T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/800 Esas - 2025/140
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2021/800 Esas
KARAR NO : 2025/140
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2021
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında, takip konusu cari hesap alacağı dayanağı 28/02/2019 ve 28/10/2019 tarihli "...." ile süt ve ürünlerinin fason üretimi nedeniyle ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak davalı adına üretim yaptığını, müvekkilinin davalı adına kestiği faturayı nedeniyle davalı tarafından alacağın ödenmediğini, ödenmeyen faturalar bedeli için .... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve itiraz edildiğini; bu sebeple, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında 28/02/2019 tarihli "...." imzalandığını, davacının bu sözleşme kapsamında 15/05/2019 tarihli rehin sözlemesi ile 76 adet taşınır varlığı rehin verdiğini, davacının kendisi ile yapılan sözleşmeye uygun olmayan üretimi sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, uğranılan zararı davacının verdiği rehin miktarının dahi karşılamadığını, davacı hakkında .... şikayette bulunulduğunu, ayrıca delil tespiti yaptırılarak davacının yaptığı üretimin hileli olduğunun tespit edildiğini, davacının alacak talebinde bulunmasının haksız olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... E. sayılı dosyası,
-28/02/2019 ve 28/10/2019 tarihli "...",
-İhtarnameler, faturalar, keşif,
-Bilirkişi raporu:
16/11/2023 tarihli ve 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Satıcının ağızlarını kapatarak teslim ettiği anlaşılan 9225 adet ve 205 palet tenekeler içerisinde peynirleri teslim ettiği, ne var ki teslim edilen tenekeler içerisinde bir kısım lor ve alt kısmının tümüyle tuz olduğunu, peynirin teknik şartlara uygun olarak üretilmediği belirgin olup bu nedenle gizli ayıplı teslim olduğu ayıbın özellikle davacı tarafından tenekelerin kapatılarak gizlendiğini, davacının gizli ayıplı teslimden sorumlu olduğunu, bu nedenle satım sözleşmesi gereği gibi yerine getirilmemiş olduğundan davacının bu sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisi nedeniyle davalı .....A.Ş den alacak talep edebilmesinin mümkün olamayacağını, davalının itirazında haklı olduğu, belirtilmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemi talebine ilişkindir.
Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır.
Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.
İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475).
Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).
Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı, davalı ile aralarında 28/02/2019 ve 28/10/2019 tarihli "..." ile süt ve ürünlerinin fason üretimi sözleşmesi imzalandığını buna göre, müvekkilinin edimini usulüne uygun şekilde yerine getirmesine rağmen davalının kesilen fatura bedelini ödemediğini, ödenmeyen faturalar bedeli için .... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ve iptalinin gerektiğini beyan etmiştir. Davalı, cevap dilekçesinde, davacı yanca sözleşmeye göre teslim edilen ürünlerin kontrolünde sözleşmeye aykırı şekilde üretim yapıldığını, teslim edilen ürünlerin sözleşme şartlarına uymadığını, 2020/11,12.aylarda üretilen 10.000 adet peynir tenekesinde 17.08.2021 tarihinde örnekleme yöntemiyle yapılan kontrolde 2 tenekenin açıldığını, tenekelerin üst kısmında lor diye tabir edilen ürünün, görünmeyen alt kısmında ise tuz olduğunun tespit edildiğini, 26.08.2021 tarihinde keşif yapıldığını, keşifte de aynı tespitin yapıldığını, bu şekilde doldurulan teneke sayısının 205 palet (9.225 teneke), toplam zararın 4.168.293,75 TL + kdv olduğunu”, davacı tarafından davalı kurumun dolandırıldığını bu nedenle savcılığa şikayette bulunduklarını, davacının iddialarının asılsız olduğunun iddia edildiği görülmüştür.
Taraf ticari defterleri, keşif, tutanaklar, soruşturma dosyası üzerinde yapılan incelemede, Davalı ....… A.Ş.; Davacı ..... A.Ş. ile fason peynir üretim, paketleme ve mamul alım sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı tarafından 17.08.2021 tarihinde 10.000 adet peynir tenekesinde örnekleme yöntemiyle yapılan kontrolde 2 teneke açıldığını, tenekelerin üst kısmında lor diye tabir edilen ürünün, görünmeyen alt kısmında ise tuz olduğu tespit edildiğini, 26.08.2021 ve 29/05/2024 tarihlerinde yapılan keşifte de aynı tespit yapılmıştır. Bu şekilde doldurulan teneke sayısının ise 205 palet (9.225 teneke) olduğu belirtilmektedir. Somut olayda peynir tenekelerinden yapılan örnekleme kontrol ve farklı bir tarihte yapılan keşifte açılan tenekelerin üst kısımda lor, altta ise tuz olarak tespit edilmesi ve bu durumun 9225 teneke gibi yüksek bir miktarda görülmesi peynirin istenilen teknik şartlara uygun olarak üretilmediğine işaret etmektedir. Tespit edilen hususlar ışığında, davacı yanca teslim edilen ürünlerin sözleşmede kararlaştırılanın aksine şekilde yapılmış olduğu, davacı tarafından teslim edilen tenekeler içerisinde bir kısım lor ve alt kısmının tümüyle tuz olduğunu, peynirin teknik şartlara uygun olarak üretilmediği belirgin olup bu nedenle gizli ayıplı teslim olduğu ayıbın özellikle davacı tarafından tenekelerin kapatılarak gizlendiği, mahallinde yapılan keşif ile alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Davacı yan herne kadar tespite konu ürünlerin kendilerince teslim edilen ürünler olmadığını iddia etmiş ise de bu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, teslim tutanaklarının yer olduğu, ürünlerin kendilerince teslim edilen ürünler olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebinin koşullarının da oluşmadığı, mahkememizce kabul edilmiş olup, sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalı yanın yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine,
3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 5.678,03 TL harçtan çıkartılarak geriye kalan 5.062,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 74.519,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ....(e-duruşma), Davalı Vekili Av. ....'un (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.