T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/766 Esas - 2024/302
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/766 Esas
KARAR NO : 2024/302
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
TEMLİK ALAN : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMLİK ALAN : 3- ...
DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/12/2017
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
YAZIM TARİHİ : 25/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/06/2017 tarihinde Konya'da meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin sakatlanarak kısmi kalıcı şekilde iş göremez duruma gelerek maddi manevi perişan olduğunu, söz konusu çift taraflı kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine ... No.lu Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış bulunan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin ise kazaya karışan diğer araçta yolcu konumunda bulunduğunu, söz konusu anılan poliçenin kişi başına sakatlık halinde KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 330.000,00 TL'lik teminat limitine sahip olduğunu, müvekkilinin tedavi giderlerinin 6111 Sayılı Kanun kapsamında ...'nca karşılandığını ancak ...'nca karşılanmayan ve söz konusu Kanun kapsamı dışında kalan zorunlu ve kaçınılmaz harcamaların sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu ve ... tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinin Adli Tıp Uzmanı tarafından tespiti ile bu zararların davalıdan tahsilinin gerektiğini, davalıya iadeli taahhütlü usulde teminat limitleri içinde ödeme yapması ihtarının 22/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 03/10/2017 tarihli cevap yazısında maaş bordrosu, heyet raporu, Savcılık iddianamesi talep ettiğini, bunun üzerine yazıya cevap verilerek asgari ücrete muvafakat verildiğini, ceza dosyasına ilişkin bilgi verildiğini, heyet raporu alınamadığından şirket nezdinde tespit edilmesinin talep edildiğini ancak davalının geçen 15 günlük yasal sürede kendileri ile iletişime geçilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL kaçınılmaz faturalandırılamayan tedavi giderleri olmak üzere 3.500,00 TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 05/10/2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazalarında tedavi giderlerinden doğan sigorta şirketlerinin ödeme yükümlülüklerinin ...'na devredildiğini, kaza ile ilgili yapılan soruşturmada davacının yazılı beyanlarında Kaza Tespit Tutaııağındaki verilere göre davacının 31/08/2017 tarihinde saat 13.46 sularında ... de meydana gelen iki taraflı trafik kazasında dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içerisinde sürücüye göre sağ önde oturan yolcu olarak bulunduğu, içinde bulunduğu aracın müvekkili şirkete Trafik Sigortası ile sigortalı ... plakalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracı hatalı sollama yapması ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması neticesinde ölümlü ve yaralamalı kazanın meydana geldiği ve bu kazada davacının yaralandığının anlaşıldığını, kazanın oluşumu ile davacının yaralanması arasında açık ve net olan davacının araç içinde emniyet kemerinin takılı olmayışı sonucunda yaralanmasının daha da ağırlaşması olduğunu, davacının hatır taşıması ile seyahat ettiği aracın sağ ön koltuğunda sürüş esnasında zorunlu olan emniyet kemerini takmadığını, davacının emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde bu durumun zararın meydana gelmesine etki oranında hesaplanacak olası bir tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, tazminat istemlerinin ancak kaza tarihinde geçerlilik sürelerine ilişkin biçimde tanzim edilmiş Sigorta Poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, olay tarihinde tutulan Kaza Tespit Tutanağına göre davacının içinde bulunduğu aracın %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket sigortalısına ait aracın kusur oranının ise %50 olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, 31/08/2017 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve belgesiz tedavi giderinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 31/10/2019 tarih ve .... ., sayılı gerekçeli karar ....'nin 15/09/2022 tarih, .... ., sayılı kararında yer alan "Dosya kapsamına sunulan belgelerden, davaya konu kazada yaralanan davacının 21/11/2018 tarihinde .... Noterliğinde .... E. sayılı davasında/dosyasındaki alacağından 15.000,00(Onbeşbin)TL'lik kısmını bütün ferileri ile birlikte baba adı ..., doğum yeri ..., doğum tarihi 05/12/1961 olan .... T.C: Kimlik No.lı, ... isimli kişiye devir ve temlik ettiği, yine 05.04.2018 tarihinde .... Noterliğinde.... E. sayılı davasında adına hükmedilecek/ödenecek kaza sigorta tazminatından 25.000,00 (yirmibeşbin)TL'lik kısmını ..... T.C. Kimlik No.lı ... isimli kişiye devir ve temlik ettiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 183/1 maddesinde; Kanun'un, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, alacaklının borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesine göre ise; davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınacaktır.
Bu düzenlemeler karşısında hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi somut olaydaki gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Bu durumda, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, ilk derece mahkemesince hem alacağın temliki hem de devredilen alacak miktarı olan alacağın 40.000,00 TL'lik kısmı için bir değerlendirme yapılmadığı gibi, 15/12/2017 olan dava tarihinden sonra ancak 31/10/2019 günlü karar tarihinden önce devredilen bu kısım için davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada temlik alan ... ve ... davaya temlik alan olarak eklenip tebligat çıkarılmış, ... vekili dosyaya vekalet sunmuştur.
Hal böyle olunca önceki gerekçeli kararda yer alan hususların tekrarı ile davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, kazaya karışan araçların kusur durumu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranları ve süresi, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; olay tarihi olan 31/06/2017 günü saat 13.46 sıralarında davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracı ile Konya istikametinden Karaman istikametine seyri sırasında aynı istikamete önünde seyreden dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin ani şekilde şerit değiştirmesi üzerine ... plakalı araç sürücüsünün şeridine giren kamyonetin sol kapı ve sol çamurluk kısmına aracının sağ ön kısmına çarpması neticesinde yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada davacının içinde yer aldığı araç sürücüsü ...'ün %25 oranında, ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'nin %75 oranında kusurlu bulunduğu, kaza nedeniyle davacının %10 sürekli iş göremezlik halinde kaldığı, ... dışı belgesiz tedavi giderlerinin ise 3.921,75 TL olarak hesaplandığı, hesap bilirkişisi tarafından yapılan sürekli iş göremezlik ve ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tutarlarından tarafların kusur durumuna göre indirim yapılmak sureti ile karar verilmesi gerektiği, her ne kadar hatır taşıması olduğu savunulmuş ise de dosya kapsamındaki delillere göre davacının, aracında seyahat ettiği ...'ün yeğeni olduğu, bu halde hatır taşımasından söz edilemeyeceği açıkça anlaşılarak kaza neticesinde davacı ...'ün 49.246,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.941,31 TL belgesiz tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 52.187,64 TL tazminat talep hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacı tazminat alacağının 25.000-TL'sini ...'ne, 15.000-TL'sini ...'e temlik etmiş olduğundan toplam 40.000-TL yönünden ...'ün aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına,
Davalı sigortadan 25.000-TL'yi ...'nin, 15.000-TL'yi ...'in talep edebileceğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
40.000,00 TL tazminat yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,
9.246,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.941,31 TL belgesiz tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 12.187,64 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 12/10/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 832,54 TL harcın peşin alınan 31,40 TL ile 1.200,00 TL ıslah harç toplamı 1.231,40 TL'den mahsubu ile geriye kalan 398,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 12.187,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.943,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.489,32 TL'si ile 31,40 TL başvurma, 31,40 TL peşin harç ile 1.200,00 TL ıslah harç toplamı 2.752,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı tarafından yapılan 155,20 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 36,24 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, Davacı .... Vekili Av. .... , Davacı .... vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. .... 'nın (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.