T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/196 Esas - 2024/305
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/196 Esas
KARAR NO : 2024/305
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/04/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
YAZIM TARİHİ : 25/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşmeli er olarak görev yapan müvekkilinin, içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, işleteni ... olan askeri aracın 28.08.2018 tarihinde tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında yaralandığını, kaza sonrası davacının askerliğe elverişsiz hale geldiğini, aktüer hesabında müvekkiline ait birliğinden getirtilecek maaş bordrolarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin iş göremez hale gelerek maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, 500,00 TL geçici ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararına yönelik olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın iş trafik kazası niteliğinde olduğunu, bu nedenle tespit edilecek PSD ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini, diğer davalı Kurum'un geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaş ödemesi yapmış olması nedeniyle bu dönem için maaş bordrolarının dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, maluliyet durumunun erişkin için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 28.04.2020 tarih ve 2020/280 sayılı komisyon kararı ile 34.689,49 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, anılan ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili Bakanlığın bir kusuru bulunmadığını, zararın meydana gelmemesi için üzerinde düşen her türlü tedbiri aldığını, kazanın kişisel kusurdan kaynaklandığının sabit olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, belirtilmiştir.
DELİLLER:
-Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, davacının gelirine ilişkin kayıtlar, poliçe, hastane kayıtları, ... cevabi yazısı, Ekonomik sosyal durum raporu, savcılık soruşturma dosyası,
-Bilirkişi raporları:
02/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...’in olay nedeniyle uğradığı %4 maluliyet nedeniyle gerçek net maddi bakiye zararı; TRH–2010 bakiye yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle yapılanmış olduğu, davacının geçici iş göremezlik bakımından zararının; 10.628,12 TL olarak hesaplandığı, bu zararın sigorta sağlık giderleri teminat limiti kapsamında olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından; zararın 470.186,20 TL olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik zararı sakatlık teminat limiti kapsamında olmasına göre, hesaplanan bu miktarın 2018 yılı sigorta teminat limiti olan 360.000,00 TL’nin üzerinde olduğundan anılan sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olacağı, sonuç olarak ise sigorta şirketinin toplam sorumlu olabileceği miktarın; 360,00+10.628,12=370.628,12 TL olduğu, ... sorumlu olacağı miktarın ise; .... 08.10.2015 tarih ve .... sayılı emsal nitelik taşıyan ilamına göre (…Bu durumda 2330 sayılı Yasaya göre yapılan ödeme davadan sonra olup, hakkaniyet ilkesi gereğince mahkemece nakdi tazminat ödemesinin takdiren %50’sinin maddi tazminat, %50’sinin manevi tazminata karşılık yapıldığı kabul edilerek, davacı için hesaplanacak maddi tazminattan bu miktarın mahsubu ile belirlenecek bakiye tazminata karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir…) 2330 sayılı yasa gereği davacıya ödenen 34.426,20 TL’nin %50’si 17.213,10 TL maddi tazminattan indirildiğinde 470.186,20 -360.000-17.213,10 =92.973,10 TL olacağı, davacının maddi tazminat talebinin, Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 500,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 500,00 TL, hükmedilecek tazminata temerrüt (davalı şirkete başvuru tarihi olan 06.02.2020tarihini izleyen 8 iş günü sonrası 19.02.2020) tarihinden itibaren, .... Dairesinin 04/12/2017 tarih ve ... sayılı emsal nitelik taşıyan “…davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç, ....'na ait olan, kamu hizmetine tahsis edilmiş resmi araç olup temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyişi de bozmayı gerektirmiştir.” içerikli kararı gereği (sigortalı araç resmi araç olmakla) yasal faiz yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
23/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı vekili; fazlaya ilişkin dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için talep edilen sürekli-geçici işgöremezlik tazminat alacağını bilirkişi raporundaki miktar üzerinden müddeabihin artırılmasını, toplam maddi tazminat alacağımızın da rapor doğrultusunda1.000 TL'den 303.254,18 TL'ye çıkartılmasına, dava değerinin 303.254,18 TL üzerinden harç hesaplaması yapılması, maddi tazminat alacağının tamamının ve manevi tazminat alacağımklarının olay tarihi (haksız fiil) olan 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri dahilinde alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili 13/12/2023 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde taleplerinden feragat ettiğine ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görülmekle, davalı sigorta yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı 28/08/2018 tarihinde sözleşmeli er olarak çalışmaktayken askeri aracın karıştığı tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında yaralandığını bu nedenle uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tanzimini talep etmektedir.
Davacı araç içinde yolcu olarak bulunmakta olup meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
Alınan ATK maluliyet raporuna göre davacının 28/08/2018 tarihli kaza nedeniyle %4 sürekli iş güçü kaybına uğradığı ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacının güncel aylık gelirleri üzerinden yapılan hesaplama sonrası; sigorta poliçe limiti ve ... yapmış olduğu ödemenin %50'sinin mahsubu ile davacının uğramış olduğu net sürekli iş gücü kaybı zararının 302.754,18-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı devlet memuru olmakla iyileşme süresince gelir kaybına uğramamış olduğundan ve yapılan 34.426,20-TL ödemenin %50'si olan 17.213,10-TL davacının geçici iş gücü kaybı zararından fazla olduğundan bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden:
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı .... nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (....)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kazanın meydana geldiği davacının askeri görev icrasında kazanın meydana gelmiş olması, sonrasında tedavi ve iyileşme sürecinde yaşadıkları ve kazanın 2018 yılında meydana gelmiş olduğu da göz önünde bulundurularak 3.000,00-TL manevi tazminata ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
302.754,18 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
3.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
Geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davalı ... A.Ş. Yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmamakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Maddi tazminat talebi yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 20.681,14 TL harçtan peşin alınan 69,00 TL harç ile 1.035,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.104,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.577,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına ancak davalı harçtan muaf olduğu için davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre,
1.317,82 TL'sinin davalıdan
2,18 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 47.413,13 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.620,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 2.616,48 TL'si ile 54,40 TL başvurma, 69,00 TL peşin harç ve 1.035,00 TL tamamlama harcı toplamı 3.774,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Manevi tazminat talebi yönünden;
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, davalı harçtan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ... 'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.