T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/285 Esas
KARAR NO : 2024/656
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ... - ...
Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2021
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
YAZIM TARİHİ : 14/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... ” sözleşmesine göre kendilerine düşen tüm edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak ifa etmelerine rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemeleri gereği gibi yapmadığından sözleşmenin haklı sebeple fesh edildiğini, 31.12.2020 tarihi itibariyle gecikmeli olan 432.000 TL bakiye alacağının taraflar tacir olması, işi ticari bir iş olması sebebiyle Ticari Faizi ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini; ancak bu güne kadar ödenmediğini iddia ederek, “Sözleşmenin haklı olarak durdurulup feshedildiğinin bildirimi ile bugüne kadar yapılan iş bedellerinin ödenmemesinden kaynaklı şimdilik 100,00 TL’nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, dava konusu işin davacı tarafından tamamlanmayıp yarım bırakması üzerine davalı şirketin .... Noterliğinin 17.02.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek davalı yana işi tamamlamasını ihtar ettiğini, ancak davalı yan .... Noterliğinin 19.02.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kendi üzerine düşen edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak ifa etmesine rağmen ödemeleri alamadığı gerekçesiyle haklı olarak durdurup bıraktığını, sözleşmeyi fesh ettiğini bildirdiğini, davacının yaptığı işin tespiti için davalı şirketin ... ve ... D.İş. sayılı dosyalar ile delil tespiti talep ettiğini, davalı şirketin, davacı tarafa işin tamamlanan kısmından daha fazla ödeme yapmış olması nedeniyle davacının herhangi bir alacağı olmadığını, davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğunu, ticari defterler üzerinde yerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacının karşılamasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Taraflar arasında imzalanan bila tarihli ... ve ... sözleşmesi ve sözleşme eki,
- ... yazılan müzekkereye cevaben gönderilen ... ve ... ait tüm ihale evrakları ile hak edişler,
-Taraf ticari defterleri,
- ... D. İş sayılı dosyası ve ... D. İş sayılı dosyası,
-Bilirkişi raporları:
01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... İnşaat Elektrik Taah. Tic. Şirketinin sözleşmeye istinaden tüm edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak ifa ettiği, ancak ödemeleri alamaması nedeniyle sözleşme konusu işi önce durdurup; sonrada sözleşmeyi feshettiği; bu bakımdan feshin haklı nedenle dayanıp dayanmadığı konusundaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu; davalı ... İnş. Tem. Gıda Tar. Teks. San. Tic. Şirketinin ise; davacı tarafa işin tamamlanan kısmından daha fazla ödeme yapıldığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği ancak yapılan mali incelemelerde buna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı; dava dosyasına ibraz edilen tespit raporları ve mali inceleme sırasında yapılan tespitler sonucunda davacının yaptığı imalat bedelinin toplam 477.161,70 TL olmasına karşılık 276.000,00 TL ödeme aldığı ve böylece davalıdan toplam 201.161,70 TL alacaklı olduğu şeklinde hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir.
11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyasına ibraz edilen tespit raporları ve mali inceleme sırasında yapılan tespitler sonucunda davacının yaptığı imalat bedelinin toplam kdv dahil 714.810,80 TL olduğu, karşılık davalı tarafça toplamda 276.000,00 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının dava tarihi itibariyle davalıdan toplamda 714.810,80 – 276.000,00 = 438.810,80 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; aynı sözleşme kapsamında olmakla beraber iki ayrı mahalli kapsayan sözleşme konusu iş yerinde keşif tarihi itibariyle natamam olduğu, raporun mali inceleme ve tespitler bölümünde gösterilmiş olduğu üzere, davacı tarafından yapılan işlere karşılık olmak üzere; davalı şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapılmış olduğu, bu ödemeler konusunda taraf ticari defterlerinde ihtilaf bulunan 28.07.2020 tarihinde yapılan 30.000,00 TL ödemenin dekontu dosya içeriğinde bulunmakta olup nihai hesaplamada dikkate alınması gerektiği kanaatinden hareketle davalı şirketin ödemeleri toplamı 670.000,00 TL olarak hesaplandığı, raporun İşin Tamamlanma Oranı İle ilgili bölümünde yapılan tespitler çerçevesinde; işin tamamlanma oranının %26,42, imalat bedelinin KDV dahil 414.087,12 TL olarak hesaplandığı, yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplar sonucunda davacı taşeronun alacağının bulunmadığı, davacıya 670.000,00 TL- 414.087,12 TL= 255.912,88 TL fazla ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ... ve ... ”nin akdedilmiş olduğu, sözleşmenin davacı tarafından 19.02.2021 tarihli ihtarname ile ödemelerin zamanında yapılmaması nedeni ile feshedilmiş olduğu, davanın konusu imalat bedeline ilişkin olmakla yapılan maddi olgu tespitleri ışığı altında; feshin haklılığı/haksızlığı noktasında nihai takdirin mahkemeye ait olmak üzere; Yerleşik Yargıtay kararları gereği; eser sözleşmesi hangi nedenle fesih edilirse edilsin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona ereceğinden, yüklenicinin yaptığı iş bedelinin hesaplanmasında sözleşmenin feshi nedeniyle hangi tarafın kusurlu olduğunun sonuca etkili olmadığı, dosya kapsamındaki kanıtlar ve bilirkişi raporları incelenmek sureti ile yapılan tespitler sonucunda; ... D. İş sayılı dosya kapsamında 28.05.2021 tarihinde mahkeme nezaretinde yerinde yapılan keşif üzerine düzenlenmiş olan 06.07.2021 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu ve ... D. İş sayılı dosya kapsamında 07.06.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ve ek raporunda yapılan tespitler dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda; işin davacı tarafından tamamlanan kısmının %26,42 ve imalat bedelinin KDV dahil 414.087,12 TL olarak hesaplandığı, imalat bedelinin KDV dahil 414.087,12 TL olarak hesaplandığı, yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplar sonucunda davacı taşeronun alacağının bulunmadığı, davacıya 670.000,00 TL - 414.087,12 TL= 255.912,88 TL fazla ödeme yapıldığı, dosyaya kök rapordan sonra sunulan fesih metrajlarıyla yapılan hesaplamalar sonucunda; işin davacı tarafından tamamlanan kısmının %33,64 ve imalat bedelinin KDV dahil 527.132,26 TL olarak hesaplandığı, yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplar sonucunda davacı taşeronun alacağının bulunmadığı, davacıya 670.000,00 TL - 527.132,26 TL = 142.867,74TL fazla ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, eser sözleşmesine dayalı ödenmeyen alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır.
Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.
İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475).
Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).
Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).
Taraflar arasında bila tarihli ... ve ... sözleşmesi ve sözleşme eki imzalandığı, davacının taşeron, davalının ise işveren olduğu, idarenin ... olduğu ancak daha sonra 07/04/2020 tarih ve 21501 sayılı yazı ile işin ... devredildiği görülmüş, ihaleye ilişkin tüm evraklar ile tarafların ticari defter ve kayıtları dosya arasına alınmış, uzman bilirkişilerce tüm evraklar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle kök ve ek rapor tanzimi sağlanmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki, davalı ile dava dışı ... arasındaki sözleşme uyarınca düzenlenen hak edişler, taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporlarından eksik belgelerin ikmali ve çelişkilerin giderilmesi suretiyle tanzim edilen 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ve bilimsel yöntemlere uygun olmakla hükme esas alınmıştır.
Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık davacının işi ayıpsız ifa edip etmediği, davalının ödemeleri süresinde yapıp yapmadığı hususunda toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme davacının ödemelerin süresinde yapılmaması iddiası ile 19/02/2021 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname ile feshedilmiştir.
Davacının talebi yapılan işlerin bedeline ilişkin olduğundan sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olduğu hususunda bir incelemeye gerek duyulmaksızın davacının yapmış olduğu imalatların parasal karşılığı bilirkişi marifetiyle tespit edilmeye çalışılıp davalının yapmış olduğu ödemeler bu miktardan düşülmek suretiyle davacının talep edilebilir bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda inceleme ve araştırma yapılmış, hükme esas alınan 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda da fesih metrajları göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan hesaplamada davacının toplam imalat oranının %33,64 olduğu, bu orana isabet eden bedelin 527.132,26 TL olarak hesaplandığı, her iki proje kapsamında davacıya yapılan toplam ödemenin 670.000,00 TL olmakla, davacının tüm alacağının ödendiği görülmüş, bu haliyle davacının talep edilebilir alacağı bulunmadığından davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'in (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.