T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/595 Esas - 2025/332
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/595 Esas
KARAR NO : 2025/332
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/11/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
YAZIM TARİHİ : 15/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2018 tarihinde .... Caddesi istikametine doğru yolun gidiş istikametine göre sağda/kaldırımda müvekkilleri birlikte yürümekteyken çocuk ...'e davalı sigorta tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın çarparak müvekkili ...'in malul kalmasına sebep olduğunu, kazaya ... plakalı araç sürücüsünün kusuruyla sebep olduğunu, kaza öncesi de engeli olan küçük bir çocuğun engellilik oranını artırarak onu malul hale getirdiğini, davalı sigorta Karayolları Trafik Kanunu gereği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ... plakalı aracın sigortalayanı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün, dava konusu kazaya kusuruyla sebebiyet verdiğinden, davalı sigorta şirketinin müvekkillerinin zararlarından sorumlu olduğunu, kaza ile ilgili olarak ... plakalı araç sürücüsü ... aleyhine ... tarafından ...soruşturma numaralı soruşturma yürütülmekte olduğunu, müvekkiline ait kaza öncesi %50 engel halini gösterir ... Özürlü Sağlık Kurulu Raporunu ve kaza sonrası %75 engel halini gösterir ... Engelli Sağlık Kurulu tarafından hazırlanan raporu bulunduğunu, raporlardan da açıkça anlaşılacağı üzere kaza nedeniyle ağır bir travma geçiren ve bu travmayı atlatamayan müvekkilinin basit ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak duruma geldiğini, sürekli bakıma muhtaç olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde 5 yaşında küçük bir çocuk olup objektif kriterlere göre hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili ...'in sürekli ve geçici iş göremezlik maddi zararlarına mahsuben şimdilik 29.900,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek artan oranlarda avans faizi ile birlikte (yasal faizden az olmamak koşuluyla) davalıdan tahsiline, müvekkili ...'in dava konusu kaza nedeniyle mecbur kaldığı bakıcı giderleri için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek artan oranlarda avans faizi ile birlikte (yasal faizden az olmamak koşuluyla) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 24.10.2017-2018 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın tespit edilen maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının doğuştan zihinsel ve gelişimsel geriliğinin mevcut olduğunu, hazırlanan Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının mevcut tüm arazlarının yer aldığını; ancak kaza sebebiyle oluşmuş olabilecek arazı/arazlarının yer almadığını, sunulan medikal raporda, ...'in kaza sebebiyle oluşan maluliyetinin %0 olarak belirlendiğini,
Kaza Tespit Tutanağından ve savcılık beyanlarından anlaşılacağı üzere, davacı yanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden araç kalabalığı olan yolda karşıdan karşıya geçerek kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı çocuğun kaza sırasında 5 yaşında olup, anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünde olduğunu, bu nedenle kazanın oluşumunda anne ve babasının da kusurlu olduğunu, davacı yanın çocuk olduğu için geçici iş göremezlik zararı olduğundan bahsedilemeyeceğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından müvekkili şirketin sorumluluğunun da bulunmadığını, asla davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ve Eki olan “TRH 2010 tablosu” uygulanması gerektiğini, davacı tarafından yapılan başvuruda müvekkili şirkete gerekli belgelerin iletilmediğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, avans faiz talebinin de haksız olduğunu, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın, başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için davanın usulden reddine, her halükarda açıkladıkları nedenler doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, hastane kayıtları, ... kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
28/04/2021 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; sürücü ...’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, çocuk yaya ...’in davranış faktörlerinin oluş üzerine %85 (yüzde seksen beş) oranında etkili olduğu belirtilmiştir.
14/08/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; dosyada mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kaza sonrası dönemde febril konvülsiyon (ateşli havale) tanısıyla takip edilen küçükte tespit edilen epilepsi hastalığı ile davaya konu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı cihetle, mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 07.08.2013 doğumlu ...’in 22.05.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut özürlülük oranının %0 (yüzdesıfir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
04/02/2025 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; dosyada mevcut tıbbi belgeler ve ilgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; kaza sonrası dönemde febril konvulsiyon (ateşli havale) tanısıyla takip edilen küçükte tespit edilen epilepsi hastalığı ile davaya konu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı cihetle, ... oğlu, 2013 doğumlu ...’in 22.05.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut özürlülük oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanmasının Kurumlarının görev kapsamı içerisinde bulunmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, trafik kazası sebebiyle davacı küçüğün uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Davacı, 22/05/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı küçüğün yaralandığını, bu nedenle zarara uğradığını beyan edip tazminat talebinde bulunmuş ise de dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti raporundan anlaşıldığı üzere davacının sürekli iş göremezliğinin 0 (sıfır) olduğu, bakıcı ihtiyacının bulunmadığı anlaşılmakla, bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Geçici iş göremezlik zararı yönünden yapılan incelemede davacı küçüğün kaza tarihinde 5 yaşında çocuk olduğu anlaşılmakla, geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı sabit olduğundan bu talebin de reddine karar verilip neticeten davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 102,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,93 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ....'in yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.