T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/613 Esas - 2024/344
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/613 Esas
KARAR NO : 2024/344
BAŞKAN : ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Müvekkili ... A.Ş.nin , 8 Haziran 1984 tarih ve 233 sayılı ... Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ile 22 Ocak 1990 tarih ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak çıkarılan, .... sayılı kararnamenin eki Bakanlar Kurulu kararı ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, ...’ın bugün ...'de yüksek gerilim seviyesindeki iletim dizgesini -.... - (sistemini) işletmenliğini yapan ve tekel olan kamu iktisadi teşekkülü olan bir Devlet Kuruluşu olduğunu, Teşekküllerinin kuruluş amacının elektriğin kesintisiz ve sürekli bir şekilde sisteme aktarılmasını sağlamak olduğundan bunun sağlaması için gereken her türlü tedbiri ve önlemi almak zorunda olduğunu,
Huzurdaki davada Bölge Müdürlükleri sorumluluk sahasında bulunan 400 kV .... ile ... arasında yapılan bağlantı anlaşması kapsamında, yüklenici ... firmasınca tesis edildiği, 31.12.2013 tarihinde geçici kabulü, 11.07.2018 tarihinde ise kesin kabulü yapıldığı, hattın ... nolu direkleri arası 2027 mm2 özel bölge olarak ve .... nolu direkler arası ise ... iletkenin kullanıldığı, ... serisi direkler kullanılarak tesis edildiği, Hattın kesin kabulü yapıldıktan sonra hattın ... olarak tesis edilen kısmındaki direklerin kulelerinde, ... iletkeni ve ... askı takımı hırdavatlarında arızalar yaşandığı, 1-16.04.2019 tarihinde saat 06.01 de meydana gelen açma sonrası ekiplerince yapılan kontrolde ... no'lu direklerde ... iletkenin buz yükünden dolayı hasarlandığı, .... nolu direkte ise fiber liflerinin koptuğu tespit edildiği, Bu sebeple .... nolu direkler arası ... iletkeninin ve arızaya sebep olduğu belirlenen ... askı takımı hırdavatlarının değişimine karar verildiği, 2-11.02.2020 tarihinde ekiplerimizce yapılan tespitte .... nolu direğin buz yükünden dolayı ... fiber kulesinin eğildiği ve ... fiber iletkeninin de liflendiği tespit edildiği, ekiplerince 2020 yılında bütün direklerde kontroller yapıldığı ve özel bölge olarak tesis edilen kısım haricindeki ... askı takımlarının bir çoğunun da hasarlanmaya başladığı tespit edildiği, ... yapılan değerlendirmede; tek askı ... takımlarının, oluşan dengesiz buzlanma sonucunda gerekli mukavemet değerini sağlayamadığı ve direk kuleleri ile ... iletkenlerinde kalıcı hasarlanmaların meydana geldiğinin anlaşıldığı, hattın tesis aşamasında hattın güzergahında oluşan buz yüklerine karşı yanlış ... askı takımı seçiminden kaynaklanan bu kalıcı arızaların tekrar yaşanmaması için mevcut askı takımlarının bila bedel çift papuçlu askı takımı veya özel askı/gergi takımı ile değiştirilmesine karar verildiği, ...'nın ilgi yazısı ile söz konusu arızalara sebep olan askı takımlarının değişimi için firmaya yazı yazıldığı ve oluşan arızaların taraflarınca giderilmesi isteğine bir cevap alınamadığı,
Hattaki arızaların sistem güvenirliliğini riske atmaması ve enerji kesintisine mahal vermeden biran evvel giderilmesi, başka arızaların da önüne geçmek adına, Genel Müdürlüklerinden alınan olur doğrultusunda hasarlı ... etapları, hasarlı direk kuleleri ile ... askı takımlarının değiştirilmesi işlerinin 2019 ve 2020 yıllarında Bölge Müdürlüklerince yapılan ihaleler ile gerçekleştirildiği, Bağlantı Anlaşması kapsamında hazırlanan ve tesis edilen hattın her türlü projeden doğabilecek hatalara karşı sorumluluğunun tesisi yaptırana ait olduğu,400 kV ... yapımı aşamasında hattın bir bölümü buz yüklerine karşı daha mukavemetli olan 2027 mm2 özel bölge olarak bir bölümü ise normal ... iletkenli olarak çekildiği, hattın özel bölge olarak çekilen kısmındaki (... nolu direkler arası) ... iletkeni ve ... askı takımları ile direk kulelerinde herhangi bir sorun oluşmazken, hattın 3.bölge buz yükü şartlarına göre çekilen (.... nolu direkler arası) ... iletkene uygun direklerin kullanıldığı kısımlarda ... askı takımlarının yanlış seçilmesinden dolayı buz yüklerine karşı gerekli mukavemeti sağlamadığı ve kesin kabul tarihinden sonra bu arızaların sıklaşmaya başladığı, zaten projeyi davalı ...’nın seçtiği, projesinde kullanacağı malzemeleri kendi seçip teste getirdiği, malzeme seçiminin tamamen davalı firmalara ait olduğu, tek ya da sayılı birkaç bölgede değil tüm hatta problem yaşanması ve müvekkil şirketin tekel kamu kurumu konumunda elektriğin iletiminden sorumlu olması sebebiyle bir an evvel müdahale edilmesi gerektiğinden zorunluluk arz eden değişimi derhal yapmak zorunda kalındığı, zaten tüm ekipmanlar değiştikten sonra başka bir arıza da vuku bulmadığı, bu durum da zaten davalı şirketlerin hatalı malzeme seçiminden dolayı bu arızaya sebebiyet verdiğinin en önemli göstergesi olduğu,
... ile teşekkülleri arasında yapılan Bağlantı Anlaşması madde 2.3 1. paragrafında “Madde 2-A'da belirtilen tesisler ilgili mevzuat ve genel hukuk hükümleri ile, ... teknik şartnamelerine, Şebeke Yönetmeliğine, Arz Güvenilirliği ve Kalitesi Yönetmeliğine uyulması koşulu ile Kullanıcı tarafından başlatılacak ve tamamlanacaktır.” denildiği, buna göre; 4735 Sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince “Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de 15 yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre (sulh yoluyla veya alacak davası açılarak) yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. "amir hükmü düzenlendiği, benzer bir düzenlemenin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 20’nci ve 25’inci maddeleri son fıkralarında da düzenlendiği, buna göre “yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 4735 sayılı Kanunun 27’nci maddesi hükümleri uygulanır.” hükümlerine uygun olarak teşekkülleri haklarının korunması için dava süreci başlatıldığı,
Öne sürülerek; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; davalı firmaların yanlış malzeme seçimi sebebiyle .... direklerinde hırdavat demontajı ve montajı işinde yapılan masraf olan şimdilik 607.149,53-TLnin hak ediş tarihinden itibaren (22.08.2019) işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı firmalardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;
16.08.2011 tarihinde: Müvekkili şirket ile davacı ... arasında müvekkil şirketin işletmede olduğu ... ’nin ... ’ye ve 380 kV ... ’ye bağlanması için Bağlantı Anlaşması (“Ek-1”) akdedildiği, Söz konusu anlaşmanın Ek-4’ünde ise Elektrik İletim Hatları’na dair taraflarca Tesis Sözleşmesi akdedildiği,
14.11.2011 tarihinde: Müvekkil şirket ile işbu davanın diğer davalısı ... A.Ş. arasında ... – Sözleşmesi imzalandığı,
06.08.2012 tarihinde: Davacı ...’ın .... tarafından müvekkil şirkete hitaben tanzim olunan yazıda ... – ... işine dair imzalanan Bağlantı Anlaşması kapsamında özel direk bölgelerine yapılmış tevziatlı plan – profil , direk tevzi listesi ve 241 adet ayak en kesitlerinin davacı tarafından onaylandığı bildirildiği,
31.12.2012 tarihinde: Davacı ...’ın ... tarafından diğer davalı ...’ya faks yoluyla gönderilen yazıda ... firmasına ait hırdavat malzemeleri resimlerini onaya sunulduğu bildirilmiş, eksik hususların tamamlanması talep olunduğu,
13.03.2013 tarihinde: Müvekkil şirket tarafından diğer davalı ...’ya hitaben tanzim olunan yazıda, işbu dava konusu proje kapsamında kullanılacak olan hırdavatların ... Firmasından temin edileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, diğer davalının ise kendi imalatı olan hırdavatları kullanmak istemesinin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği her türlü yasal haklar saklı kalmak kaydıyla diğer davalıya bildirildiği,
20.03.2013 tarihinde: Diğer davalı ... tarafından müvekkil şirkete hitaben yazılan yazıda, 19.03.2013 tarihi itibarıyla ... tarafından çizimleri onaylanmış, tip testleri ile ... ve müvekkil şirket nezdinde fabrika testleri yapılarak kabul edilecek kendi imalatları olan hırdavatların kullanımının uygun olduğu dile getirildiği,
20.03.2013 tarihinde: Yukarıda anılan diğer davalının müvekkil şirkete ilettiği yazının ekinde yer alan ...’ın 1805 sayılı yazısında ... tarafından imal edilecek hırdavatların onaylandığı bildirildiği,
31.12.2013 tarihinde: Davacı ... tarafından ilgili tarihte işbu dava konusu işe yönelik olarak geçici kabul yapıldığı; ... ...’nün ... no’lu oluru ile geçici kabul tutanağı tanzim olunduğu,
24.07.2018 tarihinde: Davacı ... tarafından ilgili tarihte tanzim olunan Kesin Kabul Tutanağı ile işbu dava konusu işe dair 11.07.2018 tarihinde Davacı ... tarafından kesin kabul işlemlerinin eksiksiz tamamlandığının tutanak altına alındığı,
Sözleşmesel dava zamanaşımı ve ayıba ilişkin zamanaşımı süreleri dolduğu, dava dilekçesinde davacı tarafından enerji nakil hattı yapımının Bağlantı Anlaşması kapsamında olduğu belirtildiği, bununla beraber, enerji nakil hattı yapımı işinin temelde, Bağlantı Anlaşması Ek-4 altında yer alan ve ayrı bir sözleşme olan Tesis Sözleşmesi uyarınca gerçekleştirildiği, zira Bağlantı Anlaşması’nın amacı temel olarak müvekkilin ...’nin iletim sistemine transformatörler aracılığıyla bağlanmasını düzenlediği ve işbu dava konusu ile ilgisiz olduğu, buna karşın Tesis Sözleşmesinin, enerji nakil hatlarının yapımına ilişkin olduğu, nitekim ilgili Tesis Sözleşmesi madde 2.2 altında enerji nakil (iletim) hattının hangi usul ve şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği, söz konusu enerji nakil hatlarının yapımını konu alan Tesis Sözleşmesinin de bu tanım kapsamına girmekte olup, hukuken “eser sözleşmesi” niteliğinde olduğu, nitekim, Tesis Sözleşmesi madde 2.A altında müvekkil şirket tarafından yapımı üstlenilen enerji nakil hatlarının listesi devamında ise ... tarafından ödenecek bedellerin düzenlenmesine ilişkin hükümler bulunduğu, eser sözleşmesinden doğan alacaklar TBK madde 147 hükmü uyarınca 5 yıllık, ayıba ilişkin davalar ise TBK madde 478 hükmü uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, gerek Bağlantı Anlaşması gerekse Tesis Sözleşmesinin 16.08.2011 tarihinde imzalandığı; bizatihi davacının kabul ettiği üzere eserin teslimi, yani geçici kabulü 31.12.2013 tarihinde gerçekleştiği, bu anlamda hem TBK madde 147 hükmü uyarınca teslim (geçici kabul) tarihinden itibaren 5 yıllık dava zamanaşımının, hem de TBK madde 478 hükmü uyarınca ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulabilmesine ilişkin 2 yıllık zamanaşımının dolmuş olduğu, Davacı işbu davayı açmadan ve zamanaşımı süreleri dolmadan önce davalı müvekkile karşı mahkeme, hakem veya icra takibi yollarına başvurmadığı gibi, davalı müvekkil tarafından yapılan herhangi bir borç ikrarı da bulunmadığı, dahası, söz konusu enerji nakil hattına ilişkin olarak, Tesis Sözleşmesi uyarınca geçici kabul tarihinden itibaren 2 yıl şeklinde belirlenen garanti süresi de halihazırda dolmuş durumda olduğu, ilaveten, davacının iddiasının aksine Bağlantı Anlaşması ve gerekse ekinde yer alan Tesis Sözleşmesi 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi olmayıp, kamu ihaleleri vasıtasıyla akdedilen bir sözleşme olmadığı, doğrudan özel hukuka tabi olduğu ve davacının iddiasının aksine “15 yıl süreli müteselsil sorumluluk” söz konusu olmadığı, davacı bu dava kapsamında zamanaşımının dolduğunun farkında olduğu için, bu iddiayı öne sürdüğü, kesin kabul işlemi ve onayının; anlaşma konusu işin ya da tesisin onaylı uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığını ve tamamlandığını gösteren bir işlem olduğu, projeleri, raporları ve malzeme listeleri, davacı kurum tarafından onaylanan söz konusu işin geçici kabul ve kesin kabul işlemleri yine davacı tarafından oluşturulan uzman kabul heyetleri tarafından yapılmış olup, söz konusu enerji nakil hattının 2013 tarihinden bu yana kullanılmakta olduğu, dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, özel hukuk sözleşmesi ile yapımı gerçekleşen enerji nakil hattı yapım işinin bir an için Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi olduğunu varsaysak dahi, söz konusu sorumluluğun doğmasının mümkün olmadığı, açıklandığı üzere işbu dava konusu olayda gerek eser sözleşmesinden kaynaklanan 5 yıllık zamanaşımı, gerekse ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için gereken 2 yıllık zamanaşımı süreleri dolduğu,
Bağlantı Anlaşması Ek-4 altında yer alan Tesis Sözleşmesi madde 3.5 uyarınca yapımı tamamlanan enerji nakil hatlarının geçici kabul, garanti süresi ve kesin kabulün “ “(...) Geçici kabulün onayı ile tesislerin garanti süresi başlayacak olup nihai projeler bu aşamada ...’a teslim edilecektir. 2 yıllık garanti süresi sonunda kesin kabule mani bir halin olmaması ve fiili kamulaştırmanın tamamlanması durumunda kesin kabul yapılacaktır.” hükmüne tabi olduğu, madde hükmünden açıkça görüleceği üzere, Tesis Sözleşmesi ile yapımı üstlenilen enerji nakil hatları geçici kabulden itibaren 2 yıllık garanti süresine tabidir. Bu garanti süresi dolduktan ve kamulaştırmalar tamamlandıktan sonra da kesin kabul yapıldığı, somut olayda; dava konusu enerji nakil hattının geçici kabulünün 31.12.2013 tarihinde gerçekleştirildiği, sözleşme kapsamında garanti süresi 31.12.2015 tarihi itibariyle dolduğu, garanti süresi dolduktan ve fiili kamulaştırma işlemleri tamamlandıktan sonra 11.07.2018 tarihinde kesin kabul yapıldığı, davacı yanın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu ilk arızanın garanti süresi dolduktan neredeyse 4 yıl, kesin kabulden ise neredeyse 1 yıl sonra, 16.04.2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığı, dolayısıyla davacının öncelikle zamanaşımı dolduğu ve akabinde ise sözleşme kapsamında garanti süresi de dolduğu için talep edebileceği herhangi bir zarar, alacak veya tazminat bulunmadığı, dahası kesin kabulle birlikte hattın tüm sorumluluğu ve işletmesinin ...’a devrolduğu, nitekim, enerji nakil hattının geçici kabulü yani teslimi ile hattın mülkiyeti ...’a geçmiş olmakta; kesin kabul tarihinden itibaren ise hattın her türlü bakımı, onarımı ve yönetilmesinin münhasıran ...’a ait olduğu, dolayısıyla enerji nakil hattında meydana geldiği iddia olunan arızanın sorumluluğunun ...’a ait olduğu, Bağlantı Anlaşması’nın eki olan Tesis Sözleşmesi’nin 3.2.J maddesinde “ J- Kullanıcı tarafından ... adına yapılan tesislerin geçici kabulünden sonra 2 yıl boyunca proje tasarımı, imalat ve montajından kaynaklanan hasarlardan kullanıcı sorumlu olacak ve bu süre içerisinde söz konusu hasarlara ait giderler kullanıcı tarafından karşılanacaktır.” hükmünden görüldüğü üzere, Tesis Sözleşmesi’nin yukarıda anılan maddesi ile iş kapsamında proje tasarımı, imalat ve montajdan kaynaklanan hasarlardan dolayı geçici kabulden itibaren 2 (iki) yıl süreyle Müvekkil şirketin sorumlu olacağı düzenlendiği, davacı ... tarafından ... askı takımları ve hırdavatlarında meydana gelen hasarlara ilişkin taraflarca kararlaştırılan iki yıllık süre içerisinde yani 31.12.2015 tarihine kadar hiçbir surette hasar bildirimi yapılmadığı, bu nedenle, asla kabul anlamına gelememek kaydıyla, imal edilen ürünlerden kaynaklı olarak müvekkil şirkete hiçbir husumet yöneltilemeyeceği, dahası, dava dilekçesinde arıza sebebi olarak gösterilen “... askı” takımları, diğer Davalı ... tarafından hazırlanan ve ... tarafından onaylı projeler uyarınca yapıldığı ve ... tarafından geçici kabul ve kesin kabul tutanaklarında bu askı takımlarına ilişkin herhangi bir şerh veya ihtirazı kayıt konulmaksızın kabul edildiği, bu anlamda, meydana gelen arızanın ...’ın bölgenin hava durumuna, coğrafi özelliklerine uygun şartname hazırlamamasından kaynaklanmasının da muhtemel olduğu, zira ...’ın göndermiş olduğu yazılarda “buz yükü” kaynaklı arıza yaşandığı bilgisi mevcut olduğu, somut olayda, davalı Müvekkil Şirketin Bağlantı Anlaşması, Tesis Sözleşmesi ve eklerinde yer alan hükümleri ihlal etmediği, yüklendiği işi kesin kabul ile sona erdirdiği; ayrıca zamanaşımının ve garanti süresinin dolduğu, Bu anlamda, davacının dava dilekçesinde yer verdiği “Bağlantı Anlaşması kapsamında hazırlanan ve tesis edilen hattın her türlü projeden doğabilecek hatalara karsı sorumluluğu tesisi yaptırana aittir.” iddiasının ne sözleşmesel ne de hukuksal bir dayanağı kalmadığı,
Süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı, davacının, dava dilekçesinde, iddia ettiği arızalara değinip, akabinde yalnızca “söz konusu arızalara sebep olan askı takımlarının değişimi için firmaya yazı yazılmış ve oluşan arızaların taraflarınca giderilmesi isteğine bir cevap alınamamıştır” ifadesine yer verildiği, öncelikle davacı tarafından zamanaşımı süresi içerisinde veya garanti süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı, nitekim davacı tarafından iddia olunan arıza tarihlerinin, zamanaşımı süresinin dolmasından ve garanti süresinin dolmasından sonra olduğu, açık ayıplar bakımından eser sözleşmeleri bağlamında TBK madde 474 hükmü uyarınca “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” somut olayda enerji nakil hattının davacı ...’a teslimi geçici kabul ile gerçekleştirildiği, geçici kabul tarihi ise 31.12.2013 tarihi olduğu, geçici kabul tarihinden sonra yaklaşık 6 yıl süresince müvekkil şirkete herhangi bir ayıp bildirilmediği, gizli ayıplar bakımından ise TBK'nın 477. maddesi “Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.” hükmünü haiz olduğu, burada “gecikmeksizin” ifadesi, doktrin ve içtihatlarda “derhal bildirim” olarak kabul edildiği, iddia olunan ilk arızanın üzerinden neredeyse 6 ay geçtikten sonra; ikinci arızanın üzerinden ise neredeyse 1 yıl geçtikten sonra müvekkil şirkete yazı gönderildiği, bu durumun kanunun ifade ettiği şekilde “gecikmeksizin” şeklinde belirtilen süre sınırlamasını karşılamadığı, dolayısıyla davacı tarafından kanunda belirtilen süre içerisinde yapılan bir ayıp ihbarı bulunmadığı,
İddia olunan arızalara ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, müvekkil şirketin ...’dan temin ettiği Üretim Lisansı kapsamında, .... ilçesinde bulunan ... ile üretilen elektriğin ulusal şebekeye verilmesi için şebeke işleticisi ... ile 16/08/2011 tarihinde "Bağlantı Sözleşmesi" imzaladığı, esasen, ...’ni ulusal şebekeye bağlayacak enerji iletim hattının yapımı davacı ...'a ait olmakla birlikte davacı ...’ın kaynaklarının yetersiz olması nedeniyle 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanununun Geçici 14. maddesi uyarınca bedeli bilahare davacı ... tarafından ödenmek kaydı ile enerji iletim hattının yapımı işi Müvekkil şirket tarafından üstlenildiği, bu kapsamda Bağlantı Sözleşmesi’ne 4 no’lu ek olarak müvekkil şirket ve davacı ... arasında aynı tarihli "Tesis Sözleşmesi" imzalandığı, Tesis Sözleşmesi kapsamında kurulacak olan iletim hatlarının ise esasen davacı ... tarafından belirlenen yükleniciler vasıtasıyla yapılabildiği, müvekkil şirketin de davacı ...’ın imalat, tedarik ve yapım işi listesinde olan diğer davalı ile ayrı bir sözleşme akdettiği, Tesis Sözleşmesi kapsamındaki iletim hatlarının diğer davalının proje, imalat ve tasarımı ile yapıldığı, ... tarafından dava dilekçesinde arızalar bakımından “... askı” takımlarının özel askı takımları veya çift pabuçlu askı ile değiştirilmesi gerektiği iddia edildiği, ... tarafından gönderilen işbu dosyada mübrez belgelerinden, ... askı takımı projelerinin 12.06.2012 tarihinde ... tarafından onaylandığı görüldüğü, bu çerçevede askı takımlarının gerekli onay prosedürlerine uygun olarak yapıldığı, bizatihi ... tarafından bu projelerin onaylandığı ve kesin kabulde bu hususa dair herhangi bir eksik olmadığı görüldüğü, bu anlamda dava dilekçesinde yer alan “Zaten projeyi davalı ... seçmekte, projesinde kullanacağı malzemeleri kendi seçip teste getirmektedir. Malzeme seçimi tamamen davalı firmalara aittir.” iddiasının afaki olduğu, eğer iddia edildiği gibi malzeme seçimi yanlış olsaydı, ...’ın hattın geçici kabul tutanağına şerh koyması ve bu şerh giderilmediği sürece kesin kabulü gerçekleştirmemesi gerektiği, ilaveten, söz konusu Enerji Nakil Hattı İşinin, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında ... tarafından verilen üretim lisansı kapsamında gerçekleştirilen ... ile ilgili olup, taraflarınca ... Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği 20. Maddesinde yer alan “(1) Üretim ve tüketim tesislerinin iletim sistemine bağlanabilmesi için yeni iletim tesisi ve bu tesisin sisteme bağlanabilmesi için yeni iletim hatlarının yapılmasının gerekli olduğu hâllerde; bu tesislerin yapımı için ...’ın yeterli finansmanının olmaması veya zamanında yatırım planlaması yapılamaması durumlarında, söz konusu yatırımlar, bu tesise bağlantı talebinde bulunan tüzel kişi veya kişilerce müştereken yapılabilir veya finanse edilebilir. Bu kapsamda yapılan tesis ve hatların mülkiyeti ve işletme sorumluluğu ...’a aittir.” hükmü kapsamında Termik Santralin elektrik üretimine geçebilmesi için hattın sahibi olacak ... adına yatırımcı olarak yaptırdıkları ve ...’a teslim edilen bir İş olduğu, ayrıca yine aynı yönetmelik 20. madde kapsamında yatırım geri ödemesi ... tarafından taraflarına ödenen bir İş olduğu, bir başka deyişle, müvekkilin yatırımcı bir firma olup, Enerji Nakil Hatları ile ilgili uzman bir firma olmadığı, söz konusu hattın yukarıdaki yönetmeliğe göre ... tarafından yeterli finansman ayrılamaması nedeniyle taraflarınca finansmanı sağlanarak, uzman .... yüklenici ... firmasına yatırılan bir iş olup, proje onayı, hesap raporu, hırdavat malzemesi onay süreçleri ... ile ... arasında gerçekleştirilen bir iş olduğu, işin yapımının da ... firması tarafından gerçekleştirildiği, ayrıca , işbu dava nazarında müvekkil şirket ile diğer davalı ...’nın müşterek sorumluluğu da bulunmadığı, yukarıda anılan onay yazılarından projenin diğer davalı ... firması tarafından hazırlandığı, ... tarafından onaylandığı, müvekkil ...’ya ise bilgi amaçlı gönderildiği, dolayısıyla söz konusu sürece müvekkilin doğrudan bir müdahalesi bulunmadığı, nitekim bu sürecin, enerji santrali kuran şirketlerin Tesis Sözleşmeleri ile gerçekleştirdiği enerji nakil hattı yapım işlerinde; tesis sahiplerinin müdahalesi bulunmaksızın yüklenici firmalar ile ... arasında yürütüldüğü, TBK madde 476 hükmü uyarınca “Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.” o halde, bizatihi projesini ...’ın onayladığı, diğer davalı ... ile ...’ın koordineli bir şekilde yürüttüğü, ...’ın geçici kabulünü ve kesin kabulünü gerçekleştirdiği enerji nakil hattı projesi bakımından, davacının dava dilekçesinde arızaların “... askı” takımlarından kaynaklandığı şeklinde bir değerlendirme yaparak bunlara ilişkin “kendi kararı, şart ve koşulları ile yaptığı diğer ihalelere” ilişkin bedelleri talep etmesi iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği,
...’ın iddia olunan ayıba ilişkin bedeli bizatihi kendisinin belirlemesinin mümkün olmadığı, Somut olayda davacı, kendi kararı ile kendi uhdesinde ve kendi otoritesi altında arızalara sebebiyet verdiğini iddia ettiği “... askı” takımlarının değiştirilmesine yönelik ihalelere çıktığı, akabinde 09.02.2021 tarihli ve ... sayılı yazı ile bu ihale bedellerini müvekkil şirketten talep ettiği, talebinin reddi üzerine ise bu davayı açtığı, hiçbir şekilde davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, sadece bir anlığına ayıba ilişkin davacının talep hakkı olduğu düşünülse dahi, davacının bunu kendisinin hesaplamasının veya kendi otoritesi altında gerçekleştirilen bir ihale bedelinin doğrudan uygulanmasının mümkün olmadığı, şöyle ki; eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla TBK’nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabileceği, 6098 sayılı TBK’nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanındığı, bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkı olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirildiği, bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunduğu, ayıp nedeniyle bedel indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılması halinde, ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihte ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak serbest piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacının kendi kararı ve değerlendirmesi sonucu vermiş olduğu bir ihaleyi esas alarak ayıbın giderilmesine ilişkin bedeli tespit etmesinin mümkün olmadığını,
Öne sürürek; İşbu davanın zamanaşımı sürelerinin dolması sebebiyle usulden reddine, sayın mahkemece aksi yönde kanaatin vaki olması durumunda, esasa yönelik açıklamaları kapsamında davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;
Taraflar arasındaki sözleşmenin, eser sözleşmesi olduğu, müvekkil şirket tarafından icra edilen ticari faaliyet hazır bir ürünün alıcıya satılarak teslim edilmesi olmadığı, malumları olduğu üzere, eser sözleşmesinin, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğu, müvekkil şirket tarafından sözleşme ile yüklenilmiş olan anahtar teslimi enerji iletim hattı tesisi işinin; davacı ... ile diğer davalı ... ... A.Ş. arasında imzalanan 16.08.2011 tarihli "Bağlantı Anlaşması" kapsamında gerilim seviyesi, bağlantı noktası, uzunluğu ve karakteristiği ... tarafından belirlenen tüm tip projeleri davacı ... tarafından hazırlanan/ hazırlatılan enerji iletim hattı direklerinin, bağlantı elemanlarının, hırdavatların, izolatörlerin ve iletkenlerin imalatı/tedariki ile hattın temelinin, alt montaj ve üst montajının, tel çekiminin tamamlanarak bir bütün halinde idareye kabulünün yaptırılmasını kapsadığı,
Davacı tarafından ileri sürülen taleplerin zamanaşımına uğradığı, Türk Borçlar Kanununun 147/6 maddesine göre, "Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar" için 5 yıllık zamanaşımı uygulanacağı, Bilindiği üzere, Projenin geçici kabulü yapıldığında işin hukuki sorumluluğu yükleniciden işveren idareye geçecek olup, işbu haliyle kabul edilmiş ve teslim alınmış sayılacağı, diğer yönden, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) bir an için dava konusu direklerin ayıplı olduğu düşünülse dahi, Türk Borçlar Kanununun 478. maddesinin; "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü gereğince; projenin geçici kabul tarihi 31.12.2013 tarihi olup, üzerinden dava tarihine kadar yaklaşık 8 yıl geçtiği, dolayısıyla, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi 5 yıl içerisinde dava konusu edilmediğinden zamanaşımına uğradığı, bu nedenlerle, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği,
Davacı, yasada düzenlenen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğundan eseri kabul ettiği, direklerin ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Türk Borçlar Kanununun 474. maddesine göre; "İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." yine aynı Kanunun 477. maddesine göre; "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.", davacı, teslim aldığı ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin olarak müvekkil şirkete hiçbir geçerli bildirimde bulunmadığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle geçici kabulü yapılan 380 kV Tek Devre .... 'nın ... uhdesinde bulunan kamulaştırma çalışmalarının gecikmesi nedeni ile geçici kabul tarihinden itibaren 2 yıl yerine 5 yıl sonunda 11.07.2018 tarihinde eksiksiz olarak kesin kabulü yapıldığı, dolayısı ile tesisin projelendirilmesinden, enerjilenerek geçici kabulünün yapılmasına ve oradan da kesin kabulünün yapılmasında kadar direklerde hiçbir sorun ortaya çıkmadığı, sonuç olarak, davacı ..., teslim aldığı malzemelerin ayıplı olduğu, sözleşmeye uygun olmadığı yönünde müvekkil şirkete hiçbir geçerli ihbarda bulunmamış olduğundan Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, kendisine teslim edilen ürünleri kabul etmiş olup, müvekkil şirketin işbu direkler kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiği,
Müvekkil şirket ile ... arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, ...’nın yanında müvekkil şirketin de davalı addedildiği söz konusu dava tamamen yersiz olduğu, Davacının kendisi dava dilekçesinde; "teşekkülümüz ile ... arasında yapılan bağlantı anlaşması kapsamında, yüklenici ... firmasınca tesis edilmiştir." demek sureti ile müvekkil şirketin ...'la bir sözleşmesi bulunmadığını açıkça kabul ettiği, hattın sahibi ... ile müvekkil şirket arasında hiçbir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, dava konusu olayda; ... ile ... arasında bağlantı anlaşması bulunduğu, dolayısıyla ...'a karşı hattın yaptırılması sorumluluğunun davalı ...'ya ait olduğu, bağlantı Anlaşması Ekinde yer alan Tesis Sözleşmesi İşin Yapılması ve Yapım Koşulları; B. Tesisi yapmakla yükümlü olan kullanıcı veya yüklenici, sözleşme konusu iletim tesisi tahmini keşif bedelinin %50’sinden az olmamak üzere, ...’ın uygulamakta olduğu, benzer iş tanımına uygun iş deneyim belgesine haiz olacaktır. Bu şartları sağlayan yüklenici ile yapılan sözleşmenin noter onaylı bir sureti tesis çalışmalarına başlanmadan önce ...’ın ilgili tesis dairesine sunulacaktır. C. Madde 2-A’da anılan enerji iletim tesislerinin yapımına ilişkin olarak güzergah/ yer seçimi işleri Bağlantı Anlaşması imzalanmadan önce ...’ın ilgili birimleri tarafından gerçekleştirilir ve işin gerçekleşme süresini belirlemek üzere Kullanıcıya iletilir. Belirlenen bu güzergah anlaşma imzalandıktan sonra bir tutanakla kullanıcı tarafından ismen yetkilendirilen tesis yüklenicisine plan-proje çalışmalarının yapılması amacıyla teslim edilir. E. kullanıcı tarafından ... adına yapılacak iletim tesislerinin yapımına esas teknik şartnameler, ön projeler ...’ın ilgili tesis ... tarafından sağlanacaktır. F. kullanıcı tarafından hazırlanan iletim tesisi projeleri ve tesislerde kullanılacak olan malzemelere ait onay dokümanları (tip testleri, garantili karakteristik listeleri, boyut resimleri, etiket resimleri, vs.) ...’a onaylatılacaktır.” ifadeleri yer aldığı, Gerek 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, gerek ... Ana Statüsü gerekse Bağlantı Anlaşması eki Tesis Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri incelendiğinde; İletim sisteminin planlaması, tesis ve işletilmesi ...’ın sorumluluğunda olduğu, özel şartlarda Bağlantı Anlaşmaları ile bu tesislerin yapımının kullanıcı vasıtasıyla Bağlantı Anlaşmaları ile gerçekleştirilmekte olduğu, Bağlantı Anlaşması ile yapılan işlerde hat güzergah seçiminin ... tarafından yapılarak kullanıcıya teslim edildiği, tesis yapımına ilişkin tüm şartnamelerin ... ilgili tesis daireleri tarafından verileceği, kullanıcı tarafından hazırlanan proje ve kullanılacak malzemelerin ...’ın onayına tabi olduğu anlaşıldığı, verilen teknik bilgiler temelinde elektik iletim tesislerinin proje onayında yetkili tek kurum olan ... Bağlantı Anlaşmaları kapsamındaki tesislerde; hat güzergahını kendi belirleyerek Kullanıcıya/Yükleniciye vermekte, kullanıcı/yüklenici; ... şartnamelerine uygun olarak hattın Etüt, Plan, Proje, Direk Ayak Kesitleri, Direk Tevzi Listesi hazırlayarak ...’a sunmakta, ... yukarıda açıklanan teknik ve ekonomik kriterleri dikkate alarak projeyi inceleyip gerekli görmesi durumunda revize ettirerek onaylamakta olduğu, yukarıda bahsedilen tüm bu açıklamalar ışığında; kullanıcı ... ... A.Ş. 16.08.2011 tarihinde imzalanan bağlantı Anlaşması eki Tesis Sözleşmesi ile 380 kV Tek Devre .... ’nın Tesis İşini yapmayı taahhüt ettiği ve Tesis Sözleşmesi madde 2B’ye uygun iş deneyimine sahip yüklenici olarak da müvekkil şirket ... Enerji İnş. Tic. ve San. A.Ş.’ ye verdiği, bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, dava konusu tesis işinde işin sahibi davacı ..., Bağlantı Anlaşmasını imzalayan diğer davalı ... olduğu, müvekkil şirketin yalnızca hattın yapımı için diğer davalı ... ile sözleşme imzaladığı, İşbu nedenlerle, ... ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi ve dolayısıyla müvekkil şirketin taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği,
Davanın muhataplarına her halükarda ihbarı gerektiği, 6100 s. HMK’nın “İhbar ve Şartları” başlıklı 61. maddesinde; “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” denmek suretiyle, davanın ilgili üçüncü kişilere ihbar edilebileceği hususu açıkça düzenlendiği, Müvekkil şirket tarafından söz konusu enerji iletim hattı projesi için ... yaptırıldığı, bu kapsamda, davanın aşağıda bilgisi verilen sigorta şirketine ihbarını talep ettikleri, Hattın tesis edileceği buz yükü bölgelerinin tekel konumunda olan işin sahibi ... tarafından belirlendiği, müvekkil şirketin alt yüklenici firma olarak herhangi bir seçim veya söz hakkının olmadığının göz ardı edildiği, Bağlantı Anlaşmasının muhatabı ...’ya gönderildiği belirtilen 09.02.2021 tarih ve ... sayılı yazıda; “Bölge Müdürlüğümüz ve Genel Müdürlüğümüzce yapılan değerlendirme; tek askı ... takımlarının, oluşan dengesiz buzlanma sonucunda gerekli mukavemet değerini sağlayamadığı ve direk kuleleri ile ... iletkenlerinde kalıcı hasarlanmaların meydan geldiği anlaşılmıştır. Hattın tesis aşamasında hattın güzergahında oluşan buz yüklerine karşı yanlış ... askı takımı seçiminden kaynaklanan bu kalıcı arızaların tekrar yaşanmaması için mevcut askı takımlarının ve bila bedel çift pabuçlu askı takımı veya özel askı/gergi takımı ile değiştirilmesine karar verilmiştir.” denildiği, burada hattın tesis edileceği buz yükü bölgelerinin davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere tekel konumunda olan işin sahibi ... tarafından belirlendiği, müvekkil şirketin alt yüklenici firma olarak herhangi bir seçim veya söz hakkının olmadığının göz ardı edildiği, bilinmelidir ki; .... ’de ... 4 ayrı buz yükü bölgesi (Normal Bölge) ve Özel Bölge olarak adlandırılan 5. bir buz yükü bölgesi belirlendiği ve hattın ihtiyacına göre hangisinin kullanılacağı ... tarafından İhale veya Bağlantı Anlaşması aşamasında veyahut en geç yer teslimi aşamasında belirlendiği, Nitekim söz konusu Bağlantı Anlaşmasının "Ek 1a Üreticiler için Bağlantı Bilgileri" sayfasında tesis edilecek hat .... (yani tamamı normal bölge olacak şekilde) olarak belirlendiği, buna uygun olarak, ... yapılan 19.11.2011 tarihli yer teslim tutanağında bunun aksine bir husus belirlenmediği, dolayısıyla hattın tamamı, ilk haliyle .... no'lu direkler arası, normal bölge olarak belirlendiği, buna göre de hazırlanan plan-profil ve direk listesi ... tarafından 13.02.2012 tarihinde onaylandığı, bilahare ... tarafından hattın aynı güzergah kısmına paralel olarak daha önce yapılmış hatların Özel Bölge olarak tesis edildiği itirazı da dikkate alınarak ... tarafından müvekkil şirkete 14.06.2012 tarih ve 3603 sayılı talimat yazısı gönderilerek 13.12.2012 tarihli onaylı direk tevzi listesine göre ... numaralı direkler arasının mevcut özel bölge direklerine paralel geçmesi nedeni ile müvekkil şirket tarafından yapılacak hattın da özel bölge direkleri ile ve malzemeleriyle geçmesi gerektiği, söz konusu direkler arasının direk tevziatının özel bölge özelliklerine göre yeniden revize edilerek onay için ...' a sunulmasını talep ettiği, hata bulunduğu iddia edilen malzemelerin, ...'ın 14.06.2012 tarihinde göndermiş olduğu revize talebinde özel bölge olarak yapılmasını istediği yer kapsamının dışında kaldıkları, ancak özel bölge sınırına çok yakın olan direklerde tespit edildiği fark edildiği, bu hususun irdelenmesi sonucunda ise, ... tarafından hazırlanan 09.09.2019 tarih ve ... no'lu raporda sözü edilen direk arızaların özel bölge standartları uygulanacak direk aralıklarının ... no'lu direk aralıkları alınması ile dar sınırlandırılmış olması yüzünden meydana geldiğinin açıkça anlaşıldığı, işbu bölge direk numarası aralıklarının ... tarafından dar tutulması sonucu yine ... tarafından özellikleri yanlış tayin edilmiş olan direklerin yer teslimi yapılan bölgelere dikilmesi sonucunda direklerde meydana gelen hasarlara çözüm olarak da ... tarafından belirlenen tip projeye uygun bir şekilde normal bölge olarak tesis edilen ve arızalı direklerin bulunduğu kısımlarda, onaylı bir projesi olmamasına rağmen, hattın kesin kabulünden sonra direklerde uyarlama yapılarak özel bölgelerde kullanılan kule tasarımının ve çift pabuçlu ... askı takımlarının kullanılmasına karar verildiği anlaşıldığı, önemle belirtmek gerekir ki; ... tarafından daha önce müvekkil şirkete tip proje uygun olan normal bölge direkleri ve buna uygun tek pabuçlu ... askı takımlarının malzeme tasarımı ve/veya üretimindeki eksik veya hatalardan bahsedilmediği, ...’ın bu iş kapsamında kalan normal bölgeler için onaylanan ... askı takımı çizimlerine karşı herhangi bir tasdik şerhi veya özel husus dahi belirtilmeyerek işlemin ... uygulamalarına uygunluğunu kabul ettiği, sırf bu nedenlerle bile haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddi gerektiği,
Müvekkil şirketin ilgili durumdan haberdar edildiği ifadesinin tamamen gerçek dışı olduğu, olayların yaşanma sürecine ve belirtilen ve sonradan ulaşılan yazışmalara bakıldığında; ... numaralı direkler arasında, 16.04.2019 tarihinde tespit edilen arızalarla ilgili ... ... tarafından ...'ya 25.10.2019 tarihinde bilgi verildiği, 11.02.2020 tarihinde ve sonrasında oluşan arızalar için ise ...'ya bilgi dahi vermeye gerek duyulmadan ... Bölge Müdürlüğünce tespit edildiği iddia edilen hususların ihaleten yaptırılmaya devam edildiği görüldüğü, ancak son arıza tespitinden 1 yıl sonra, 09.02.2021 tarihinde, bu defa yapılan yenileme masraflarının karşılanması için ...'ya yazı yazıldığı görüldüğü, ...'ın dava sürecine karar vermesi sonucu müvekkil şirkete sonradan ayrı bir arabuluculuk başvurusu yapılarak açılacak olan dava dosyasına taraf olarak eklenmiş olan müvekkil şirkete karşı neden zamanında bilgilendirme yapmadığı veya önceki işin tamamını tesis eden alt yüklenici olarak sorumluluğu varsa neden düzeltme talebi gönderilmediği, sorumluluğu yoksa da neden kendisinden tamir edilme süreci içerisinde fiyat teklifi vermesi talep edilmediği veya -yapıldı ise- ihaleye davet etmediği bilinmediği, açıklanmış olan işbu nedenlerle ...'ın müvekkil şirketi dava konusu olaydan sorumlu tutmadığı ya da tutmayı düşünmediği sonucuna varıldığı, kötü niyetli olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesi gerektiği,
...'ın tedarik ettiğini iddia ettiği mal ve hizmetlerin teminine ilişkin prosedürler hakkında dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, ...'ın yaptığını iddia ettiği ihale sürecinin denetlenmesi gerektiği, ...'ın iddia ettiği son arıza tespitinden 1 yıl sonra, 09.02.2021 tarihinde, yapılan yenileme masraflarının karşılanması için ...'ya yazı yazıldığı , Ancak dava dilekçesi içeriğinde de yapıldığı iddia edilen ihalelerin, masraflarının baştan ...'ya rücu etmek üzere ...'nın nam ve hesabına mı yoksa işletmenin başka gerekliliklere dayanarak mı ve hangi yöntemleri izleyerek ihale ettiği bilinmediği, dava dilekçesi ekinde bulunmayan ancak UYAP sisteminde var olan evraklardan da görülebildiği üzere, direklerin tamir fiyat ve masrafları oldukça fahiş olduğu, ...'ın doğrudan temin (ihalesiz yaptırılabilecek olan) miktar aralığına bile girmeyen (2022 yılı için 210.000,00-TL) tamir işleri için tamir tarihinde ne kadara mal olacağının tespit ettirilmesi ve ...'ın değişim ve/veya tamir için yapılan harcamaların denetlenmesi gerektiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan tamir faturalarından da görülebileceği üzere, tamir masraflarının ...'ın doğrudan iş görme miktarı olan 210.000-TL'nin üstünde kalması nedeni ile mutlaka ihale ile işin yaptırılması gerektiği, ancak dosya kapsamında işbu prosedürle ilgili herhangi bir belgeye rastlanmamış olup, ihalenin açılıp açılmadığı, ihaleye kimlerin katıldığı, fiyat tekliflerinin neler olduğu, ihalenin en uygun fiyat vermiş olan şirkete verilip verilmediği, ihalenin denetime tabi tutulup tutulmadığı ve şeffaf olup olmadığı hususları konusu tamamen göz ardı edildiği, dava dosyası ekinde görülmüş olan faturaların normal piyasa rayiç bedellerinden fazla oldukları da bizzat kendisi de uygulama ve üretim yapan müvekkil şirket tarafından fark edildiği, sırf bu nedenlerle bile davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ihale evrakların temin edilip, süreç hakkında gerekli araştırmanın yapılması veyahut yaptırılmasının sağlanması gerektiği,
Müvekkil şirketin 22.08.2019 tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğu yönündeki iddia gerçeğe aykırı olduğu, Türk Ticaret Kanununun 18/3 maddesi gereğince; "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." davacı tarafından, müvekkil şirkete yukarıda açıklanan usule uygun şekilde gönderilmiş herhangi bir temerrüt ihtarı bulunmadığı, müvekkil şirketi temerrüde düşürdüğünü iddia eden davacının bunu delilleri ile ispat etmesi zorunlu olduğu, müvekkil şirket, Türk Ticaret Kanununda yer alan düzenlemeye uygun şekilde temerrüde düşürülmüş olmadığından 22.08.2019 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilmesinin de mümkün olmadığı,
Öne sürülerek, davanın ... A.Ş.'ye ihbarına, davanın müvekkil şirket bakımından öncelikle husumet yönünden ve her halükarda zamanaşımı bakımından reddine, usule ilişkin itirazlarımız haklı görülmediği takdirde, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan 16/08/2011 tarihli "Bağlantı Anlaşması" başlıklı sözleşme kapsamında, davalıların üstlendiği işin ne olduğu, davalılardan ... ile davacı arasında ne şekilde bir hukuki ilişki olduğu, dava konusu işin geçici ve kesin kabullerinin yapılıp yapılmadığı,
Yapılan işler yönünden eksik ve ayıpların bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarafın sorumluluğunda gerçekleştiği, ayıplı ifa olup olmadığı, varsa ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı ile davacının 3.şahıslara nama ifa kapsamında yaptırdığı işler olup olmadığı ve bu nedenle alacağa hak kazanıp kazanmadığı ve alacağı varsa miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Taraflarca delil olarak dayanılan 16/08/2011 tarihli sözleşme, ihale evrakı, davacı tarafından düzenlenen fotoğraflı arıza raporu, 3.kişilerle yapılan dava konusu işe ilişkin olduğu ifade edilen sözleşme ve bununla bağlantılı ödemeye dair fatura ve hakediş belgeleri, geçici ve kesin kabul tutanakları, karşılıklı yazışmalar ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan tüm belgeler temin olunduktan sonra dava konusu sözleşme ve buna bağlı çekişme dikkate alınarak Elektrik Mühendisi ... bilirkişi seçilmek suretiyle 06/12/2023 tarihli rapor ve itirazları karşılar şekilde 19/03/2024 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi tarafından davacı ...'ın tabi olduğu yasal mevzuat ve bu bağlamda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ve yine yüklenici davalı ... ile diğer davalı ... arasında düzenlenen 14/11/2011 tarihli "Proje ve Yapım İşleri Sözleşmesi" içeriği de değerlendirilmek suretiyle,
Davalıların davacı ... görevlilerinin kontrolünde her türlü izin ve onay alarak bağlantı anlaşmasında yer alan koşullarla tesisin yapımını tamamladıkları, herhangi bir eksik olmaksızın eseri teslim ettikleri, eserin ... tarafından kullanıldığı ve geçici kabulünün 31/12/2013 tarihinde, kesin kabulünün ise 11/07/2018 tarihinde yapıldığı, ...'nin üretime başladığı 2016 yılından itibaren fiilen kullanıldığı tespiti yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık hat üzerinde dengesiz ve yoğun buzlanma sonucunda meydana gelen ... iletkeni ve hırdavat arızaları üzerine, arızaların giderilmesi ve önlenmesi amacıyla üçüncü kişilere yaptırılan iş bedellerinden oluşan zararın tanzimine ilişkindir.
Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak, taraflarca sunulan tüm belgeler bütün olarak değerlendirilmek suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak, davalıların fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yer tesliminden kesin kabule kadar ...'ın belirlediği güzergahta ve onayladığı plan - projelere - malzemelere uygun şekilde edimlerini yerine getirdiği, meydana gelen davaya konu arızaların davacı ...'ın özel bölge sınırını hatalı tespit etmesi ve bu bölgelerde gerçekleşen olağan dışı iklim şartlarının gerçekleşmesi sonucu meydana geldiği, davalıların davaya konu arıza ve hasarlardan sorumlu olmayacakları gibi tamamen hattın emniyetinin arttırılması için 2020 yılında yapılan tadilatlarla ilgili bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı tespiti yapılmıştır.
İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, bilirkişi raporu ve ek rapor bütün olarak değerlendirildiğinde, davalılardan ... ... AŞ'nin davacı ile davacının bağlı olduğu yasal mevzuat kapsamında aralarında imzalanan 16/08/2011 tarihli Bağlantı Anlaşması kapsamında sözleşme konusu tesisin yapımını üstlenip, yine yasal mevzuat çerçevesinde davacının onayıyla diğer davalı ... ile tesisin yapımı konusunda 14/11/2011 tarihli, .... akdettiği,
Davalılarca işin, davacı şirket yetkililerinin gözetimleri altında verilen talimatlara uygun olarak ikmal edildiği, söz konusu enerji iletişim hattının 31/12/2013 tarihinde geçici kabulünün yapılarak işletmeye alındığı, ...'nin enerji üretimine başladığı 2016 yılından itibaren hattın fiilen kullanıldığı, davacı ...'ın ...'nde üretilen ve iletim sistemine verilen enerji karşılığı yasal mevzuat gereği iletim sistem kullanım bedellerini tahsil etmekte olduğu, hattın kesin kabulünün kamulaştırma sorunları nedeniyle ancak 11/07/2018 tarihinde yapıldığı, sözleşme kapsamında garanti süresinin arıza tarihleri itibariyle dolmuş olduğu,
Mevcut tazminat davasına konu arızanın davalılar tarafından öngörülemeyen ve öngörülmesi mümkün olmayan hava koşullarından meydana geldiği, davalılara atfedilecek kusur bulunmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edilmekle, davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 10.368,60 TL harçtan çıkartılarak geriye kalan 9.941,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
A.A.Ü.T. gereğince davalılar yararına hesaplanan 91.000,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, Davalı ... ... A.Ş. Vekili Av. ... , Davalı ... vekili Av. .... 'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ....
¸