T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/728 Esas - 2024/376
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/728 Esas
KARAR NO : 2024/376
BAŞKAN :....
ÜYE :...
ÜYE : ...
KATİP : ...
ASIL DAVADA
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
BİRLEŞEN (... ESASINDA KAYITLI İKEN) DAVADA
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
01.11.2017 tarihli Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi, Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi ...,
30.03.2017 tarihli Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin 20. Bölgede Yürütülmesi Doğrudan Temin Sözleşmesi ...,
30.03.2017 tarihli Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi ...,
01.11.2017 tarihli Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin 20. Bölgede Yürütülmesi Doğrudan Temin Sözleşmesi ...,
Davacı kurumun KDVK madde 9 ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin (1/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden, davalı şirketlerin kendisine yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatı ile tevkif edip ... ödemesi gerekirken, KDV tutarının tamamının davalı şirketlere ödendiğini, sonrasında KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar nedeni ile 9/10 oranındaki tevkifat tutarının VUK madde 371'de yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ... ödendiğini,
Davalı şirketlere gönderilen yazıda, davalı şirketlerin tevkifatı gösterir 1 Nolu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu,
Davalı şirketlere KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmesi sebebiyle davalı şirketlerin sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle davalılar adına ... yatırılan 2.137.361,13 TL'nin kendilerine iade edilmesi gerektiğini,
Davalıların kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle ... ödenen bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceğinin davalılara bildirildiğini, ancak davalı şirketlerin buna rağmen alacaklarını ödemediğini,
KDV Kanunu'nun 8. Maddesine göre KDV'nin mükellefinin, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olduğunu, dolayısıyla yurtiçindeki işlemlerde KDV'nin mükellefinin satıcılar olduğunu, ancak yansıtılabilir bir vergi olduğu için vergiyi fiili olarak malvarlığından ödemek durumunda kalanın alıcı olduğunu,
KDVK madde 9/1'de Bakanlığa işleme taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisi tanındığını, KDV Genel Uygulama Tebliği ile işgücü temin hizmetlerinde alıcılara 9/10 oranında KDV tevkifat yükümlülüğü getirildiğini, KDV'nin kalan 1/10'luk kısmının hizmeti sunan tarafa ödeneceğini ve hizmeti sunan tarafın bunu kendi ... beyan edip ödemesi gerektiğini,
Taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı şirketin davalı şirketlerden hizmet alındığını, sorumlu sıfatıyla alıcıdan kesip ... beyan etmesi ve ödemesi gereken KDV tutarlarıyla ilgili gerekli düzeltmeleri yaptığını ve KDV'yi ... ödediğini, bunu müteakip davalı şirketlerin fazladan tahsil ettiği tutarların iadesini ve işlemlerin düzeltilmesini talep ettiklerini, ancak davalı şirketlerin söz konusu tutarı iade etmediğini,
Davalı şirketlere gönderilen yazıda, tevkifat yapılması gerekirken davalı şirketlere KDV'nin tam ödendiğini, sonrasında 9/10 KDV'yi de ayrıca ... ödediğini ve mükerrer ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı adına ... ödenen 2.137.361,13 TL'nin davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, bu durumun tevkifatlı fatura düzenlemeyen ve 1 nolu KDV beyannamesi vermeyen davalı şirket yüzünden olduğunu, davalı şirketin söz konusu meblağı hata düzeltme yolu ile ... geri alabileceğini
Davalı şirketlerin meblağı iade ettikten sonra beyanlarını düzeltip vergi iadesi alabileceklerini, gereğini yapmadıkları için kötü niyetli olduklarını, bu duruma davalı şirketlerin tevkifatlı fatura düzenlememesinin neden olduğunu,
Davalı şirketlerin TBK m.77-82 maddelerine göre sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin KDV'yi geri ödememesinin sözleşme hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini,
Davalı şirketlerin 9/10'luk KDV'yi davacı şirketten tahsil etme hakkı olmadığını, ancak faturaların yanlış düzenlenmesinin etkisiyle borçlu olunmayan meblağın sehven ve fazladan ödendiğini, 9/10'luk KDV'nin ödenmemesi gerekirken peşin ve tam ödenen vergi, sonradan düzeltme yapılarak ... de ayrıca ödendiğini, bu meblağı davalı şirketlerin iade etmemesinin, davalı şirketlerin malvarlığında haksız ve hukuka aykırı bir artışa neden olduğunu,
Davalı şirketlerin bu davranışının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine de aykırı olduğunu, Sözleşmeler kapsamında, madde 6'da “Taahhüdün ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil yerine getirilmesine ilişkin sigorta, vergi, resim, harç ve benzeri giderlerin sözleşme bedeline dahildir. Bu gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri ya da yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da payı içerdiği kabul edilecektir. İlgili Mevzuatı uyarınca hesaplanacak katma değer vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödenecektir. ” şeklinde düzenleme yer aldığını,
KDV'nin davalı şirketlere ödenmesi sonrasında düzeltme yapılarak vergi dairesi hesabına ayrıca tevkifat miktarının ayrıca ödendiğini ve davalı şirketlere hiç ödenmemesi gereken meblağ kadar mameleklerinde artış olduğunu,
Davalı şirketlerin mamelekindeki haksız artış durumunun, mükellefi oldukları meblağı hazineye intikal ettirip ettirmediklerinin sorularak ortaya çıkacağını,
Davalı şirketlerin tevkifatsız fatura düzenlediğini, KDV Genel Uygulama Tebliğine göre beyan ve ödeme iklerine uymadığını, sözleşme ve şartnameye göre mevzuattan kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek, 2.137.361,13 TL'nin temerrüt (18.03.2021) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan rücuen tahsili ile müvekkili şirkete verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılardan ... AŞ'ye usulünce tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
CEVAP:
Davalılardan ... Şirketi vekili tarafından süresinde yazılı olarak cevap dilekçesi verilmemiş, karar oturumunda sözlü olarak davanın esastan reddini dilemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; esas davaya ilişkin olarak düzenlenen ... sayılı arabuluculuk tutanağının, müvekkili şirketin geçerli adresine tebligat yapılmaksızın ve müvekkili şirketin arabuluculuk toplantısından haberdar edilmediği gerekçesine dayalı olarak, dava şartı yokluğundan iptalini talep etmiş, davalı olarak esas davanın davacısı ... AŞ'yi göstermiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak iptali talep edilen tutanağa ilişkin süreçlerin müvekkili şirket tarafından değil, arabulucu tarafından yürütülmüş olmasına göre, davanın müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğinin açık olması nedeniyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Esas Dava;
01/11/2017 tarihli ve 30/03/2017 tarihli gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi, doğrudan teslim sözleşmesi ...,
30/03/2017 ve 01/11/2017 tarihli gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi, doğrudan teslim sözleşmesi ... ,
Sözleşmeleri kapsamında, davacı iş sahibinin davalı hizmet veren şirketlere, hizmet veren şirketlerin verdiği hizmete karşılık düzenlediği faturalara istinaden KDV'nin tamamını da kapsayacak şekilde yapmış olduğu ödeme sonrasında, söz konusu KDV ödemesinin 9/10'u oranında işveren davacı tarafından ... yasal mevzuat uyarınca ödendiğinin iddia edilmesi sonrasında,
Davacının ödediğini iddia ettiği tutarın davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının belirlenmesine ilişkindir.
Birleşen dava,
Esas davada, .... nosunda kayıtlı ... tarafından düzenlenen, arabuluculuk son tutanağının, davacı şirkete gerekli tebligat yapılmadan düzenlendiği iddiasına dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Esas dava ile ilgili yapılan yargılamada,
Taraflarca delil olarak dayanılan sözleşme ve belgeler, yazılan müzekkereler ile dosyaya temin olunmuş ve taraflarca ibraz edilmiştir.
Mahkememizce re'sen seçilen bilirkişiden 10/07/2023 tarihli rapor aldırılmıştır.
Taraflar arasında, 01/11/2017 tarihli, "Gönderilen Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi, Doğrudan Temin Sözleşmesi,.... ,
Yine 30/03/2017 tarihli "Gönderilerin toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetleri'nin 20. Bölge'de Yürütülmesi Doğrudan Temin Sözleşmesi, .... ,
30/03/2017 tarihli Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesi İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi, .... ,
01/11/2017 tarihli Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin 20. Bölgede yürütülmesi, Doğrudan Temin Sözleşmesi, .... ,
Başlıklı sözleşmelerin düzenlendiği ihtilafsızdır.
Davalı şirketlerin bağlı olduğu ... 'ne yazılan müzekkereler ile davalılara ait, temin olunan 2017 - 2018 ve 2019 yıllarına ait tüm KDV beyannameleri ile ilgili döneme ait tahsilat dokümanları UYAP sistemi üzerinden temin edilmiştir.
İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, aralarında mevcut sözleşme ilişkileri, bilirkişi rapor ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde,
KDV genel uygulama tebliğinin 2.1.3.2.5. "iş gücü temin hizmetleri" başlığı altında yer alan 2.1.3.2.5.1. "tevkifat uygulayacak alıcılar ve tevkifat oranı" kısmında yer alan düzenlemeye göre taraflar arasında çeşitli tarihlerde imzalanan hizmet alım sözleşmelerine ilişkin olarak davacı şirketin 9/10 tutarında tevkifat uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte davacı şirketin bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek KDV tutarının tamamını tevkifat uygulamaksızın davalı şirketlere ödediği,
Davalı şirketlerin ise düzenlenen faturalar karşılığı taraflarına KDV ile ilgili kesinti yapılmaksızın yapılan ödemeler sonrasında, bağlı oldukları vergi dairelerine gerekli KDV beyannamelerini ve tahakkuk eden vergileri düzenli olarak ödedikleri anlaşılmaktadır.
Davacının (alıcı) gerekli olan KDV tevkifatını uygulamayıp doğan KDV'nin tamamını davalılara (satıcılar) ödediği, davalı şirketlere ait belgeler incelendiğinde, söz konusu sözleşmeler uyarınca davacı tarafından yapılan hakediş ödemeleri süreci ve vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği bu süreç boyunca, davacının KDV beyannamesi ile doğan KDV'nin 9/10'unu tevkif edip, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemesi gerekirken, davalıların (satıcıların) KDV beyannamesi ile mükellef sıfatı ile beyan edip, matrah bildirdiği, dolayısıyla KDV tevkifatının yapılmamış olmasından dolayı hazine kaybının oluşmadığı,
Davalıların vergisel yükümlülüklerini yerine getirmiş olması nedeniyle mal varlıklarında herhangi bir artış meydana gelmediği, yasal olarak sorumlu tutulan alıcı taraf olup, davacı ... A.Ş.'nin, davalı şirketlere KDV'yi tam olarak ödemesinde, sonrasında pişmanlık dilekçesi ile birlikte tekrar ... 9/10 KDV'yi ödemesinde davalıların herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce bu yönde kanaat edinilmekle,
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı şirketin kusurlu davranışından ötürü davalı şirketinlerin mal varlığında herhangi bir artış gerçekleşmediği gibi, iddia olunduğu üzere sebepsiz zenginleşmediği, dikkate alınarak, davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Birleşen dava ile ilgili yapılan yargılamada,
Davacı şirket vekilince, ... nosunda kayıtlı ... tarafından düzenlenen, arabuluculuk son tutanağının, davacı şirkete gerekli tebligat yapılmadan düzenlendiği iddiasına dayalı olarak iptali isteminde bulunulmuş ise de; söz konusu tutanak yasanın ön gördüğü şekil koşullarını esasa ilişkin olarak bütünüyle taşımakta olup,
Bildirim üzerine Arabulucu ... tarafından mahkememize sunulan 30/11/2023 tarihli açıklayıcı dilekçe ve eki belgelerden de, arabuluculuk aşamasında taraflara ulaşım anlamında gerekli her türlü yasal koşulun yerine getirildiği de anlaşılmaktadır.
Her ne kadar esasa ilişkin olarak davacı şirket mevcut davayı açmakta haksız ise de, biran için haklı olduğu düşünülse bile söz konusu arabuluculuk tutanağının düzenlenmesiyle, açılacak davanın yasal ön koşulu olması nedeniyle davalı şirketin arabulucuya başvurma dışında bir seçeneği bulunmadığı da dikkate alındığında, arabulucuya başvuru dışında tutanağın düzenlenmesinde bir dahli olmayan davalı şirketin, mevcut davada taraf sıfatı olamayacağı açık olmakla, birleşen davanın da usulden reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Esas davada,
Davanın reddine,
2-Birleşen (... esasında kayıtlı iken) davada,
Davanın taraf sıfatı yokluğu (pasif husumet) nediyle usulden reddine,
Esas dava yönünden;
Bu karar nedeni ile alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 36.500,79 TL harçtan çıkartılarak artan 36.073,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma, 427,60 TL peşin harç ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 735,50 TL posta ve tebligat gideri toplamı 5.590,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Birleşen dava yönünden;
Bu karar nedeni ile alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,80 TL'nin birleşen davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Birleşen davada davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... AŞ Vekili Av. ... (e-duruşma), asıl davada davalı birleşen davada davacı ... Şirketi Vekili AV. ... 'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸