra takip ve dava tarihi itibariyle davacının mahkememizin takdirinde olan tenkis yoluyla cezai şart miktarının %50 oranında eksiltileceğini bilemeyeceği için, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayarak) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Esas davada,
a-Manevi tazminat istemi ile açılan davada,
Davanın reddine,
b-İstirdat istemi ile açılan davada,
Davanın kısmen kabulü ile,
325.581,56 USD'nin 06/04/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış, bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Esas davada istirdat istemi yönünden alınması gereken 103.144,66 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.282,59 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 55.062,55 TL toplamı 63.345,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 39.799,52 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,
Esas davada manevi tazminat istemi yönünden alınan harç yeterli olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Esas davada davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 63.345,14 TL peşin harç(tamamlama harcı dahil) olmak üzere toplam 63.381,04 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Esas davada istirdat istemi yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 192.795,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Esas davada istirdat istemi yönünden davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 247.066,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Esas davada manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Esas davada davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 526,79 TL ve bilirkişi ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 4.526,79 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.848,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen (Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/589 esasında kayıtlı iken) davada,
Davanın reddine,
Kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 14.025,58 TL'den mahsubu ile artan 13.597,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, esas davada davacı birleşen davada davalı ... ...nun yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.