T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/489 Esas
KARAR NO : 2024/437
...
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 14/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
DAVA:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ...'ın diğer davalı ... Sanayi Limited Şirketi'nin her biri %50 nispetinde hisseye sahip münferiden imzaya yetkili ortakları, yöneticileri ve temsilcileri olduklarını,
Ortaklar arasında davalının hukuka ve şirket menfaatlerine aykırı olarak uzun yıllardan bu yana devam eden eylemleri nedeniyle anlaşmazlıklar hatta bu nedenle açılan muhtelif davaların bulunduğunu,
... Karar sayılı gerekçeli kararından ve belirtilen dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davalı Saadetin Gencan'ın şirket yönetimi sırasında yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle tazminata mahkum olduğunu,
Pek çok demirbaş ve şirket varlığının yok olmasına sebebiyet verdiğini, şirket demirbaş ve varlıklarının akıbetini açıklayamadığını, sorumluluk davasında tazminat ödemeye mahkum edilmiş olduğunu, malum olduğu üzere yönetim kurulu üyeleri görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmekle, keza; görevlerini yaparken ortaklığın menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun şekilde gözetmekle yükümlü olduklarını,
Davalı ...'ın, müvekkilimizin fiilen şirketten uzaklaşmasını sağlayarak çok uzun yıllardan beri şirketi salt kendisine ait bir şahıs işletmesiymiş gibi yönetmekte olduğunu,
Davalı ...'ın bu süreçte şirkete ait ticari defter ve kayıtları da usulüne uygun tutmadığını, davalının yönetim yetkisini fahiş olarak kötüye kullandığı, kendi hesabına ve şirketin zararına işler yaptığı, ortaklık işlerinde gerekli özen ve ihtimamı göstermediği, ortaklığın icra edildiği işyerini oğluna kullandırarak yönetim yetkisi ile bağdaşmayan eylemler içinde bulunduğunu, kendi özel menfaatlerini gözeterek hareket ettiği ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının toplanacak delillerle anlaşılacağını,
TTK'nun 630/2 maddesi hükmünde; her ortağın haklı sebeplerin bulunması halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebileceğinin, TTK'nun 630/3 maddesi hükmünde de; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağının belirtilmiş olduğu,
İfade edilerek;
Davalı ...'ın ... yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, kaldırma kararının ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini, bu aşamada davalı ...'ın yönetim ve temsil yetkisini kullanmaya devam etmesi şirketin zararının artmasına neden olacağından HMK'nun 389 vd hükümleri uyarınca İhtiyati Tedbir kararı verilerek yerine kayyım atanmasına karar verilmesi, talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalılar müşterek vekili davaya cevap dilekçesinde özetle;
Davacı ... ile müvekkil ... davalı şirketin %50 hisse paylı ortağı olup, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi' nin 25/02/2004 tarihli 5994 sayılı gazetesinde tescil ve ilan edilen, ortaklar kurulu kararı ile; taraflar birlikte veya münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarını,
Davacının, davalı şirketin kuruluşundan bu yana şirketin ödemek zorunda kaldığı borç ve cezalara, vergi ve şirket masraflarına katlanmaktan imtina etmiş, şirketin ticari faaliyetlerinin yürütülmesindeki görevlerini hiçbir zaman ifa etmemiş, şirket demirbaşlarının bir kısmını müvekkilin bilgisi ve rızası haricinde satarak haksız ve sebepsiz kazanç sağlamış, fiilen ilgisi bulunmayan ve kar etmeyen davalı şirketten kötü niyetle ve süreklilik arz edecek hallerde haksız kazanç ve menfaat elde etmeye çalıştığını,
Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi ve yapılacak keşif ile de anlaşılacağı üzere davacı beyanlarının aksine şirket demirbaşlarının tamamı şirket zilyedinde aktif olarak bulunduğunu, kullanılamaz hale gelen ve özelliğini kaybeden demirbaşlardan hidrolik giyotin makas, apkant pres ve 30 tonluk eksantrik pres ise davacı tarafça, dava dışı ...'ne satılmış olduğunu, şirket demirbaşlarının tamamı 20 yılı aşkın süredir aynı işyerinde bulunduğunu,
Müvekkilinin, yıllardır davalı şirketin borçlarını çocuklarının maddi desteği ve şahsına sağlanan kredilerle ödemeye gayret göstermiş ve bu hali ile şirket faaliyetini sürdürebilmiş olduğunu,
...Esas sayılı dava dosyası celp edildiğinde de anlaşılacağı üzere, tüm dosya kapsamında; davacının zararı olarak sadece, şirkete ait ... plakalı aracın satılması ancak satış bedelinin şirket hesabına yatırılmaması nedeni ile davacının zarara uğratıldığından bahisle müvekkil aleyhine 32.952 TL tazminata hükmolunmuş, bu tazminatın davacıya ödenmiş olduğunu,
Anılan karar müvekkili tarafından istinaf edilerek ...ne istinaf incelemesi için gönderilmiş olduğunu,
Davacının, davalının şirket yönetimi sırasında yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanmasından ötürü tazminat ödemeye mahkum edildiği hususu gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olduğunu zira, ... plakalı araç alınırken sadece müvekkil ... aracın alış bedelini ödemiş, bedelini şahsen ödediği aracın satılması neticesi; şirketin geliri olmamasına rağmen vergi, kredi ve diğer borçların tamamı bu araçtan gelen para ile ve üstü ... tarafından tamamlanarak ödenmiş olduğunu,
Davalı şirket aleyhine neticelenen... esas sayılı dava dosyasından kaynaklanan borç - yargılama gideri ve vekalet ücreti, ... Esas sayılı takip dosyasından kaynaklanan borç-yargılama gideri ve vekalet ücreti, ... dairesinden celp edilecek vergi borçları ve ...celp edilecek borç kayıtları ile ödeme belgeleri celp edildiğinde de anlaşılacağı üzere; bu ödemelerin tamamı müvekkili tarafından ödenmek zaruretinde kalınmış, davacının, işbu borç ve masraflara katlanmaktan sürekli imtina ettiğini,
Dava dilekçesinde iddia olunan "ortaklığın icra edildiği işyerini oğluna kullandırdığını, kendi özel menfaatlerini gözeterek ve sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak hareket ettiği" hususlarının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirkete ait muhtasar beyannameleri ve ... kayıtları celp edildiğinde de görüleceği üzere, müvekkilin oğlunun dönem dönem davalı şirkette çalışan olarak görev yaptığını, işyerinin müvekkilin oğluna kullandırıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu,
6102 Sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan iklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir, kaldı ki işbu haklı sebeplerin de dava tarihinde mevcut olması ve devam etmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının 6102 Sayılı TTK'nın 630/2. maddesi kapsamındaki iddialarının asılsız ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, davalı şirketin zarara uğratılmadığı, aksine müvekkil... sayesinde faaliyetine devam edebildiği ve şirketin borçlarını ... sayesinde ödeyebildiği tüm dosya kapsamında ve bilirkişi incelemesi ile sübuta ereceği,
Belirtilerek davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Davacı ...'ın vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle,
Davacı müvekkilinin, "davalı şirketin kuruluşundan bu yana şirketin ödemek zaruretinde kaldığı borç ve cezalara, vergi ve şirket masraflarına katlanmaktan imtina ettiği şirketin ticari faaliyetlerinin yürütülmesindeki görevlerini hiçbir zaman ifa etmediği, şirket demirbaşlarının bir kısmını müvekkilin bilgisi ve rızası haricinde satarak haksız ve sebepsiz kazanç sağladığı, fiilen ilgisi bulunmayan ve kar etmeyen davalı şirketten kötü niyetle ve ireklilik arz edecek hallerde haksız kazanç ve menfaat elde etmeye çalıştığı" iddiaları asılsız olduğu gibi bu davanın konusu olmadığını,
Bu davanın konusu TTK'nun 630/2-3 hükümleri kapsamında davalı ...'ın yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektirecek nedenler bulunup bulunmadığı ve bu hususta dava dilekçesinde ileri sürdüğümüz maddi ve hukuki nedenlerin tahakkuk edip etmediği olduğunu,
... esas sayılı davasında bu hususta verilen karar kısmı henüz infaz edilmemiş olduğunu,
Şirketle ilgili ödemelerin davalı tarafından yapıldığı savunması da gerçek olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalının şirket adına ödeme yaptığı kabul edilse bile bunun farklı bir husus olduğunu, davalının kusurlu davranışlarının sonuçlarını ortadan kaldırmayacağını ve yönetim-temsil yetkilerinin kaldırılmasını engellemeyeceğini,
Davalı vekilinin; "davalının, ortaklığın icra edildiği işyerini oğluna kullandırdığı, kendi özel menfaatlerini gözeterek sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak hareket ettiği" hususundaki iddiamıza karşı ileri sürdüğü "müvekkilinin oğlunun dönem dönem davalı şirkette çalışan olarak görev yaptığı” savunmasının da iddialarının tevil yollu (kaçamaklı) ikrarı mahiyetinde olduğunu, belirtmiştir.
GEREKÇE:
Dava, TTK'nın 630. maddesine dayalı olarak var olduğu iddia edilen haklı nedenlere dayalı olarak davalının şirketi temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Taraflarca delil olarak dayanılan belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir. Ayrıca davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası UYAP sistemi üzerinden ... yazılan müzekkere ile temin edilmiştir.
Taraflarca gösterilen tanıklar dinlendikten sonra mahkememizce Ticaret Hukuku, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, İnşaat Yüksek Mühendisi ve Mali Müşavirden oluşturulan bilirkişi kuruluna, şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yerinde inceleme ve örnek alma yetkisi verilerek 15/04/2024 tarihli gerekçeli ve denetime elverişli rapor aldırılmıştır.
Davanın konusu ve niteliği dikkate alındığında, davacı ve davalı gerçek kişilerin ortak olduğu davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... aleyhine, şirketi temsil yetkisinin kaldırılması istemiyle açılan davada yapılan yargılamada,
Dinlenilen davacı tanıklarından ... yeminli şahadetinde; davalı şirkette 2000 yılı ile 2006 yılları arasında işçi olarak çalıştığını, şirketi iki kardeşin yönettiğini, zarara uğratıp uğratmadıkları konusunda bilgisi olmadığını ifade etmiş,
... yeminli şahadetinde; davalı şirketin hissedarlarından olup, şirketi başlangıçta davacı ve davalıları da kapsayacak şekilde beş kardeş olarak kurduklarını, kendisinin ... çalışıp emekli olduğunu, davalının şirketi gerektiği gibi yönetip yönetmediği, zarara uğratıp uğratmadığı hususunda bilgisi olmadığını, davalının oğlu ... şirkette çalıştığını, mal paylaşımı aşamasında üç kardeşin şirket hisselerini devir ettiğini, şirkette hissedar olarak kalan kardeşlerin mal paylaşımı nedeniyle geçimsizliğe düştüğünü, bunun da işlere yansıdığını ifade etmiş,
Dinlenilen davalı tanıklarından ...yeminli şahadetinde; kendisinin davalı şirketin karşısında babasına ait iş yerinde çalıştığını, bu nedenle şirket sahiplerini tanıdığını, davacı ...'ın şirkete geldiğini hiç görmediğini, şirketin faaliyetinin davalı ... yönetiminde oğlu ... koşuşturması ile montaj işlerini yapmasıyla yürüdüğünü ifade etmiştir.
... yeminli şahadetinde; başlangıçta kendi babası da şirkette hissedar olduğu için babasının şirketten hisselerini devrederek ayrıldığı 2005 yılına kadar çalıştığını, sonrasında kendi işini kurduğunu, bu nedenle 2005 yılı sonrasında şirketin işleyişi ile ilgili bilgisinin olmadığını, kardeş olan davacı ve davalının kavgalı olup, şirket işlerinin davacı tarafından yürütüldüğünü, davacının şirketin zararına işlem yaptığı konusunda bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Murat Uçar yeminli şahadetinde; davalı şirkete ait iş yerinde 2005 yılından beri işçi olarak çalıştığı için tarafları tanıdığını, davacı ...'nin iş yerine 2005 ve 2007 yılları arasında gelip gittiğini gördüğünü, sonrasında hiç gelmediğini, niye gelmediğini ise bilmediğini, işlerin başında Saadettin'in bulunduğunu, oğlu ... iş yerinde bedenen çalıştığı gibi imalat işlerinde koordinasyon görevi de gördüğünü ifade etmiştir.
Davalı şirket 28/10/1989 tarihinde kurulmuş olup, ... sicil numarasında aktif olarak faaliyet göstermekte olup, 30.000,00 TL olan şirket sermayesinin yarı yarıya davacı ve davalı ortağa ait olduğu, 03/07/2023 tarihinde alınan karar ile davacı ve davalı gerçek kişilerin şirketi müstakilen ve münferiden temsil etmeye yetkili kılındığı, şirketin 2010 yılından sonra hiç genel kurul toplantısı yapmadığı sicil dosyasının incelenmesiyle anlaşılmaktadır.
... esas nolu dosyasının incelenmesinden,
İş bu dava ile tarafları aynı olan davada, davacı ...'ın vekili; davalı ağabeyi ile ... ... nispetinde ortağı olduklarını her ikisinin de şirketin münferiden veya birlikte yetkilisi olduklarını, davalı diğer ortağın haksız tutum ve davranışları şirkete ve davacıya zarar verici işlem ve eylemi nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığını ve davacının şirkete yönetiminden 2012 yılından itibaren fiilen uzaklaştığını, davalının şirketi tek başına keyfi olarak yönetmeye başladığını, bu süreçte davacıya şirketten kay payı ödenmediğini, şirkten olan şahsi alacaklarının da ödenmediğini, şirket mallarının satışından sağlanan gelirlerin davalı tarafından şahsi amaçla kullanıldığını, gelirlerin pek çoğunun şirket kayıtlarında gösterilmediğini, davacının 100.000,00 TL alacak bakiyesi bulunmasına rağmen ödenmediğini, ortaklar arası cari hesaptan doğan 40.000,00 TL alacak bakiyesinin de ödenmediğini, şirketin inşaat faaliyetleri nedeniyle satın aldığı demirbaşların satılarak şirket mal varlığının eksiltildiğini, şirkete ait araçların şirket mevcudunda yer alıp almadığı satılmış ise gelirinin ne amaçla kullanıldığı hususlarının kuşkulu olduğunu belirterek sorumluluk davası kapsamında şimdilik 2.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak şirkete ödemesini, şahsi alacaklarının şirketten tahsili kapsamında şimdilik 2.500,00 TL'nin dava tarihinde itibaren avans faizi ile davalı şirketten tahsil ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
“Tüm dosya kapası ve davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir ve hukuk fakültesi öğretim üyesi bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonrası düzenlenen rapor ve ek raporda özetle;" davacı ile davalının 2450 hisse paylı ortak olduklarını ve şirketi birlikte veya münferiden temsil ve ya ilzama yetkili kılındıklarını, davalı şirket ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlenmediği, şirket faaliyetlerini tam ve eksiksiz yansıtmadığı, şirket defter ve kayıtlarında davacı ortağın dava tarihi itibariye 60.951,66 TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı şirket ortağının ... plakalı araç satışı nedeniyle bedelinin tahsil edilmemesi araç bedelinin şirket hesabına yatırılmaması sebebiyle 32.952,00 TL şirketi zarara uğrattığı, inceleme sırasında şirket aktifinde kayıtlı toplam 21.806,31 TL iktisap bedelli demirbaş makine ve cihazın tespit edilememesi sebebiyle şirketin duran varlıklarının işletmeden çekilmesi ile oluşan zararın yaklaşık 69.000,00 TL olabileceği" ifade” edilerek; “davalı şirkete ait ... plakalı aracın satışının yapıldığı ancak satım bedelinin şirket hesabına yatırılmamış olması nedeniyle şirketin 32.952,00 TL zarara uğratıldığı”, “davalı şirkete ait ...plakalı aracın satışının yapıldığı ancak satım bedelinin şirket hesabına yatırılmamış olması nedeniyle şirketin 32.952,00 TL zarara uğratıldığı” belirtilerek,
Mahkeme Kararında;
“1-a)Davalı ...'a yönelik davanın kısmen kabulü ile 32.952,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davalı ...'ne ödenmesine,
2-Davalı ...'ne yönelik davanın kabulü ile 60.951,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,” şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı şirkete ait kayıtlar yerinde incelenmek suretiyle düzenlenen raporda, davalı tarafından şirketin doğrudan temsil edilerek faaliyette bulunduğu, 2012 ve 2021 yılları arasındaki dönemde, şirketin 2017 yılına kadar kar etmesine karşın, bu tarihten sonra zarar etmeye başladığı,
Şirketin 2012 yılından itibaren ortaklardan borç aldığı, 2012'de davacı ...'dan 60.951,66 TL, ... 117.218,22 TL alınmış ve davacıya borcun kayıtlarda mevcut olduğu; sonraki dönemlerde her yıl davalı ...olan borcun artarak devam ettiği, 2019 yılında sermayesini tamamen yitirmiş olan şirketin, bir yanda zararı artarak devam ederken finansmanını davalı ortaktan alınan borçla sağlamış olduğunun görüldüğünü,
Muavin Defter kayıtlarında, şirket ödemeleri bu hesaptan yapılmıştır. 2015 yılı sonu itibariyle davalıya olan borç 344.705,91 TL olmuş, 2016 yılında işletme adına bu hesaba kaydedilen şirket tahsilatlarıyla borç kapatıldığı, ancak, 2017 yılı itibariyle ortaklara borçlar(...) yine sürekli artış göstermiş, işletmenin her dönemi zararla kapatmış olduğu gözlendiğini, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında işletmenin toplam borçlarının %90'ından fazlası davalı ortağa olan borçlardan kaynaklandığını,
Zarar nedeniyle sermeyesini yitirmiş olan şirketin davalı ortakça finanse edilmesi, örtülü sermaye olarak değerlendirilmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 12. Maddesinin 1. Fıkrası Örtülü Sermaye; “Kurumların, ortaklarından veya ortakla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi içi sayılır.” denildiğini, sürekli olarak zarar eden şirketi ortağın finanse etmesi, durumunun gerçekleştiği tespiti yapılmıştır.
Yine raporda davalı şirketin ... olan borçlarına ilişkin tespitler de yapılmıştır.
İddia, savunma, dayanılan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin başlangıçta beş kardeş tarafından kurulduğu, üç kardeşin daha sonra şirketten ayrıldığı, şirketin 03/07/2003 tarihinde aldığı... sayılı ilanında eşit hissedar olarak kalan davacı ve davalı kardeş gerçek kişilerin şirketi münferiden ve birlikte temsil yetkisine sahip olduklarının kararlaştırıldığı,
Kardeşler arasındaki geçimsizlik nedeniyle davacı ...'ın 2007 yılı sonrasında şirket işleriyle ilgilenmediği, şirket yönetiminin davalı ... tarafından yerine getirildiği,... esas sayılı dosyasında, dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere davalının şirkete ait araç satışından elde edilen geliri şirket kayıtlarına intikal ettirmediği, şirkete dava tarihi itibariyle, şirket ortağı olarak borç vermek suretiyle şirketin örtülü sermaye ile finanse edildiği ve iflasını gerektirecek şekilde borca batık olduğu dikkate alındığında,
Davalının şirket yönetimi sırasında şirketin mali durumunun zayıflaması ve borca batık hale gelmesine yol açtığı gibi özellikle, şirkete ait aracı satmasına karşın bedelini şirket kayıtlarına intikal ettirmemesi nedeniyle TTK'nın 630. maddesi anlamında, yönetici sıfatıyla özen ve bağlılık yükümünü ihlal ettiği ve davacı ortak yönünden şirketi temsil yetkisinin kısıtlanması isteminin haklı hale getirdiği anlaşılmakta ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, davanın kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılardan... aleyhine açılan davada,
Davanın, davalının taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Davalılardan ... aleyhine açılan davada,
Davanın kabulü ile,
...sicil numarasında kayıtlı ... münferiden ve diğer şirket ortağı ile temsil ve ilzam yetkisine sahip olan davalının,
Şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasına,
Karar kesinleştiğinde ilan ve tescil için gereğinin yapılması için bir örneğinin ... gönderilmesine,
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davalı ...'den tahsili ile hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ...hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 259,25 TL ve bilirkişi ücreti 9.000,00 TL olmak üzere toplam 9.259,25 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı ...Şirketi tarafından yapılan 105,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. ..., Davalılar Vekili ...ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸